Gönül bağında açan bir sümbülsün ki, kokun özel,
Zülüfün gibi kıvrım kıvrım, dertler olur da ezel,
Misk-i rayihan derman olur, ne hoştur ki her bir zelzel,
Sümbül gazel ey yâr, dudağın da bir gazel.
...
Devamını oku »
Sırların sırrı mü'minin mirasıdır, namazı ise miracı,
Bir perdeyî zardır manende bildiğinde nefsini,
Açabilirsen kilidi, kalbin gözüdür bu alemin kapısı.
Önce edersin tövbe budur kalbin abdesti,
...
Devamını oku »
Dişimin kovuğunda kalan sözcükler
Bazen isyana teşvik edildiğim
Ansızın seğiren gözüm
Yürekten tüketildiğim
...
Devamını oku »
Tesadüfen olduğumuz bir yalan
Kainatın tümü Rabbin eseri
Yaratan Rabbimdir, doğa değildir
Hangisi tesadüf göz mü beyin mi?
Tüm organlarımız sanat eseri
...
Devamını oku »
Bir nefes gibi geçtim belki beni hissedersin
Gözlerin bir yangındı ben külüne sarıldım
Her dua sana vardı ben duada darıldım
...
Devamını oku »
SESSİZ KÖYÜN YÜKSELEN ÇIĞLIĞI
Karşı Yakanın İncisi Kazancı
...
Devamını oku »
Zâlime müdârâ olmaz çocuğum
Korkaktan dilârâ olmaz çocuğum
Yiğitlikte ara, her ne ararsan
İhânet kazârâ olmaz çocuğum
...
Devamını oku »
O, bir tat değil, bir anı. Bir rengin, bir kokunun, bir emeğin damıtılmış özü. Başlangıçta, yazın en parlak günleri, yanakları çatlayana kadar olgunlaşmış domateslerin ve kapya biberlerin tarladaki arsız cömertliği var. Güneşin tüm sıcaklığı, toprağın tüm mineralleri, o etli kabukların altına hapsolmuş.
Sonra, o ritmik eziyet başlıyor. Kaynama kazanlarının başında saatler süren bekleyiş, buharın göz yakıcı sıcaklığı. Bir sabır ritüeli, büyükannelerin elinden çıkan sihirli bir dönüşüm. Kıpkırmızı, canlı ve coşkun olan, yavaş yavaş kararıyor, derinleşiyor. Kıvamı koyulaştıkça, ruhu da yoğunlaşıyor. Artık o sadece bir ezme değil; o, güneşin kışa saklanmış gücü.
Kokusu... Ah, o keskin, tatlı ve hafif ekşi koku. Bir mutfağa yayıldığında, o evde bir şenlik olduğunu, bir yemeğin sadece doyurmak için değil, yaşatmak için piştiğini anlarsın. Her kaşıkta, bir yaz gününün tüm o telaşını, bereketini ve sıcaklığını taşıyor.
O, tencerenin dibine konulan ilk yağın üzerinde usulca kavrulurken, yemeğe sadece renk değil, derin bir karakter verir. Bir anne fısıltısı gibi, her yemeği daha tanıdık, daha yuva kokulu yapar. Salça, sıradan bir domatesin ölümsüzleşme biçimidir.
...
Devamını oku »
Dan brown
İnsan zor anında bir el arar
Zor anı bitince tuttuğu eli sokağa atar
...
Devamını oku »
ben de yıkılmış, sönmüş bir yürek,
ağrısı dağları aşmış bir telkari,
bir de akmayan göz ,
ne ciğer konuştu, ne dil harf giydi,
...
Devamını oku »