bağımsıztürk
87 şiiri ve 15 yazısı kayıtlı Takip Et

Antik yunan mucizesi hiç var oldumu?



Deler ki yazıyı ’’Sümerler’’ buldu...!
Peki .Ya Hazreti Adem’e inen kaç’’Suhuf’’ tu ?
Sizlere hemen bir soru sorsam ve desemki;’’İlk yazıyı kim buldu?’’Vereceğiniz cevap elbette hemen ’’Sümerler’’ olurdu.Peki ya İlk insan ve ilk peygamber Hz.Adem’e kaç Suhuf indirildi diye sorsam...Biraz düşündükten sonra onada sanırım 10 suhuf diye cevap verişrsiniz.Peki O zaman nasıl oluyorda yazıyı ilk Sümerler bulmuş oluyor?
’’Allah Adem’e bütün isimleri öğretti’’ (Bakara 31) ğini ve ona 10 suhuf’u Cebrail As.vasıtasıyla indirdiğini ,kendisine yazı yazmayı öğrettiğini,ve bu yüzdende inen sayfalaraı kendi el yazısıyla yazdığını (Taberi Tarih c.1 s75 İbn Esir-Kamil c.1 s.47 İbnün Nedim Fihrist s.39) ,dünyada ilkj yaptığı şeyin bıçak olduğunu,ilk defa çifçilik yapan insan olduğunu,örs,çekiç gibi el aletlerini kendisinin yaptığını kerpeten gibi el aletlerini dahi yapabilecek demircilik zanaatının kendisine öğretildiğini kabul ediyorsak Sümerlerden önce bırakın yazıyı bir medeniyetin var olduğunuda anlamış durumdayız demektir.Böylelikle modern bilim adına bize sokuşturulup daha ilk okul çağlarında öğretilen ve bilim adamlarının çağları tasnif ederken kullandığı Cilalı taş devri,Yontma taş devri,Tunç devri vs.gibi bir kabulüde sonuna kadar reddetmiş oluruz.
Birçok batılı tarihçiye göre bilimsel düşünce 28 Mayıs 585 ile başlar.Çünki bu tarih ,önceden duyurulan ilk güneş tutulmasının günüdür.ve olayın kahramanı Yunanlı Filozof ’’Tales’’ tir.Oysa ki Yunan felsefesinden öncede düşünce tarihini,Tales ten önceki düşünürleri yok sayan tarihçiler gerçeği yansıtmış olmazlar.Çünkü Tales 585 yılındaki güneş tutulmasında Babil hesabı ile astronomisini ve Mısır geometrisini kullandığını bugün tespit edebiliyoruz.(Heyet Bilim Tarihine giriş;Nobel yayın dağıtım,Ankara. 2001 s.22)Aynı şekilde Batı eksenli tarihçilere göre Pisagor,modern matematiğin ilk habercisidir.Halbuki M.Ö. 6 yy.’ın ilk yarısında Sisam da doğan Pisagor;Fenikeyi Babil’i ggezmiş ve orada Doğunun ilahiyat alanındaki düşüncelerini ve ve geometriyi öğrenmiştir.Dini sosyal,felsefi ve ilahiyaat fikirleri ile dolu olarakta 520 yılında Yunanistan ’a dönmüştür.
Bu durumda modern bilim tarihinin Tales ve Pisagor ’un ilham aldıkları bilim tarihinin Tales ve Pisagor un ilham aldıkları Mısır ve Mezopotamya uygarlıklarınıda hesaba katılması gerekmektedir.Zaten elimizdeki tarihi veriler ,hikmet ve ilimlerin ilk defa bugün Ortadoğu denilen bölgede ortaya çıktığını ;İnsanoğlunun ilk defa Mezopotamya ve çevresinde ziraata geçtiğini,göstermektedir.Sicistani ’nin önemli eseri ’’Müntahabat’’ ta müziğin özellikle ’’Ud’’ un ilk defa Fars larda ,astronominin Hz.İbrahim den önceki devirlerde tekbül eden Babil ve Keldanilerde,alan ölçüm işlerinin ve gepmetrinin Mısır da ,hesap ve matematiğin Fenikelilerde ,tabii ilimlerin Şam ve çevresinde ,tıp ilminin önce Hint ve daha sonra Yunanlılarda ortaya çıktığı kaydedilir.Bilinen belli başlı İslam kaynakları,büyük peygamberlerin Mezopotamya ve çevresinde çıktığını ittifak ile kabul etmektedir.Her insan topğluluğuna kendi dilini konuşan bir peygamber gönderilmiş olması nbir gerçek olmakla birlikte,bu peygamberler sadece Tevhit inancını değil,insanlığın sosyal,kültürel,bilimsel anlamdada derinden etkilemiş ve bir manada öncülüğünü yapmıştır.Yine Sivanul Hikmede Sicistani nin verdiği bilgilere bakılırsa ;Lokman hekim ,Hz.Davut döneminde yaşamıştır.Aynı çağda Şam bölgesinde yaşıyorlardı.Yuınanlı Enpedokles Lokman hekim den hikmeti almış ve Yunanistan a dönüncede ’’Kainatın yaratılışından söz etmeye başlamıştır.’’Yunanlı larda Lokman Hekimle sohbetinden dolayı ,onu hikmetle tasnif ederlerdi.Onlarda hakim olarak bilinen ilk insan Enpedokles tir.’’Sivanul Hikme de devamla ’’ Yunanlılarda ikinci isim pisagor olarak gösterilir.Çünkü o da hikmeti Hz.Süleyman ’ın izleyicilerinden almış,geometriyi de Mısırlılardan öğrenip Yunanistan a getirmiştir.Zaten insanlara Allah’ın (CC) ayetlerini okuyan ,kitap ve hikmeti öğreten onları maddi ve manevi kirlerden temizleyen 124 bin Peygamberin insanlığın ilim,fikir,ve kültür hayatına etki etmediğini iddia etmek sadece bir safsatadan ibarettir.Bilakis gemicilik ,demririn yumuşatılması ,dikiş,tıp,matematik,astronomi,hesap,sanat ve edebiyatta olduğu kadar sosyal ve kültürel hayatın her safhasında da peygamberlerin devrim niteliğinde katkıları olmuştur.Buna rağmenb eski Yunan medeniyetinin nübüvvet gerektiği gibi istifade ettiği söylenemez.Niteki Tales dönüşünde halkı Allah’ın azabı ile korkutmuş,Pisagor ise Yunanlı yöneticilerin kabul ettikleri ahlak ,siyaset,dinde ortak bir öğreti görüşünü korumuşken,Aristo;Allah ın insana vahiy yoluyla tebliğide bulunması veya bir peygamber aracılığı ile ilim ve hikmeti öğretmesi tasavvur bile edilememiştir.
Günümüzde var olan halihazırdaki bilginin temeli tarih itibarı ile vahye dayalı olduğu halde modern bilimin bir dünya görüşüne,hatta dogmaya dönüşmesi ya da dinden ayrı ,bağımsız bir alan olarak algılanması ;Rönesans sonrası seküler batı insanının Tanrı nın hakkını Tanrı ya ,Yeryüzünün hakkını da Sezar ’a verme çabasıyla ilintilendirlebilinir.Bu noktada bizim ,bilgiyi değerlendirirken aynı türden bir kabullenmeyle ele alışımız ise ,ancak aşağılık kompleksinin zihinlerdeki akisleri ile alakalıdır.Halbuki alim olan Allah (CC) ise ,kayıp olan hikmeti onu bulup onu Rabbinin adı ile okuyacaklarda ancak müslümanlardır.Ve ’’Allah Takva sahibi müslümanların mürebbisidir.’’(Bakara 282) Buradan çıkan sonuçları biraz toparlayalım...;
Şimdi şu sonuçları elde etmiş olurmuyuz acaba ?
1) Doğudan batıya ilk bilgi Antik Yunan zamanında başlamıştır.Ve bu bilgi seküler değil,aynı zamanda ilahi hikmet ihtiva eden bir bilgi türüdür.
2)Doğu dan batıya geçen bu bilgi zamanla Yunanlı filozoflar tarafından manasından soyutlanıp tamamen materyalist hüvviyet kazanmıştır.
3)Günümüzde varılan hali hazırdaki bilginin temeli tarih itibarı ile vahye dayalı olduğu halde modern bilim bunu görmezlikten gelmiştir.
Sözün özü çağlar boyu aslında hiç var olmamış bir ’’Antik Yunan Mucizesi’’ ile karşı karşıyayız.Dünya tarihinin hiç bir bölümünde Tevhit (yani tek Allah) düşüncesine sahip olmamış Batı dünyasının çıkıpta bilimin beşiği gibi cümleler kurması safsatadan ibarettir.Gerçek bilim Allah (cc) ın indirdiği kitapları ve en son ve çağımız itibarı ile Tek hakk din olan İslam’ın çağlar boyu insanları irşadından başka birşey değildir.Bilginin asıl kaynağı olan Nübüvvetin her halkalarını oluşturan ve son ve en mükemmel şahsiyet ’’Hazreti Fahri Kainat Muhammet Musatafa (SAV) e Salat ve Selamlarımızı gönderiyoruz.
Herkeze selam saygı ve muhabbetlerimle....
Erkan ÇEVİK

Beğen

bağımsıztürk
Kayıt Tarihi:11 Kasım 2006 Cumartesi 23:57:00

ANTIK YUNAN MUCIZESI HIÇ VAR OLDUMU? YAZISI'NA YORUM YAP
"Antik Yunan Mucizesi Hiç Var OLdumu?" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
siyah_beyaz86
15 Ocak 2012 Pazar 22:08:22
Malesef Erkan Bey yazıyı Mehmet Maruf'un "Ayna bizim olmalı" eserinden aynen (ç)almıştır. :)

siyah_beyaz86 tarafından 1/15/2012 10:08:48 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
üzoalp
16 Nisan 2007 Pazartesi 18:32:59
sorgulama yönteminiz hoş. kutlarım.

Cevap Yaz
aynur soysal kumcu
15 Mart 2007 Perşembe 09:52:18
tebrıkler erken bey.....

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.