6
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
926
Okunma

doymuyorum ölmelere
daha ne kadar yaşamak gibi dimdik olmak lazım bilmiyorum
eskirken dünya
maskelediğim bu şahane çirkinliğim
bu kukla elim ayağım
sağım solum dönüp durduğum acziyet şablonu
her insan kaç köşeli bir duvarsa bilmiyorum / bir fazlasıyım
bir fazlasıyım diyorum, kendimi aynam belleyerek
bir rivayetten çok daha fazlasıyım hancı
tıpkı bir çocuğun, bir masaldan daha fazlası olduğu gibi
artık çok daha umurundayım kalbimin
çok daha dünya dönmüyor başım
oldum olası sağlıksız korkular
oldum olası tıraşsız heykel gülüşü dudaklarımda
oldum olası hep kolumda gezen ayrılık
oldum olası hiç çekilmemiş / ve
hiç çekilmeyecek bir fotoğrafta unuttuğum sevilmek denen poz
oldum olası kollu gömlek gibi
dirseğe kadar sıyrılmış hayat
-oldum olası tek kapılı bir yer bulamadım / dünya yok içinde
nedir eskimekte olan
eşya mıdır insanda
insan mıdır; tabiat aynasında zamanı gömlek gibi soyunan
ağzında koca koca fırtınalar
bunca kimlik
bunca ülke
bunca ihtiras
bunca kan
damlaya damlaya boğulan kim
-eskimek gölünde…
bu cam at, bu keskin eyer, yolculuk nereye
bu acziyet de neyin şakası şimdi
bu gitmek kimin adımları
sahi kalan gidenin nesi olur, giden kalanın acısı olduğu kadar
ya bu yüreği yangın yamalı adam
ya geride bırakılan her boşluğun sahibi / ben miyim
eskimek nasıl bir sanattır ki
sanatçısına her daim secdedeyim…
sahi bir yumruk henüz havadayken ne düşünür insan
ne düşünür hava akımını emziren boşluk
ne düşünür Üsküdar
ne düşünür balkondan düşen sardunya
ne düşünür, balığın ağzındaki olta, oltadaki yem
ah bir bilsem; ne düşünür insan, henüz havadayken eskimek
-havadayken ölüm..
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.