Şiir yargılanabilir mi, yoksa yalnızca algılanabilir mi?

4.265 izlenme - 78 yorum -
/ 8 »
Yorum Yaz
zeki çelik
15 Ağustos 2010 Pazar 00:28:58
Eleştiri; her şeyden önce kendine özgü yasaları bulunan bir yazın türüdür. Yeni sav, ilerleme düşüncesine ve usun evrenselliğine dayanır. Eleştirinin özelliği yazını bir değerler alanı görmektir. İzlenimcilik, öznelcilikle burada dengelenir. Yapısal eleştirinin amacı bir yargıdan çok, aydınlatmadır. Ama eleştirmenin görevi bu yazın jandarmalığı da asla değildir. Kurala bağlamak başka, yargılamak başkadır; tutanak düzenlemek hiç bir zaman anlamanın anlamdışı olmamıştır.

Bir yapıtın gerçek başarısını ancak sonraki kuşakların onayı kesinler. Beğeni değişken ve saymacadır; onun dalgalanmaları göz önüne alınmamalı, tam tersine , evrensel ve salt olan usun sesi dinlenmelidir.

İnternet üzerinden yapılan eleştiriler daha çok "Kusurlar Eleştirisi"dir. Genel bir inceleme, irdeleme, analitik değerlendirmeler değildir. Dizelerde bu daha çok kelimenin köküne inildiğinde anlamdırılamayan bir cümle bütünlüğüdür, ya da daha önce kullanılan bir imgeye itirazdır düşülen notlar. Bu da okuyucu ile yazan arasında bir tartışma başlatır ki sonuca hiçbir zaman ulaşamazsınız. Çünkü şiir tarihten daha geniş bir alana yayılmıştır. Bir şiirde "kusur" varsa bu sonuca ulaşmanın tek bir yolu "yaptırım"dır, bu yaptırımı da ancak site yönetimin oluşturduğu editörlerin görevi olmalı. Tıpkı şiirlerinizi bir yayın kuruluşuna verip kitaplaştırmak istediğinizde bir editörün süzgecinden geçtiği gibi incelenmeli, değerlendirilmelidir.


Şiir üzerine konuşacaklarımız çok aslında, bilgileriniz paylaşıldıkça değerlendirilir, dikkate alınır diye düşünüyorum. Hiç bir zaman ses yükselterek bir sonuca varılamadığını çok iyi biliyorum çünkü. Sorularla ilerleyelim isterseniz bende merak ediyorum nasıl sonuçlara varacağımızı...



1- Şiir bir başkası tarafından düzeltilebilir ya da tamamlanabilir mi?

2- Herkes için ortak estetik yargılar var mıdır?

3- Güzelliğin yapısı belirlenebilir nitelikte midir?

4- Gerçek sanat yapıtlarını olmayanlarından nasıl ayırırız?

5- Sanat yapıtlarını değerlendirmek için nesnel ölçütler ya da ölçünler (standartlar) var mıdır?

6- Sanat yapıtının estetik ve artistik değerleri onun moral, politik ya da epistemik etkisinden bağımsız mıdır?

7- Bir sanat yapıtının güzel olduğu konusunda başkasını inandırmak mümkün müdür?

8- Beğeni içinde keyfilik bulunur mu? Belli kurallara göre mi beğeniriz?

9- İnsan düşüncesinin ürettiği değerlerin tümüne genel anlamda kültür diyebilir miyiz?

10- Estetik yargıların kaynağı yalnızca haz duyma gibi öznel bir duygu mudur?

11- Estetik yargılar, ortak estetik yönelimin ürünü müdür?

12- Şiir sanatı, kurmaca yapısıyla alımlayıcı yaşadığı dünyadan çekip çıkararak olayların salt duyularla izlenemeyeceği bir dünyaya mı iter?

13- Şiir inasana bir şey katar mı, onu geliştiri mi?

14- Her şiir okuyucusuyla hesaplaşmak zorunda mıdır?

15- Doğruluk sanatın mı, yoksa bilimlerin mi konusudur?

16- Güzel kavramı, insan zekasının uydurduğu bir şey midir?

17- Şair, sözcüklerin birbirinden yansıyarak çoğaldığına inanan kimse midir?


rdemir
15 Ağustos 2010 Pazar 14:21:56
2. 3. 6. 7. 8. 10. 11. 16. sorulara bence en güzl ve bilimsel cevapları Suut Kemel Yetkin'in hocanın Estetik Doktrinler kitabında bulabiliriz. Bu tartışmalar halen devam eden ve devam edecek tartışmalardır. Söylenecek şey çok ama yorucu :)
gri gölge
19 Ağustos 2010 Perşembe 14:18:42

Yorumları okudukça bir çok yönden aydınlanacağımıza kuşkum yok.
İlginiz için teşekkürler
kader oyuncusu
19 Ağustos 2010 Perşembe 14:20:18
Şiir ve şair bir bütünü teşkil edebilmelidir.Konular ve dağılımı her ne kadar ayrı bile olsa okuyucu kitlesi bir nebzede olsa kendinden bir parça bulabilmelidir şiir içeriğinde.
Her nedeb-nse toplumumuzda geçiştirici özelliklere sahip olarak yetişiyoruz.Bilincine varmalı değer yargımızı ona göre benimsemeliyiz.
Hepimiz isteriz ki okuna bilir anlaşılan bilen eserler üretmeyi.Buda anca hatalarımızın veya eksiklerimzin gerçek anlamda bizlere bildirisi ile olabilir.Hatalarımızın düzenlenmesi ve bildirilmesi sayın okuyucuların sayesinde gerçekleşebilir.
Girişte konunun başlangıcı,gelişmede ilerleyişi,sonuçta finali olağa üstüne dönüştürebilmek elimizde.Bizlerde bunun çabası içine girip ona göre adımlarımızı ileriye dönük sağlam temeller üzerinde atmalıyız.

Şair olunmaz der bir büyüğümüz doğuştan yetenek varsa şayet ilerletmek gerekir.
Okuyucu kitlesini içine çekebiliyorsa iletişim rayına oturuyor demektir.
Beğendiğimiz her şey bakış açımızdan güzeldir.Beyin öyle algılayıp düşünmemizi sağlar
Sanatta doğruluk yada bilimde ne kadar doğruluk payını araştırmaya kalksakta önemli olan bizim doğrumuzdur.
Güzellik toplumun bakış açısında estetik ve zerafetse bilincimize öyle yerleşmiştir
nene hatun
19 Ağustos 2010 Perşembe 14:48:02
Bu sorular çok zor gerçekten yani cevaplamak için belli bir alt yapıya sahip olmak lazım ama yine de kendimce söyleyebileceklerim var tabi ki....

Birinci soruyu yardım olsun diye kolay seçmişsiniz ama diğerleri :)))

Ben buna cevap versem kaç alırım :)

Başkası tarafından düzeltilebilir ama şair asla içine sindiremez ben öyleyim en azından hatalı bile olsa o bana ait bir duygunun sembolü kesinlikle kabul etmem.Mesela bir şiirimde yaptım bunu çok pişmanım sırf ayak uyak meselesinden ama şiirdeki duygu tamamen değişti.Yani ben hazmedemiyorum.Sensiz olmuyor isimli şiirimden bahsediyorum.Ama benim dizelerim Mustafa zorla sesi ile kayda geçtiğinden biraz rahatım.

Tamamlanmasına tabi ki cevabım asla olmamalı.

Ben kolaylarından beylik sorulardan gidiyorum.
CEVAP7:)
Her şey mümkün bence ikna kabiliyetinize bağlı.Ama hangi sanat dalı olursa olsun bir gerçek çok fazla örtülemez.Varsa görünen güzellik herkesçe onaylanır beğeni beğendirmek zor önyargılı da olabilir kişi o sanat eserine hoşgörülü de...

CEVAP 16:)

Güzel kavramında herkesin hem fikir olduğu bazı ölçüler vardır ama şu çok farklı kalben sevdiğimiz güzel olarak benimsediğimiz çirkin bir şey olduğunu bildiğimiz bir nesne güzel görünebiliyor.
Yine de şöyle demek uygun bu açıklamaya " Ben güzele güzel demem güzel benim olmayınca" valla haklılık % 100

Bence Zekamız güzel kavramını uyduramaz hiç alakası olamaz hatta.Güzelin güzelliğinin farkına varılabilmesi için görme lazım zeka değil.
mavi_dans
19 Ağustos 2010 Perşembe 14:49:21

Zeki Çelik gibi şiir'e edebiyata yazın türlerine ışık tutan değerlerin kıymetini bilmeliyiz...

Öncelikle tşk ediyorum
Mutlak suretle döneceğim bu foruma...

aynalar
19 Ağustos 2010 Perşembe 16:19:52
insan hayatı boyunca duygularında biriktirdiği duyğusal enerjiyi açığa çıkarmanın en zararsız (bir okadarda faydalı)yöntemini satırlara dökmekte olduğu cümlelerle ifade etmeye çalışır.bunun neticesinde kesinlikle hayat dolu ifadeler şiir,makale ,hikaye,romam vesaire bireysel tarzda yazılar meydana getirir.insan yaşamı boyunca edindiği tecrübelerin dışında yazılara,düşüncelere geleceye hep amatör kalmaktadır.edebiyatın edebi sınırları içerisinde, eleştiriler küçümseyici tavırlar taşımadığı şekilde faydalı yorumlardır.zaten edebiyata ve şair'hane ruhun var olan eksik gördüğü. düzene ve düzensizliğe duygusal tavırlarla bir baş kaldırması değilmidir..? dünya hep bir ilk okuldur ,hiç kimse bu dünyada diplomalı değildir. sadece kimliğini muhafaza etmelidir...noktalar yerinde olmalı.
Tüm insani duyguların dünya hayatında yaşanır olması dileğimle .sözler sadece yazılardan ibaret olmaması dileğimle hayırlara vesile olsun .

Engüzeli bulmak ve yaşamak niyetiyle hastalıksız bir dünya

ayeste
19 Ağustos 2010 Perşembe 17:44:02
öyle doğru ve güzel yazmışsınızki.ilaveye gerek yok.en güzelide,ses yükseltilerek bir yere varılmaz!!inandığım bir cümle..her şiirde okuyucusuyla hesaplaşmaz zorunda kalmasın(dediğiniz gibi)beğeni içinde keyfilik bulunur.an be an değişen ruh hallerimiz,beğendebileceğimiz bir yazıyı oan görmez..hepsi çok doğru ve güzel..
GÜLDESTE
20 Ağustos 2010 Cuma 18:12:08
ÇOK ANLAMLI BİR KONUYA DEĞİNMİŞSİNİZİ DEĞERLİ KALEM EVET NENE HATUN ARKADAŞIMIZIN DEDİĞİ GİBİ BU SORULAR ÇOK ÖNEMLİ VERİLEN YANITLARDA TABİ AMA BÖYLE BİR KOUYU AÇTIĞINIZ İÇİN SİZE ÇOK TEŞEKKÜRLER

BİRİNCİ SORUYA YANITIM : ŞİİRİMİN İMLA HATASI TEKNİK HATASI VARSA DÜZELTİRİM USTALARIN UYARISIYLA VE BENİ MUTLU EDER AMA TAMAMEN İÇERİĞİNİ DEĞİŞTİRMEK NİYE YALAN SÖYLÜYEYİM O ŞİİR BANA AİT OLMAZ DİYE DÜŞÜNÜRÜM VE ÜZÜLÜRÜM

İKİNCİ SORUYA YANITIM HERKESİN GÖRÜŞ AÇISI FARKLIDIR BENCE SAYGI DUYMALI ELEŞTİRİLER DOZUNDA YAPICI VE DOSTLUK ÇERÇEVESİNDE OLMALI ŞİİRİN TEKNİKLERİNDE BELLİ KURALLAR VAR TABİ BU ELEŞTİRİLERDE AÇIKLANABİLİR YAZAN ARKADAŞA BİLGİ VERİLEBİLİR

HAYIR GÜZELLİK ÖYLE FARKLI Kİ BİR ARKADAŞIN ÇOK BEĞENDİĞİ ŞİİR DİĞER ARKADAŞ BENİMSEMİYEBİLİR AMA HEPİMİZİN ORTAK NOKTASI OLMALI HEP BERABER GÜZELİ DAHA GÜZELİ BULMALIYIZ ŞİİRLERDE YANİ ORTAK NOKTAYI BULMALIYIZ SEVGİYLE DOSTLUKLA ŞİİRLERDE KELİMELİN İÇİNDE

DÖRDÜNCÜ SORUNUN YANITI:
VALLA SANIRIM AYRILIYOR SÖZLERDE ANLATIMDA ZARAFET İNCELİK OLMALI DİYORUM YAZILARIMIZDA

BEŞİNCİ SORUNUN YANITI: BENCE HAYIR SANAT YÜREĞİN TABLOSUDUR VE SONSUZDUR ÖLÇÜLEBİLİR Mİ ?

ALTINCI SORUYA YANITIM

BENCE İÇERİĞİNDE HEPSİ OLMALI

YEDİNCİ SORUYA YANITIM

SANMIYORUM

SEKİZİNCİ SORUYA YANITIM

FAZLA KURALCILIK YAZI VE ŞİİRLERİ TEKDÜZE YAPAR BENCE İNSAN KALEMİNLE YÜREĞİNLE BİRŞEYLER KATIYORSA SÖZLER ANLATIM UYUM İÇİNDEYSE VE ZENGİNSE VE OKUYANA BİRŞEYLER VEREBİLİYORSA GÜZELDİR

DOKUZUNCU SORUYA YANITIM

TAMAMEN DİYEMEYİZ BAZI ŞİİRLER YAZILAR O KİŞİNİN DUYGULARINIDA YANSITIR KÜLTÜRÜMÜZÜ ANLATAN ÖYLE GÜZEL ŞİİRLER YAZILARDA VAR Kİ ASLINDA BÖYLE KONULARA DAHA FAZLA DEĞİNMELİYİZ KENDİ KÜLTÜRÜMÜZÜ ANLATAN DAHA ÇOK ŞİİR VE YAZILAR YAZMALIYIZ
İÇİMDE KALMASIN AMA DAHA SADE DAHA TÜRKÇE KELİMELERE YER VERMELİYİZ BENCE

ONUNCU SORUYA YANIT
HAYIR YALNIZCA O OLAMAZ YAPIT BÜTÜN OLARAK BEĞENİLMELİ

ONBİRİNCİ SORUYA YANIT
SANAT HERZAMAN GÜZELİĞE ESTETİĞE DAYALIDIR VE HERZAMAN BİR PARÇA BİR PARÇA DERKEN BİRLEŞTİĞİ ZAMAN HARİKA BİR ESER ÇIKAR ORTAYA YANİ USTALARDAN ESİNLENMELİ AMA ASLA KOPYA OLMAMALI ÇOK KİTAP OKUMALI

ONİKİNCİ SORUYA YANIT
KURMACA YANİ HAYALLERLE GERÇEK BİRBİRİYLE AHENK İÇİNDE OLMALI SANATTA SDECE HAYAL YETERLİ OLMAZ EKSİK KALIR

ONÜÇÜNCÜ SORUYA YANITIM

KATMAZ MII HEMDE NE GÜZEL DUYGULAR DÜŞÜNCELER KATIYOR KALEMLE KAĞITLA YÜREĞİNLE DOĞAYLA BUNU YAŞAMAK LAZIM ÖYLE BİR MUTLULUK Kİ HER ŞİİR YENİ DOĞAN BİR BİR BEBEK GİBİ MASUM AĞLIYOR SÖZCÜKLERLE BÜYÜYOR YAŞANMASI LAZIM ANLATILMAZ BENCE

ONDÖRDÜNCÜ SORUYA YANIT

BUNA HESAPLAŞMA DEĞİLDİ OKUYUCUYA SUNULMASI DİYELİM NE DERSİNİZ ?

ONBEŞİNCİ SORUYA YANIT

ASLINDA SANATTA BİLİMDE BAZEN YANILIYOR HATALARDAN YOLA ÇIKARAK DOĞRUYU GÜZELİ BULMAK HARİKA BENCE

ONALTINCI SORUYA YANIT

HAYIR İNSANIN DOĞASINDA OLAN MÜKEMMEL BİR DUYGU BENCE GÜZELLİK OLMASA SANAT OLUR MUYDU ? SEVGİ DOSTLUK OLUR MUYDU BÖYLESİ ŞİİRLER YAZILAR TABLOLAR YAPILABİLİNİR MİYDİ

ONYEDİNCİ SORUYA YANIT

HAYIR ŞAİR YÜREĞİNLE YAZAR SÖZCÜKLER DUYGULARINI ANLATIR

HEPİNİZE ÇOK ÇOK TEŞEKKÜRLER SEVGİLERİMLE GÖNÜL DOSTLARIM










Yükselenyıldız
20 Ağustos 2010 Cuma 18:23:10
Şiir, değil zaman, an içerisinde bile okurda ayrı anlam ifade eder. Onun için ne yorumlanabilir, ne de eleştirilebilir.
Kısacası şiir, herkese farklı anlam ifade eden bir resim tablosudur.
feriha
21 Ağustos 2010 Cumartesi 16:41:48
güzel sitemin güzel yürekli değeri dostları her gün yeniliklerle gelmenizden çok memnunum şiirin deerli kalemlerin elinden daha saygılı okunup paylaşılacağı günü dört gözle bekliyorum sorularınız anlık yanıtı olan konular değil ciddi anlamda okunup algılanılarak hakkının verilmesi taraftarıyım çünkü pek çok yenilik okurken hissi davranışların kurbanı olabiliyor
en önemlisi eleştiri ve ya anti eleştiri dediğimiz yorumlar kişiselleştirilebiliyor birde teknolojiden yeterince anlamadığımdan olsa gerek şiirlerimiz hiçalakasızve saygısız kişiler tarafından alınınp çoğaltılarak emek hırsızlığı yapılıyor sistemde bunu bilenler mutlaka vardır fakat bilmeyen arkadaşlarımız daha çok tur diye düşünüyorum çünkü olmadık zamanda bambaşka sitelerde kendi adlarına emeklerimiz alınıp kullanılıyor şiar yazar yorumcu arkadaşların gerçek kimliklerini bilmediklerimiz var ve bu ortamda aramızda kendini farklı gösterek hoyratca saldırganlık yapılabiliyor şuan aklıma gelenler bunlar not aldıklarımada en kısa sürede cevap verceğim saygılar sevgiler....
rojeberdan
22 Ağustos 2010 Pazar 05:59:57
Birazdan üzerine satirlar dizilecek olan bos bir kagit parçasi, Birazdan bir heykel yapilacak olan bir yumak alci gibidir. Heykeltras da sair de gördügünü (düslemek de görmektir)isler.Bir heykeltras düsünün, ayagi sakat bir atin heykelini yapiyor! simdi heykele bakan birinin bu heykelin ayagi sakat yapilmis düzeltilmesi lazim gibi bir yorum yapmasi dogrumudur?
Evet heykele bakan kisinin yorumu dogrudur;
çünkü normal bir atin ayagi öyle degildir.
Hayir heykele bakan kisinin yorumu dogru degildir;
çünkü heykeltrasin baktigi atin aygi saglam degildir!!!
Not: su yazdigim kisacik yazida bile eminim nokta, virgül...vb gibi bir çok hata vardir ama eminim ki hepiniz ne yazdigimi iyi anladiniz!
Sevgiler, saygilar...
söylerhan
23 Ağustos 2010 Pazartesi 15:46:30
Yazılan şiirler birileri tarafından beğenilmeli. Bu şiirler belli kurallara da bağlı olarak yazılır veya Gelişi güzel kara düzen de olabilir yeter ki şiirin bir anlatımı olsun.
S.Tetik
28 Ağustos 2010 Cumartesi 05:16:11
Ne şiir başkası tarafından düzeltilebilir , ne de şairin sözleri yansıtmaya ihtiyacı vardır. Ne herkes için ortak estetik yan vardır , Ne de güzeli insan zekası uydurur..


Güzel uydurulmaz hissedilir, Şiir yazılmaz ki başkası düzeltsin, YAŞANIR ..

Evet yalan yook şair yansıtırr
FAKAT sözleri değill ÖZ'leri..
Hayatın taaa kendisini yansıtırr.
Hemde öyle bir yansıtır ki
Yansıyanla yansıtılanı karıştırır olur insan,
" O " an tutulur kalır lisan.
Aynada göremediğin anlatır sana
Hangisi gerçek, hangisi İNSAN
erbil.efe
28 Ağustos 2010 Cumartesi 14:29:14
YAZDIĞINIZ İLKELERE AYNEN KATILIYORUM ELEŞTRİ ŞİİRDE ASLA
BİR ŞAİRİN ŞEVKİNİ KITACAK ŞEKİLDE OLMAMALI DAİMA YAPICI OLMALIDIR ... SORULARARIN CEPAPŞARINA GELİNCE
1-minik dületmelik belki olabilir ama asla tamamlanmamalıdır duygular değişir anlam yok olur.
2-bazı konularda evet vardır vatan bayrak ülke gibi konular işlendiyse.
3-güzellik göreceli bir duygudur her kişiye göre değişir
4-cok kitap okuyan ne konu hakkındaki bilgi bu olayı rahatlıkla çözer.
5- kıasikleşmiş konularda bazı değer ölçüleri tabiki vardır ona göre değerlendirme yapılabilir.
6-bence değildir ve olmamalıdır.
7-mantıklı açıklamalar ve bazı doneler ortaya sürülerek izah edilebilir ikna olmak kişinin algılaması ile mümkün olabilir zoraki hiç bir şey olamaz.
8-beyeni içinde okuduğundan zevk almak oradaki duyguyu içinde hissetmek gerekir tabiki toplumun kazandırdığı bir takım kurallar vardır ve deger yargıları bu kurallar tarafalndan fertler üzerinde bir algılama gelişmesine sebep olmuştur beyeni önce bu kuralların etkisi daha sonrada duyguya hitabı sonucu ortaya cıkar.
9-bir süzgeçten geçirildikten sonra diyebiliriz.
10-hayır değildir estetik duygular yaşanılan toplumun kültür ve yaşantı biçimine göre değişir sadece dünyada ortak bazı kurallar vardır o kurallar bazında değerlendirirsek belki bu sorunun cevabı evete dönebilir.
11- aynı duygu içinde yoğrulmuş bir toplum için evet.
12-bu sorunun cevabi göreceli bence .bu kişinin şiiri okuduğu andaki ruhsal yapısıyla ilgili yıllar önce bir şarkı cıkmıştı bu akşam ölürü beni kimse tutamaz diye
bu şarkı ile intihar edenler oldu yani tamamen ruh hali ile ilgili bu sorunun cevabı.
13- KESİNLİKLE EVET bakın bu soruya büyük harfle yazarak cevap verdim ki bu ne kadar emin olduğumu gösterien bir yazı şeklidir değilmi.
14-hayır bence değildir.
15-doğruluk insanda olması ve uyulması gereken bir kurallar dizisidir ister sanat ister bilim isterse yaşam tarzı olsun fark etmez.
16- güzel kavramı insanın algılaması ile anlaşılan bir duygudur.
17-bu da şairin anlayışı içinde cevap bulabilir ama bence değildir.
saygılarımla. ERBİL EFE...
Birdal ERDOĞMUŞ
4 Eylül 2010 Cumartesi 02:02:41

(-ASLINDA ŞİİR ADINA ÇOK KONUŞMAK YERİNE ŞİİR'N BİZZAT KEN-
DİSİYLE KONUŞULMALI-)

Edebiyat dünyasında “erk” olduğunu bas bas bağıran adamlar hep vardı ve hep olacak...Bir anlamda “yazgı belirlediğini” savlayan o unsurların karşısında tıpkı bizim gençliğimizde yaptığımız gibi gibi mürit olmaya koşullanmış cemaat aklı ile değil, birey aklı ve duyarlığı ile yaklaşmayı başaranların, özgürce üretebilmeleri için en bariz engeli aşmış sayılacaklarına inanıyorum...

YENİ ÇAĞ'DA ŞAİR VE ŞİİR'N MEDYA KUŞATMASINDA KUMANDA EDİLMESİ...

Yeni bir çağ, yeni kuşaklarla birlikte 'yeni insan'ını da kuşkusuz beraberinde getiriyor. Bu 'yeni insan', sosyopsikolojik olarak önceki çağ ve toplumsal dönemlerin insanından farklı özellikler taşıyor; bu farklı ruhsal ve karakteristik özellikler arasında medya kuşatmasında uzaktan kumanda edilmesi, kendi iç evrenine yönelerek yalnızlaşması, toplumsal reflekslerinin iğdiş edilmesi var.

Özetle, bir şair bıçkınlığı, coşkusu taşımaktan uzaklaşmış bir nicel kalabalıkta birileri, bu 'yeni hayat'ın ve 'yeni insan'ın şiirini artık nasıl yazacak? Ayrıca, yazılsa bile, üretilen, artık görsel medyanın manyetik alanındaki uzaktan kumandalı potansiyele piyasa ilişkilerinin kirine hiç bulaşmadan ne oranda ulaşabilecek?
''Ne demiş uçurumda açan çiçek,yurdumsun ey uçurum!''
Şiirlerse şairin yurdudur kanımca...

(SAYGILARIMLA)
goliat*
11 Ekim 2012 Perşembe 14:16:48
ben bu soruya verilen cevapların ne manada ve ne düşüncede verildiğini pek anlayamadım. nedenini soracak olursanız; şiir yazı gibi değildir, duygu ve düşüncedir. herkes hece vezni yapabilir ama herkes duygularını ifade edemez. hele ki özlem aşk gibi duyguları ifade eden şiirler tamamen kişinin doğasının bir parçasıdır. bazen yaşadıklarını bazense yaşayamadıklarını, hasretlerini anlatır. insanın bir parçası olan kelimeler, kimsenin tekeliyle ne gruplanabilir nede beğeni çemberi altında değerlendirilebilir. şiir tamamen kişinin kendisidir aslında, bazen muzip bir kişi bazense içinde kalmış gizemleri anlatır. şiir için bir yazı şekli gibi muamele edenler sadece kendilerini kandırırlar.

bu açıdan baktığınızda, estetiklik ve yargı zekayla birleşimi noktasında oluşan kelime bütününe şiir diyebilirsiniz gibi bir açılım yapabiliriz. ama herkes katılmak zorunda değildir, zatende güzel olan kısmı budur. çünkü herkese farklı olgularla bağlı bir noktadır şiir.
hyazici58
15 Ağustos 2010 Pazar 14:39:59
1- Şiir bir başkası tarafından düzeltilebilir ya da tamamlanabilir mi?

2- Herkes için ortak estetik yargılar var mıdır?

3- Güzelliğin yapısı belirlenebilir nitelikte midir?

4- Gerçek sanat yapıtlarını olmayanlarından nasıl ayırırız?

5- Sanat yapıtlarını değerlendirmek için nesnel ölçütler ya da ölçünler (standartlar) var mıdır?

6- Sanat yapıtının estetik ve artistik değerleri onun moral, politik ya da epistemik etkisinden bağımsız mıdır?

7- Bir sanat yapıtının güzel olduğu konusunda başkasını inandırmak mümkün müdür?

8- Beğeni içinde keyfilik bulunur mu? Belli kurallara göre mi beğeniriz?

9- İnsan düşüncesinin ürettiği değerlerin tümüne genel anlamda kültür diyebilir miyiz?

10- Estetik yargıların kaynağı yalnızca haz duyma gibi öznel bir duygu mudur?

11- Estetik yargılar, ortak estetik yönelimin ürünü müdür?

12- Şiir sanatı, kurmaca yapısıyla alımlayıcı yaşadığı dünyadan çekip çıkararak olayların salt duyularla izlenemeyeceği bir dünyaya mı iter?

13- Şiir inasana bir şey katar mı, onu geliştiri mi?

14- Her şiir okuyucusuyla hesaplaşmak zorunda mıdır?

15- Doğruluk sanatın mı, yoksa bilimlerin mi konusudur?

16- Güzel kavramı, insan zekasının uydurduğu bir şey midir?

17- Şair, sözcüklerin birbirinden yansıyarak çoğaldığına inanan kimse midir?



C.1 Evet olabilir, çünkü temelde hepimiz insanız, daha aşağı katmanlara indikçe insan ruhlarının birbiri ile kesişme noktaları artar, aynen tren raylarının biribirini zaman zaman kestiği gibi. Onun için şiirde taklite inanmam. Sadece benzeşme sözkonusudur.

C.2 İnsan olma ortak özelliğimiz evet, çok derinlerimizde mümkün ama, bunu daha çok belirleyen coğrafyadan, kültüre, geldiğimiz iklimdir diyebilirim.

C.3 İki soru biribirine çok yakın, aynı şeyleri söylemek mümkün.

C.4 Mutlaka bize ve bana göresi olmakla birlik, dek düştüğü zamanın problemlerine nekadar cevap oluyorsa o denli popüler, zamanın selektesinden ne kadar az değişerek kurtuluyorsa kalıcı...

C.5 Vardır, faka çoğu izafidir.

C.6 Her eser, eğer eserse bir organizma gibidir ve bütünlük arzeder, bizim tam kavrayamamış olmamız onun değerini etkilemez.

C.7 Evet mümkündür, insan yapısı itibariyle birşeyi, eseri, biranda çokgenli görüp, kavrayamaz.

C.8 Evet, kısmen keyfilik vardır.

C.9 İnsanı tümüyle kuşatacak kelime henüz icadedilmese de, kültür en kavrayıcı sözcüklerden denilebilir.

C.10 Hiçbişey birbaşına kendini ifadeye yetmez. Bu elem ve haz içinde böyledir. Başka hassasiyetlerimizle içiçeliği sözkonusudur.

C.11 Bir yere ve şeye ne kadar çok bakarsak, zaman içinde onunla aynileşiriz.

C.12 Benim kanımca, şiir ruhumuzun düğümsüz yanından çıkar, bu özelliği ile diğer söz dağarlarından farklıdır. Akılsız asla değil, ama, tam akılla da değil.

C.13 Şüphesiz, her insan çabası bunu dağarcığında taşır.

C.14 Hayır değildir.

C.15 Soru ne kadar anlamlı bilmem ama, daha çok bilimsel alanı ilgilendirmeli.

C.16 Geliştirildiği söylenebilir ama, insan doğasında böyle bir seçicilik vardır.

C.17 Kürekle tarla sulamış insanlar, sözcüklerin bu dağılma ve toplanma halini, bu durumu seyrederken yaşarlar, suyun yürüdüğü yerdeki canlanmayı bizzat görürler.Sözcüklerde insan için öncelikle dirilten bişey olmalıdır.Dirilten ve çoğaltan.

Uzatsaydım, sıkardım. Keyifliydi...Teşekkürler,selam,saygı...

hyazici58 tarafından 8/15/2010 2:43:56 PM zamanında düzenlenmiştir.
rdemir
15 Ağustos 2010 Pazar 14:41:24
Maşaallah diyorum sadece : selamlarla
zeki çelik
16 Ağustos 2010 Pazartesi 01:26:50
Acelimiz yok nasılsa madde madde gidelim isterseniz... Her bir maddenin şiir üzerine bir ışık tutacağına eminim.. Fikirleriniz en azından benim için çok değerli.
ferhan
19 Ağustos 2010 Perşembe 16:50:40
Madde madde çok güzel cevaplandırmış,sayın:hyazici58 hocam katılmamak mümkün değil,Şunu belirtme de fayda görüyorum ki şiirin sade anlaşılır yabancı kelimelerden arındırılmış olması ve okuyucuya bir şeyler vermesi şiiri üstün kılar.Ciltler dolusu kitaplar çok güzel bir şiire siğdırılabilir,bütün arkadaşların şiirleri okunmalı ayrım yapmadan,hatalar varsa nazik çe yardımcı olunmalı diye düşünüyor saygılar sunuyorum.selam ve dua ile..
Cengiz Yılmaz/Şiir Baba
19 Ağustos 2010 Perşembe 18:55:19
AÇIKLAMALARINIZI BEGENEREK OKUDUM TEŞEKKÜR EDERİM..
sitemli saiir okan
27 Ağustos 2010 Cuma 11:51:51
SİİRİN CÜMLESİNİ YÜREK DİLE GETİRİR DİL İSE SEVGİYLE KALEMDEN DOSYA HALİNE GETİRİR HER KEZİN İÇİNDEKİ DUYGULARI KİMSE DEĞİŞTİRİPTE ORTAYA SUNAMAZ HERKEZİN DÜŞÜNCESİ BİR DEGİL BİR ŞİİRİN SÖZLERİNİ DEĞİŞMEK İNSANIN KENDİ GURURUNA ZARAR YANİ HİÇ KİMSE BASKASININ KELİMELERİNDE OYNAYIPTA BU SÖZLER BENİM YÜREĞİMİN SESLERİ DİYEMEZ ÇOK ÇİRKİNCE BU BEN KASLKIPTA BURDA BİR ARKADASIMIZIN YÜREGİNDEN GELEN DİLİNDEN KALEMİNE DÜŞEN KALEMDEN DOSYA HALİNE GELEN SÖZLER DOSTALAR BU BNM YÜREGİMİN SESİ DİYEMEM HERKEZ KALBİNDEKİ SESE KULAK VERSİN BUNU YAPMASINLAR KENDİ DİLİNDEN KALEMİNE DÖKÜLEN SÖZLERİ SUNSUNLAR SUNAMIYORLARSA ŞİİRLERİ OYUNCAK ETMESİNLER EWET BU KONUYU ACAN ARK KUTLARIM SÜPER KONUYDU TSK LER SAYGILARIML
ahmet idrisoğlu
28 Ağustos 2010 Cumartesi 17:20:17

Değerli Hocalarım
Bu forumla sorduğunuz sorular zman zaman kendime sorduğum sorulardı.Sorular çok, yanıtlar uzun, düşüncelerimi özetlemek zorundayım.
Şiir, bir sanat eseridir, müessirinin dışında düzenlenemez, tamamlanamaz. Çünkü özü ve duygusu kaçar.
Estetik yargılar farklı olmasına rağmen, asgari müştereklerde mutabakata varılabilir.
Güzellik, bakanın görüşüne bağlıdır.
Sanatın oluşumunda belli kurallar vardır. Bunlar sanatçının yeteneğine göre renklenebilir ama bu kuralları uygulayan sanatçının emek ürünü olan eserler bu kurallarla bağdaşırsa gerçek yapıt olarak belirlenebilir. Yine de bu farklı görüş ve anlayışlara bağlıdır. Tek şey, Beyaz ve siyah arasındaki griyi tesbit edebilmektir.
Nesnel ölçü derken bir hece şiirinde yas kurallara uyacaksınız ya da bunu hece olarak düşünmeyeceksiniz.
Her eser değerleriyle bir bütündür. Çünkü eserde verilen mesajlarda vardır.
Güzellik, herkesin kendi anlayışına göre değişir, zorlanılamaz.
Beğeni konusunda keyfiyet maalesef vardır. Bunu yarışmalarda görüyoruz. Onun içindir ki hiç bir eserimi yarışmalara göndermem. Çünkü ben yarış atı değilim. Haddim olmayarak eserlerimin sunumunu yapar, takdiri doğrudan okuyucuma aittir. Belli gurupların keyfiyetle sıralama yaptıklarına şahidiz.
İnsan düşüncesi yani felsefe kültür ve sanat değildir.
Estetik, güzelliğin sunumudur. Elbette ortak paydalar vardır.
Şiir, etkilerin düşüncesel ve duygusal oluşumudur.
Şiir, bir insan ürünüdür. Ve elbette insanı etkileyecek ve bir şeyler katacak niteliktedir, böyle olmalıdır.
İşte ustalık burdadır. Şair düz yazımda olduğu gibi şiirde de yazdığı dizenin ardından gelecek sorunun yanıtını önceden ve o dizenin içinde verebilmelidir.
Şiirin insanı geliştirmediğini söyleyenler, şiirle vr yorumla alakasız insanlardır.
Doğruluk herşeyi ilgilendirir.
Hayır, değildir.
Sözcükler dam,m şair kavelye, şiir gelmiş geçmiş en müstesna danstır.

Teşekkürlerimi ve en kalbi saygılarımı sunuyorum efendim...


Göktürkmen
15 Ağustos 2010 Pazar 16:37:43
Yargı için genel anlamda algılamış olunmalı gibi bir önerme yazıyorum. Her ikisinin arasında (şiirin) tematiğinin özümsenmesine bakılmalı gibi bir şematik dizge ortaya geliyor.

Burada iç ve dış algı/olgu/analizi ile tümlenmemiş sujenin, eleştirel metin veya şiir objesinden; algı/yargı ya da daha doğru deyişle manzum-metin yargısında bulunamazlığını, sadece çıkarsamalar yaparlığını söylemek istiyorum.

Şiir özneldir, öznelden nesnele tematik algı-yargı bireyseldir, bu nedenle sorularınız kısmi olumluluk yanında çoğul olarak imkansıza yakın (yapılabilirliği) zordur. Burada toplumsal, sınıfsal, epik ve didaktik şiirleri, şiir tipi ayrıcalığı nedeniyle, farklı incelemek gerekiyor.

Şimdilik bu kadar...



Göktürkmen tarafından 8/15/2010 4:47:23 PM zamanında düzenlenmiştir.
zeki çelik
16 Ağustos 2010 Pazartesi 01:35:53
Eleştiri yalnızca bir meslek ya da ikinci derecede bir uzmanlık değildir, diğer yazın alanlarıyla birleşir: uygulayıcasına kişiliğini tümüyle dile getirme olanağını verir, böylece onun yardımıyla, diğerleri gibi bir yazın türü olur. Bizim yapmaya çalıştığımız eleştirmen eleştirmenliği biraz. Evet şiiri inceleyelim, hangi tarzda devam eden bir geleneğin türüdür ona bakalım, o türde yazıyorsak neler esastır... bunları not düşelim.


Devam edelim,
Sevgiler
selanikli
15 Ağustos 2010 Pazar 19:10:22
şiir şairin hissettiği duygulardır ve çok zaman onun içinde saklıdır aslında tam olarak nedemek istediği ,okuyan sadece kendi iç dünyasını o şiirde bulur ve ona göre anlar, bence romandada böyledir yani şiir de romanda yargılanmaz , çünkü sen o şairin yazarın hissettiklerini hissetmedin, kendi görmek istediklerini gördün yani algıladın,

selanikli tarafından 8/15/2010 7:13:30 PM zamanında düzenlenmiştir.
HAYATO
15 Ağustos 2010 Pazar 20:00:20
işte en doğru yorum romanda şiirde yargılanmaz algılanır her okuyan kendi duyguları ile algılar :))
Teknur
20 Ağustos 2010 Cuma 09:28:00
ben de size katılyorum şiir şairin hissettigi duygulardır romanlarda öyle yargılanamaz ama başka biri okudugun da kendince yorumlar tabi sınırı aşmamak süretiyle ve atilla ilhan mı nazım hikmet mi ben nazım hikmet derim burda şunu demek istiyorum herkes kendince yazar duygularını ve seçme seçilme duygusuyla degil şiiri düzeltme konusuna gelince bırakın da o şairin duygularıyla yazdıgı kalsın ama yorum yapıla bilinir olmalıda çünkü şiir yazan da kendini ona göre ödüllendirir yada düzeltir... bu formu da tek okuyup doldurmak lazım birdan cevap verenler var acele etmeyin..



saygılarımla...
Can Murat
15 Ağustos 2010 Pazar 22:19:00
Maddeleri baştan aşağı sıralamayacağım

Ama kendimce bir kaç kelam etmek istiyorum izninizle.

Şiir herşeyden önce bir dışa vurumdur

Ve şairin iç dünyasını yansıtır

Ve ne renk ise şairin algısı hisleri ve kalemi

Şiir de o renge boyanır...

Renk paletindeki renkleri ise şarin siyasi,felsefi duruşu, hayata bakış açısı,tecrübesi ve edebi bilgisi belirler

Bu nedenledir ki birine sanat şaheseri gibi gelen bir şiir diğerine tükaka gelebilir ve geliyor

Son zamanlarda hızla çoğalan bu tip edebiyat siteleri şiiri sevdirmekle beraber maalesef sanatsal kaygının azalmasına sebep oldu

Yani Nazımvari şairlerle benim gibi acemiler aynı safta yazıp aynı kefede değerlendiriliyor...

Eleştiriye gelince

Ben eleştirinin ve eleştirmenliğin ilmi mertebede yapılması gereken bir iş olduğunu düşünüyorum ki şiiri yazan da okuyanda hatalarını görüp kendini geliştirebilsin

Ama bu tip sitelerde bu pekte mümkün görünmüyor...

Fazla da kızamıyorum,site yönetimleri kılı kırk yararak üye kabul etse bir elin parmaklarını geçmeyecek üye sayısı.
Diğer yandan çok usta olmasada samimane yazan okuyan ve vaktinin çoğunu buralarda geçiren,ikinci evi gibi gören insanlar var...

Yani zor.Şiirde şairlikte eleştiri de...

Fıkraların,esprilerin fuzuli gevezeliklerin yanında son derece faydalı konu için ayrıca teşekkür ediyorum beyefendi.





zeki çelik
16 Ağustos 2010 Pazartesi 01:39:23
Şiir üzerine zaten konuşacaklarımız çok, yönetimi ilgilendiren önermeleriniz sanırım dikkate alınır.. Onlarda düşüyorlardır notlarını diye düşünüyorum

Sevgiler.
nasibim
20 Ağustos 2010 Cuma 14:30:43
teşekkürler
hayal_meyal
15 Ağustos 2010 Pazar 22:57:19
tamamen algılamaya bağlıdır diyorum
bu durum da şiiri okuyanın okudukça düşüncelerinin ne yönde geliştiğine dayanır...eğer okuduğu şiir ona göre yargılanması gerektiğini gösterirse bu yönde fikrini ortaya koyar...
yani yol tamamen algılamadan geçiyor yine :)

FilizBedük
15 Ağustos 2010 Pazar 23:25:24
Tebrik ve teşekkür ederim... pek kimsenin okuyup katılacağını düşünmesem de boşluğa bağıralım, yankısını dinleriz belki...

Eleştiri elbette edebiyat biliminin bir alanıdır. Bu konuda özel bir eğitim gerektirir.

Aslında tam olarak başlığı anlayamadım. Gerçek manada yargılamaktan mı söz ediyorsunuz yani mahkemeler, hapisler falan? Eğer öyleyse, tamam ama bu sefer de algı sözcüğü girmiş devreye; yargının karşıtı algı değildir, değil mi?

Benim tahmin ettiğim manada kullandıysanız zaten toptan cümle yanlış... şiir mi yargılanır şair mi?

Şiiri kim yargılayabilir ki? Bu kuşları uçtuğu için yargılamaya benzer...

"yalnızca algılanabilir mi?" demişsiniz; niye sadece algılansın ki? Algı, şiirin okuyan açısından 2.basamağıdır sadece. Okursunuz, algılar ya da sezersiniz, duyumsar ve özümsersiniz, kritiğini yapar ve özümsersiniz, beğeni düzeyinizi belirlersiniz, belki ezberleyecek kadar beğenir ve ezberlersiniz, belki birileriyle paylaşacak kadar beğenirsiniz, ezberler ve söylersiniz...

Belki bilgi düzeyiniz şiir hakkında bir yazı yazmaya iter sizi ve yazarsınız. Belki gücünüz vardır o şiirin herkese yayılması için medyaya aracılık edersiniz v.s.v.s.

Kısaca şiiri algıla ve sus denmez hiç kimseye.

Gelelim eleştiriye... evet eleştiri özel bir alandır ve pek çok yöntemi vardır (sizin bahsettiğiniz yapısal eleştiri ya da kusurlar eleştirisini bilmiyorum)

Bu yöntemlerin bazılarını sıralarsak;
Pozitivist, Manevi Bilimler, Fenomenoloji, egzistansiyalist, morfolojik, sosyolojik, istatiksel yöntemler diyebiliriz.

Bir şiiri eleştirmek için şairinden daha fazla emek harcamak gerekir.

Eleştiri demek; bir metnin olumsuz yanlarını saymak değildir. Eleştiri, övmek de değildir. Çeşitli yöntemleri vardır bu işin belli oranlarda her ikisi de kullanılır.

Burada yazdığımız yorumlar bir eleştiri değildir. Daha doğrusu ben henüz rastlamadım eleştiri yazan birine...

Buradaki şair adayları genelde şiire de kendilerine de saygı duymuyorlar, emek harcamıyorlar. Emek harcamayan birinin metni üzerine emek harcamak hiç akıl kârı değil.

Eleştiri yazmak için önce eleştiriyi hak edecek şiir görmek gerekiyor... Ben henüz ona da rastlamadım ve dolayısıyla HİÇ eleştiri yazmadım.

Şiiri bırakın doğru dürüst Türkçe kullanan kişilere bile pek rastlamadım. Hem Türkçeyi bilmeyecek ya da önemsemeyeksiniz hem de "ben yaptım oldu" edasıyla metninize övgü, kendinize destek ve teşvik bekleyeceksiniz.

Nerde o yoğurdun bolluğu?

Ya da son derece saçmasapan bulduğum bir sürü anlayışıyla eylemlerde bulunacaksınız. Şiir sürüye girmez dostlar...

Henüz maddelere geçmedim; diğer arkadaşlara da söz hakkı verelim, sonra geçeriz...

teşekkürler...
zeki çelik
16 Ağustos 2010 Pazartesi 01:24:41
Asıl ben teşekkür ederim,

"Aslında tam olarak başlığı anlayamadım. Gerçek manada yargılamaktan mı söz ediyorsunuz yani mahkemeler, hapisler falan? Eğer öyleyse, tamam ama bu sefer de algı sözcüğü girmiş devreye; yargının karşıtı algı değildir, değil mi?"

Mesela; evrenin karşıtı da atom değildir, ama evren oluşmadan önce atomların devinimi aracılığıyla nesneler ortaya çıkmıştır. Nesnelerin karşıtı da atom değildir.Yargılanabilirlilik başlık içersinde ne anlama geldiği konusunda epeyce bir izahı var, dikkatinizden kaçmış sanırım.

"Algı yetisi olmadan zaten yargılayamazsınız" deseydiniz biz başka birşeyi konuşacaktık sizinle...

"Kusurlar Eleştirisi" bir şiir üzerinde yanlış kelime hataları, ek-lerin yanlış yazılışı, nesir çalışmalarını şiir diye yutturanlara düşülen notlar, kesme bölme işaretlerine olumlu-olumsuz yanıtlar vs.. bunların hiç biri eleştiri değil ki, sadece dil bilgisi yetisinde editörlük düzenlemeleri diyelim biz buna.

Saltıkçı tutum, kanıtlanmış olmaktan çok uzak bir dizi komutuna dayanır: Daha da önemlisi eleştiri hiç bir zaman yazın yapıtına kendi kendisi için, bir yaratım, bir insan edimi diye yaklaşmaya çalışmaz. Bu bakımdan, saltıkçı eleştiri geçerli bir eleştiri olamaz: öncel bir estetikle birleşmeye yönelmedikçe, eleştiri sayılabilmesi için, hiç değilse yeni bilgiler getirmesi, bir bakış açısı önermesi getirmesi gerekir üzerine konuşalım istiyorum biraz. Yoksa şiirlerin altında yapıldığı gibi "ben bunu anlamadım"la yürürsek konudan uzaklaşarak karşılıklı bir söz dalaşına girmiş olacağız, en azından burada yapmayalım bunu.

Saltıkçı eleştiri geçerli bir eleştiri değildir dedik, eleştirilerin şiire bir bakış açısı önermesi, şiir üzerinde düzenlemelerin yapılması, şiiri şairinden uzaklaştırırmaz mı sorusu doğuyor bu sefer... İsterseniz ilk sorudan devam edebiliriz.

1- Şiir bir başkası tarafından düzeltilebilir ya da tamamlanabilir mi?



Sevgiler,
FilizBedük , forumun sahibi
16 Ağustos 2010 Pazartesi 05:55:19

yargılamanın en küçük birimi algılamadır belki ama altındaki eylem suç* eylemidir.

eleştirinin de en küçük birimi algılamadır deriz bu durumda ama altında yatan eylem (konumuza ilişkin olarak) eserdir...

Bizim konumuz eser olduğuna göre karşılığı eleştiri olmalıydı o halde...

Saltıkçı eleştiri bir eleştiri şekli sayılmaz eleştiri yapanilmek için zaten bir varlığın olması gereklidir.
Yani şiirde kullanılan malzeme DİLdir. Şiir dil olmadan yazılamaz zaten... Eğer şiiri yazılı sunuyorsanız elbette yazılı dil kurallarını da doğru yazmalısınız.

Şairi en ğst düzeyde, dilin üstünde yeni bir dil yaratma kabiliyetine sahip biri gibi düşünürsek; dilin aslını bilmeyen birinin üstünü gerçekleştirmesi imkansızdır.

Ben genellikle yazım hatalarını eleştiririm ki bu şu anlama gelir;
karşımdaki metin asla şiir değil "bari noktalamaları bil" derim ya da metin bir şiir, basit yetersizliklerle bunu gölgeleme derim. İnternet basılı bir yayın olduğuna göre dil kurallarını doğru yazmak kesin ve kesin şarttır zaten. Siz o şiiri dergiye gönderseniz basarlar mı sanıyorsunuz?

Yani biz işin abc*si için yardımcı oluyoruz sadece...

1- Şiir bir başkası tarafından düzeltilebilir ya da tamamlanabilir mi? Olması gerekenle olan arasında fark vardır değil mi?

Bunu tam söylediğiniz manada soruyorsanız, doğruluğu pek makbul olmayan ancak olan bir durumdur.

Nazım Hikmeti şair kabul ederseniz ilk şiirini Yahya Kemal düzeltmiş ve dergide yayınlamıştır.

Eğer bunu bir fikir alışverişi şeklinde düşünüyorsanız, elbette olabilir. Bildiğiniz pek çok ünlü ve eski şair şiirlerini dost sohbetlerinde düzeltmiş ya da tamamlamıştır. Duymuşsunuzdur bunları. Biz de bir nevi burada bunu gerçekleştiriyoruz.

Gerçek anlamda kimse kimsenin şiirini düzeltemez ve tamamlayamaz ancak fikir verip şairin düzeltmesini ya da tamamlamasını sağlayabilir.


zeki çelik
16 Ağustos 2010 Pazartesi 15:57:57
Aslında yazım sohbetlerinde karşılaştığımız bir sorunda bu; algıladığımız, düşülen notlar kişinin kendisiyle özdeşlik yaratmasıdır. Bu çok büyük bir hata, bu yüzden karşılıklı söz dalaşları doğuyor... Filiz Bedük bir önceki gün şiirlerde yaptığı saptamalar forum konusunda irdelenmeye mi başlandı da bunun üzerine konuşuyoruz!!!. Asla değil tabii ki...

Tanımayanlar için söyleyebilirim; Filiz Bedük lafını esirgemeyen, varsa şiirde bir kusur, anında
empati kurabilen ama sempati gözükmeyen bir kalemdir. Vaktini tamamen şiire adayan bir edebiyat aşığıdır. İnternet ortamında paylaştığı tüm bilgileri toplasak en az 5 kitap yapar, bu bilgiler neden kitaplaşmaz ayrı bir eleştirimdir kendisine...

Ben genel bir görüş üzerinde uzlaşmaktan yanayım, Türkçe şiir yazıyorsanız, Türk dilini kullanmak zorundasınız zaten, bu dil içinde de şiir dilini çok iyi bilmeniz esastır. Lehçelere göre şiir yazamaz mıyız? yazarsınız tabii ama sadece o kullanılan lehçenin dışına çıkmadan... Yoksa osmanlı sözcüklerinin günümüz türkçesiyle bir harmanlaşması, dil kullanımındaki seçiminiz, kendinizi tamamen bir deneysel çalışma içine atmış olursunuz ki bu da şiir dilinizi körleştirmeye tek nedendir.

Şiir dilinden uzak metinlere baktığınızda neyi düzeltmeye çalışacaksınız, neyi anlatarak... Oraya bıraktığınız bir düzeltme, tepkileşmesini beklediğiniz bir alansa zamanı boşa harcamak değil midir derdindeyim...

Edebiyat sitelerinin, kötü bir dil kullanarak imla hatalarıyla dolu metinlere müdahale etmesi yaptırımın sağlanması şiire en büyük hizmet olacağını savunuyorum. Bunlar sağlandıktan sonra şiirlere daha farklı tespitlerle yaklaşacak birçok donanımı yüksek şair adayları biliyorum bu sitede.


Nazım Hikmet Yahya Kemal ilişkisi derinlemesine bir tez konusudur.
FilizBedük , forumun sahibi
17 Ağustos 2010 Salı 00:54:39
hahahaha:))) şuna hemen yanıt vereyim de sonra devam ederim elektrik şebekesi izin verirse...

evet bu ortamda paylaştığım yazıları toplasak beş kitap ederdi en az (her ne kadar birileri bana bu şairler için ne yaptın gibi bir eleştiri getirse de)...

ancak ben o sayfaları hep burada da olduğu gibi doğaçlama ve kayda almadan yazıyorum... sonra beni ya siteden atıyorlar, ya yazılarımı bir "tık"la siliyorlar ve bende hiçbiri kalmıyor/kalmadı... yeniden yazacak gücüm de yok... artık emek harcamaya üşeniyorum bu topluma...

şiir yazmak için yazdığı dili iyi bilmenin gerekliliğine inanmayan bir aymazlar topluluğuna konuşmak yorucu bir iş... ancak, bir nebze de olsa çorbaya tuz kattığımı düşünüyorum...

atılana kadar devam.))))
zeki çelik
17 Ağustos 2010 Salı 01:45:25
Zaman ne zamandı hatırlamıyorum google da ne arıyorsam artık... Yıllar yıllar önce şiir roots da yazışmalarımıza rastlamıştım..:))) al copy paste... aynı düşüncelerdeyiz. Sanki bugün söylenmiş gibi.. Evet roots dan bende atıldım ama inan sebebini hatırlamıyorum:))
Bu arşivlemeyi aramızda en iyi yapan Kadri Karahan'dır.. 15 sene önce ne yazılmışsa saklar bir köşesinde..:) Unutmazsam sorayım senin yazdıkların varsa birlikte bir kitap çıkarın önerisi getirmiş olalım.
Hakaret olmadıkça neden atılalım... Yazılan her bilgi tarihe önemli bir belgedir.
Forum ilerledikçe bilgilerden sessiz faydalananların olacağını biliyorum.
mavi_dans
19 Ağustos 2010 Perşembe 15:04:09

rootszade + 1 :) çocukluğumun sitesi...:Pp
ne çok şey öğrenmiştim orada...

Filiz Bedük;
Bana göre müthiş bir beslengeç andıcı, öğretici ve edebi yanları o kadar çokki nezaket tabularını yıkan ender kişilerden...

Biraz kelimeleri yumuşatabilirse, çok çokk daha zihin açabilir...

Bir kişi neden iki sayfa eleştiri yapsın bunu
idrak etmek önemli yazan kişi için! zamanlar değerli...

Bizlere de cesaret verip öncü oluyor bu konuda, kötü bir şiir'i sırf kırılmasın diye pohpohlamak o şiir'in değer edilebilirliği için ne kadar doğru olabilir!!!

Çok şiir yazmak ayrıca bir insanı şair yapmaz!!!

Cırcır böceği gibi günde bikaç tane hatta daha fazla şiir üreten kişilerin hemen hemen hepsinde dil eksiliği var!!!

Emek verilmeden yazılan her şiir arasında emek verilip yazılan şiirlerlerin değerleri ıskalanıyor, kayboluyor...

Yön veren eleştirilerin dikkate alınmasını öneriyorum her paylaşımcıya...

Şiir yazarak değil eleştirilerek büyür...




cicikagan
19 Ağustos 2010 Perşembe 17:04:49
Konuyu ilgiyle takip ediyorum.Hoş sonuç çıkması beklenen bir konu değil ancak farklı bakışları yakalama açısından güzel bir konu.

Sayın Filiz Bedük hanımefendi; her ne kadar dobracı bir insanda olsanız çok üst perdeden konuşmuşsunuz, bu tarzınızı hoş bulmadım. Kaldı ki iddialı sözler sarf eden birinin, söyleyeceği her kelimeyi daha güzel seçerek önyargıya fırsat vermeden söylemesini beklerdim.
“Eleştiri yazmak için önce eleştiriyi hak edecek şiir görmek gerekiyor... Ben henüz ona da rastlamadım ve dolayısıyla HİÇ eleştiri yazmadım.

Şiiri bırakın doğru dürüst Türkçe kullanan kişilere bile pek rastlamadım. Hem Türkçeyi bilmeyecek ya da önemsemeyeceksiniz hem de "ben yaptım oldu" edasıyla metninize övgü, kendinize destek ve teşvik bekleyeceksiniz.

Nerde o yoğurdun bolluğu?”

Diyorsunuz.

Sanırım burada ki hiç kimse sizin iddia ettiğiniz gibi ben büyük bir şairim gibi havalara girmiş insanlar değil. Hiç kimse buraya sınavla da alınmadı. Her insan bir takım duygular yaşıyor ve bu duygu ve düşüncelerini elinden geldiğince paylaşıyor. Burası sosyal bir paylaşım sitesi. Farkında değilsiniz belki ama burada büyük şairler kategorisine konan bir tek şair bile yok. Demek ki siz aşmışsınız ve burada yazan hiçbir arkadaşın şiirini beğenmiyorsunuz. Bu tespiti yaptıktan sonra hala bu sitede dolanıp şiir okuyor olmanız sanırım belirttiğiniz gibi Türkçe yazım hataları ile ilgilenmek.
Sayın Filiz Hanım, üst perdeden konuşma tavrınızı hoş bulmadım. Sizi hiç tanımam hiçbir şiirinizi de okumadım. Yani size karşı bir önyargım söz konusu olamaz. Sizin eleştirel düşüncelerinize karşı bende sizin yaklaşımınıza karşı eleştirimi yaptım.
Sağlık ve mutluluk dileklerimle…esenlikler dilerim.
FilizBedük , forumun sahibi
19 Ağustos 2010 Perşembe 18:46:59
Sevgili Zeki, Mavidan, cicikagan,
ortak bir yanıt vereyim size ki; ben bazen rijit cümleler kurarım ama kimsenin şahsına hakaret etmem, atılma sebebim de hiç bir zaman bu olmadı... fikrimi söylerim net ve keskin... bununla yaralanır insanlar... bence saçma... bir eleştiride üslubu değil, ne dendiğini dikkate alırım ben...

Sayın cicikagan,
ben 50 yaşındayım... bugüne kadar kimse beni terbiye edemedi edemez de... siz bu konuda bana değil kendinize vakit ayırın...

istediğim perdeden konuşurum... size mi soracağım nerden, nasıl, ne kadar konuşacağımı?

kendinizi alt perdede hissediyor olmanız benim suçum değil, sizin kendinize bakış açınızdır... bence siz onu tamire uğraşın...

canım sıkılıyor... bu üslup terbiyecilerinden gına geldi bana artık... önemseme beni kardeşim! derdin ne? okuma beni! ben sizin sürünüzden değilim... hiç bir sürüye katılmadım... hiçbir çoban beni güdemez...

bayılıyorsunuz bir örnek insanlara.... kimsenin kimseye saygısı yok...

saygı nedir biliyor musunuz? öyle cicili bicili laflar etmek değil... karşıdakinin varlığına, rengine, çeşitliliğine rıza göstermektir... ben sizlerden hiç şikayet ediyor muyum? sizin üsluplarınıza bir laf ediyor muyum?

ha eğer kendinizi yazdığınız iki satır yazıyla özdeşleştiriyorsanız, siz o kadarsanız, onu bilemem... ben sadece yazılarınıza söz söylüyorum çünkü... hiç kimse benim ilgi alanımda değil...

Sevgili Zeki,
diğer maddelere yeni mesajla geçeceğim ancak yineliyorum, yazının başlığı yanlış... yanlış doneyle doğru bulunmaz...

"yargı" sözcüğü yanlış... şiiri yargılanır mı hiç? ha şair dersen o başka... hapis yatan şairlerimizi kastedersin ki konu yine değişir...düşünce özgürlüğüne gelir...

şiir yargılanmaz/yargılanamaz çünkü şiir bir suç değildir... ben o sözcüğü "eleştiri/kritik ya da çözümleme" olarak düşünüyorum ve bu yönde yanıtlar vereceğim... yukarıda gördüğüm kadarıyla konu doğru yere gitmiyor başlıktaki yanlış yüzünden...
Ayrıntıda Gezinmek
19 Ağustos 2010 Perşembe 21:39:37
Filiz Hanım. Bazı eleştirilerinizi okudum. Çabanızın şiir adına olduğunun farkındayım. Kendi eksiklerimin de. İmla konusunda sezgisel haraket edyorum daha çok. Bazen ikilemde kalıyorum, bu benim kendi eksiğim. Son zamanlarda zaman fazla kitap okuyamamam da... Şiir yazmak istiyorsak Türk edebiyatında isim yapmış yazar ve şairleri okumak bize çok şey katacaktır diye düşünüyorum. Fakat iş taklitçiliğe gitmemeli. Okuduğumuzda vayyy be dediğimiz eserleri iyi incelemeliyiz. Cümle yapısını, kuruluşunu, bağlantılarını. Mesela geçenlerde okuduğum Cemal Süreyya' ya ait şu dizeler bende doping etkisi yarattı. "Sana yolculuk yapmak istiyorum. Kes yüreğine giden bir bilet; "Can" kenarı olsun." Felsefe ile içiçe olan Özdemir Asaf' da bana çok şey katmış şairlerdendir. Hele ki "Yuvarlağın Köşeleri" simli eseri zihninizin çalışmayan uç noktalarında uyarıcı etkisi yapıyor.
İnsanın ilgili olduğu alan ile ilgili yapacağı her tür araştırma inceleme, çalışma ona yol, su, elektrik olarak olmasa da alanı ile ilgili geliştirici ögeler olarak geri dönecektir. Bu anlamda bana yapılan eleştirilere başta çok kızmış olsam da, arka planda düşündüğüm zaman doğuyu buldum. Eleştirmenin ne demek istediğini de... Algı ve yargı konusundaki saptamanıza ise katılıyorum. İyi niyetli yapılmış bir yanlış olarak düşünüyorum. Hepnize saygılar.
cicikagan
19 Ağustos 2010 Perşembe 22:24:08
1-Ben at terbiyecisi değilim, kimseyi terbiye etmek haddim değil.
2-Ben ya da bizler sürü değiliz, sizi de istemeyerekte olsa aynı türden olduğumuz için sürü olarak kabul edemiyorum.
3-Size bu saatten sonra bir şey söylemem söz konusu değil zaten siz kendinizi gayet iyi(!) ifade ediyorsunuz 
a.yüksel şanlıer
19 Ağustos 2010 Perşembe 22:38:40
Düşüncelerinize katılıyorum ama size de bir sorum var bu sitede kaç kişinin olumsuz eleştirilere tahammülü var acaba
bana kalırsa bir elin parmak sayısından az.Bunu düşünmek lazım.Sonra şairim diye bu sitede şiir yazan birini şiirinden dolayı biraz fazla eleştirsen ya sana küfreder ya da bir daha şiir yazmaz bırakır gider.Bunları da düşünmek lazım.Ben görüyorum reyting uğruna herkes daha çok şairin şiirine olumlu yorum yapmaya çalışıyor ki onlar da benim şiirlerimi okusunlar okuyucu sayım artsın diye bence bu da yalnış.
Bence eleştiri yapacak kişinin edebi bilgileri dil bilgisi tam olmalıdır ve ayrıca şiir çeşitlerinin hepsi hakkında kesin bilgisi olmalıdır evet balki eleştiriyi yapan şair serbest şiirden hoşlanıyordur vede hep serbest yazıyordur ama bu elieştirmenin hece veznini ve hece vezninin kuralları hakkında hece vezninin ayak uyak sayısı hakkında ve sonra hangi çeşit şiirler hangi ayaklarla yazılır bilmesi gerekmez mi bir de divan şiirleri hakkında da kesin bilgisi olması lazım.Mesnevisini,kasidesini,rubaisi tuyuğunu,şarkıyı,gazelli kasideyi,müstezatı,ve bunlarımn kalıblarını ayak ve uyaklarını tam olarak bilmesi gerekir ki şiirini yazmasa da eleştirisini yapabilsin.
BEN BUNU BİLİRİM BUNU SÖYLERİM.
AMA BU SİTEDE WYUKARDA DEDİĞİM GİBİ ELEŞTİRİYİ KABULLENEBİLECEK VE HATTA SEVİNECEK ŞAİR SAYISI ÇOK ÇOK AZ
SAYGILAR.
FilizBedük , forumun sahibi
20 Ağustos 2010 Cuma 02:39:27
Sevgili Ayrıntıda Gezinmek... (ne demekse?... bazen rumuzlardan da bunalıyorum... insan bir insan adı arıyor karşısında)

teşekkür ederim...

Süreya benim şairim değil... elbette şairdir ama benim değil (bu beğeni konusu)
ama Asaf benim şairim... şiiri onunla farkettim hem de o kitapla... ya değilse şiir benim için hiç olmayacaktı...

Zeki Beye kötü niyetli olarak yanaşmadım zaten, sanırım anlamıştır...

Yüksel Bey,

karşıdakilerin eleştiri dayanılıklığı benim umurumda değil çünkü BEN ŞİİRDEN BİR ŞEY BEKLEMİYORUM, ŞİİR BENDEN BİR ŞEY BEKLİYOR... dolayısıyla ne oy, ne ün, ne sevgi arıyorum burada...


amacım sadece bilinçli okuyucu oluşturmak...
zeki çelik
20 Ağustos 2010 Cuma 03:05:19
Herkesin ortak bir noktada birleşmesede en azından birbirini anlama yetisine sahip olduğunu biliyorum buradakilerin.

Konu;hangi şairi seviyorsunuz da değil yürüyeceğimiz forum..:)

Şiir konuşalım istiyorum, şairlerede sıra gelmeli elbet...
Ayrıntıda Gezinmek
21 Ağustos 2010 Cumartesi 05:22:11
Filiz Hanım. Adım Aynur. Soyadım Sarıkaya. Dua edin benim ki Türkçe. :)) Bir de yabancı rumuzlar var ki o beni de çıldırtıyor. Fakat bu benim sekiz yıldır kullandığım adımın da önüne geçmiş bir tür imza. Dolayısı ile vazgeçemiyorum, seviyorum da... Her neyse...
Bilinçli okuyucu oluşturmak yolundaki her adımınız şiir ve şair adına takdire şayan. Bu anlamda sizin önermelerinizden, eleştirilerinizden çok faydalanacağımdan eminim. Yaptığınız eleştirileri izliyorum. Ama ne olur biraz gülümseyin.

Aslına bakarsanız ben bu sitede çok yeniyim. Kişileri ve şiirlerini fazla tanımadığımdan fazla da fikir yürütmek istemiyorum. Birkaç günlük gözlemlerimin ve tabii ki birikimlerimin sonucu ile birkaç kelam etmek istedim. Burada sevgi aramıyor olabiliriz ki; "benim de öyle bir amacım yok" ama, sevgi değerlidir. Hayatımızda olmalı. Pozitif bilimler açısından. :)) Sevgiler saygılar...
FilizBedük , forumun sahibi
22 Ağustos 2010 Pazar 12:30:43
.))) Sevgili Aynur Hanım, teşekkürler...

ben hep gülümsüyorum ve son derece sakin biriyim, çok zor sinirlenirim...

ama ne yazık kı bu sitelere görüntülü yazılar ekleyemiyoruz (ne demekse?)...:)))

bizim insanımız net konuşana tepki duyuyor nedense... illa çiçek, böcek, sevgiler, öpücükler, gülücükler, sevicikler v.s. eklemek ve eğip bükmek zorundayız...

öyle ki birbirinize "kalem" diyorsunuz mesela (Siz dediysem genele diyorum, bir de bundan alınıyorlar da.)))... ya da "yürek" diyorsunuz... nerdeyse ölü eğretileme haline getirdiler bu sözcükleri... ben kalem değilim ama kalemimi pardon klavyemi iyi kullanırım... bir yüreğim var, biraz kas biraz kandan oluşur ama ben yürek değilim, burası da sakatatçı değil.))

madem öyle diyeceksiniz siz yakında birbirinize "klavye" de demeye başlarsınız ki doğrusu bu genelde...

çok güçlü bir klavye! hahahaha.)))

şu 2. maddeye geçemedim bir türlü.))) geçeceğim fekat.)))
BANU ULUDAĞ
16 Ağustos 2010 Pazartesi 00:04:30
Güzel bir forum konusu.

Tek tek cevaplamak yerine "olumsuz eleştiri" yani yazılan şiirlerin yanlış olduğu düşünülen yanlarını bulup gösterme hakkında fikirlerimi açıklamak istiyorum.

Benim fikrim teknik olarak şiirin eleştirilebilir olması. Duygunun değil.
Okuduğu şiirde anlatılan duyguyu beğenmediği ya da kendisi aynı duyguları taşımadığı için şiirden çok şairini yani şiirin duygusunu eleştiren yorumları çok okudum. Sanırım bu yargıya giriyor.

Açıklamalarla yapılan teknik eleştiride, hem şiiri yazan hem eleştiriyi okuyan herkes bir şeyler öğrenebilir.


Duygu,yaratıcılık, kurgu ve teknik şiirin olmazsa olmazlarıdır. Önemli olan bunu harmanlayabilmektir.Alt alta yazılan dizeler her zaman şiir değildir. İmge olmadan şiir olmaz



Ben dahil çoğumuz burada amatör şiirler yazan, yazmaya çalışan, yazdıkça ve de okudukça öğrenen insanlarız.Şiirlerimize emek veriyoruz.Öğrenmek için eleştiriye her zaman kapımızın açık olması lazım.

Eleştiren kişinin de, şiiri bir başkasının yazdığını unutmasın.Bir diğer kişi kendi duygu, bilgi ve birikimini katıp, yine kendi tarzıyla bir şiir yazmakta.


Tüm eleştiriler belli bir üslup doğrultusunda asla şiiri yazanı incitmeden yapılmalı.

Bu da eleştiriyi yapan kişinin egosuyla bağlantılı bir şey mutlaka. Ben çok gördüm şiirlerin altında “ bu da şiir mi, daha çalışırsan olur” bu ve benzeri yorumlar.

Bunlar benim fikrim. Aklıma gelmeyip de burada belirtmediğim şeyleri sonra yazacağım.

Belirtmek istediğim bir şey daha var son olarak: Herkesten beklediğim ama özellikle sanatın en güzel dalı olan şiirle uğraşanlardan daha çok görmek istediğim şey HOŞGÖRÜ. Eleştirirken ya da eleştiriye cevap verirken.




zeki çelik
16 Ağustos 2010 Pazartesi 01:56:05
Sevgili Banu,
Bunun iki tane sebebi var

1- Yorum bırakanın bir tarzıdır, o tarz şiir sahibiyle uyuşmazlığından ileri gelir.

2- Şiire belli bir maksatla uğramıştır, ya daha önce ona olumsuz gelen bir cümle bırakılmıştır, ya da sevdiği bir dostun şiirine beğenilmeyen sözcük dizimlerinden yola çıkmıştır.


Başka bir çelişki de doğuyor ardından; şiirde yetkin gördüğü kalemlerden gelmişse bu tavır eyvallah diyebiliyor... Keşke Attila İlhan yaşasaydı da gelip benim şiirlerimi yerden yere vursaydı diyor insan ister istemez. Bu da şiirde kim yetkin kim değil kimin şiirleri benden iyi kimin benim şiirlerimden daha kötü tartışmalarına sahne oluyor. Başka bir ego'nun tetiklemesi diyelim, biraz bulanık bir yanı var bu konun.

Ama yazmaya devam edelim.
Sevgiler
aşık komani
19 Ağustos 2010 Perşembe 14:51:20
MEHABALAR BANU HANIM EVET SİZİN
NLATIMINIZA BENDE KATILIYORUM ŞAİR BİR DUYGU SELİDİR ODUYGUSUNU AKDIR YAZILIM HATASI OLA BİLİR YÖRE DİLİYLE YAZA BİLİR HİÇKİMSE BEN İYİ BİLİYORUMDİYE BİRKURAL YOK TAHSİLLİDİR AYRI KONU HER TAHSİLİ OLANDA ŞAİRLİK YAPAMAZ CÜNKÜ DUYGU PATLAMASIDIR ŞAİRLİK AŞIKLIK OZANLIK ŞUNA KARŞIYIM BEN ŞAİR ARKADAŞIN HATASI VARSA MESAJ YOLUYLA YAPILMALI CÜNKÜ ŞAİR İNSAN HASSASTIR İLHAMI GİDER YIKIMA UĞRAR SENİN BUYURDUĞUN GİBİ MİLLETİN GÖRECE Ğİ YERE YAZILIYOR OLMAMIŞ ANLAMIYORSUN
DİYE KOYMENESİ KIRILIYOR SAYFAYIDA TERKEDENLER VAR BURDA DUYGU SELİNİN AKTIĞI YERDE ATKAFALILIK SÖKMEZ YERİDE DEYİL GÖNÜL İNSANI GÖNÜL KIRAMAZ GÖNÜL YAPAR YALNIZ OLUR YANLIŞI VARSA MESAJ YOLUYLA SÖYLENMELİ DİYORUM SİZDEN ÖNCEKİ BAYAN ARKADAŞA KATILMIYORUM KENDİNİ BAŞKA YERDE REKLAM ETSİN ÖVSÜN
BURASI BİR OKUL GİBİ NEYİMİŞ ŞİİR YAZANI GÖRMEZMİŞ NEDEMEK OLUYORKİ BURDA HERKES DUYGU SELİ AKITIYOR EVET BİR BAŞKASINA DÜZELTTİRE BİLİR HERKES HER ŞEYİ BİLEMEZ NİCE BENİM OKUL OKUMAYAN AŞIK OZAN ARKADAŞLARIM VAR YAZAR TÜRKÜ SÖZÜ AMA NOTAYA DÖKEMEZ BİR BİLEN DÖKER MESELA BU GİBİ BENİM FAZLACA KIZDIĞIM SÖZ HIRSIZLIĞI ONU BİR DURDURSUN LAR SAYIN YÖNETİCİLERİM BAŞTA O DÜZELMEDİKİ ÖBÜR DURUMLAR DÜZELİR HERKES ÖĞRENİYOR SAYFAYA İLK GELENLE YENİ GELENİN ÇOK FARKI VAR ÇÜNKÜ BAKA BAK HATASINI VEYA HATAMIZI GİDERİYOZ ŞİMDİLİK BUKADAR SÖYLEYECEKLERİM TEŞEKKÜRLER SAYGILARIMLA EFENDİM,
sitemli saiir okan
19 Ağustos 2010 Perşembe 15:48:12
ŞİİR SAİRİN DİLİNDEN NAME NAME SÜZÜLEN
ŞİİR SAİRİN GÖZÜNDEN DAMLA DAMLA KELİME DÖKÜLEN SİİR SAİRLERİN SEVGİSİ YÜREGİNDEKİ DÜĞÜMLENEN FELSEFESİDİR
SİİR SAİRLERİN GÜZEL DOSTLARLA DERTLEŞMESİDİR
SİİRİ YAZAN HER EL OKUYAN HER DİL
SAİRİN İÇİNDEN GELEN YAŞADIGI BİR ROMANIN ÖYKÜNÜN
ÖZ GEÇMİŞİ HİKAYESİDİR
ŞİİRİ YANSITMAK PAYLASMAK YÜK SEKJ SESLE DEGİL
ANLATA BİLMEK OKURKEN NEFES NEFESE KALMAKTIR

BİR BASKASININ ŞİİRİNİ DEĞİŞİP YORUMLAMAKTA
O SİRİN SAHİBİNE SAYGISIZLIK DEMEKTİR
ŞİİR İÇİNDEKİ DUYGULARDAN ÖNE GELİR
DUYGUNU YAZ İÇİNİ DÖKEREK DOSTLARLA SİİR SEVERLERLE PAYLAS
KENDİ ŞİİRİNİ YAZMAK SAİRİN EN GÜZEL DÜŞÜNCESİ DUYGUSUDUR




ŞAİRİN GÖZÜNDEN AKAR GÖZ YAŞI
YAZARKEN ASKINA SEVDASINI
GÖZ YAŞLARINI BIRAKMIŞ SON HATIRASI
İŞTE BUDA SAİRİN SEVDİĞİNE SON MISRALARI

MERHABA ŞAİRİN SEVDASI
NEKADAR SEVMİŞ SENİ BU SEVDALI
HER MISRASINDA ADIN ASK YAZILI
SENDEN KALAN SON HATIRASI
BU MISRALARINDA SENİ SEVDİĞİ YAZILI
Mehtap ALTAN
16 Ağustos 2010 Pazartesi 00:49:18
1- Şiir bir başkası tarafından düzeltilebilir ya da tamamlanabilir mi?

* Elbette, çünkü paylaşımın en belirgin kriteri çok sesliliktir...Ama şiirin duygusuna dokunulmama hakkı saklı kalarak...

3- Güzelliğin yapısı belirlenebilir nitelikte midir?

* Güzellik görecelidir ... Bir şairin güzeli diğer şairin gölgesi olabilir...

4- Gerçek sanat yapıtlarını olmayanlarından nasıl ayırırız?

* Gerçek sanat yapılarında emek vardır, işçilik vardır, okunulduğu dokunulduğu zaman farkı vardır...

5- Sanat yapıtlarını değerlendirmek için nesnel ölçütler ya da ölçünler (standartlar) var mıdır?

* Bu soruya ikilemde kalan duygularım karşı geliyor... Ama belirgin ölçütler vardır olmalı da bence...

7- Bir sanat yapıtının güzel olduğu konusunda başkasını inandırmak mümkün müdür?

* At gözlüğü ile bakan birini ikna etmek bırakın sanat yapısının güzelliğini minik bir ayrıntıya bile zordur...

8- Beğeni içinde keyfilik bulunur mu? Belli kurallara göre mi beğeniriz?

* Bence beğeninin kuralı yoktur sınırı yoktur .... Beğeni çıplaktır nettir şeffaftır...

9- İnsan düşüncesinin ürettiği değerlerin tümüne genel anlamda kültür diyebilir miyiz?

* Kültür;Bir grup insanın bireysel ve toplu yaşamlarını anlamada, düzenlemede ve yapılandırmada kullandıkları bir inançlar ve adetler sistemidir... Dolayısıyla elbette diyebiliriz...

10- Estetik yargıların kaynağı yalnızca haz duyma gibi öznel bir duygu mudur?

* Elbette sadece haz duyma yetisi değildir estetik yargıların kaynağı... Doyum, katkı ve sunulanın sağladığı estetik sihirde bir parçasıdır bu oluşumun...

13- Şiir insana bir şey katar mı, onu geliştirir mi?

* Keisnlikle şiir insana artılarındaki devinimlerle hem katkı sağlar hem yeniler... Gelişim insanın isteğindeki hırstır...İstemeyen bir insana bir harf bile öğretemessiniz... O yüzden şiir ona yağdıkça bereketini verir kaleme ve ruha...

14- Her şiir okuyucusuyla hesaplaşmak zorunda mıdır?

* Hayır... Şiir okuyuuclara sunulmadan önce zaten doğmuştur... Hesap sadece ayrıntıdır...

16- Güzel kavramı, insan zekasının uydurduğu bir şey midir?

* Güzel kavramı yaradılışın işçinde insana sunulan şeffaf camdır...

17- Şair, sözcüklerin birbirinden yansıyarak çoğaldığına inanan kimse midir?

* Şair sözcüklerin duygudaki yansımasını yaşamal buluşturan eçidir...

Sayın Zeki Çelik oldukça etkili değerli bir forum konusuydu...

TEŞEKKÜRLER...
Şükran AY
16 Ağustos 2010 Pazartesi 01:18:03


Çoğu cevaplarda mutabık kalmakla birlikte bir kaç maddede farklı düşünüyoruz.

8- Beğeni içinde keyfilik bulunur mu? Belli kurallara göre mi beğeniriz?

Eğer sanat eserinin kalitesini belli kurallara bağlıyorsak otomatik olarak beğeniyede yansır bu anlayış.

O sanat eserinin belli kurallar çerçevesinde olup olmadığı beğeninin ölçüsünü belirler.

9- İnsan düşüncesinin ürettiği değerlerin tümüne genel anlamda kültür diyebilir miyiz?

Eğer toplum tarafından benimsenmemişse sözlü yada yazılı bir hale gelmemişse öznel düşünceden ileri gidemez.
Genel kültürü oluşturan unsurların çoğu öncesinde denenmiş, kabullenilmiş, kanıksanmış değerlerdir.


10- Estetik yargıların kaynağı yalnızca haz duyma gibi öznel bir duygu mudur?

Hayır sadece öznel bir hazdan kaynaklanmaz estetik yargıların kaynağı aynı zamanda sanat eserinin ayrılmaz ana arterlerinden biridir.Mecburiyete dayalı bir kaygıdır kisanat eseri özünde güzelliğin, estetiğin, inceliğin üstüne kuruludur.Haz duymak bu mecburiyetin getirisidir.

14- Her şiir okuyucusuyla hesaplaşmak zorunda mıdır?

Eğer şair şiirlerini yayınlamayacak özel olarak kendi kütüphanesinde saklayacaksa değildir.

Ama kitap haline getirmişse kamuya sunmuşsa her şiir bu hesaba tutulmak zorundadır.Ki şair topluma sunmuş olduğu şiirinin yansımasını görsün.Zaten okunsun diye yazmıştır.
Ve bu hesaplaşmaya zaten peşinen razı olmuştur.



17- Şair, sözcüklerin birbirinden yansıyarak çoğaldığına inanan kimse midir?

Şairine göre değişir.Sadece kelimenin gerçek anlamından değil şairin kendince kelimelere yüklediği anlamların yansımasındanda çoğalır.

Şair kelime üretendir aynı zamanda.



Çok güzel bir form konusuydu.Teşekkür ederim.

İlgiyle takip edeceğimden emin olabilirsiniz.

Tüm form katılımcılarına saygılarımla.






zeki çelik
16 Ağustos 2010 Pazartesi 02:10:47
1. maddeden devam edersek,sizin şiirlerinize yaptığım önermelerim; şu olmamış şununla değiştirin gibi bilgilerle uğrarsam, o şiir sizlikten çıkar. Benim kelimelerim sizin kelimelerinizle bir birliktelik sağlamış olur, sizin şirinize ortak olmuşumdur artık.

Vakti zamanında allahın rahmetine kavuşmadan önce bir şaire bir önermem olmuştu, kitap fuarındaydık.. okudun mu kitabımı zeki dedi... Okudum ama kafama takılan bir yer var dedim.

Şiirinizde baharı sevgiyi aşkı mutluluğu sevinci bir kelebeğin kanadına yüklemişseniz, ama kelebeğin ömrü 2 günlük değil mi, yazık şiirinizi öldürmeyin dedim.:)

Çok güzel bir önerme ama bunu değiştirdiğim an kitap senin malın olur artık demişti. Uzun uzadıya bir sohbetti bizimkisi.

hayal_meyal
16 Ağustos 2010 Pazartesi 01:53:14
‎"AYDIN" insan araştırır.. yargılar ve sonuca varır.. "CAHIL" ve "YOBAZ" insan duyar.. görür ve hükme varır.
(RaVZa)


sizce bu sözün bu forum konusuyla ilgili bir alakası var mı?
birisi bana bunun açıklamasını yapabilir mi?
bu söz ne kadar doğru ne kadar yanlış.?

çok merak ettim....
aydınlatırsanız beni bu konuda çok sevinirim
sevgilerimle
Can Murat
16 Ağustos 2010 Pazartesi 02:08:14
Konuya yazılan bütün eleştirilere baktım ama yazdığınız cümleyi göremedim.Uyarınızdan sonra silindi herhalde...

Size katılıyorum "ötekileştirmemek" lazım insanları...
zeki çelik
16 Ağustos 2010 Pazartesi 02:27:38
Başka bir forum konusunu ilgilendiren bir değerlendirmeniz bu. Ama yine de açıklama yapmamı isterseniz birkaç cümle ile dillendirelim.

Bir yerde bir toplum varsa ve bu topluluk birlikte hareket ediyorsa orada "kültür" vardır. Her yerleşik bir tabu, bir kuraldır. Yöreye-bağlı kalmaktan sıyrılarak gerekli görüş açısını elde etmek için en iyi yollardan biri, diğer kültürlerin kural ve ölçütlerine kendimizi açmamızdır. Bir zihin belli önerilerden kalkarak kültürler arası uygun sonuçlara varabiliyorsa o zihin mantıklı çalışıyordur diyebiliriz. Aydın-Cahil ikilemliği bu sonucun ürünüdür.

Aydın'ların mekan kavramı geniş bir bahçe alanı gibidir. Çünkü; toplumsal algılama psikolojisinde bir yol olmadığı için sürer toprağı. O da işçidir...

Yobazlık çok başka bir şey..
hayal_meyal , forumun sahibi
16 Ağustos 2010 Pazartesi 02:41:18
teşekkür ederim bilmek istediğim buydu
var olun
sevgiler
ŞiiriminKaLbi
20 Ağustos 2010 Cuma 22:13:14
:)) hayal meyal bir ikilemedir,"hayal"i bazen de bu meyal ikincili tanımlar...çok şey ya zıttıyla yada ikinciliyle de anlamlaşabilir.....çabam odur ki şiir yalnızca duygu-anlam-imaj ilişkiler bütünü değil FELSEFİK bir bütünlük de içerir.Tercihler kelimelerde değil hecelerde başlar,yani seslerden...
Yorum Yaz
/ 8 »
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.