lacivertiğnedenlik
583 şiiri ve 115 yazısı kayıtlı Takip Et

Çatlayan atlar



Çatlayan   Atlar

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 5.8.2011 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.


Bu gece bendensiniz !!
Öylesine hızlı bir biçimde atlara atlayıp gölgeleriyle kaçtılar ki, ağacın diğer kapısından giren başka gölgeleri görmediler.

.

Dışarısı bol sıcaklı bir mevsim, sardunyalar kaplamış bahçe duvarlarını, yoksa hanımeli mi onlar, her neyse bir önemi yok. Testiye doldurduğum su ısındı gölgelere değdi akşam güneşi ve yoldan geçenler dönüp sormadılar bana,

‘Bu gölgeler kimler, bu gölgeler nereye gidiyor, nereden geliyor’. Ben yağmuru bekleyen koala gibi bahçe duvarına bakan ağacın altında uzanıyorum. Zaman bir arı vızıltısı, şaşı gölgeler beynimdeki kör ikindi arasındaki boşluk.
…
Siz sanıyor musunuz beynimdeki merdivenlerden tek başına yavaş-yavaş inerim derinliklere.

Asla! O daracık merdivenlerden inerken birçok insanı alırım yanıma ve öyle girerim mağaralarıma. Sanıyor musunuz ağacın gövdesindeki kapıdan çıkıp gidecekler. Söndürdüm mü gemideki kameranın ışıklarını onlara şekiller yüklerim, karmaşık konuşmalar yaparım. Baştan çıkarıcı ruhumla şöyle demlendiririm tartılarımı, yeşeririm karşılarında kurallara aykırı olarak. Onlar karanlıkta yankılanan tiz sesimi duyarken beklemekten çatlar atları.

-Kalemimin ucu şeytan mı melek mi?

Sana diyorum en baştaki gölge, zaman kendiliğinden bir hoşça kal dedi mi sana, dediği zaman ölmüş olacaksın, küt diye gideceksin. Oysa yaşarken birileri terk ediyor seni, ya da sen birilerini terk ediyorsun. Su kendiliğinden hiç yürümüyor. Yani diyorum bir serçe öpseydi senin gagandan benim mağaramda ne işin olurdu gagasız şey.

Ya sen ortadaki gölge, güzel bir gece değil mi. İnsan isterse kendi mağarasında bakabilir yıldızlara. Bak ne güzel görünüyor. Doğrusu samanyolunun bu kadar güzel olduğunu hiç görmemiştim. Peki, sen hayatında kafanı kaldırıp baktın mı samanyoluna. Çam ağacının gövdesine kurulan bir çardakta uyumaktansa gidip koca poponu gökdelene hapsettin. Bir türlü gecenin sessizliğini dinleyemedin değil mi?

Hayde söyle bakayım bu ormanın ve kuşların sesi nereye kayboldu. Ya şu yıldızlar, bir düşünsene şu an sen de onların içindesin –ne mağarada mısın? Hayde gölge oyunu yapalım seninle. Bir kartal kanatlarını nasıl açıp havalanırsa sen de öyle yap bakalım. Hayde bir el feneri bul ve ışığı arkaya koyup gölgeni önüne al. Ah işte bak muhteşem görünüyorsun. Kollarını iki yana doğru kaldır,tıpkı kartalın kanatları gibi başla kollarını çırpmaya. Hayde hızlan-hızlan, hızlandıkça samanyoluna doğru uç bakalım. Uçamadın değil mi ?Çapsız, beceriksiz, zaten uçma vaktin de gelmedi henüz.

Canımı pek fena sıkmaya başladınız. Şu ahşap balkonun altında oturan kadın sana defalarca seslendim. Senin için çenemi bahçe duvarının üstüne koydum.-Hey bahar geldi be kadın hiç görmüyor musun? Hayde avuçlarını aç ve baharı avuçla dedim. Âmâ sen kendi rüzgârına öyle çok kapıldın ki bakışlarını o aptal adamın bahçesinden bir türlü çekemedin. Hımbıl bir kedinin üzgün bakışlarını kendi gözlerine doldurdun. Az ileride sığırcıkları kovalayan çocuğun haykırışını duymadın. ‘Işığı söndür, kapıyı kapa, son ver koridorda terliklerini sürüklemeye, topla pılını pırtını yelken aç. ‘demesini önemsemedin Fernando Pessoa’nın.

Ya sen, sen niye gülümsüyorsun o aptal ekmek gülüşünle. Koğuşun balkonuna çıkıp kelime baloncukları yuvarlıyorsun kendi kendine konuşuyorsun. Sende bir delilik anatomisi var mı-Derin bir nefes al yağmuru bekle diyorsun.-Nah gelir yağmur. Pek fena sinirlendiriyorsun beni o ekmek gülüşünle. Sen şu tarafa geç chaotica’ nın iliryalısı saçını ustura ile kazısın .
....

-Kalemimin ucu şeytan mı melek mi?

Benim mağaramın hayalet yüzleri, bu gece hanginize birer kimlik yüklesem. Karıştırsam sizi beyazın içinde harmanlasam, çevirsem, sonra fırlatsam siyahın içine. Oradan toplasam hepinizi, karşınıza geçip Dies İrae ‘nin sesini sonuna kadar açsam ve dinamit gibi patlatsam bağırsaklarınızı. Sonra maviye yüklesem kendim de mavi olsam aksam peşinize. Kulede nöbet tutan asker kılığına bürünsem uzun menzilli fişekle vursam , kül rengi ölümün yüzüne yatırsam mı sizi..

Eğildim sordum çatlayan atlara
-Gölgeleriniz nerede ?
-Benim adım lacivert yaşamın rengiyse bu gece bendensiniz!

Aysu


Beğen

lacivertiğnedenlik
Kayıt Tarihi:4 Ağustos 2011 Perşembe 11:40:42

ÇATLAYAN ATLAR YAZISI'NA YORUM YAP
"Çatlayan Atlar " başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Kalemistik
12 Temmuz 2012 Perşembe 14:15:20
Aysu, senin kaleminin gücüne hayranım. Senin gibi Afilli cümleler kurabilmeyi isterdim doğrusu. Kendi öykülerimdeki eksiklik, budur diye düşünüyorum.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 12 Temmuz 2012 Perşembe 14:18:35
teşekkürler zamanında biz de yazdık çok eksik öyküler ,hala olmadık diyorum.

teşekkürler
Davidoff
9 Ağustos 2011 Salı 13:48:03
Gecikmişliğimin özrüyle lacim...

yıldızlar hep lacivert göklerde ışıldar bilirsin ))

sevgimle.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 9 Ağustos 2011 Salı 13:49:53
son şiiri mi okudun mu ,okumanı isterim :)
Davidoff 9 Ağustos 2011 Salı 13:50:52
hemennnn :)
Emine UYSAL (EMİNE45)
5 Ağustos 2011 Cuma 23:01:09
Lacivert rahatlığı ve ustalı vardı yazıda baştan aşağı. Hem de okuyanı çatlatacak kadar.

Tebrik ederim.

sevgimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 23:04:31
teşekkürler sevgili emine hanım sevgiler.
Zeynep Süberk
5 Ağustos 2011 Cuma 22:59:20
Çatlayan atlar fısıldıyorlar...
Gölgeleri ce/he/nette...
Kalemin ucu?...
Şeytan gerçekten melek mi?
Belki de hepimize yeni birer kimlik yüklemeliydin kim bilir... ( en lacivertinden)
Harikaydı, gönülden tebrikler.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 23:03:40
diğer yazımda tamamen şeytan olacak :) arada lazım teşekkürler
Zeynep Süberk 5 Ağustos 2011 Cuma 23:07:36
Heyecanla bekliyorum :)
Saadet Ün
5 Ağustos 2011 Cuma 19:45:59
Hem melek hem şeytan...
Hem siyah hem beyaz...
Hem cinnet hem cinnet...

Çatışma mağara içerisinden dışarı sızmış, tıka basa dolu iken...

Kutladım, sevgimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 22:11:29
hep dolu deği lmidir kendi mağaralarımız ,arada dışarıya süzülmek lazım sevgiler teşekkürler
ayşe1
5 Ağustos 2011 Cuma 19:11:25
Hoş anlar yaşatan yazıyı kutluyorum.
Selam vwe sevgilerimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 22:02:24
teşekkür ederim iyi akşamlar
Aysel AKSÜMER
5 Ağustos 2011 Cuma 18:52:14
Güne gelen güzel yazını kutlarım. Sevgilerimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 22:01:25
sevgiler teşekkürler
hayrettin şahin(haysah)
5 Ağustos 2011 Cuma 18:03:53
benimde yorumum yazının yanında lacivert kalır yok ben sade tebrik ediyorum harika...................çok başarılısınız.........yazı yerine çok yakışıyor.....saygımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 18:04:44
sağolunnn ,varolunn.
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
5 Ağustos 2011 Cuma 17:53:20


tebriklerim günün yazısına hayata saçtığın lacivert samanyoluna iyi ki varsın Aysu'm..:)
sevgim saygım selamlarımla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 18:00:55
teşekkür ederim gülücük :)
handan akbaş
5 Ağustos 2011 Cuma 17:22:49
Adın yazmasaydı bu Aysunun diyebileceğim kadar seni yansıtan bir paylaşım, tebrikler Aysu kardeşim, lacivertinden ben de alıyorum, üzerime huzurlu bir geceyi örtüp, sessiz ve sakin uyumak için.Tebrikler ve sevgiler ....

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 17:39:24
ne güzel beni yansıtan şifreleri görebilmeniz,çok teşekkürler
Silence
5 Ağustos 2011 Cuma 14:53:08

Bu günüme senden kattım larcivert .

Yuregin ve kalemin melek olanlardan kalasın .

Ustadeye sevgiyle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 17:38:22
teşekkür ederim arkadaşım
Billur T. Phelps
5 Ağustos 2011 Cuma 12:47:18

Peki, sen hayatında kafanı kaldırıp baktın mı samanyoluna. Çam ağacının gövdesine kurulan bir çardakta uyumaktansa gidip koca poponu gökdelene hapsettin. Bir türlü gecenin sessizliğini dinleyemedin değil mi?

Yooook....Bu ben değilim çok şükür diye geçirdim içimden. Çardağım ve içinde beni denize karşı ılık ne fesiyle üfleyen meltemler eşliğinde uyuyorum sıkça. Ne saman yolları gördüm, ne kendi başına sessizce göz kırpan yıldızlar karanlıkta. Ardından hep şükrettim kendi minik dünyamda ve sağlıkla yaşadığıma.

:))))))))))


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 13:13:47
sağlıklı bir yaşam işte bu,teşekkürler arkadaşım.
nâ-gehân
5 Ağustos 2011 Cuma 12:30:52

sağım solum gölge...


güzel yazı . tebrikler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 13:12:37
teşekkür ederim sevgili na-gehan
IRIZA
5 Ağustos 2011 Cuma 11:28:01
Bacım hastayım yazılarına..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 11:28:52
.)) eyvallahhhhhhh IRIZA abey
Taylan KOÇ
5 Ağustos 2011 Cuma 11:14:16
Tebrik ederim güne düşen yazının değerli yazarını
Saygımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 11:20:12
teşekkürler
chaotica
5 Ağustos 2011 Cuma 11:13:10
Yakıştırılmış sevimli dağınıklılık.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 11:19:22

karanlıkta işledi kasnağı


teşekkürler chaotica
nuray telli
5 Ağustos 2011 Cuma 10:52:34
Sevgili Miskin Koala, ne derin düsünmüşsün burada.Ben ise her yarı baygın gördüğümde seni yapışmış yatağına '' Oh olmuş sana ! Yersen o kadar koka yapragı uyuşur böyle uyursun, şirin ama savunmasızca.'' diye düşünür severdim seni.Oysa sen yattıgın yerden ne hayatlar gözetlermişsin, ne fikirler üretirmişsin yaşanmışlıklarında...

Saygı duyarak okudum yazını da.Ama demeden gecemedim şunu da; samanyolu böyle bir ögretmen görmemiş olmalı ki hem öven hem de döven:))

Şaka bir yana keyifle okudum.Kaleminize saglık.Saygılarımla...

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 11:00:46
iyi dedin aynen öyle oldu ,fazla yemekten rüya gördü ,ama bu yaramaz bir koala dikkat et senide çekebilir mağarasına :)

çok teşekkürler sevgili nuray hanım.
nuray telli 5 Ağustos 2011 Cuma 23:09:36
Yaramaz Koala, öyle alıp karsına patlatacaksan bagırsaklarımı, düşünürmüsün gelirim magarana? Nasıl kacarım dörtnal, gölgemi de alıp gözünü açıp kapatman arasında.Sanırsın bir yel esti de nefes aldım o arada.:)) Ah yaramaz koala, ne çok sevdim seni...:)

Böyle güzel yazılarınızın devamını okuyabilmek dilegimle...
ezom
5 Ağustos 2011 Cuma 10:23:35


Kalem bu belli olmaz bazen melek olur bazen şeytan :)))

sevgimle aysu

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 10:58:22
ama sen bir meleksin :) selamlar sevgili sema ,iyi misin bu arada
ezom 10 Ağustos 2011 Çarşamba 08:42:37
melek senin gören gözlerinde ...
seni okuyunca iyi oluyorum
:)))
berFarJeyn
5 Ağustos 2011 Cuma 07:44:12

Sana diyorum en baştaki gölge!

Benim adım lacivert -bu gölgeler kimler?




1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 10:57:31
bu gölgeler sen ben o ve diğerleri :)
Aynur Engindeniz
5 Ağustos 2011 Cuma 01:05:59
Bu gece de sendeniz yarın geceye kadar da...

Aysu, sen yaz kardeşim yaz...

Tebrikler. Sevgilerler.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 10:56:51
arada yazarım sevgili aynur teşekkür ederim.
Kayra Doa
5 Ağustos 2011 Cuma 00:49:22
seviyorum kalemini............

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 00:53:01
ben de seni seviyorum can kayra ,güzel ağlıyorsun şiirlerinde bir de kadın demeni seviyorum hele kızınca yuvarlanıyorsun şiirle beraber .:)
tan 1919
4 Ağustos 2011 Perşembe 23:05:33

yorumların bile google destekli yapıldığı bir sanal hayatta kalem ve yazı nedir sorusu bilgi kirliliği dışında bir anlam ifade etmiyor sonuçta…

kalem; kendisini tutanın faili meçhulü,
bir binek kalem miraca giden burakçasına,
diye düşündüğünü söylüyor şair,
ama ben katılmıyorum buna,
düşüncenin zehri bulaşıyor bazı anlar kalemin ucuna, zehre bulanmış mızrağın temreni gibi
diye ekliyor
kim bilebilir ki yazılanları demek geliyor içimden,
yine söyleyemiyorum diye bana kırıldığını düşünüyorum kalemin diyor şair…
bahçeye girmeye cesaret edenlere bahçe içinde ki sesler uzaktan gaip geliyor sanırım….
ve gölgeler arabiyi ölüme, jungu deliliğe, hallacı derisinin yüzülmesine götürüyor,
yazıda bir gölge kalem,
Rabbin çivi gibi topuklarımıza çaktığı ve vahiyle bildirdiği,
ve bir şair gölgelerle konuşmaya başlamışsa artık düzenli olarak okumak ve gölgelerle yaptığı savaşı kaybedişini izlemek düşüyor bize sanırım,
diye düşündüğünü söyledi ama ben katılmıyorum,
kalemin ucunda canlanır insanın içinde gizli olan melek ya da şeytan,
toplar Hakk olan Camii sıfatıyla,
ve Ruh dile gelir her kalemin ucunda rengini yazanın nefesinden ve nefsinden alarak…
söz bedene gelir, yazılanlar nedene,
bir molla kasım gelene dek, sular bükülüp ateş yanana dek,
hep söyledik zamanın efendisi hızır ölecek ve yazılanlar aslolan hariç hükmünü kaybedecek,
herkes aslolanın peşinde, merdiven başlarında,
ya inecek ya çıkacak ama kalabalık bir yalnızlıkla hep tek başına olacak…

yazı çok güzeldi diye düşünüyorum, şair bana katılmasa da...

tebrik ederim,
saygılarımla…

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 00:29:11
teşekkür ederim ,insanın içine doğru olan yolculuğu evet hep yalnızdır.belkide kaçış noktamız bizim ,kişinin hayal dünyası.
tan 1919 5 Ağustos 2011 Cuma 00:35:46

kişinin hayal dünyası değil, gerçek olan, aslolandır içe doğru olan yolculuklar:)
hayalle gerçek, gölgeler rengini kaybetmeye başladığı zaman ayrılır sadece,
evet yolculuk yalnızdır ama bu yazıda olduğu gibi öfke ve sitem dolu bir yalnızlık :)

yazı çok çok güzeldi, tekrar tebrikler..

saygılarımla...
lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 00:59:31
teşekkürler arkadaşım
HakkınSesi
4 Ağustos 2011 Perşembe 21:28:40
Yazıyı okurken neler hissetmedim ki;

Ateş böceklerinden başladım ilk önce. Sonra çekirge seslerinde rahatladı gecem. Huşu doldu her bir yana. Belki anlatılmak istenen çok farklı bir şeydi ve benzetme icabı toprak kokusu sinmişti cümleler içine. Önemli değildi galiba, önemli olan toprağın kokusunu yeniden hissedebilmek ve hatta sivrisineklere dostça ellerini uzatıp, ısırmaları için beklemekti..

Biraz lacivert dokunmuştu, siyahın yağdığı gece şehrine..

Biraz acı...

Biraz neşve...

Biraz keder...

Biraz ümit...

Her şeyden bir şey, ama aslında hiçbir şey! Yazının isyancıl bir yanı da birazları silip, her şeyin bir kızgınlıkla başladığını söyler gibi..

Rock saçmalarını yazar teker teker fırlattığı mevzilerden toplarken, kaleminin ucunda ki şeytanın melekleştiğine dair bir heyecana kapılıyor; oysa melekler çoktan en güzel şarkısını dinletebilmek için play tuşuna basmışlar bile..

Sinesine bir çengel iliklenen denizin hoyratlığında atların cidiko kemiğine saplanan sersemlikler gibi:

'... navy blue shadows...'



Güzeldi gerçekten de, biraz daha fazla doğasal betimleme yakışırdı..

Hürmetle..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 00:26:04
lacivert gölgeler / teşekkür ederim arkadaşım
Ağyar
4 Ağustos 2011 Perşembe 19:56:03
“Doğrusu samanyolunun bu kadar güzel olduğunu hiç görmemiştim.”
Yok, bee neresi güzel sabahtan akşama kadar hükümet yalakası bir yayın politikası izliyorlar..l. Şey pardon, pardon! Yanlış ata oynadık galiba tekrar pardon.

Dies İrae, Fernando Pessoa, chaotica’ nın iliryalısı...
Şimdi “google” yazıp bu isimleri tıklasam sonrada döktürsem, vay şöyle şairler böyle yazarlar diye... Ne kadar bayağı bir hareket değil mi? Ne yazık ki hiç birini tanımıyorum.

Yazı güzel lakin fazla “ayan”a hitap ediyor veya ben yazıya fazla “avam” kaçtım.

Olsun ne gam! Bir yerlerde söylemiştim, ben siteye girerken komplekslerimi kapının dışında bırakıyorum.

Tebrikler, saygılar, selamlar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 00:23:30
ayan ailelerinin en önemlileri: tepedelenli ali paşa, alemdar mustafa paşa, çapanoğlu, kara osmanoğlu, aynacıoğlu ve sepetçioğlu'dur.


valla tanımam hiçbirini abi :))biri müzk,diğeri portekizli şair,ve yazıda bir tipleme ,bunları tanırım ama :)


eyvallah abim ,teşekkürler
Mehtap ALTAN
4 Ağustos 2011 Perşembe 15:51:20
Günüme dokundu yazın...

Kaleminin rengi çok farklı çok...

Elbette kutladım...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 00:18:14
teşekkürler sevgili mehtap
_cânâ_
4 Ağustos 2011 Perşembe 15:37:18



Gülümseten ve düşündüren yazılar seviyorum bu tarz yazıları yazarken de okurken de

salt insan olabilmek bütün yapmacıklıklardan kurtulup

sevgiyle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 00:17:39
teşekkür ederim sevgili cana
karakaranfil
4 Ağustos 2011 Perşembe 13:13:44
Sözler kelimelerin yolundan yürürken akıl onlara yol gösteren deniz feneri gibi en uçta ve en yüksekte seyreder deniz gibi hafızanın yüzeyini.
Ve akıl yol gösterince insan hakikati mecburen bulur.
Değerliydi yazdıklarınız.
Selamlarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 4 Ağustos 2011 Perşembe 14:02:59
selamlarımda çok teşekkürler
O qué
4 Ağustos 2011 Perşembe 12:28:06
-Kalemimin ucu şeytan mı melek mi?

Kalemi kim tutuyorsa ona dönüşür renkler,
Kalemi lacivert tuttu.
Lacivert yazdı


zaten uçma vaktin de gelmedi henüz.

Uçma vakti.. Kimi erkenden uçuyor, kimi bir ömür sahte sahte kanat çırpıp duruyor

kül rengi ölümün yüzüne yatırsam mı sizi..

Kül rengi ne çok yakıştı ölüme...

Sevgimlesin can!

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 4 Ağustos 2011 Perşembe 14:02:40
nuniLe patetes dedim kız pa te teeess ,chee :)
O qué 4 Ağustos 2011 Perşembe 16:44:26
gözlerin kapalı çıktı ama ya tekrar ;d
lacivertiğnedenlik 5 Ağustos 2011 Cuma 01:01:54
ya ekmek gülüşüm nasıl :)
Umut Kaygısız
4 Ağustos 2011 Perşembe 12:07:11
Uçuk ama kaçmadan:) Zeka dolu ama tetiğe basmadan. Korku var ama seri katile bulaşmadan... Seviyorum kaleminizi:) Tebrikler.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 4 Ağustos 2011 Perşembe 14:01:42
pek sağı sollu belli değildir :)
hasan1402
4 Ağustos 2011 Perşembe 11:48:37
geniş hayal gücünüzle atları gerçekten çatlattınız
güzel bir çalışma olmuş lacivertten maviye doğru
kutlarım

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 4 Ağustos 2011 Perşembe 14:01:01
çok teşekkürler arkadaşım.
Fulya CODAL
4 Ağustos 2011 Perşembe 11:45:08


çok iyi laci, çok iyi yazıyorsun

delice ve akıllı yazılan şeyleri seviyorum


eyvallah..






2 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 4 Ağustos 2011 Perşembe 14:00:29
karmaşık bir durum hangisi olacağıma karar veremedim:)
Fulya CODAL 4 Ağustos 2011 Perşembe 14:07:34


sende ikisi de mevcut zaten

her iki durumda da hayranlığım söz konusu..
Angie
4 Ağustos 2011 Perşembe 11:44:17


Kaleminin ucu şey-lek.

:)


Sevgiler.



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 4 Ağustos 2011 Perşembe 13:59:52
eyvallah sevgili sema .)
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.