Çanlar Kimin İçin Çalıyor

Ernest Hemingway
  4,0 / 5 7 kişi · 6 yorum · 2.380 okunma · 13 tavsiye
Kitap Künye
Yayınevi:
ISBN:
9754943761
Sayfa:
496 s.
Yıl:
01.01.2000
Ebat:
13,5x19,5 cm
ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR, Hemingway`in en güzel romanlarından biridir. İspanya iç savaşının anlatıldığı roman, 1940`larda yazılmıştır. Böyle olmasına karşın, hâlâ birçok ülkede çevirisi yayımlanmakta, hâlâ en çok okunan kitaplar arasında yer almaktadır. Bu ilginin nedeni, bir serüven romanı oluşundan ya da Hemingway`in o kendine özgü anlatış biçiminde aranabilir. Ancak şöyle bir saptama da yapılabilir: ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR`da Hemingway, ülkü birliği etmiş insanların inançlı kavgası yanında, romantizmi de etkileyici bir öğe olarak kullanmıştır. En güç koşullarda, ölümle yüz yüzeyken bile sevgi, umut, korku bütün canlılığıyla yaşanır romanda. Ortak amaç doğrultusunda, bir toplumsal kavga için, ayrı ulustan bilinçli insanların öyküsüdür ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR.


Yazar Hakkında.


Ernest Miller Hemingway, 1889`da Oak Park, İllinois`de doğdu. Hemingway, altı çocuklu ailesinin iki erkek çocuğundan birisiydi. Adını, babası ve de amcasının adlarından almıştı. Çocukluğunda eski bir müzisyen olan annesinden müzik dersleri aldı.


İlk makalelerini lise yıllarında okul gazetesi olan Trapeze`de yayınladı. Yazılarında daha çok Ring Lardner etkisi gözlemleniyordu. 1917 yılında liseyi bitirdi. Lisenin ardından ailesinin isteğinin tersine üniversiteye gitmek yerine Kansas City Star adlı gazetede muhabir olarak göreve başladı.
Hemingway`ın liseden mezun olduğu bu yıllarda Avrupa`da Birinci Dünya Savaşı başlamıştı.
Amerika o yıllarda savaş konusunda tarafsız kalsa da daha sonra Nisan 1917`de savaşa girmesinin ardından Hemingway de orduya katılmak için başvurdu. Fakat Hemingway sol gözündeki bozukluktan dolayı orduya alınamadı. Ardından 1917 sonlarına doğru Kızılhaç`ın da gönüllü aldığını duyduğunda ilk başvuranlar arasındaydı. Ocak 1918`de Hemingway`in başvurusu kabul edildi ve ambulans şoförü olarak göreve alındı.
Kızılhaç ta çalışmaya başlar başlamaz gazetedeki işinden ayrıldı. Gazete de kaldığı kısa zaman içerisinde birçok yöntem ve de teknik öğrendi. Daha sonraki yıllarda o günleri "Gazetecilik yıllarında öğrendiğim kurallar en güzelleri idi ve de tüm yazarlık hayatım boyunca onları unutamadım" şeklinde hatırlayacaktı.



Avrupa`da ilk olarak vardığı şehir Paris oldu. Orduda bir süre normal bir görevli olarak çalışmasının ardından ambulans şoförlüğüne geçti. 8 Haziran 1918`de birkaç adım ilerisinde patlayan bir Avusturya topu yüzünden ağır şekilde yaralandı. Yardım etmeye çalıştığı İtalyanlardan bir tanesi ölürken diğeri bacaklarını kaybetti. Aynı olay esnasında başka yaralı bir İtalyan askerini cepheye taşımaya çalışırken bacaklarından yaralandı. Yaşananların ardından İtalyan gazetelerinde kahraman olarak ilan edilip, İtalyan hükümeti tarafından Gümüş Onur Madalyası ile ödüllendirildi. Hemingway bu olayı bir mektubunda arkadaşına şu şekilde anlatıyordu: "Bazen savaşta ön saflarda büyük bir gürültü duyarsın, ben de aynı gürültüyü duydum; ardından ruhumun sanki bir mendilin cepten çekilişi gibi benden çekildiğini hissettim. Son olarak ise ruhumun bir bütün halinde tekrar bedenime döndüğünü fark ettim ve de o andan itibaren benim için ölüm yoktu."



Hemingway bu olayların ardından Milan`da bir hastanede tedavisini tamamlarken hemşire Agnes von Kurawsky ile tanıştı. Bu da onun ölümsüz eserlerinden olan "Silahlara Veda" ( A Farewell to Arms ) adlı eserini yazmasını sağladı. Tekrar Amerika`ya dönen yazar ailesinin iş bulması için yaptığı baskılara rağmen sakatlığından dolayı ordunun verdiği parayla bir yıl kadar işsiz olarak yaşadı. Daha sonra 1921 yılında eşi Hadley Richardson ile tanıştı ve evlendi. Aynı yıl içerisinde Chicago`ya göçtü. Toronto da bulunan Daily Star adlı gazetede yazmaya başladı. Gazetede iş bulduktan sonra ilk iş olarak Paris`e taşındı. Paris yıllarında birçok yazarla tanıştı. Kendisine yavaş yavaş da olsa bir isim yapmaya çalıştı ama 1923 yılında eşinin hamile olduğunu fark edince çocuklarının Kuzey Amerika da doğması için Amerika`ya döndüler. 1924 yılında ilk çocukları doğdu. Hemingway ailesi 1924`te tekrar Paris`e döndü. 1925-1929 yılına kadar olan dönemde Hemingway kendi yazarlık yıllarının en güzel örneklerini verdi.


Bu yıllarda hiç tanınmayan bir yazarken birden bire dünyanın en ünlü yazarları arasında girdi. İlk basılan romanı olan "Güneş de Doğar" adlı kitabı bu yıllarda basıldı. "Güneş de Doğar" adlı eserinde savaş yorgunu bir askerin anılarını anlatan Hemingway 1929 yılında basılan "Silahlara Veda" adlı eseri ile çok büyük yol kaydetti. "Silahlara Veda"da yaralı bir askerin savaşta bir hemşireye duyduğu aşkı dile getiriyordu. Bu romanında kahraman hem yaralanıyor hem de hamile olan sevgilisinin ölümüne dayanmaya çalışıyordu. Hemingway böylelikle savaşında anlamsızlığına değinmeyi amaçlıyordu. 1931`de Avrupa anılarından olan İspanya yıllarına dair "Öğleden Sonra Ölüm" adlı kitabını yazdı. Afrika`da yaptığı turla ilgili yazılarını ise Afrika`nın Yeşil Tepeleri adlı kitabında topladı. 1940 yılında ise en başarılı eserlerinden olan "Çanlar Kimin için Çalıyor" adlı eserini yazdı ve mesleğinde artık zirveye ulaştı. 1942`de Amerikan Deniz Kuvvetleri`ne girdi.



1944`te Fransa çıkartmasına katıldı ve de Paris`in kurtuluşuna şahit oldu. 1950`de çok da başarılı olmayan "Irmaktan Öteye ve Ağaçların İçine" adlı eserlerini yazdı. 1952`de gerçek başyapıtı olan "İhtiyar Adam ve Deniz" adlı eserini yazdı. Bu kitapta insanın yaşama nasıl bağlanması gerektiği ve de aslında insan yaşamında her şeyin boş olduğuna dair olan fikirlerini belirtti. 1953`te aynı eseri ile Pulitzer Ödülünü aldı. 1954`te ise Nobel edebiyat ödülüne layık görüldü. Hemingway çok tutkulu bir yaşamın ardından 1961 yılında Ketchum/Idaho`da kendini av tüfeği ile vurarak yaşamına son verdi.




Han AKÇADAĞ , Kitap Alıntı
8 Şubat 2020 Cumartesi 00:57:19
-" Sanki uzun zamandır tanıyormuşum gibi konuşuyorum seninle.."

- '' Böyle olur'' dedi Robert Jordan, "insanlar birbirlerini anladıklarında böyle olur..."

Faşizme karşı köylüler, çingeneler, öğretmenlerin kendilerinden çok daha güçlü bir orduya karşı inançla, umutla verdiği savaşı anlatır.
Kahramanlık, savaş, mücadele be aşkın iç içe geçtiği roman.
Romandaki kahramanlardan birisi olan Pilar’ın söylediği gibi
-
“Çünkü tüm yiğitliğine karşın yapayalnız kalabilir insan”.

Okunası, anlaşılması gereken güzel bir roman! Tavsiyedir...
Özgür ÜNAL , Kitap İnceleme
27 Eylül 2013 Cuma 16:14:00
Kendi kültürüm haricinde okuduğum tek eser diyebilirim..
caliskansumeyye , Kitap İnceleme
10 Ağustos 2013 Cumartesi 16:25:48
Teslimiyetin yanındaki direniş fikir ve aksiyonda bir bütün olarak edebiyette vücut buldu; çünkü bizim darağaçlarımız sadakatimizi sonsuza dek haykıran özgürlük abideleridir.
Yüksel Erentürk YILMAZ , Kitap İnceleme
17 Mart 2013 Pazar 21:27:52

Değerli Edebiyat Öğretmenimin tavsiyesi ile okumuştum. İyi ki de okumuşum
yabaninciri65 , Kitap İnceleme
3 Mayıs 2011 Salı 16:39:41
inatla ve sabırla sonuna kadar okuduğum nadir kitaplar
aklımda kalansa bir kaç satır

ve hiçç unutmadığım bir söz, yanlış yanlış hatırlamıyorsam bu kitapda geçmişti.

bir kadın diğer bir kadına anlatıyordu, " bir kadının kocası ölünce içinde ufak bir ateş yanar ve bu ateş gittikce büyür. bir kadının çocuğu ölünce içinde kocaman bir ateş yanar ve gittikce küçülür"


bu cümleyi hiçç unutamıyorum

lacivertiğnedenlik , Kitap İnceleme
23 Nisan 2011 Cumartesi 18:31:20
özgürlüğün evrensel dili ...
M. Efruz Sermeda , Kitap İnceleme
11 Ocak 2011 Salı 13:56:53
İspanya iç savaşı ve bir klasik.Dışarıdan değil ama içeriden yazmanın olabildiğince zorluklarını gördüğünü tahmin ettiğim bir yazar.
Kitaba puan verin.
Puanınız:
Kitabı Kütüphanesine Ekleyenler
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.