Noktalama ve yazım kuralları

2.913 izlenme - 92 yorum -
/ » 10
Yorum Yaz
Nail Yavuz
7 Eylül 2007 Cuma 23:52:57


İmla klavuzu ile ilgili alıntı yaptığım bazı bilgileri yararlı olacağı düşüncesiyle siz şiir dostlarımla paylaşmak istiyorum

Eklerle İlgili Kurallar


1. Soru eki her zaman ayrı yazılır: Öğreniyor musunuz? Ölür müsün, öldürür müsün? Kalem mi? İnsanlık öldü mü?

2. -ki aitlik eki ünlü uyumlarına uymaz ve daima bitişik yazılır: Yarınki, akşamki, yoldaki, yazıdaki, Turgut’unki.

Birkaç örnekte ünlü uyumlarına uyar: bugünkü, dünkü, öbürkü.

3. -ma /-me fiilden isim yapma eki ile biten kelimeler -a, -e, -ı, -i ekleriyle genişletildiğinde araya y koruyucu ünsüzü girer: kazanma-y-a, okuma-y-a, sevme-y-i.

-mak / -mek ile bitenlere ise -a, -e, -ı, -i eklerinden biri gelirse -k ünsüzü yumuşar: yazmak-a ] yazmağa, okumak-a ] okumağa. Ancak günümüzde y’li yazılışa doğru güçlü bir eğilim vardır.

4. -ken ([iken) eki büyük ünlü uyumuna uymaz. Getirildiği kelimenin ünlüleri kalın da olsa, ekin ünlüsü ince kalır: okurken, yazarken, durgunken, başlarken.

5. İ- ek-fiili ayrı yazıldığında ünlü uyumlarına uymaz: okuyor idik, çalışacak imişiz, yorgun ise.

Ancak, imek fiili bugün daha çok ekleşmiş olarak kullanılmakta ve ünlü uyumlarına uymaktadır: bakıyordu, süslenecekmiş, neyse, güzelmiş, alırsa.

6. Ki bağlacı her zaman ayrı yazılır: demek ki, bilmem ki,

Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer.

Olmaz ki!

Böyle de yatılmaz ki! (Orhan Veli)

7. Da, de bağlacı ayrı yazılır. Bu bağlacın ayrı yazılacağı çoğu kişi tarafından biliniyor ancak bulunma hâli ekiyle karıştırılıyor. Bunları şöyle ayırt edebiliriz:

· Bağlaç olan da, de’nin -ta / -te şekli yoktur.

· Bir isim, hâl eklerinden sadece birini alabilir. Kelimede hâl eklerinden biri varsa bunu takip eden da, de bağlaçtır ve ayrı yazılmalıdır: Bu soruyu da bildi. Size de selâmı var.

· Hâl eki çıkarılacak olursa belirgin bir şekilde, cümlede kopukluk olur.

Ya sözüyle kullanılan da mutlaka ayrı yazılır (ya da) . Araba ya da otomobil, ne bulursan tut.



Kelimelerle İlgili Kurallar


Dilimizde yeni bir kavramı karşılamak için yararlandığımız yollardan biri, kelime birleştirmesidir. Kelime birleştirmesi yoluyla kurulan sözlere birleşik kelime adı verilir. Bu terim için bileşik kelime denilmesi yanlıştır.

İmlâmızla ilgili tereddütlerin çoğu, kelimelerin ayrı mı, bitişik mi yazılacağı bahsinden kaynaklanmaktadır. Ayrı ve bitişik yazılan kelimeler için uzunca bir açıklama yapmak yerine pratik bir kaç kural vererek ana hatlarıyla bu bölümü özetleyeceğiz:

· Birleşme sırasında anlam kaymasına uğrayan birleşik kelimeler, bitişik yazılır: hanımeli, kaynanadili, dokuztaş (oyun) , deveboynu (boru) .

· Birleşme sırasında ses olayı görülen birleşik kelimeler bitişik yazılır: kayın ata ] kaynata, sütlü aş ] sütlaç, ne için ] niçin, emir etmek ] emretmek, sabır etmek ] sabretmek, kayıp olmak ] kaybolmak.

Reddetmek, hissetmek, reddolunmak, affetmek, zannetmek, hiss ] his, his-etmek ]hissetmek.



1. Bitişik yazılan birleşik kelimeler

Birleşik kelimelerden bitişik yazılanlara bitişik kelime diyoruz. Birleşik kelimelerden hangilerinin bitişik yazılacağı aşağıda özetlenmiştir:

a) Kurallı birleşik fiiller bitişik yazılır:alıverdi, düşeyazdı, bakakaldılar, anlayabilirseniz,, yazabilirsiniz.

b) Kelimelerden biri veya ikisi, birleşme sırasında benzetme yoluyla anlam değişmesine uğrarsa bu tür birleşik kelimeler bitişik yazılır:

Aslanağzı, keçisakalı, keçiboynuzu, karagöz (balık) , balıkgözü (halka) , sıçandişi (dikiş) , kadınbudu (köfte) , dilberdudağı(tatlı) , acemborusu (bitki) , kuşyemi (bitki) , beştaş (oyun) , camgüzeli (bitki) , yalıçapkını (kuş) , Samanyolu (yıldız kümesi) , Demirkazık (yıldız) , ayşekadın (fasulye) , hafızali (üzüm) , karafatma (böcek) .

c) –an /-en, -r / -ar / -er, ve –maz / -mez ekleriyle kurulmuş sıfat-fiil gruplarından kalıplaşmış birleşik kelimeler gelenekleşmiş olarak bitişik yazılır: ağaçkakan, çöpçatan, oyunbozan, saçkıran, gökdelen, akımtoplar, betonkarar, çoksatar, sanatsever, tekerçalar (cd) , uçaksavar, kuşkonmaz, varyemez, töretanımaz, değerbilmez.

d) -dı (-di / -du / -dü, -tı / -ti / -tu / -tü) ekiyle kurulan kalıplaşmış birleşik kelimeler bitişik yazılır: albastı, ciğerdeldi, gecekondu, günindi, kolbastı, imambayıldı, mirasyedi, zıpçıktı, toprakbastı, şıpsevdi.

e) Her iki ögesi de –dı (-di / -du / -dü, -tı / -ti / -tu/ -tü) veya –r / -ar / -er eklerini almış ve kalıplaşmış birleşik kelimeler bitişik yazılır: dedikodu, kaptıkaçtı, oldubitti, biçerdöver, uyurgezer, okuryazar, yanardöner, yüzergezer.

f) Hayvan, bitki, organ ve çeşitli nesne adlarıyla kurulan ve içinde renklerden birinin adı veya renk sözü geçmeyen renk adları bitişik yazılır: baklaçiçeği, balköpüğü, camgöbeği, devetüyü, fildişi, vişneçürüğü.

g) Renk adlarıyla kurulan ve bitki, hayvan veya hastalık türlerinden birini gösteren birleşik kelimeler bitişik yazılır: akağaç, akkavak, akmantar, karadut, karaçalı, alabalık, karakuş, bozayı, beyazsinek, sarıçiçek.

ğ) Somut olarak yer bildirmeyen üst ve üzeri sözlerinin sona getirilmesiyle kurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: akşamüstü, ayaküstü, bayramüstü, ikindiüzeri, olağanüstü, sırtüstü, suçüstü, yüzüstü.

Somut olarak yer bildirmeyen alt sözüyle kurulan birleşik kelimeler de bitişik yazılır: ayakaltı, bilinçaltı, gözaltı, şuuraltı.

h) İki veya daha çok kelimenin birleşmesinden oluşmuş kişi adları, soyadları, lâkaplar ve Türkçe yer adları bitişik yazılır:Alper, Birol, Gülseren; Atatürk, Adıvar, Tanpınar; Tepedelenli Ali Paşa; Çanakkale, Pınarbaşı, Beşiktaş, Yenişehir, Batıkent, Çengelköy, İncesu, Acıgöl.

ı) Şahıs adları ve unvanlarından oluşmuş mahalle, meydan, köy vb. yer ve kuruluş adlarındaki unvan grubu; unvan kelimesi sonda ise, gelenekleşmiş olarak bitişik yazılır: Abidinpaşa, Bayrampaşa, Necatibey (Caddesi) , Gaziosmanpaşa (Üniversitesi) .

i) Ara yönleri belirten kelimeler bitişik yazılır: güneybatı, güneydoğu, kuzeydoğu,kuzeybatı

j) Senet, çek vb. ticarî belgelerde geçen sayılar bitişik yazılır: yediyüzyirmibeşmilyonaltmışsekizbinsekizyüzon lira.

k) Her iki ögesi de aslî anlamını koruduğu halde yaygın bir şekilde gelenekleşmiş olarak bitişik yazılan kelimeler de vardır:

· Baş sözüyle oluşturulan sıfat tamlamaları: başkomutan, başyazar, başfiyat,, başrol, başköşe, başparmak, başkent, başçavuş, başeser.

· Başı kelimesiyle oluşturulan belirtisiz isim tamlamaları: aşçıbaşı, binbaşı, onbaşı, çarkçıbaşı, ustabaşı, yüzbaşı..

· Oğlu, oğulları, kızı sözleriyle oluşturulan belirtisiz isim tamlamaları: Caferoğlu, Topaloğlu, Osmanoğulları, çapanoğlu, dayıoğlu, eloğlu, hinoğluhin, teyzekızı.





· Ağa, bey, efendi, hanım, nine vb. sözlerle kurulan birleşik kelimeler: ağababa, ağabey, beyefendi, efendibaba, hanımanne, hanımefendi, hacıağa.

· Açıortay, ağırbaşlı, akarsu, akaryakıt, anamal, anaokulu, anapara, anayasa, atasözü, aybaşı, babaanne, basmakalıp, başörtü, birdenbire, bozkır, bugün, buzdolabı, delikanlı, erbaş, gökyüzü, ilkbahar, ilkokul, ilköğretim, ipucu, milletvekili, tıpkıbasım, topyekûn, vazgeçmek, yarıçap, yarımada, yeryüzü, yüzyıl gibi kelime ve deyimler de gelenekleşmiş ve yaygınlaşmış olarak bitişik yazılır.

· Biraz, birazı, birkaç, birkaçı, birtakım, birçok, birçoğu, hiçbir, hiçbiri, herhangi kelimeleri de bitişik yazılır.

l) Hane kelimesiyle Farsça kurala göre oluşturulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: çayhane, dershane, eczahane, hastahane, postahane, pastahane, yemekhane. Bu sözlerde geçen hane kelimesindeki h’nin yazılmaması yanlıştır.

m) Perver, perest, zade ve name kelimeleriyle Farsça kurala göre oluşturulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: vatanperver, hayalperest, Resulzade, dayızade, beyanname, Oğuzname, Battalname.

n) Kanunda bitişik geçen veya bitişik olarak tescil ettirilen kuruluş adları bitişik yazılır: İçişleri, Dışişleri, Genelkurmay, Yükseköğretim.

o) Oto, tele, matik ögeleriyle kurulan alıntılar da bitişik yazılır: otobiyografi, otomobil, otogar, otopark, telekart, telekız, telefon, bankamatik.


2. Ayrı yazılan birleşik kelimeler

a) Deyimler ayrı yazılır: göze girmek, etekleri zil çalmak, ağzı kulaklarına varmak.

b) İkilemeler ayrı yazılır: bata çıka, yavaş yavaş, güle oynaya, çoluk çocuk, ev bark, konu komşu, eş dost, kitap mitap, süklüm püklüm, soy sop.

c) Yardımcı fiillerle kurulan birleşik fillerde ses olayı olmuyorsa ayrı yazılır: arz etmek, adam olmak, dans etmek, soracak olmak, not etmek, oyun etmek, sağır olmak, yok olmak, yardım etmek, yarış etmek.

d) Birleşme sırasında kelimelerden hiçbiri anlam değişikliğine uğramıyorsa bu tür birleşik kelimeler ayrı yazılır:

· Hayvan türlerinden birinin adıyla kurulanlar: ada balığı, ardıç kuşu, tarla kuşu, bal arısı, Pekin ördeği.

· Bitki türlerinden birinin adıyla kurulanlar: çörek otu, acı ot, yayla çiçeği, yumru kök, kuş üzümü, dağ armudu, Japon gülü, kuru fasulye, kuru incir, yaban gülü.

· Nesne, eşya ve alet adlarından biriyle kurulanlar: bakır taşı, dikili taş, Arap sabunu, el kitabı, alt geçit, toplu iğne, dolma kalem, yemek masası, yapma çiçek. yatak örtüsü.

· Yol ve ulaşımla ilgili birleşik kelimeler: Arnavut kaldırımı, çevre yolu, deniz yolu, kara yolu, keçi yolu.

· Durum, olgu ve olay bildiren sözlerden biriyle kurulanlar: açık oturum, ana dili, dil birliği, baş ağrısı, çıkış yolu, iş bölümü, masa başı, sofra başı, ses uyumu, yer çekimi.

· Bilim ve bilgi sözleriyle kurulanlar:anlam bilimi, gök bilimi, dil bilgisi, halk bilimi, ses bilgisi.

· Yuvar ve küre sözleriyle kurulanlar: ışık küre, yarı küre, ağır küre, hava yuvarı, göz yuvarı, ısı yuvarı.

· Yiyecek, içecek adlarından biriyle kurulanlar: balık yağı, Urfa kebabı, dil peyniri, tas kebabı, İnegöl köftesi, havuçlu kek, çiğ köfte, maden suyu, vişne suyu, işkembe çorbası, koz helvası, kesme şeker, çiğ köfte, dolma biber, kuru yemiş, süzme yoğurt.

· Gök cisimleri: Çoban yıldızı, kuyruklu yıldız, gök kuşağı, gök taşı.

· Organ veya organ yerine geçen sözlerden biriyle kurulanlar: aç göz, sulu göz, bel kemiği, takma bacak, gaga burun, kuru kafa, karga burun.

· Benzetme yoluyla insanın bir niteliğini anlatmak üzere bitki,hayvan ve nesne adlarıyla kurulan birleşik kelimeler: ağır top, çetin ceviz, eksik etek, sağmal inek, deli balta, çöpsüz üzüm, eski toprak.

· Zamanla ilgili birleşik kelimeler:bağ bozumu, gece yarısı,gün ortası, hafta başı, hafta sonu, ay sonu, yıl sonu.

e) –r / -ar / -er, -maz / -mez ve –an / -en ekleriyle kurulan sıfat tamlaması yapısındaki birleşik kelimeler ayrı yazılır:bakar kör, çalar saat, çıkar yol, döner kapı, döner kebap, güler yüz, yazar kasa, çıkmaz sokak, görünmez kaza, tükenmez kalem, uçan daire, uçan top.

f) Renk sözü veya renklerden birinin adıyla kurulmuş isim tamlaması yapısındaki renk adları ayrı yazılır:bakır rengi, kül rengi, portakal rengi, ten rengi, gece mavisi, limon sarısı, boncuk mavisi, duman rengi,Çingene pembesi.

g) Yer adlarında kullanılan Batı, Doğu, Güney, Kuzey, Kuzeybatı, Kuzeydoğu, Güneydoğu, Güneybatı, Aşağı, Orta, Yukarı, Küçük, Büyük, Eski, Yeni, İç, Yakın, Uzak gibi kelimeler ayrı yazılır: Orta Asya, Uzak Doğu, Güneydoğu Anadolu, İç Erenköy, Küçük Çamlıca, Büyük Menderes, Aşağı Ayrancı, Yeni Kızılelma.



ğ) Yer adları:Yunus Emre Mahallesi, Bahçelievler Mahallesi, Sakarya ırmağı,Van Gölü, İstanbul Boğazı, Erciyes dağı, Ağrı Dağı, İzmir Körfezi, Nene Hatun Caddesi.

h) Şahıs adlarından oluşmuş mahalle, bulvar, cadde, sokak, ilçe, köy vb. yer ve kuruluş adlarında sondaki unvanlar hariç, şahıs adları ayrı yazılır: Gazi Osmanpaşa Mahallesi, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, Sütçü İmam Üniversitesi, Koca Mustafapaşa.

ı) Şehirlere sonradan verilen unvanlar ayrı yazılır: Kahraman Maraş, Gazi Antep, Gazi Magosa, Şanlı Urfa.

i) Ev, ocak, yurt kelimeleriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: aş evi, bakım evi, radyo evi, ordu evi, öğretmen evi, yayın evi, aile ocağı, Türk Ocağı, sağlık ocağı, öğrenci yurdu, yetiştirme yurdu.

j) Ara, dış, öte, sıra sözlerinin sona getirilmesiyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: milletler arası, devletler arası, uluslar arası, yasa dışı, din dışı, fizik ötesi, mor ötesi, olağan dışı, aklı sıra, ardı sıra.

k) Somut olarak yer belirten üst sözüyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: arka üstü, böbrek üstü, sırt üstü, tepe üstü.

l) Alt, üst, ana, ön, art, arka, yan, karşı, iç, dış, orta, büyük, küçük, sağ, sol, peşin, bir, iki, tek, çok, çift sözlerinin başa getirilmesiyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: alt yapı, alt yazı, ana bilim dalı, ana fikir, ana vatan, ön lisans, ön söz, art niyet, yan cümle, iç kulak, dış gezi, orta öğrenim, büyük anne, büyük şehir, peşin fikir, çok hücreli.

m) Birden fazla kelimeden oluşan sayılar ayrı yazılır: bin dokuz yüz yirmi altı, yetmiş sekiz,kırk bir.

n) Kanunda bitişik yazılanlar dışında kuruluş adları ayrı yazılır: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Devlet Malzeme Ofisi, Türk Dil Kurumu, Yüksek Seçim Kurulu, Emekli Sandığı, Atatürk Orman Çiftliği.

Türk devlet ve topluluklarındaki özel adlar ünlüler bakımından Türkiye Türkçesindeki söylenişine göre yazılır: Azerbaycan, Bakû, Semerkant, İslâm Kerimov.

Ünsüzlerin yazılışında özgünlük korunur: Saparmurad Niyazov.'
suzep/turk_dili/ders_notlari/

RamazanTopoğlu
7 Ocak 2009 Çarşamba 16:17:27
Yararlandım. Çok teşekkürler paylaşımınız için Nail Bey.
Yaşanmamış Aşkların Şairi
28 Kasım 2010 Pazar 12:20:50
Çok yararlı bilgilerdi. Özellikle de teşekkür ediyorum size. Çok sık rastlanan ve zaman zaman benim de istemeyerek yapmış olduğum imla hataları, gerçekten de yazının veya şiirin anlamını bozabiliyor. "Anlamını bozsa da, önemli değildir, önemli olan şiirin içeriğidir. diyenler de oluyor. Her görüşe saygı duymalıyız. Ama o zaman da sormak gerekmez mi, "İmla ve yazım hataları önemli değilse, neden ders olarak okutuluyor?" diye. Benim kendi fikrim, şiir kadar etkilidir imla.Herkes edebiyatçı değil tabiiki. Ben de değilim. Ancak, sık sık imla klavuzuna ve sözlüğe bakarım. Doğrusu nedir bu kelimenin diye. "Saygı "sözcüğünü ele alalım. sık yapılan yanlışlardan birisi de, bu kelimenin "sayğı " şeklinde yazılmasıdır. "Aman canım, ne farkeder" diyenler de çıkacaktır. Herşeyden önce, gözümüzü tırmalıyor bu bir.. İkincisi,dilimizin yanlış öğrenilmesine neden oluyor. Çok zor değil ki, imla klavcuzu internete bile var. Şiirde imla ve yazım kuralları bence önemlidir ve en az şiirin içeriği kadar etki yapar.

Sayğılarımla :) özür dilerim... dikkat çekmek için böyle yazdım, düzeltiyorum: Saygılarımla.
Ayrıntıda Gezinmek
1 Aralık 2010 Çarşamba 03:27:15
Uluslar arası' nı ben ayrı yazıyordum bitişik yazılır demişti birisi. İkilemde kaldım şimi. Teşekkürler emeğiniz için. Yaralandık. Saygılar
direniş
8 Eylül 2007 Cumartesi 11:25:41
Tesekkur ederim sayin hocam. Cok onemli konuyu foruma tasimissiniz.

Sitemizde ozel bir baslik altinda toplanip istenildiginde arkadaslarimizin aninda faydalanmasini saglayacaktir.

Saygilarimla Nail hocam.
sıkılgan
8 Eylül 2007 Cumartesi 11:35:29
Çok güzel bir konuya değinmişsiniz. En az hatayla yazmak isteyen benim için çok faydalı oldu ellerinize sağlık. Sevgiyle kalın
Nail Yavuz
8 Eylül 2007 Cumartesi 12:53:08

NOKTA (.)

Bilindiği gibi cümle sonlarına konan noktalama işaretidir. Noktadan sonra gelen kelimenin ilk harfi büyük yazılır (bunu bilmeyenler var).

Noktada dikkat edilmesi gereken şey, eğer cümle parantezle bitiyorsa nokta parantezin içine değil dışına konur. Benim yukarıda yaptığım gibi

İKİ NOKTA (:)

Geçmiş dönemlerde iki noktadan sonra mutlaka büyük harf kullanılması gerekliliği belirtilirdi. Oysa günümüzde iki noktadan sonra gelen cümle tam ve bağımsız bir cümle ise yine büyük harfle yeni cümleye başlanıyor. Ancak iki noktadan sonra gelen cümle tam bir cümle değil, bir önceki cümlenin devamı niteliğinde ise bu durumda küçük harf kullanımı dikkati çekmektedir.
a.Açıklanması gereken konularda cümle ve sözcüklerden sonra iki nokta konur:
Güneş'e uzaklıklarına göre gezegenler şöyle sıralanır: Merkür, Venüs, Dünya, Jüpiter, Satürn, Uranüs.
Sömürge siyaseti, türlü yollara başvurur: Askerî gücüne dayanarak kaba kuvvet kullanır; ekonomik kontrolle hegemonya kullanmaya kalkar; kültürel sömürgeciliğe açılır.
b.Başkalarından aktarılan yazı ve sözlerde tırnak işaretinden önce iki nokta konur:
Yaşlı adam arkadaşına: "mermer iyi taştan, muhabbet iki baştan" diye nazik bir şekilde sitemini belirtti.
Atatürk diyor ki: "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir".
c.Yazıda karşılıklı konuşmaların başlayacağını belirten sözlerden sonra iki nokta konur:
Gülerek sordum:
- Ne biliyorsun?

İri ela gözlerini kırptı. Delillerden emin olan insanlara mahsus saf bir kanaatle:
- Ne bilmeyeceğim, dedi: sır olmasa buraya her gece nur iner mi?



ÜÇ NOKTA (…)



a.Büyük üzüntü, korku, sevinç gibi duygular nedeniyle tamamlanamayan cümlelerden sonra üç nokta konur:
- Baban iyileşti mi?
- Onu geçen hafta ...
Keriman hıçkırıklar arasında: - Yirmi yıl ... diye inledi, yirmi yıl sonra ... sana nasıl anlatabilirim ki ...
b.Tamamlanmamış cümlelerde anlamı pekiştirmek için üç nokta kullanılır:
Desem ki ...
İnan bana sevgilim inan ... (Cahit Sıtkı)
Senin gözlerinden öyle acı
Bir ışık geçer ki bazen ... (Cahit Külebi)
c.Üç nokta yazıda birbirine benzer varlıklar sıralanırken birkaçını yazdıktan sonra vesaire, bunun gibi anlamına gelen sözcüklerin yerine kullanılır:
Küçükken okuduğum kitaplardan hatırlayabildiklerim şunlar: Çalıkuşu, Yaban, Kiralık Konak, Sinekli Bakkal ...
Onlarda her şey var: Atlar, arabalar, uşaklar ...
d.Söz arasında söylenmek istenmeyen ya da müstehcen sözcüklerin yerine kullanılır:
Dün müdürü kendi yanında çalışan ... adlı genç kızla aynı yatakta yakalamışlar.
"Sana haraç verecek adamın ..." diye bağırdı.



VİRGÜL

a.Cümlede sıralanan isim, sıfat, zarf, zamir, fiil ve harfler arasında virgül kullanılır:
Bunun gibi, her şey, kin, nefret, muhalefet, bize hep insanlardan, hep toplumdan gelmiyor mu?
b.Cümlede özne olan kelime, kendisinden sonra gelen sözlere karışabilecekse, özneden sonra virgül konulur:
O, tarihin seyrini değiştiren adamdı.
Bu, tek gözlü, genç fakat ihtiyar görünen bir adamcağızdır. (Halit Ziya)
c.İşaret zamirlerinden sonra virgül kullanılır:
Bu konferansta o, bilgisayar teknolojisi hakkında bilgi verdi.
d.İsim yerine geçen sıfatlardan sonra virgül kullanılır:
Çocuk, bisikletine bindi.
e.Birleşik sıralı cümlelerde, arada bağlam olsun olmasın, iki cümle arasında virgül kullanılır:
Sinemaya gidecektik, fakat geç kaldık.
f.Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına virgül konulur:
Meyve tabağında elma, muz, armut ve ayva vardı.
Evde, okulda, yollarda, her yerde yalnızca seni düşünüyorum.
Kısa saçlı, ela gözlü, kahverengi mantolu, genç ve güzel bir kız gülümseyerek bana doğru yaklaştı.
Küçücük arabaya benim bavullarımı, annemin kayak takımını, kardeşlerimin oyuncaklarını tıka basa yerleştirmeye çalıştık.
g.Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak amacıyla virgül kullanılır:
Bir varmış, bir yokmuş.
Umduk, bekledik, düşündük. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
h.Cümlede özel olarak vurgulanması gereken öğelerden sonra virgül konur:
Bunu hiç kimse bilhassa o, yapmadı.
Soğuk, ellerimizi dondurdu.
Bizim, minyatürden tuval resmine geçişimiz, Batılı resim sanatının Türk resim sanatını etkilemesiyle, XIX. yüzyılda başlamıştır.
i.Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan öğeleri belirtmek için virgül konur. Virgül işareti cümlenin öznelerini ayırır:
Saniye Hanımefendi, merdivenlerde oğlunun ayak seslerini duyar duymaz, hasretlisini karşılamaya atılan bir genç kadın gibi, koltuğundan fırlamış ve ona kapıyı kendi eliyle açmaya gelmişti. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
Selçuk Üniversitesi, yalnız eğitim ve kültür açısından değil, sosyal ve teknolojik açıdan da yöreyi etkiliyor.
j.Cümle içinde ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için virgül konur:
Örnek olsun dile, örnek istemez ya, söylüyorum.
Bütün erkekler, sakatlar ve yaşlılar hariç, silah altına alınmıştı.
k.Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına virgül konur:
Akşam, yine akşam, yine akşam,
Göllerde bu dem bir kamış olsam. (Ahmet Haşim)
NOT: İkilemeler arasına virgül konulmaz.
Yavaş yavaş; bata çıka; koşa koşa vb.
l.Tırnak içinde olmayan alıntı cümlelerden sonra virgül konulur:
Ben onu görünce titriyorum, diyor.
Recaizâde Mahmut Ekrem, şiir sadece vezinli ve kafiyeli olmaz; nesir ile de yazılabilir, diyordu.
m.Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak red, kabul ve teşvik bildiren hayır, yok, yoo, peki, pekâlâ, tamam, olur, hayhay, başüstüne, öyle, haydi, elbette gibi kelimelerden sonra virgül kullanılır:
Haydi, geç kalıyoruz.
Olur, ben de size katılırım.
n.Bir kelimenin kendisinden sonra gelen kelime veya kelime gruplarıyla yapı ve anlam bakımından bağlantısı olmadığını göstermek için virgül kullanılır:
Bu gece, eğlenceleri içine sinmedi. (Reşat Nuri Güntekin)
o.Devrik cümlelerde virgül işaretinin yeri çoğu kez kurallara uymamaktadır:
Çoktan almıştım o kitabı, birkaç kez de açtım okumak için, yürümedi.
Yola, öğle yemeğinden sonra çıktık.
p.Hitap için kullanılan kelimelerden sonra virgül konur:
Sayın Başkan,
Değerli Arkadaşım,
Çocuklar, sınıfta gürültü etmeyin!
Efendiler, temin ettiğimiz vatanın harap ve fakir olduğunu hariçte ve dahilde bilmeyen yoktur.
r.Yazışmalarda başvurulan makamın adından sonra virgül konur:
Türk Dil Kurumu Başkanlığı'na,
Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü'ne,
s.Yazışmalarda yer adlarını tarihlerden ayırmak için virgül konur:
Kuşadası, 4 Mart
Ankara, 26 Ocak
t.Sayıların yazılışında, kesirleri ayırmak için virgül kullanılır:
38 , 5 (otuz sekiz tam, onda beş)
0 , 52 (sıfır tam, yüzde elli iki)
u.Bibliyografik künyelerde yazar, eser, basımevi vb. maddelerden sonra virgül konur:
ERGİN, Muharrem, Dede Korkut Kitabı, Ankara, 1938.

UYARI: Metin içinde "ve", "veya", "yahut" gibi bağlaçlardan önce ve sonra virgül konulmaz. yEhA
Kyrie
8 Eylül 2007 Cumartesi 14:28:11
Bu içerik sabitlenmeli ve forumun en başında sürekli durmalı bence.

Her zaman yararlanıyorum çünkü aldım, bilgisayarıma taşıdım aylar önce.

Tekrar teşekkürler Sn Yavuz.
sürgünce
8 Eylül 2007 Cumartesi 20:08:06
yararlı bir paylaşım oldu.. çünkü hala bazı imla ve yazım kurallarına dikkat etmediğimizden, yazının bütünlüğü değişip, anlamı farklılık kazanabiliyor.
teşekkürler...
ulkuduysak
31 Mayıs 2009 Pazar 22:58:55
"imla" ve "yazım" kelimeleri eş anlamlı kelimelerdir.
Nail Yavuz
8 Eylül 2007 Cumartesi 22:07:38

Şiirlerde ve yazılarda en çok hata yapılan kelimeler aşağıda ilk verdiklerim yanlış, çizgiden hemen sonrakiler ise doğru kelimelerdir.


YANLIŞ - DOĞRU
meyva - meyve
yalnış, - yanlış
yanlız - yalnız
traş - tıraş
klavuz - kılavuz
vejeteryan - vejetaryen
sezeryan - sezaryen
konservatuar - konservatuvar
döküman - doküman
miğde - mide
pardüse - pardösü
aliminyum - alüminyum
labaratuar - laboratuvar
astranot - astronot
şöför - şoför
siluet - silüet
çünki - çünkü
spatula - ıspatula
provakasyon - provokasyon
ızdırap - ısdırap
fasulya - fasulye
nerde - nerede
Dakka- dakika
orjinal - orijinal
muhatap - muhatap
ambülans - ambulans
şahadet - şehadet
hamal - hamal
rakam - rakam
kapora - kaparo
emitasyon - imitasyon
sex, exper - seks, eksper
varvasyon - varyasyon
acenta - acente
rituel - ritüel
atelye - atölye
malesef - maalesef
beyendim - beğendim
afedersiniz - affedersiniz
tenefüs - teneffüs
jop, jip - cop, cip
mehlem - merhem
mübala - mübalağa
marşapa - maşrapa
feyzi kanra
30 Mayıs 2009 Cumartesi 22:16:37
ızdırap - ısdırap

türkçe sözlükte tam tersi?

Nerde pek çok yöremiz de nerede terine kullanıldığı gibi,hecede sayı tutturmak için bilerek kullanılmaktadır.

atelye - atölye sözlükte her ikiside mevcut.

Çok faydalı bir çalışma tebrikler efendim.
kadiryeter
2 Haziran 2009 Salı 18:21:22
pardüse - pardösü= pardesü; fiyat târifesinde yazıldığı gibi.

muhatap - muhatap ?
hamal - hamal ?
rakam - rakam ? Okuyucu dikkatini ölçmek için mi?

Saygı ile Selâm ederim.

Kadir Yeter.TRABZON.
Nail Yavuz
10 Eylül 2007 Pazartesi 16:18:29


Şiirde konuşma dili kullanılamaz.

Yapıcam, gelicem, gelcem, gidicem, gitcem… yazılamaz.

Yapacağım, gideceğim, geleceğim şeklinde yazılmalıdır.

Ayrıca,

diyip, geliyim, gidiyim, bakiyim gibi sözcükler de kullanılamaz

deyip, geleyim, gideyim, bakayım şeklinde kullanılmaları gerekiyor.



Bazı kelimler ise sürekli birbirlerine karıştırılıyor.Şu an aklımda iki tane var onları yazayım.

Çiğ: pişmemiş anlamında
Çiy: Sabah yaprakların üzerinde oluşan su damlası. YeHa
Nail Yavuz
11 Eylül 2007 Salı 00:34:06

Bir çok forumda sergilenen:
EN ÇOK RASTLANAN KELİME YANLIŞLARI ÖRNEKLERİ

DOĞRU YANLIŞ
------------- ----------------
alerji - allerji
herhangi bir - herhangibir- her hangibir
her bir - herbir
entelektüel - entellektüel
her biri - her biri
ya da - yada
veya - ve ya
veyahut da - veyahutta
mademki -madem ki
entelektüelite - entellektüalite
halbuki - halbu ki
dinozor - dinazor
her zaman - herzaman
saksofon - saksafon
her gün - hergün
her daim - her daim
herhalde - her halde (büyük ihtimalle)
her halde - herhalde (kesinlikle) (her halükarda)
menopoz - menapoz
her ne hal ise - herne hal ise –hernehal ise
proletarya - proleterya
her ne kadar - herne kadar- hernekadar
her nasılsa - hernasılsa
şefkat - şevkat
beynelmilel - beynelminel
indeks - endeks
nasyonal - nasyonel
enternasyonal - enternasyonel
kim bilir - kimbilir
kime ne - kimene
kimi zaman - kimizaman
göz göze - gözgöze
göz göz - gözgöz
göz önü - gözönü
el ele - elele
el işi - elişi
el alem - elalem

bildiğiniz ve karşılaştığınız yanlış kullanılan sözcükler varsa
paylaşalım.
bezm-i cihan
1 Haziran 2009 Pazartesi 09:32:21
her biri- her biri ? hangisi olmalı...
Nail Yavuz
11 Eylül 2007 Salı 20:43:43

Ayrı Yazılan Birleşik Kelimeler:

1. Etmek, edilmek, eylemek, kılmak, kılınmak, olmak, olunmak yardımcı fiilleriyle kurulan birleşik fiiller herhangi bir ses düşmesine veya türemesine uğramazsa ayrı yazılır: alt etmek, arz etmek, azat etmek, boş olmak, dans etmek, el etmek, göç etmek, ilan etmek, kabul etmek, kul etmek, kul olmak, not etmek, oyun etmek, sağ olmak, söz etmek, terk etmek, var olmak, yok etmek, yok olmak.

2. Birleşme sırasında kelimelerinden hiçbiri veya ikinci kelimesi anlam değişikliğine uğramayan birleşik kelimeler ayrı yazılır.
a. Hayvan türlerinden birinin adıyla kurulanlar:
ada balığı, ateş balığı, dil balığı, fulya balığı, kedi balığı, kılıç balığı, köpek balığı, ton balığı, yılan balığı; acı balık, bıyıklı balık, dikenli balık.
ardıç kuşu, arı kuşu, çalı kuşu, deve kuşu, muhabbet kuşu, saka kuşu, tarla kuşu, yağmur kuşu; alıcı kuş, boğmaklı kuş, makaralı kuş.
ağustos böceği, ateş böceği, cırcır böceği, hamam böceği, ipek böceği, uçuç böceği, uğur böceği; ağılı böcek, çalgıcı böcek, sümüklü böcek.
at sineği, et sineği, meyve sineği, sığır sineği, su sineği, uyuz sineği.
deniz yılanı, ok yılanı, su yılanı; Ankara keçisi, dağ keçisi, yaban keçisi; fındık faresi, tarla faresi; dağ sıçanı, tarla sıçanı; Beç tavuğu, dağ tavuğu; Amerika tavşanı, yaban tavşanı; kaya örümceği, şeytan örümceği; bal arısı, yaban arısı; Pekin ördeği, yaban ördeği; Ankara kedisi, Van kedisi; Afrika domuzu, yaban domuzu.
b. Bitki türlerinden birinin adıyla kurulanlar:
ayrık otu, beşparmak otu, çörek otu, eğrelti otu, güzelavrat otu, kelebek otu, ökse otu, pisipisi otu, taşkıran otu, yüksük otu; acı ot, sütlü ot.
ateş çiçeği, çuha çiçeği, güzelhatun çiçeği, ipek çiçeği, küpe çiçeği, lavanta çiçeği, mum çiçeği, yayla çiçeği, yıldız çiçeği; ölmez çiçek.
avize ağacı, ban ağacı, dantel ağacı, kâğıt ağacı, mantar ağacı, mercan ağacı, öd ağacı, pelesenk ağacı, süt ağacı, tespih ağacı; kör ağaç.
altın kökü, boya kökü, eğir kökü, helvacı kökü, meyan kökü; ek kök, saçak kök, yumru kök.
dağ elması, yer elması; çalı dikeni, deve dikeni; köpek üzümü, kuş üzümü; çakal armudu, dağ armudu; at kestanesi, kuzu kestanesi; can eriği, gövem eriği; kuzu mantarı, yer mantarı; su kamışı, şeker kamışı; dağ nanesi, taş nanesi; ayı gülü, Japon gülü; Antep fıstığı, çam fıstığı; sırık fasulyesi, soya fasulyesi; Amerika bademi, taş bademi; Afrika menekşesi, deniz menekşesi; Japon sarmaşığı, kuzu sarmaşığı; Hint inciri, kavak inciri; armut kurusu, kayısı kurusu; su sarımsağı, şeker pancarı.
kuru fasulye, kuru incir, kuru soğan, kuru üzüm.
UYARI : Çiçek dışında anlamlar taşıyan baklaçiçeği (renk), narçiçeği (renk), suçiçeği (hastalık); ot dışında anlamlar taşıyan ağızotu (barut), sıçanotu (arsenik); ses düşmesine uğramış olan çöreotu ve yaygın bir biçimde gelenekleşmiş olan semizotu, dereotu bitişik yazılır.
c. Nesne, eşya ve alet adlarından biriyle kurulan birleşik kelimeler:
alçı taşı, bileği taşı, çakmak taşı, damla taşı, Hacıbektaş taşı, kireç taşı, lüle taşı, Oltu taşı, sünger taşı, yılan taşı; buzul taş, damla taş, dikili taş, kayağan taş, yaprak taş.
arap sabunu, el sabunu; kahve değirmeni, yel değirmeni; kahve dolabı, su dolabı; oturma odası; duvar saati, kol saati; duvar takvimi, masa takvimi; yemek masası; itfaiye aracı, kurtarma aracı; masa örtüsü, yatak örtüsü; el kitabı, Frenk gömleği, İngiliz anahtarı, İngiliz sicimi; alt geçit, tüp geçit, üst geçit, çekme demir, çekme kat, dolma kalem, dönme dolap, kesme kaya, toplu iğne, vurmalı çalgılar, vurmalı sazlar, yapma çiçek.
afyon ruhu, katran ruhu, lokman ruhu, nane ruhu, tuz ruhu.
ç. Yol ve ulaşımla ilgili birleşik kelimeler: Arnavut kaldırımı; çevre yolu, deniz yolu, hava yolu, kara yolu, keçi yolu; köprü yol.
d. Durum, olgu ve olay bildiren sözlerden biriyle kurulan birleşik kelimeler: açık oturum, açık öğretim, ana dili, ay tutulması, baş ağrısı, baş belası, baş dönmesi, çıkış yolu, çözüm yolu, dil birliği, din birliği, güç birliği, iş birliği, iş bölümü, madde başı, ses uyumu, yer çekimi.
e. Bilim ve bilgi sözleriyle kurulan birleşik kelimeler: anlam bilimi, dil bilimi, edebiyat bilimi, gök bilimi, halk bilimi, ruh bilimi, toplum bilimi, toprak bilimi, yer bilimi; dil bilgisi, halk bilgisi, ses bilgisi, şekil bilgisi.
f. Yuvar ve küre sözleriyle kurulan birleşik kelimeler: göz yuvarı, hava yuvarı, ısı yuvarı, ışık yuvarı, renk yuvarı, yer yuvarı; hava küre, ışık küre, su küre, taş küre, yarı küre, yarım küre.
g. Yiyecek, içecek adlarından biriyle kurulan birleşik kelimeler: bohça böreği, su böreği, talaş böreği; badem yağı, çiçek yağı, kuyruk yağı; arpa suyu, maden suyu, meyve suyu; kaşar peyniri, tulum peyniri, beyaz peynir; Adana kebabı, tas kebabı, Urfa kebabı; İnegöl köftesi, İzmir köftesi; ezogelin çorbası, mercimek çorbası, yoğurt çorbası; irmik helvası, kâğıt helvası, koz helva; acı badem kurabiyesi; Kemalpaşa tatlısı, peynir tatlısı, yoğurt tatlısı; badem şekeri, balık yumurtası.
burgu makarna, çubuk makarna, yüksük makarna; kakaolu kek, üzümlü kek; çiğ köfte, içli köfte; dolma biber, kesme şeker, süzme yoğurt, yarma şeftali; kuru yemiş.
ğ. Gök cisimleri: Çoban Yıldızı, Kervan Yıldızı, Kutup Yıldızı, kuyruklu yıldız; gök taşı, hava taşı, meteor taşı.
h. Organ veya organ yerine geçen sözlerden biriyle kurulan birleşik kelimeler: patlak göz, süzgün göz; aşık kemiği, bel kemiği, elmacık kemiği; serçe parmak, şehadet parmağı, yüzük parmağı; azı dişi, köpek dişi, süt dişi; kuyruk sokumu, safra kesesi; çatma kaş, takma diş, takma kirpik, takma kol; ekşi surat, kepçe surat; gaga burun (kimse), karga burun, kepçe kulak, çakır pençe, demir yumruk, kuru kemik.
ı. Benzetme yoluyla insanın bir niteliğini anlatmak üzere bitki, hayvan ve nesne adlarıyla kurulan birleşik kelimeler: çetin ceviz, çöpsüz üzüm; eski kurt, sarı çıyan, sağmal inek; ağır top, eksik etek, eski toprak, eski tüfek, kara maşa, sapsız balta.
i. Zamanla ilgili birleşik kelimeler: bağ bozumu, gece yarısı, gün ortası, hafta başı, hafta sonu.

3. -r / -ar / -er, -maz / -mez ve -an / -en sıfat-fiil ekleriyle kurulan sıfat tamlaması yapısındaki birleşik kelimeler ayrı yazılır: bakar kör, çalar saat, çıkar yol, döner sermaye, güler yüz, koşar adım, yazar kasa, yeter sayı; çıkmaz sokak, geçmez akçe, görünmez kaza, ölmez çiçek, tükenmez kalem; akan yıldız, doyuran buhar, uçan daire.

4. Renk sözü veya renklerden birinin adıyla kurulmuş isim tamlaması yapısındaki renk adları ayrı yazılır: bal rengi, duman rengi, gümüş rengi, portakal rengi, saman rengi; ateş kırmızısı, boncuk mavisi, çivit mavisi, gece mavisi, limon sarısı, safra yeşili, süt kırı.
5. Rengin tonunu belirtmek üzere renkten önce kullanılan sıfatlar ayrı yazılır: açık mavi, açık yeşil, kara sarı, kirli sarı, koyu mavi, koyu yeşil.

6. Yer adlarında kullanılan batı, doğu, güney, kuzey, güneybatı, güneydoğu, kuzeybatı, kuzeydoğu, aşağı, orta, yukarı, iç, yakın, uzak kelimeleri ayrı yazılır: Doğu Anadolu, Batı Trakya, Orta Anadolu, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Orta Asya, Orta Doğu, Yakın Doğu, Uzak Doğu, Güneybatı Anadolu, İç Asya, İç Anadolu, Aşağı Ayrancı, Yukarı Ayrancı.

7. Kişi adlarından oluşmuş mahalle, bulvar, cadde, sokak, ilçe, köy vb. yer ve kuruluş adlarında sondaki unvanlar hariç, şahıs adları ayrı yazılır: Yunus Emre Mahallesi; Gazi Mustafa Kemal Bulvarı; Ziya Gökalp Bulvarı; Nene Hatun Caddesi; Fevzi Çakmak Sokağı, Cemal Nadir Sokağı; Koca Mustafapaşa; Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi, Sultan Ahmet Camii, Sütçü İmam Üniversitesi.

8. Dış, iç, öte, sıra sözleriyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: ahlak dışı, çağ dışı, din dışı, kanun dışı, olağan dışı, yasa dışı; ceviz içi, hafta içi, yurt içi; fizik ötesi, kızıl ötesi, mor ötesi, sınır ötesi; aklı sıra, ardı sıra, peşi sıra, yanı sıra.

9. Somut olarak yer belirten alt ve üst sözleriyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: deri altı, su altı, toprak altı, yer altı (yüzey); arka üstü, baş üstü, böbrek üstü bezi, tepe üstü (trafikte).

10. Alt, üst, ana, ön, art, arka, yan, karşı, iç, dış, orta, büyük,
küçük, sağ, sol, peşin, bir, iki, tek, çok, çift sözlerinin başa getirilmesiyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: alt yazı; üst kat, üst küme; ana bilim dalı, ana dili; ön söz, ön yargı; art damak, art niyet; arka teker; yan cümle, yan etki; karşı görüş, karşı oy; iç savaş, iç tüzük; dış borç, dış hat; orta kulak, orta oyunu; büyük anne, büyük baba; küçük harf, küçük parmak; sağ açık, sağ bek; sol açık, sol bek; peşin fikir, peşin hüküm; bir gözeli, bir hücreli; iki anlamlı, iki eşeyli; tek eşli, tek hücreli; çok düzlemli, çok hücreli; çift ayaklılar, çift kanatlılar. "Alıntıdır"
Yaşanmamış Aşkların Şairi
28 Kasım 2010 Pazar 12:24:20
Nail bey; çok yararlı bilgilerdi. Özellikle de teşekkür ediyorum size. Çok sık rastlanan ve zaman zaman benim de istemeyerek yapmış olduğum imla hataları, gerçekten de yazının veya şiirin anlamını bozabiliyor. "Anlamını bozsa da, önemli değildir, önemli olan şiirin içeriğidir. diyenler de oluyor. Her görüşe saygı duymalıyız. Ama o zaman da sormak gerekmez mi, "İmla ve yazım hataları önemli değilse, neden ders olarak okutuluyor?" diye. Benim kendi fikrim, şiir kadar etkilidir imla.Herkes edebiyatçı değil tabiiki. Ben de değilim. Ancak, sık sık imla klavuzuna ve sözlüğe bakarım. Doğrusu nedir bu kelimenin diye. "Saygı "sözcüğünü ele alalım. sık yapılan yanlışlardan birisi de, bu kelimenin "sayğı " şeklinde yazılmasıdır. "Aman canım, ne farkeder" diyenler de çıkacaktır. Herşeyden önce, gözümüzü tırmalıyor bu bir.. İkincisi,dilimizin yanlış öğrenilmesine neden oluyor. Çok zor değil ki, imla klavcuzu internete bile var. Şiirde imla ve yazım kuralları bence önemlidir ve en az şiirin içeriği kadar etki yapar.

Sayğılarımla :) özür dilerim... dikkat çekmek için böyle yazdım, düzeltiyorum: Saygılarımla.
Yorum Yaz
/ 10 »
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.