Duuuur! adam dur sen gerçek olamazsın Sen ki düşlerimden çıkan gerçeği yansıtan Hangi şairin şiirisin gereği kadar kibar ve naif düş adam düş hayallerimin pençesinden Akibeti hazin duygularım ucu sökük Artık mutluluk kokan gülüşlerim yok yüzümde
benim yaşantım sert kırılmaz kabuğum Yüreğim kan ağlıyor neşter kesiği gibi derin Hoyrat rüzgârlarda estim ayaz aldı yüreğim bilmediğin kaldırımlarda yürüdüm yanılayak Öyle bir yorgunluk varki taaa yüreğimin içinde İçim kan ağlarken bile ben tebessüm ettim
Duuuur! adam artık çok yorgun düşünceler Sükûnet dudakta hazin duygular yürekte Sorma boğazıma takılır her bir kelimeler kalbim camdan benim bedenim taştan Ey yüreğimin demi kaldımı senin gibileri Oysa çok sahteydi insanların samimiyetleri
Döksem sere serpe aslında içimdeki beni Yüreğim korkak bir yanım hep eksik şimdi Yaralanmış, yanılmış, ağlamış, aldanmış, kederler bir bir demir attı şu bedenime Oysa masmaviydi duygularım düşlerim sorma sabote hayatımda mevzu çok derin
Ardı kalıyorum her bir hikayenin eksiklik içimde, dudağımda son bir kaç cümle aynı buruk bir hisle sanki bilinmeyen bir yerde kaldı diğer yanım eski bir Yeşilçam filmi gibi, başı sonu belli Ben en çok güvendiğim yerden darbe aldım Artık kurduğum tüm hayalleri yok saydım
Gittttt ! adam git kurudu kalbim sevdaya dair ne varsa Düşlerim kuş kafesinde Demir Parmaklıklar içinde Kifayetsiz Suskulu Sözlerim, yüreğim haykırışta Yol Alıyorum silik Yitik Kelimeler Diyarında Hazanım Ömrüme Eklenmiş Bir Nefeslik Uzaklıkta cesur olan varsa yüreğim mahşer yerinde
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şair: Gül Hatun Şiir: Duuuur! Adam Değerlendirildiği Salon: Önce Dur Deyip Altı Kıta Sonra Git Diye Tahliye Kararı Çıkaranlar Salonu
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi bu defa salona girmedi; koşarak geçti! Gül Hatun daha ilk kelimede Duuuur! diye bağırınca koridorda dört kişi olduğu yerde dondu. Güvenlik görevlisi ellerini kaldırdı. Çaycı tepsiyi yere koydu. Kafası patlak, fikri şaplak bir sakin de duvara dönüp kimliğini çıkardı. Kalburabastî Efendi koşarak geldi: Ne oluyor burada? Sakin cevap verdi: Efendim, hanımefendi üç u ile Dur dedi; tek u olsaydı yavaşlardım, üç u görünce teslim oldum! Efendi şiirin sonuna baktı, daha beterini gördü: Gittttt! Adam. Başını salladı: Vay arkadaş! Şiire girerken fren, çıkarken gaz! Bu adamın RUSAMER'den sağ salim çıkması mucize!
Âşık Vebali Köşesi’nden Hacı Bekir ilk kıtada adamın gerçek olup olmadığını araştırmaya başladı. Düşlerden çıkmış, kibar, naif, üstelik Hangi şairin şiirisin diye soruluyor. Nüfus Müdürlüğünü aradı: Böyle bir vatandaş kayıtlı mı? Görevli T.C. kimlik numarasını istedi. Hacı Bekir: Yok. Adresi? Hayaller. Doğum yeri? Muhtemelen bir şiir. Mesleği? Kibar ve naif olmak! Görevli telefonu kapattı. Kalburabastî Efendi teşhisi koydu: Bu adam nüfusa kayıtlı değil, edebiyata kayıtlı! Sonra Gül Hatun Düş adam düş hayallerimin pençesinden deyince Hacı Bekir şaşırdı: Daha adamı bulamadan tahliye mi ediyoruz?
Ozan Avanoğlu Köşesi’nden kafası patlak, fikri şaplak bir sakin ikinci kıtadaki Yüreğim kan ağlıyor neşter kesiği gibi derin dizesini görünce RUSAMER cerrahını çağırdı. Cerrah eldivenlerini taktı ama Hoyrat rüzgârlarda estim / ayaz aldı yüreğim denilince dahiliyeyi, Bilmediğin kaldırımlarda yürüdüm yalınayak kısmında ortopediyi de istedi. Kalburabastî Efendi hepsini geri gönderdi: Hastanın bedeni sağlam; hayat tarafından ameliyat edilmiş! Cerrah şaşırdı: Anestezi? Efendi sonraki dizeyi gösterdi: İçim kan ağlarken bile ben tebessüm ettim. Cerrah başını salladı: Anlaşıldı. Anesteziyi de kendi üretmiş!
Ozan Kamber Şahin Köşesi’nden bir sakin Kalbim camdan benim bedenim taştan dizesinde Yapı Denetim Müdürlüğünü çağırdı. Ekip geldi, malzemeleri kontrol etti: Dış cephe taş, iç bölüm cam! Mühendis başını kaşıdı: Bu yapı yönetmeliğe aykırı. Dışı depremden korkmuyor, içi dokununca kırılıyor! Kalburabastî Efendi raporu düzeltti: İnsan dediğin zaten biraz böyledir. Dışarıdan kale görünür, içeride bir cümleye yıkılır. Arka sıradaki sakin hemen sordu: Güçlendirme yapılabilir mi? Efendi cevap verdi: Samimiyetle yapılırdı ama şiir söylüyor; onun da piyasada sahtesi çoğalmış!
Âşık Diyarî Köşesi’nden Hürü Nine dördüncü kıtada kederlerin bedene demir attığını okuyunca liman başkanlığını aradı: Bizim burada izinsiz yanaşan gemiler var! Kaç tane? Yaralanmışlık, yanılmışlık, ağlamışlık, aldanmışlık... Hürü Nine sinirlendi: Bunlar gemi değil, filo kurmuş! Kalburabastî Efendi masmavi düşleri gösterdi: Eskiden burası güzel bir koymuş Nine. Sonra hayat gelmiş, limanı işletmeye almış. Hürü Nine Sabote hayatımda mevzu çok derin dizesini okuyunca telefonu bıraktı: Derinse ben karışmam; yüzme de bilmiyorum!
Beşinci kıtada eski bir Yeşilçam filmi gibi, başı sonu belli denilince RUSAMER Sinema Birimi hemen filmi sınıflandırdı: Başrolde güvenen kadın. Karşısında güveni boşa çıkaran hayat. Finalde kırık hayaller. Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz itiraz etti: Efendim, Yeşilçam'da son anda adam koşarak gelir! Kalburabastî şiirin son kıtasını gösterdi: Gelmesin! Gül Hatun bu defa filmin sonunu değiştirmiş; adam gelirse Gittttt! diye geri gönderilecek! Sakinimiz sordu: Peki niye ilk kıtada Duuuur dedi? Efendi gözlüğünü çıkardı: İşte şiirin altı kıtalık meselesi bu! Kadın önce kalbine sormuş, sonra tecrübelerine danışmış. Tecrübeler oybirliğiyle reddetmiş!
Son kıtada Düşler kuş kafesinde demir parmaklıklar içinde denilince RUSAMER Cezaevi Müdürlüğü devreye girdi. Suçlu kim? Düşler. Suçu ne? Fazla inanmak. Hüküm? Müebbet güvensizlik! Kalburabastî Efendi itiraz etti: Derhâl tahliye edin o düşleri! Fakat Hazanım ömrüme eklenmiş bir nefeslik uzaklıkta dizesini görünce sesi düştü. Çünkü şiirin başındaki öfkeli emirlerin altında aslında başka bir şey vardı: yeniden incinmekten korkan yorgun bir yürek.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi burada mizah dosyasını kapattı. Gül Hatun'un şiirindeki en güzel dramatik unsur başlıkla final arasındaki karşıtlık: Duuuur! diye başlayan ses, Gittttt! diye bitiyor. Bu iki emir arasında ise şairin neden böyle davrandığını açıklayan bir iç hesaplaşma var. Güvensizlik, geçmiş yaralar, sahte samimiyetler, eksiklik duygusu ve yeniden hayal kurmaktan çekinme şiirin psikolojik omurgasını oluşturuyor.
Özellikle Kalbim camdan benim bedenim taştan, Kederler bir bir demir attı şu bedenime ve Düşlerim kuş kafesinde demir parmaklıklar içinde imgeleri etkili. Şiirde güçlü malzeme çok; fakat yer yer aynı kırgınlık farklı ifadelerle üst üste geliyor. Biraz dil ve imla işçiliği, birkaç dizede sıkılaştırma yapılırsa şiirin vurucu tarafı daha belirginleşir. Çünkü burada anlatılan yalnızca Git adam diyen bir kadın değil; aslında Kalmanı istersem yine kırılır mıyım? diye kendisiyle mücadele eden bir gönül.
RUSAMER son tutanağını hazırladı:
Adam geldi. Durduruldu. Gerçekliği araştırıldı. Nüfusta bulunamadı. Hayallerde kaydı çıktı. Yürek cam bulundu. Beden taş çıktı. Kederler limana demirledi. Yeşilçam filmi gösterime girdi. Düşler tutuklandı.
Sonra Gül Hatun kapıyı gösterdi:
Gittttt! adam git!
Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz Kalburabastî Efendi'ye eğildi:
Efendim, adam gerçekten gitsin mi?
Efendi şiirin ilk kelimesine yeniden baktı:
Sakın acele etmesin evladım.
Bu şiirde kadın altı kıtada fikir değiştirmiş. Adam kapıya varıncaya kadar ikinci bir Duuuur gelme ihtimali hâlâ var!
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
*** benim yaşantım sert kırılmaz kabuğum Yüreğim kan ağlıyor neşter kesiği gibi derin Hoyrat rüzgârlarda estim ayaz aldı yüreğim bilmediğin kaldırımlarda yürüdüm yanılayak Öyle bir yorgunluk varki taaa yüreğimin içinde İçim kan ağlarken bile ben tebessüm ettim ***
Harikaydı. Fevkaladenin fevkinde bir eserdi. Ayakta alkışladım. Yüreğine sağlık mahir kalem üstat Saygılarımla
Sayfanıza ilk defa konuk oluyorum. Ve diyorum ki çok şey kaçırmışım. Sana dolu dizelerine tanık oluyorum. Sizin gibi değerli şaireyi kutluyorum... Saygılar...
Vefalı duyarlı o güzel Yüreğine sağlık,çok acıklıydı sevda ve özlem vardı, çok güzeldi,akıcı ve anlamlıydı, kutluyorum Üstadem, Dua ve selamlarımla her daim
Değerli kaleminiz yine güzel bir esere imza atmış anlamlı akıcı ve insanı düşündürmeye sevk ede eser ortaya çıkmış yüreğine sağlık sayfanızda nice böyle güzel eserler görme dileğiyle kalemin daim ilhamın bol olsun selamlarımla kalın sağlıcakla
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.