Geçmişi özlüyor musunuz?

3.786 izlenme - 136 yorum -
/ » 14
Yorum Yaz
YağMuRun İzİ
18 Aralık 2008 Perşembe 14:07:30
İnsanlar farklı yaşam tarzlarına ve zevklere sahiptirler.Buna bağlı olarak,felsefeler de farklılıklar gösterir.
Ben, modern ve çağdaş dünyanın güzelliklerinin yanısıra,geçmişi de oldukça özleyen bir insanım.Bana göre o günlerde herşey daha saf ve netti.Konuyu fazla açmadan,ayrıntıları size bırakıyorum.
Peki siz geçmişten neleri özlüyorsunuz?
Eğer özlüyorsanız,o güzellikleri yaşatmak için ne gibi bir çaba harcıyorsunuz?

Saygılarımla...
mecnun_60
24 Aralık 2008 Çarşamba 15:59:07
mazi bence şarap gibi eskidikçe güzelleşiyo..üzerinden zaman geçtikçe yaşananların değeri anlaşılıyo...bazen de keşke şunu yapmasaydık diyoz ama geçmiş değiştirilemiyo işte................
MaVı_InCı
1 Eylül 2009 Salı 20:38:37
Bence geçmiş hernekadar gecmişte de kalsa,hernekadar geçmişe mazi de dense herseyin ayrı bı guzelliği vardır.Belkı acı belkı tatlı hersey farklıdır.Kimbilir kimi zaman keskelerımızde vardır geçmişte.Ama önemli olan o keskelerden ders çıkartmak diilmidir?
Her dogan gunesle yenı bı gune baslarken her gecen gunden tecrube edınmektır bence.
Geçmişi tabikide özluyorum.Dediğiniz gibi hersey daha net ve saf oldugu ıcın.Herşey acı veya tatlı ayrı bı özellıkte oldugu için.Mesela çocuklugu mu özlerım.Unutmamak gerekır geçmıste mutlaka özlenecek bır guzel anı vardır!.. :)


Saygılarımla!...

pes artık
9 Ekim 2009 Cuma 15:00:37



hemde çok özlüyorum
YağMuRun İzİ , forumun sahibi
9 Ekim 2009 Cuma 15:17:57
Metinkaya
12 Ekim 2009 Pazartesi 13:55:02
Ben...
Geçmişten özlediklerimi sıralamaya kalksam...
İlk ve son sırayı; insanımızın bugün kaybolmaya yüz tutmuş saf ve derinliği sonsuz insan sevgisine olan özlemime veririm...

Sevgi olmazsa hiçbir şeyin güzelliğinin tadılamayacağına inanan biri olarak; şimdi küçük bir Amerika olmak yolunda son noktaya gelmiş olan ülkemizin, benliğini kaybettiğini ve eski karşılıksız sevgi bağlarının koptuğunu büyük bir üzüntü ile görürken şimdiki durumumuz ile geçmişi kıyaslamam bile mümkün değildir...

Saygılarımla..
YağMuRun İzİ , forumun sahibi
12 Ekim 2009 Pazartesi 20:03:03
Metin bey duygu ve düşüncelerinize aynen katılıyorum.

Yine de Allah'tan umut kesilmez.İnşallah her şey düzelir.

Kıymetli düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum...
szyazari
12 Ekim 2009 Pazartesi 22:02:36
Cahil olduğum,herşeyi tatmadığım,merak ettiğim zamanları özlüyorum..Hayatı fazla ciddiye alırdım o zamanlarda ama şimdi daha fazla..Hayatı az ciddiye aldığım zamanları özlüyorum :)
YağMuRun İzİ , forumun sahibi
13 Ekim 2009 Salı 01:24:24
Sorumluluk bilinci ne kadar yüksekse farkındalıkta ona endeksli yükseliyor.
Evet belkide keşkelerimizden biridir, kimi zaman bazı şeyleri anlamasak deriz.
Ama...

Güzel yorumunuz için teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum...
(Mustafa Çetiner)
18 Aralık 2008 Perşembe 14:56:46
Hem de nasıl...
Ya zaman değiştiği için, yada artık çocuk olmadığımız için yok yaşamın eski tadı....
YağMuRun İzİ
21 Aralık 2008 Pazar 14:40:27
Sevgili cetiner,bence yaşam değişti.En basit örnek olarak,çocukluğumda büyüklerimden birisi bana bir çikolata veya şeker verdiğinde,deyimin tam anlamıyla çocuksu bir gülüş belirirdi gözlerimde.Fakat şimdiki çocuklara bakıyorum,her türlü imkanın öylesine bol olmasına rağmen,gözlerinde o günlerdeki mutluluk ışığını göremiyorum.
Paylaşımınız için çok teşekkür ederim.
Saygılarımla...
yakupicik
18 Aralık 2008 Perşembe 21:06:33
"gecmis bir kova dolusu küldür"(carl sandburg)
simdiki zamana bakmali gelecege kucak acmali...

selam ile

yakupicik tarafından 12/20/2008 1:09:12 PM zamanında düzenlenmiştir.
YağMuRun İzİ
21 Aralık 2008 Pazar 14:31:58
Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgârdan fayda gelmez.

Evet haklısınız.Ama hangi limanda olduğumuzu bilmezsek de gideceğimiz limanı bulamayabiliriz.

Paylaşımınız için çok teşekkür ederim Yakup bey.

Selamlarımla...
Devrim Tülay
18 Aralık 2008 Perşembe 21:28:25
Özlüyorum...
en çokta çocukluğumu...sorumsuz deli dolu yaşamanın doyumsuzluğunu...
ve duru sevgileri...korkusuz,karşılıksız sevgileri.
güveni...gözü arkada kalmadan teslim edebilmeyi bize ait ne varsa...

ve...ne yapıyorum...özümden ödün vermemeye çalışıyorum,hayal kırıklığına sebep olmamak için emek veriyorum...geçmişime sahip çıkarak geleceğe bakmaya çalışıyorum...
YağMuRun İzİ
21 Aralık 2008 Pazar 14:49:34
Paylaşımınız için çok teşekkür ederim.Duygu ve düşüncelerinize katılıyorum.
Özellikle de 'geçmişime sahip çıkarak geleceğime bakmaya çalışıyorum' cümlesinde,tam olarak doğru noktada durduğunuzu düşünüyorum.
Saygılarımla...
Gizzz
19 Aralık 2008 Cuma 01:44:37
ömrümün ilk 9 yılını .........ölesiye ve öylesine çok özlüyorum ki zaten yolum oraya........hani çocuk geldik ve yaşlandıkça da çocuklaşıp gidicez söylentisi var ya öyle işte.......

yaylalarda geçen günlerimi......mağara mağara dolaşıp bir şeyler arama sevincimi.....define bile arardık.......Türkiye'nin öbür ucunda bir dağın bir tepesindeydim ama yürüdükçe istanbula gidiyorum ben derdim......sonra tabi bizim oranın tilkilerinin yaşadıklara yerlere yürüdüğümü anlayıp tazı gibi geri koşardım......

bazı çalılıklar boncuk türünden meyveler verirlerdi......kankırmızısı.........onları ipe sıralar kolye........bileklik niyetine takardım.....gece yatarken suya koyardım ki solmasınlar........

sonra hayvanlarımız vardı....inekleri otlatmak onların peşinden gezmek koşmak.........sonra gizli gizli süt sağmak babaannemden......ne kadar beceremesem de damlası damladır.......herkesinkilerden daha lezzetli olurlardı.....

sonra ata merak salıp binmeler devamında tepe takla inmeler.....sonra yabanilerden kaçmalar.....dağlar işte........dağ yolları......yaylamızda bir düzlük vardı ve karşılıklı üç şehit mezarı......derdim o yaşta ölürsem beni bunların yanına gömün.......şehitler kavga ederlermiş sırf öldüğümde buraya gömüleyim de kavgaları izlesin ruhum sebep buydu.........

çocukluk işte.......:((((((((((((
YağMuRun İzİ
21 Aralık 2008 Pazar 15:06:09
Yaşlandıkça çocuklaşacağız ama o zaman geldiğinde çocukluğumuzdaki yaşam olmayacak malesef...

Yaylalarda gezinip,mağaralarda birşeyler arardınız.Adımlarınızı özgürce kullanır ilerlerdiniz.Ama tilkilerin mekanına yaklaştığınız düşüncesiyle geri dönerdiniz.Şimdi ise beton yığınlarının arasında bulunan bitmez tükenmez sokaklarda yürüyorsunuz.Tilkiler ise hep etrafınızda ama onlarla yaşamaktan başka elden gelen birşey yok.

Eminim sahip olduğunuz kıymetli takılar da,o kırmızı meyeciklerden yaptığınız bileklik ve kolyeler kadar zevk vermiyordur size.

Kendi emeğinizle sağdığınız,halis inek sütü gerçekten de çok lezzetli olur.Bir kaç kutu hazır süt ister misiniz?Katkı maddeli...

Ve aslında söylemeye gerek yok ama,malesef istemediğiniz kadar şehit haberi izleyebiliyorsunuz artık.

Ne kadar da haklısınız.Yeniden çocuk olabilseydik...
Çocukluk işte...

Saygılarımla...
sevenilk
1 Kasım 2009 Pazar 18:22:33
Ah çocukluk, çocukluğum... Yaşlandıkça niye anneme benziyorum? Neden "yaşam artık uzun bir anımsayış"a dönüşüyor."Büyüme Çocuk" adlı şiirim de tam bu konuyla ilgili. Sayfamda merak edenleri bekliyor.Bu arada yukarıda tırnak işareti içindeki cümle de Erendiz Atasü'nün "Dağın Öteki Yüzü" adlı romanından alıntı. Güzel bir kitap. Okuma sevdalılarına tavsiye ederim.Sevgiyle kalın.
sevenilk
1 Kasım 2009 Pazar 18:25:06
Çocukluk her zaman güzeldir. Çünkü yaşayanlar çocuktur.
suzan can
19 Aralık 2008 Cuma 13:26:39
güzel günler özlenmez mi...

güzelse özlenir...
ama değilse sanırım özlenmez..
YağMuRun İzİ
21 Aralık 2008 Pazar 15:07:45
Güzel günler özlenir.Güzel olmayanlarsa hatırda kalıp geleceğe ışık verir.

Saygılarımla.
halime bayrak
19 Aralık 2008 Cuma 14:12:58
Hemde nasıl özlüyorum bilemezsiniz.
Bunu anlatmak için sözcükler yetersiz kalıyor
YağMuRun İzİ
21 Aralık 2008 Pazar 15:12:19
Geçmişimizden mahrum kaldığımızda,kelimeler de kifayetsiz kalıyor değil mi?
Dediğiniz gibi.Nasıl anlatılabilir ki?
Kaç saate sığdırılabilir anlatımı veya kaç güne?Kaç sayfaya yazılabilir geçmiş veya kaç kitaba?
Teşekkür ederim.
Saygılar...
Arzu Buse ERASLAN
19 Aralık 2008 Cuma 21:13:32
Hemde çok hele gecenin yalnız karanlığında daha da çok özlüyorum geçmişi kim özlemez ki?
YağMuRun İzİ
21 Aralık 2008 Pazar 15:15:10
Geceler...
Çoğu kişi tarafından gece,zamanın adı yalnızlık olarak nitelendirilir.Ben tam tersini düşünüyorum.Gece en yoğun zamanımızdır.
Kendimizle başbaşa kalıp;yüzleştiğimiz andır.

Ve dalıp gittiğimiz...

Saygılarımla...
hüzünlüşarkım
20 Aralık 2008 Cumartesi 09:04:54
Özlenecek kadar güzel ve dolu dolu geçmişse...Özlenir...Bu günlerimize de şükür deyip ders almayı bilmeliyiz..
Ama şu var ki gelen gideni aratır !..
YağMuRun İzİ
21 Aralık 2008 Pazar 15:16:47
Ve ardından hüzünlü bir şarkı bırakıyor değil mi?
mecnun_60
24 Aralık 2008 Çarşamba 16:03:45
şadağımız anda bir çok şeyin farkına varamıyoruz.daha sonradan değerini anlıyoruz.bu yüzden de geçmişe hep özlem duyuyoruz.gelenin değerini kavrayamadığımız için de gideni arıyoruz belki de...
YağMuRun İzİ
24 Aralık 2008 Çarşamba 18:41:20
Her giden bizden birşeyler götürür.Bir yanımız hep eksik kalır.Tamamlamak için daha çok sevgiye ihtiyacımız vardır.

Ama...
bngsu
20 Aralık 2008 Cumartesi 10:19:17
Geçmişin değerini o anlarda bilemeyiz, tabi ki özlenir geçmiş. Yaptığın hatalar, yaşadığın mutluluklar.. Hepsine geri dönmek için belki de. Ama bugünün de değerini bilmeyiz. Bilmeyiz ki bugünleride özleyeceğiz..
YağMuRun İzİ
21 Aralık 2008 Pazar 15:22:49
Kapanmayan çoğu yaramızın sebebi de bu değilmidir zaten?
Nedense bıkmadan,usanmadan ve akıllanmadan;zamanımıza sahip çıkmak ve sahip olduklarımızın kıymetini blmek yerine;geçmişi,sahip çıkamadıklarımızı ve kaybettiklerimizi düşünüp dövünürüz.
Yani bir anlamda,kısırdöngüye büyük katkıda bulunur,kendimizi bir kaosun içine sürükleriz.
Tebrik edilmeyi hak eden bir tespit.
Saygılarımla...
Yorum Yaz
/ 14 »
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.