9
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
1465
Okunma

ziyaretler seyrek değilse de
bir kaygı yeşerirdi göğüs kafesimizde
yaşlı ve gözden ırak olmaları mıydı
bizim yürek çarpıntımızın sebebi acaba
vadinin ortasında toprak damlı evimiz
başı her daim göklerde hür bir baca
dumanı tütüyorsa biz mutluluktan uçar
anlardık ki orada her şey yolunda
ocak başını beklerdi çorba tenceresi
hiç çaysız kalmayan mavi çaydanlık
emaye tencerede kapalı bardak kaşık
közden hiç ayrılmayan bakır ibrik
ocağa çatılan kütükler çıtır çıtır yanar
yastığa yaslanırdı babam
toprak her şeyiydi onun, her şeyi...
arada bir tütün sarardı sarı kağıda
yastığın kenarına iliştirilmiş tabakadan
evimiz hep tütün kokardı babam sağ iken
beş kardeşten dördümüz özenmişiz belli ki
ilk sigaraya başlarken...
anam içmezdi; o çay ve kahve tiryakisi
anlardı saf mı karışık mı daha ilk yudumdan
dağlarda gül biter miymiş
meğer bitermiş, her yan gül bahçesiymiş
mutluluk, doğallık, saflık...
kurdu kuşu ne güzelmiş
tozundan kaçtığımız o çınar ağacı
ne güzelmiş
kışın seli sele katan dereler
kökünün yarısı açıkta kalan söğüt
zakkum, püren ve karağan çalıları
var mıydınız, nerelerdesiniz şimdi
bu tarifi imkansız yer cennet miydi
ana baba, ille de anamın kokusu
ev miydi burası yuva mı, şimdi anlıyorum
tüten baca yanan ocak, o sönmeyen sıcak
aştı ekmekti, sevgiydi her köşe bucak
20 mart 2019-Hatice Ak
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.