anlatmaya kalkmayın yorulursunuz
Kimse sizlerin bittiğini anlamayacaktır
İnsan bittiğinde divaneye döner kimseler
...
Devamını oku »
Arifler menzile sabırla varmış,
Gönül sarayını nur ile örmüş,
Hakikat bahrine dalar bilesin.
Aşkın şerbetini durmadan içer,
...
Devamını oku »
bir susuzluk, bir boşluk…
Her akşamın rüyasındayız,
nerede yeni doğan bahar
Yağmalanan kudüs,
...
Devamını oku »
Arif meclisinde Alim beğenmez,
Hallaç pamuğundan çuval dokumuş
Şimal-i Şark'ta, kilim beğenmez.
Yüz sürer papazın cübbe-fesine
...
Devamını oku »
Hani ayrılmazdık birbirimizden?
Hani taş çatlasa yıkılsa düzen!
Hani beraberdik yalnız sen ve ben!
Kimler üzdü seni bırakıp gittin!
...
Devamını oku »
Sana kızdığımı sandılar.
Oysa insan en çok,
kızamadığı şeylere üzülür.
Ben sana öfkelenmedim.
Sadece bazı geceler,
...
Devamını oku »
Tezat bir alfabenin son satırı gibiydi hayat,
Elveda ile başlayıp gözyaşı sağanağı ile biten.
Ben yalnızlıklar şairi, geceye hüzün eken..!
...
Devamını oku »
Şimdi daha da derinlere çekiliyorsun.Ayaklarının altından çekilen toprak, yerini yıldız tozuna bırakıyor.Yukarıdasın artık.Zamanın ve mekânın sustuğu o mutlak boşluktasın.
Bak, tam şurada:Evrenin koyu tuvalinde sessizce dönüyor mavi evimiz.Kıtalar birer gölgeye dönüşüyor; okyanuslar dev bir safir gibi parlıyor sonsuzlukta.
...
Devamını oku »
İçimi yakar can kırıkları.
Gecenin yükü çöker omzuma.
İçimde biriken hüzün çoğalır,
Yarım kalan sözler hiç söylenmesin,
Her hatıra içimde hep güzel kalsın.
...
Devamını oku »
O günün akşamında, taş evin tavan arasındaki küçük odada, eski bir pikabın üzerine bir plak yerleştirdiler. Odanın içine hüzünlü ama umut dolu bir keman melodisi yayıldı. Işıkları yakmamışlardı; sadece odanın küçük penceresinden içeri sızan dolunay, ikisinin silüetini duvara yansıtıyordu.
Alaz, O’nu belinden kavradı. Müzikle birlikte, adeta zamanın ve mekânın ötesinde bir ritimle dans etmeye başladılar. Bu dans, iki yaşlı bedenin hareketinden ziyade, iki ruhun gökyüzündeki yıldızlar gibi birbirinin etrafında dönmesiydi.
O, başını Alaz’ın göğsüne yasladığında, Alaz’ın kalbinin ne kadar hızlı ve güçlü çarptığını duydu. O kalp, yıllar önce kırıklarla, acılarla dilsiz kalmış o kalp, şimdi sadece tek bir isim için, tek bir ritimle haykırıyordu.
"Alaz," dedi O, gözlerini kapatıp müziğin ve aşkın akışına kendini bırakarak. "Sanki seninle birlikteyken hiç ölmeyecekmişiz gibi hissediyorum. Zaman bizim için akmıyor, sadece etrafımızda dönüyor."
Alaz, O’nun saçlarına derin bir öpücük kondurdu. "Çünkü biz zamanı yendik sevgilim," diye yanıtladı. "Zaman, sadece sevmeyi bilmeyenler için bir hapishanedir. Bizimki gibi derin bir aşk, zamanın sınırlarına sığmaz. Biz bu dünyadan göçüp gitsek bile, bu odada, bu şarkıda, bu dolunayda bizim aşkımızın rezonansı kalacak. Kalbi kırık bir çift bu şarkıyı dinlediğinde, bizim sevgimizle şifalanacak."
...
Devamını oku »