Nail Yavuz
52 şiiri ve 6 yazısı kayıtlı Takip Et

Bir ömür kaç yıl taşınır sırtta bilinmez



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 24.10.2006 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.



Ne kadar yaşlıyız düşündünüz mü hiç

Tabi ki bu soru yirmibeş yaşın üzerindekiler için.

Mesela sıfır yaşında bir bebek için fazla yaşlıyız, Onsekizinde birine göre yaşlıyız, Daha sonraki yaşlar için eh idare eder. Aynı yaştakiler ile yaşıtız.
Üstelik alnımızda sıfırlarımız var, çıplak bir acının mührü gibi duran.......

Sonuçta, sıfırla başlarız yaşıtlarımızla sıfırlarız.
Hepsi bu... ve en gerçek beraberlik toprakla insan arasında yaşanır. Ölüm gibi bir kavuşma başka nasıl ve kiminle yaşanabilir.

Dolayısıyla, ölümden sonra da yaşamak için yazmak gerekir. Tabi ki, sıradan şiirlerde ki ikinci el ucuzluğunu sanat zannetmemek kaydıyla.

Yazılanlar iz bıraktığı takdirde yaşamı sıfırla başlatırız ama sıfırla bitirmemiş oluruz.

Yaşamı tatil etmeden bir tatil günün düşündürdükleriydi bunlar.

Bütün yazar dostlarıma iz bırakmaları dileğiyle.

İyi Bayramlar


Beğen

Nail Yavuz
Kayıt Tarihi:23 Ekim 2006 Pazartesi 00:41:53

BIR ÖMÜR KAÇ YıL TAŞıNıR SıRTTA BILINMEZ YAZISI'NA YORUM YAP
"Bir Ömür Kaç Yıl Taşınır Sırtta Bilinmez" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Nail Yavuz Yazının sahibi
2 Ocak 2007 Salı 19:35:32
Sayın İSTANBUL rumuzlu site yöneticisinden şöyle bir mesaj aldım.

"çok hoş görmediğimiz fakat sadece yorum-eleştiri anlamında yetkin olmayan arkadaşlarımızın duygu yönünde sunulan beğenileri (yüreğine sağlık-harika-muhteşem-yüreğinden öpüyorum vb...) bu kapsama dahil olmamakla birlikte sayfalarımızda yer almaya devam edeceklerdir. Kimseyi bu anlamda susturmaya hakkımız olmadığı kanaatindeyiz.

Aksi durumlarda uyarılacak olan üyelerimizin edebiyatdefteri.com sayfalarından tereddütsüz olarak ilişiğinin kesileceğini hatırlatıp, tüm üyelerimizin bu anlamda bize destek olmasını ümit ediyoruz"

Sayın Yönetici bu uyarıyı benim YORUMLAR başlıklı forum da ileri sürdüğüm düşüncelere karşılık yapma gereği duyduysa ; Forumun çok dikkatli okunmadığını düşünerek o forumda ileri sürdüğüm düşünceleri
mi yeniden özetlemek istiyorum.

Temel amacımın; site kalitesini artırmak, site de zaman ayırıp şiir yayımlayanlara katkı da bulunmak, şiirin edebiyatın ciddi bir iş olduğunu vurgulamak ve edebiyat sitesinin bir evcilik oyununa bir övgü ve ilgi chat sitesi haline dönüştürülmemesi yönünde çaba harcamak olduğunun anlaşıldığını zannediyordum. İmla kuralları
hakkında aktardığım derlemeler tüm üyeler tarafından teşekkürle
karşılanmıştır.

Yani övgü beklemiyordum ama özellikle site yönetimindenyergi almak da aklımın ucundan geçmemişti.

Kaldı ki ben çok yoğun bir insanım.( www.google.com da tırnak içerisinde "Nail Yavuz" yazılarak görülebilir) Bu yoğunluk içerisinde
kısıtlı da olsa zaman ayırıyorum.

Gelelim yazdıklarıma; dikkatlice okunursa benim yazdıklarımda kötü şiire iyi derseniz övgü yağdırırsanız yazana iyilik yapmış olmazsınız.
Detaylı yorum yazamıyorsanız en azından karşılık beklemeden iyi şiirlere "yüreğinize sağlık" da diyebiliriz.. Hatta beğendiğiMiz iyi bir imgeyi tekrarlayarak öne çıkarabiliriz.

öZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ BENİM KARAKTERİMDİR Özdeyişini elbetteki önemsiyor ve yaşam felsefem olarak kabul ediyorum.
Elbette ki isteyen istediği yorumu yazar...


YORUMLAR başlıklı forumda ki görüşlerimi özetlemek istiyorum.

"Yazdığımız bir şiiri şiir sayfasında yayımlamışsak o şiir artık toplumundur ve de eleştiriye açık butonunu kullanmışsak yapılacak her türlü olumlu veya olumsuz eleştiriye açık olmalıyız. Biri şiirinizi, zaman ayırıp kafa patlatıp yorumluyorsa, eleştiriyorsa veya farklı bir şekilde algılamış olsa bile alınganlık gösterilmemesi gerektiği kanısındayım. Özellikle kışkırtıcı bir geliştiricilik niteliği varsa bunu saygıyla karşılamalıyız. Neden şiirimi eleştirdin kırılganlığı olamaz. Eleştiri değer verme ölçütüdür. Meyve veren ağaç taşlanırmış. Sadece güzel şiir, eline gönlüne sağlık, yüreğinden öptüm ve benzeri yorumlar bizi ne kadar geliştirebilir. Bu sadece ben senin şiirini yorumladım sende benim şiirimi yorumla veya herkese şiirini okudum anlamında bir şeyler yazayım ki ben de çok sayıda yorum ve övgü alıp komplekslerimi gidereyim den başka bir şey değildir. Bu yorumlara karşılık size gelen yorumlarda hemen hemen aynı içeriktedir. Eksik, noksan, yanlış ve uyumsuzluklar yorumlarda belirtilmeli ki hatta farklı algılamalar da olmalı ki şiirin zenginliğine ulaşalım.

Yapıcı da olsa eleştirel yorumların yapılmayışı, karşı tarafın alınganlık gösterip göstermiyeceği kaygılarından kaynaklanmaktadır. Bunları aşamadığımız takdirde kendimizi geliştiremeyiz.


Sitelerde eleştirileri saygı ve olgunlukla karşılayan çok sayıda üyeyle karşılaşmaktayız. hatta bunlardan ilk yazdıkları şiirlerle son yazdıkları şiirler arasında uçurumlar kadar olumlu gelişmelere raslamaktayız.

Ancak, çoğunlukla şiir asanların beklentisi şiirinin okunması
ve yazdığı şiirin güzel olduğunun söylenmesi yönünde...


Kim kendinisinin eleştirilmesini isterki..?
Sadece yorum yazılmasını ister...
kendinden övgüyle söz edinilmesini ister.
İstiyorki bir balon gibi şişirilsin, koltukları şöyleee bir kabarsın...

Çünkü, hatası söylendiğin de yanlış algılıyor. Şiirde şöyle bir yanlışınız var denildiğin de, hadi canım sende...Sen şiirden ne anlarsın deyip, bir güzel taşlama gönderiyor sana.

Tabi ki,

Kötü şiire ne kadar iyi dersek, işler o kadar kötüye gidiyor.
Kötü şiir yazan şair(!) ısrarla aynı hatayı devam ettiriyor.
Kendini geliştirmek içinse hiç bir çaba göstermiyor.
Bir önceki şiirlerine çok güzel(!) denilmiş çünkü, neden bu güzelliği(!) bozsunki..?

Kendimi hiçbir zaman yetkin bir eleştirmeci olarak görmedim. Hiç bir zaman öyle duyumsamadım.

Sadece metinleri dikkatli okuyarak anlamaya ve yorumlamaya çalışırım.


yorum yaparken;

İçinde tek bir dize şiir olmayan çalışmalara kötü. .olmamış. .bu şiir değil demiyorum. Zira zaman içerisinde kendini geliştirebilir. Yazmak için, okumak gerektiğini akıl edebilir umuduyla moralini bozmuyorum.
Bozulursa kopar ve bu alanın tamamen dışına çıkar.Sadece bu tür şiirlereyorum yapmamaya çalışıyorum.

Ancak;
Koca uzun bir şiirde yarım dize bile olsa şiir varsa
Bu dizeyi öne çıkararak teşvik etmek amacıyla yorumluyorum.

Zira şiirin, sanatın ve edebiyatın gelişip geniş kitlelere yayılması gerektiği düşüncesindeyim. Zira sanatın içerisinde yoğun olarak
Sevgi vardır,
Dostluk vardır,
İletişim vardır,
Barış vardır.

Sait Faik şöyle demiştir.

“şiir olmayan yerde insan sevgisi olmaz. İnsanı insana ancak şiir sevdirir ve şiir insanı insana yaklaştırır.”

şiiri konuşmak insanı konuşmaktır

Şiirde yazarın varoluşsal kaygılarını ve biçimsel / biçemsel kaygılarını anlamaya çalışıyorum.

Yapıtın biçemi yani tekniği başlı başına bir sorunsallık alanıdır. Bir şair, bir yazar -niye öyle değilde böyle yazıyor... ya da niye biçemleri harmanlıyor? sorusu yorumcuyu hem kültürel/yazınsal tarihin hemde politik tarihin içine sokar.

Benimde kişisel tercihlerim, kültürel/sanatsal amaçlarım ve toplumsal/siyasal beklentilerim var. Diğer yazarlarında var. Onları dikkatlice izlemek gerekli.
Eleştirel yorum getirirken öğüt veremem, yol gösterme gibi bir saygısızlıkta bulunmam. Olmaması gerekenleri söylerken olması gerekeni zaten kendiliğinden ortaya çıkar.
Sadece bir genelleme içinde, bana olumsuz bağlamda bir sorun oluşturur gibi gelen kimi eğilimlere değinirim.

Sonuç olarak herkes kendi yaptığı, kendi döşediği yolun yolcusudur.

BORGESİN şöyle bir benzetmesi vardır.

yolları çatallanan bir bahçedeyiz. Bu çatal - düğümleri, bu labirentsi
dolanımda herkes kendine göre sorular ve yanıtlarla çıkmayı dener. Yapıtını öyle kurar. Risklerini ve yıkımlarını göze alır... sırtlanır onları. Yürür gider...

Hep tekrarladığım gibi,

bir şiir bir yerde yayımlanmışsa; o artık toplumun olmuştur.
her türlü övgü ve yergi hakkı okuyana aittir.
Bu nedenle; övgüler bizleri ne kadar mutlu ediyorsa yergileri de alınganlıkla karşılamamalıyız.

aksi takdir de ne sanat gelişir ne de yazan.

Tabi ki eleştiri kişselleştirilmeden, onur kırıcı boyuta getirilmeden
yapılmalı.

BENCE, SANAT VE ŞİİRDE YAPICI ELEŞTİRİ ÖVGÜNÜN ÖNÜNDEDİR.

Ben yine de aşağıda ki görüşlerimi yinelemeden geçemiyeceğim.

yüreğine sağlık dilemek ilgiyi, iyi niyeti belirten bir duygudur.
Ki dostluklara giden yolda bir köprü bile olabilir. Hele bir elin
parmakları kadar sayı da dostlukların bile zor bulunduğu bir çağda;
dostluklara sevgiye giden her yol açık tutulmalıdır.

Ancak,
bu dilekler öyle hal alıyor ki, avam söylemler, pohpohlamaya dayalı
sözcükler, bırakın yüreğe sağlık dilemeyi grip olmasın diye kaleme bile sağlık dileyenler var.

Yüreğine sağlık cümlesi şiiri okuduğunu ve beğendiğini gösteren bir
duygunun dışa vurumudur. Ancak belki de siz de çok karşılaşmışsınızdır?
Bir kaç dakika içerisinde şiir sayfasında asılı onlarca şiire hatta tüm
şiirlere okumadan sağlık dileyenlerle........

Sonuç;
yazan bu pohpohlamalarla yazdıklarının şiir olduğunu zannediyor ve
kendini geliştirmek için hiç bir çabaya girmiyor. Amaç yazdığı metni
okutmaya ve pohpohlanmaya dönüşüyor. Düşünemiyor!... kendini
geliştirmenin yolunun OKUMAKTAN GEÇTİĞİNİ.......


Bu itibarla; gerçekten iyi şiirlere, detaylı yorum yazmıyorsak: yüreğine sağlık deyip beğendiğimizi gösterebiliriz. Ancak şiir olmayan metinler yorumlanmamalıdır. O yazarda neden yorum alamadığı konusunda düşünmelidir. Ya da yapıcı eleştiriler yapılarak öneriler sunulmalıdır.

FİKDİMDİR... ben böyle düşünüyorum.

Sevgiler.

Bu yazdıklarımın hangisinde yorum yapmayı engelleyici unsur olduğunu anlayamadım. Hatta iyi şiirlere yüreğinize sağlık denilmelidir de... gibi öneriler de bulundum...

Bir sitenin kalitesi iyi şiir yazanların ve iyi yorum yapanların o sitede
yeterli sayıda bulunmasına ve tutulmasına bağlıdır.

Yoksa şair ONUR ÇAĞLAR arkadaşımızın yapılan yorumlarla ilgili
GÜLMECELERE konu olabilecek yorum derlemesi var. Onu aktaralım
üyeler chat yapar gibi birbirlerini pohpohlayıp dursunlar.




Nail Yavuz tarafından 1/2/2007 8:35:08 PM zamanında düzenlenmiştir.

Nail Yavuz tarafından 1/2/2007 8:47:18 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
FATOŞ
24 Ekim 2006 Salı 10:40:46
Üstelik alnımızda sıfırlarımız var, çıplak bir acının mührü gibi duran.......

Sonuçta, sıfırla başlarız yaşıtlarımızla sıfırlarız.
Hepsi bu... ve en gerçek beraberlik toprakla insan arasında yaşanır. Ölüm gibi bir kavuşma başka nasıl ve kiminle yaşanabilir....
saygılarımla

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.