kardanadam
531 şiiri ve 22 yazısı kayıtlı Takip Et

Şizofrenik bir öykü



Şizofrenik Bir Öykü



Vahşi doğa, terörüyle ne kadar sınır tanımazsa tanımasın, gün olur insan da, direnişinde sınır tanımaz. Bir zemheri gecesinin tam ortasında ve suratıma iğneler batırır gibi yağarak, düştüğü her yeri uyuşturup kırçıllaştıran tipi altında, çorapsız basık ayakkabı, beyaz fanilam ve pantolonumla yürüyorum rıhtımda. Kayalara çarpan dalgaların arta kalanı ağır tokatlar gibi çarpıyor yüzüme. Ben öyle şaşkın ve bilinçsiz dolaşarak içimdeki volkanı soğutuyorum aklımca.

Yollardaki incecik, beyaz bir kar bulutu, sihirli bir battaniye gibi karşıdan karşıya sürünüyor. Bereketli ve talihli bir günü ardında bırakan sarhoş balıkçılar, mum ışığı gibi titrek ışıklar saçan barakalarında rakı ve anason kokuları içinde ağza alınmaz şarkılar söylerken, sessizce geçiyorum yanlarından.

Sonra, bütün sarmaşıkları kurumuş bir kamelyanın altında pineklerken, tanıdık bir pelikan sokuluyor yanıma. Daha yaz mevsiminde, kırılan ayakları balıkçılar tarafından alçıya alınıp iyileştirilen ama çok iyi bakılıp kilo aldığı için arkadaşlarıyla birlikte sevdiklerine uçamayan bir göçmen kuş bu. Kocaman gagasını ceplerime sokuyor önce. Kendisini okşamama hiç itiraz etmiyor. Bir kadını nasıl sevdiğimi anlatıyorum ona umarsızca ve ölümüne.

Pelikanı ardımda bırakarak, iskelede saatlerce yürüdükten sonra ayaklarım salaş bir meyhaneye bırakıyor beni. Karşımda oturan kırışık bakır tenli ve yaşlı bir adama ilişiyor gözüm. Durmadan gülüyor halime. Ortada gülünecek bir mevzu yoksa şaşırıp, tam aksine sinirlenebilirsiniz elbette ama adamın eksik ve paslı dişleri onu öyle sempatik ve candan kılıyordu ki; tam ona odaklaşıp, “amca gülünecek bir durum varsa birlikte gülelim” dediğim anda, adını anımsayamayacağım ünlü bir ressamın portresine dönüşüp duvara çivileniyor aniden.

Aman tanrım bana neler oluyor dediğim sırada, hiç insanlıktan nasibini almamış iriyarı ve çıplak göğsü, keçi kılından örülmüş siyah bir kazağı andıran iri kıyım bir adam “hesap” diye dikiliyor karşıma. “Ben hiçbir şey içmedim” diyebiliyorum sadece. O, maganda kılıklı barbar eline geçirdiği paslı bir kamayla saldırıyor üzerime defalarca. Hiçbir kama darbesi acıtıp, korkutmuyor beni ama kendimi aynada izliyormuşum gibi her yanımdan kıpkırmızı kanlar fışkırdığını görüyorum. Avuçlarım kan içinde. Bu ancak bir kâbus olmalı diye düşünüyor ve manzaranın dehşetiyle uyandığımda gerçekten bir kâbus olduğunu anlıyorum.

Yatağımdan fırladığım gibi, penceremin perdelerini açıyorum. Güneş ışıkları gözümü alıyor önce. Bir Pazar sabahı ve çocuklar evin önünde bir kardan adam yapmışlar kartopu oynuyorlar.
Pantolonumu ve sırılsıklam ıslak fanilamı çıkarıp pijamalarımı giyiniyorum.

Yatağımı düzeltirken, ökçeleri basık ayakkabılarımla beyaz bir pelikan tüyü buluyorum döşeğimin üzerinde. İnanılır gibi değil ama hiç kan izi yok.

Çok mutsuz olsam da gülümsemeye çalışıyorum yeniden. Bedenimde dayanılmaz ağrılarla amansız ve zalim bir sızı hissediyorum ruhumun derinliğinde.

Üşüyorum, sızlıyorum ve ağrılarım var. Yaşadığıma hiçbir şüphem yok. Tekrar yatıp uyuyacağım ama o salaş meyhaneye gidip gitmediğimi gerçekten merak ediyorum.

Celal Çalık


Beğen

kardanadam
Kayıt Tarihi:1 Aralık 2010 Çarşamba 16:32:59

ŞIZOFRENIK BIR ÖYKÜ YAZISI'NA YORUM YAP
"Şizofrenik Bir Öykü" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
5 Aralık 2010 Pazar 20:48:03

çok güzeldi...yazmaya devam...:)
kutladım hayata kattığınız eşsiz güzellikleri Celal Dost..
sevgim saygımla hep...selamlar...

Cevap Yaz
Mehtap ALTAN
1 Aralık 2010 Çarşamba 23:40:58
sonunu tahmin edemediğimiz anlatımlardır düş dünyasını daha çok büyütendir ki bu saatte bu öyküyü okumak iyi geldi desem de gözlerimi kapatırken biraz ürkek biraz korkmuş biraz da tedirgin kapatcağım...

değerli emek verilmiş sıkı bir çalışmaydı...

tebrikler...

Cevap Yaz
Hikmet Özkul
1 Aralık 2010 Çarşamba 22:24:33
sevgili abim, türk flimlerinin sonu ilk on dakikada belli olur. öyle bir yazı yazmışsın ki bilinmezliğe gidişi ve sürükleyici akışı mükemmeldi. sevgi ve saygılarımla.

Cevap Yaz
asran
1 Aralık 2010 Çarşamba 22:07:39
Kabustu zaar Ceyal bey. Güzel bir anlatımdı ama ürktüm doğrusu. Betimlemeleriniz ne kadar güzel öyle. Tebrik ve Saygımla...

Cevap Yaz
ayhansarıkaya
1 Aralık 2010 Çarşamba 20:02:12
Neyse ki rüyadaymışsınız.Yoksa o kamanın darbeleriyle neler olurdu neler.

Celal ağbey,sen niye seyrek yazıyon böyle.Valla böyle güzel yazılarınızı bekliyoruz ha.

Selamlar.

Cevap Yaz
Emine UYSAL (EMİNE45)
1 Aralık 2010 Çarşamba 19:43:04
Değerli arkadaşım, değişik ve güzel bir öykü çıkmış kaleminden. Daha sık yaz olur mu?

Sevgi ve salmalar...

Cevap Yaz
Fikret TÜRKER
1 Aralık 2010 Çarşamba 19:32:40
Mükemmel bir öykü...

Fikret TEZAL tarafından 12/1/2010 7:33:13 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.