Fikret TEZEL
298 şiiri ve 722 yazısı kayıtlı Takip Et

BEHİCE YALKIN ÖĞRETMENİM



BEHİCE YALKIN ÖĞRETMENİM

Yıl 1966.İstanbul Pendik Lisesi’nin,o zamanlar Kartal’a bağlı köyler,şimdi ise Pendik’e bağlı mahalleler olan Dolayoba,Yayalar,Şeyhli,Kurtköy,Kurna,Kurtdoğmuştan gelen toplam 9-10 öğrencisinden biriyim. İlkokullarımıza hepimiz köylerimizde 5 sınıfa 1 öğretmenin baktığı köy okullarında başladık.Sanırım 4.ya da 5.sınıfta bu rakam 2 öğretmene çıkmıştı.
Orta kısımların dersi öğleden sonra 13.oo’da başladığı ve köylerimizden dilediğimiz zaman minibüs olmadığından,saatler öncesinden bulduğumuz minibüslerle,ayakta yolculuk etmak koşulu ile yarım ücret (o zaman 1 lira yerine 50 krş.) ödeyerek Pendik’e gelirdik.Birçok arkadaşımın aksine,bu aradaki zamanımı,okul kütüphanesinde ders çalışarak geçirirdim.
Okulun en alt katında 1-İ sınıfında,sınıfın en kısa boyluları olarak,kalorifercinin oğlu Ali ile oturuyorduk.O tam bir zenci tipindeydi. İlk yazılı sınavlar başladı.O gün ,Fen Bilgisinden yazılı olacaktık.Çok iyi hazırlanmıştım,korkmuyordum.Hocamız Behice Hanım,sınıfa
girdiğinde,sınıfı adeta bir korku filmi sessizliği kaplamıştı.Behice Hanım kısa boylu,o zaman sanırım 40’lı yaşlarda,gözlüklü,çok ciddi biriydi.Sınıfça korkardık.Gözlüğünün
üzerinden bir bakması vardı;dayak yemiş gibi olurduk.Sınav başladığında,şok geçirir gibi oldum.Sorular,çocuk oyuncağı gibi geldi. Kendimden şüphe ettim,bu kadar kolay olamaz diye.
Bir iki hafta sonra Behice Hanım,yine o herkesi korkutan edasıyla gelip,en arka sıradaki sınıf başkanımız Gülten Ablamın yanına oturup yazılı sonuçlarını okumaya başladı :
1,2,1,2,1,2,3.....Böyle gidiyordu okunan notlar.Beni de muazzam bir karamsarlık aldı.Sıra bana gelip adım okundu:
- 2153 Fikret TEZEL (o zaman soyadım Tezel’di)
Sıramda sessizce ayağa kalktım.
- Fikret Tezel...
Birkaç defa ismimi okudu.Bende ve hiç kimsede çıt yok.Behice Hanım kızmaya baş-
ladı.Gülten abla,olaya müdahale etti:
- Fikret,en önde hocam.
- Hani nerde?
-İşte orda hocam.
-Çık bakalım şöyle ortaya doğru,boyunu posunu bir görelim.,dediğinde ben adeta ölümü haketmiş bir suçlu korkusuyla sıranın yanındaki boşluğa çıktım.Başım yerdeydi,verilecek cezayı bekliyordum.
- Vay vay vay.Sen boyundan büyük numara almışsın.Aferin ..8..
Ben henüz birşey anlayamamıştım.Yerime oturduktan sonra yavaş yavaş anlamaya ve sevinmeye başladım. Bir de sınıfın en çalışkan kızı Seher, yüksek not almıştı. Zil çaldı.
Herkes koşarak teneffüse çıkarken,Behice Hanım bana,
-Dur bakalım,biraz konuşalım,dedi. Birlikte,orta sıralardan birine oturduk.
- Anlat bakalım,dedi.Kimsin sen,neyin nesisin?
Herşeyi anlattım:Annemle babamın ben 1.5 yaşındayken ayrıldıklarını, babamla birlikte,
Kurtköy’deki bir kahve köşesinde yaşadığımızı,yemek yediğimiz,derslerimi çalıştığım,
uyuduğum,çamaşırlarımın yıkandığı,hatta benim de yıkandığım yerin bu köy kahvesi olduğunu.Gözlerinin yaşardığını gördüm o anda,bu herkesin korktuğu insanın.
-Bundan sonra kimseye,annem yok demiyeceksin,ben Behice Hanım’ın oğlu-
yum diyeceksin,oldu ilk sözleri.
-Hadi bakalım çık şimdi biraz hava al ve daha sonra bu şekilde çalışmaya devam et.Ne derdin olursa da bana gel,tammam mı?
Ertesi gün öğretmenler odasına çağırıp terziye ölçü aldırrtılar.Hediye kitaplar,kalemler,
defterler aldılar.İlk bayrama yetişti,hayatımda ilk defa giydiğim,ısmarlama takım elbisem,
kumaş paltom ve ilk defa giydiğim,altı kauçuk ayakkabılarım.

Bu öğretmenler sevilmez mi ? Böyle öğretmeni olan insanlar, okumaz mı ?

( Behice Yalkın’ın şahsında tüm onun gibilerin ellerinden öperim...............)

11 MART 2007 FİKRET TEZAL

Beğen

Fikret TEZEL
Kayıt Tarihi:13 Temmuz 2007 Cuma 12:50:55

BEHİCE YALKIN ÖĞRETMENİM YAZISI'NA YORUM YAP
"BEHİCE YALKIN ÖĞRETMENİM" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
oktayzerrin
22 Temmuz 2009 Çarşamba 01:46:10
bu duyarlı ve vefalı tavrınızı kutlarım emekli bir öğretmen olarak çok duygulandım ve bir an kendimi o okulda görev yapıyormuş gibi hissettim, sağolu sevgi ve saygımla, selamlar...

Cevap Yaz
İlkerpamukcu
8 Mayıs 2009 Cuma 01:42:00
Bir Pendik'li olarak dikkatle okudum paylaşımınızı ve hak verdim size üstadım.
Saygılarımla

Cevap Yaz
gülden
13 Temmuz 2007 Cuma 22:25:47
aşkın gözü kör derler ya ne kadar da doğrudur zaman zaman olamdık hatalara sürükler insanı..
umarım hatalarla dolu bir aşka yelken açmasın gönüller..
kalemine sağlık tam puanımla kutlarım seni...

Cevap Yaz
ezom
13 Temmuz 2007 Cuma 18:49:59
Mutluluk uzaklarda ,hayallerde değil ; yakında,yanıbaşımızda,hatta peşimizde bizi kova-
lamakta.Durup,arkamızı dönsek onu yakalayabiliriz.


hatta yanımızda...
hatta içimizde..

kaleminize kuvvet...

Cevap Yaz
Sevi Derya
13 Temmuz 2007 Cuma 14:42:36
yüreğinize sağlık çok güzeldi kaleminiz daim olsun

Cevap Yaz
zekice
13 Temmuz 2007 Cuma 14:42:12
Mutlu olmak istiyorsak,hayallerin şöhretlerin düşüne yatmayı bırakıp,bizi seven,değer
veren insanlara elimizi uzatıp,gönlümüzü açmalıyız.

katılıyorum ...
sevgiyle...

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.