İbrahim Çelikli
135 şiiri ve 21 yazısı kayıtlı Takip Et

Safiye



(SAFIYAA)

“-evel Allah
Allahh’dan bi şiy mahana olmadıkdan keyri
her cumay derne(ği) mezerinin başına ğeder
üş Külfalla bi Elhem de olsa
okur üfleyviridim de
hinci bek elimiz olmayoru
ne yalan söyleyen hinci

ha yıldan yıla, yalancı arifede
boğazlatdırın da bi horuzu
çocuklara amin çığrışdırıvırın daa
uruhuna hediye ederin
neydeyin”
“-Allah gabil etsin”

cahılız ay gardaş elimizden bu gadak geliyo hindi
hinci ne desem yalan,
Allah bilip duru galbimizdeğini
herkeşe gizi de olsa O’na ayan

“-ne mutlu size biz yapamıyoruz işte”
“-hadi deyelim siz uzaktasınız da öyle
eskinki ğibi, ne garışan, görüşen
ne iş ne telaşe
bize ne oluyoru kine”

“-esgiden amin çığrışdırıdım emme
hinciki çocuklar gatmer filen yemeyoruku
bizim güçcüklüğümüzde
nerde bi amin çığrışdırılıyoru
öte mellenin çocukları bile
sığırcık sürüsü ğibi çokaşıyodu
hinci nerde”

“-hoş geldiniz hoş geldiniz”
“-hoş bulduk, sefa bulduk, buyurun,
siz de hoş geldiniz, sefalar getirdiniz
biz de bir şöyle konu-komşuya çıkalım dedik
sağ olsun Ahmet pek sever ablamları
Ortatepe Mezerliğine getdiydik de
ha geçiyorkene
Ayşe Ablamların da bir gönlünü alalım dediydik”

“-eyi kine geldiniz gı, biz de yenicekleyin fırından geldiydik
ıscacık! buyurun hadin, Allahın aşgına
buyurun bakalım benim gızın çöreğinden bi ye(yi)n gari”
…..
“-Safıya etdi!
……
hadin hadin sovumadan
obal da boynunuza acı-yavan, guru soğan dedikleyin
bekmezden file bi banın
valla bek gözel
sandıkdakı şekerlemiş de
daha ötüyon aldım Tafik’den
azımızı çoğa sayın gari
hadi buyurun!
Allan aşgına”
……
“-yemediniz beee!
aman ne di(ye) yemediz be!”
“-yiyoruz abla yemez miyiz hiç
pek güzel olmuş,
Safiyenin de ellerine sağlık”

“-ben size, bi de deriden peynir gazıyvırayın
bu sene bek gözel oldu valla
Safıyanın eli değdi ya gari”
“-gel abla zahmet etme Allah aşkına
daha ne olsun, her şey var işte
daha yeni kahvaltı yaptık vallahi
Ahmet izinde olunca geç kalkıyor”

“-va! o da ne , bu zamana
zabah yenineninen durulu mu
gıı valla garışman
bizim köyde ağşam gec olu,
ya(ğ)lı dolaza iki de yımırta gır(ıvır)ayın da
hışır turşusunu da seve(rsi)n gari,
nerde bulacaksın şeer yerinde
hışırı-mışırı, keşiri
valla kaş kere gulağını çiniletdim
inanmazsan Anşa abama sor
deği(l) mi gı aba
“heye” desen ya”
“-hı-hı”
“-gel abla ne yapacaksın, zahmet etme
zaten kalvaltıyı yeni yaptırdım Ahmete
nasıl olsa mesaisi yok dedim
biraz geç kalksın diye uyandırmadım”

“-ıramatlık bobam bek metederdi Ahmadı
bu çocuk böyük adam oluu ilerde” derdi
bi de goyun gütmeye filen getse, bakarsın
kitabı elinden burakmazdı
ne okur ne anlar, nasıl akıl yetiriridi
şaşarsın”

“-elleme yatsın netçen
yata yata böyür”
“-töbe töbe va(hh!)”
“-gayfaltı mı galı gıı bu-z(a)mana
ileşber adamın gözü uykuya ganmaz
bi de öyünü olmaz
bi çomaç alı eline bi yandan yer
bi yandan işine geder”

“-bobam ıramatlık da
“beygirin durup da sıştı(ğı) gibi
iş vahtı duruvurup da yemen
bi yandan da işinizi işlen
Yamacı Aziz bile
odada hemi bize cuvap yetiri
hemi de
papba ipi mumlar” derdi”

“-garın doyurmalık mı canıııım
ha şurdan iki sunum bişiy
gabı ayrı olanın
dadı ayrı olurumuş”

“-Ahmet de pek sever çöreği
gök peyniri ”
“-ona da götür,
tandır ekme(ği)nin arasına
bohçalayvıralım da ay bizim gız
yeni suladım, açcık tepsersin,
yumuşayvısın da
ilafı mı olur Alla(hı)n aşgına”

“-ıramatlık bobam da bek sever-idi
yaz gelse de pıransa yapra(ğı)ynan
bi çomaç etsem deri peynirini
üsdüne de iki lık Söğütlünün suyu” deye

“-hayır canım burada kolay
ben kışın diyorum amma
ben pek beceremem ki”

“-bobam da “peynirin küfü,
pensilin yerine bire-bir” derdi
kimbilir hankı derman uçuysa”
…….

“-bi dee “anayın yaydığı ayrana
teze bosdan çintecen de
çalcan gaşşığı” deye deye
getdi vardı öte dünyaya
nur içinde yatasıca
ne ıramatlık anama doya bildi, ne
gahrolasına yalan dünyaya”

“-becersen bile ay gelinimiz,
şeer de fırın var mı ki”
“-bi fırının kı bile ötekine benzemez”
“-ıramatlık bobam hep
Hapbananın fırınında etdiridi”
“-Satellerinkinde etdik”
“-gözel olmuş”
“-Safıya etdi gellabası”
“-töbe töbe”

“-Safiye o kadar oldu mu gııı(ıız)!”
“-eh güçcükler böyümekde”
“-ha üş gün sonura
….. gelin olu gederler ay aba”
“-Ahmet’e söyleyelim de
şehire götürelim Safiyeyi şehre”

“-ıramatlık bobam da
“ben gızımı şeere verecen” derdi
ben güçcüğükene
böyüyünce ne olcan dediler miydi bana
“memura varcan” derdim”
“-töbe estağfirullah”

“-yoo şeere vermen gelinimiz
…
üsdüne alınma da
ne bileyin aman
….
her şey paraynan
i(n)sanın karnı güçcülü ğeder valla”

“-aşk olsun abla biz aç mı yaşıyoruz
paran olduktan sonra
her şey var pazarda
dut bile”

“-o kahrolasıca para
satın almaynan başa mı çıkar ay-anam
dişin kesiyokana
hemi de dalından
goparıp yemek varıkana
bosdanı, hışırı hart-hart
kölkesinde oturuyokan
armıdı gayıseyi, tiltombağı
anlnaşılan…… sana dadıkdırmamış
bizim tor Ahmat,

Allah bili
çiğdemi
ala topraklı keşiri
daşa vurup garpızı
şak edip “gaşşık gavınını ”
hiş bilmeyon ellaham
datmamışın belli
bu sonrattan görme gayınnan file
sen gelince bi edivime mi
gaşşık gavını, dığan çöreği
topalak-mopalak”

“-ederiz etmemiyiz gonşu
emme Allahları var
gakıvıralım, edivirelim
bişirip-daşırıp
yeyelim-yüyelim demezler
barnaklarının ucuynan
o da yalvara-yakara
“teşekkür ederim,
yiyemicem artık”
kendisi de öyle
çoluk-çocuğu da
yeme-işme marakları yok hiş valla”

“-aşk olsun anne, yemez olur muyum
ayy istemem yeter..
biz de her şeyi yiyoruz ama
tertemiz, vaktinde!...
vaktinden evvel
kışın bile”

“-hemi de…..
yeyonuz-içiyonuz-geziyonuz da
ahlak-asalet
sonura mini felen keyyollar
neneyen,
Allah mafaza,
hep soracağmış onarı
Musa Hoca annadıvısın da
dinlen, Allah mafaza..”
…
“-açık yerlerinden yakacağmış Allah”
“-aşk olsun ben çıplakmıyım
…….
o içinde varısa”

“-valla onu-bunu bilmen de
Canab-ı Allah gadın gısmının saçının teli ğözükse
elinden maada bi yeri ğözükse
yövmül gıyametde cayır cayır yakacan” demiş
Musa Emmi deyviriyo da
Alla(hı)m günah yazma
hemi de
eyi dedin, hoş dedin
gözel söyledin
hepiciğini aldım gabil etdim de
……….

hinci ben bite(k)cik gızımı göz göre-ğöre
nası vere(yi)n şe(h)er yerine”
“-gı Kevser senin gızın deği mi”
“-amaaan onun gününü mü gördüm
ay bacım
el oldu ğetdi valla
evi ayrı,
yolu ayrı
hiş bizden gibi ğelmez
bayramdan bayrama
değilise gelmez
evi, yolu ayrı,
gapısı pacası ayrı”

“-peki! köye verisin de şehire göçerlerse”
“-ee o başga, o nasip meselemesi,
anası gızının tahdını yapar,
bahtını deği(l)
ne demişler
“nasibise geli Çinden-Yemen’den,
nasip değilise demiş,
ne gelir elden”

“-Ahmet de hep söyler bu atasözünü”
“-iki ğün sonura ilenmeye gakarlar
“ana beni neye verdin yabana
köy içinde vereyidin çobana”
deye türkü yakarlar
………….
“-hemi de daa güçcük halası”
“-on altı yaşındayın”
“-da(h)a yeni basdın!
……..
gak şurdan eşşe(ği)n eşşek sıpası”
“-ıramatlık bobam da analığımı ……….”
“-hemi gız gısmı öyle her ilafın içine ğirmez
anandan evel ahıra ğirme bakayın”

“-yalan mı söyleyoru canım”
“-okulu bitireli beş sene oldu”
“-hemi de güçcük mü canım
gızın yaşı sorulmaz
esgere mi ğetçek Alla(hı)sen
bizim zamanımız da………
onaltısı’nda ana bile olunuyodu
..
valla”

“-zaman değişti artık
Ahmet’in dediği gibi
zaman sana uymayacak
sen zamana uyacaksın”
“-doğru demiş valla”

“-Ahmet erken evlenmeye de karşıdır”
“-ıramatlık bobam beni nişanladığında
ombeşimde yoğudum daha”
“-Ahmet köy adetlerinden nefret eder
aklına geldikçe kız kardeşleri”
“-boş verin hinci geşmişi”
“-ıramatlık bobam da
gepeğenç gelin olmamı isdemediydi
benim uçu da “daa çocuğudun” deye
yanardı içi

emme analığım, gudurasıca
usdurası içindeydi
“senden güçcük ellerin gızları
çoluk-çocuğa garışdı” deye
üzmez-kesmez ha bire söylenidi
oyusa daa bobama sarılalak yatardım
da(h)a aklım ileri-ğeri ermezdi
..
gelin alımı ğün beklerkene
uyumuş galmışışıyın
bobam ıramatlığın o bakışı
gözümün öğünden getmez
isdemeyosan vermeyen yavrım dedi”

“-Ahmet de;
kardeşleri aklına geldikçe sinirlenir
kayınbabam
nası(l) olsa “-hayır” der deye
Ahmete danışmadan bile
veri-verivermişler
ama şimdi çocukları mı okuyacak
dayıları ilgilenir,
kızları gelin mi olacak
dayısı bilir
Ahmet da şaştı ne yapacağını
her sene düğüne geliyoruz”

“-olmadan gedesice
Gundallı adeti anam
olmadan gedesiceler
o(ğ)lan-gız beşdeyken nişanlanırımış
şadetnemesini alanı gelin ederlerimiş
onbeşi bulan gıza
-evde galdı- dellerimiş
gün alsa on altıdan
eyi bellemezlerimiş”

“-hemi de
gız gısmı humayın gibidir
neme-lazım
üsdüne gün doğsa lekelenir
dedikleyin
laf olu-söz olu
hemi de yerini-yurdunu bili”
…………
“-gak gız hurdan
sünepelenip durma
ağzıma mı düşcen
eşşe(ği)n eşek sıpası
iki laf etdirmeyoru
adı batasıca
“gadiuğrayasıcanın ” eniği
başıma abıkat mı kesilecen
kör olmayasıca
“-….”

“-söylemeden gedesice

“-duur dur(h)ele
i(n)san bi çay gor oca(ğ)a
eşşe(ği)n eşşeg dölü
gapı dinnece(ği)ne”
….
“-hincikinnere
benim aklım ermeyoru anam
dur dediğin yerde bi dur
benden beş fazla söyleyoru anam
böyük-güççük bellem belirsiz
bişiy demeyen
kendi kendine akıllanır deyon
narasın”
………….
“-çocuk daa anası çocuk o”
………
“-çocuk bile deği valla
aklı her boka eriyo
………….
emme gızım deye demeyon da
………
er vakıt hemen gakıvırı
suları dolduru geliviri
bi bakmışsın ahırı kürümüş
geçi-goyunu sürmüş
hayadı hanayları
evi bi ğözel süpürmüş
ev çinil-çinil olmuş

kayfaltıyı zufraya ğomuş
başgasınınkını deği(l) de
illem bubasının çayını garışdırı
biz bilemeyoz öyle
bilmen alışgannıg
bilmen göresek
hu yaşdan sonura
anasına garılık öretcek
haspam
ille bi hamaratlık edecek
gız böyüyeli
tembelleşdim mi ne?
yonusa gocadım mı valla bilemecen
nası olsa iş görülüyo deye
eee dediğin(iz) gibi…
gelin olacak filen olusa
yandık ki! yandık valla

….
el gızından fayda yok
iki ğün sonura
o(ğ)lanın elinden dutduğu gibi
sen yoluna ben yoluma
zati mamir garılığına havas
geline ne güveneyin ay bacım
onnar gakasıya
gız çeker-çeviri(r)
siler-süpürü(r)

dikiş gursuna ğedeli
camları açar
odaları havalandırı
bubasını oğşayalak
“-bubacığım günaydın” der
öteykinnere
adaldığı gayınnam ıramatlığın ettiği gibi
“-haden garii!” deye ünner

“-haden gariii, gün öylen oldu
bu gedişinen haralda gakmacanız
görsen bi..
nezman işin başına varıp da
yüz ağardacanız
uyuyun bakalım siz uyuyun
gurnadan su akıyokan
gakın destinizi doldurun
iki ğün sonura
yüz yümeye su bulamacanız”

fışdık fışdık hemen çayları dolduruvuru(r)
fazla deği ikişer gaşşık şeker
tansiyona eyi gelmez deye
cangır cangır garışdırı(r)
geli-ğederkene
güpür-güpür
ortalığı sallandırı
anam ıramatlığa çekmiş hasba
anam ıramatlıg daaa
bi işe ğederkene
dünnenin sonu ğeliyo sankı,
-arkasından atlı ğeliyo gibi- gederidi
ardından seğirtmeynen etişemezdik ki
bi-buçuk metirodan fazlaydı adımları

“-bi işe ğederkene,
“halletcen” deye get
bi işi dutarkana .ikercesine dut ki
sen de memnin ol,
iş de senden memnin osun,
dutduğun iş yüzüne gülsün
“gaya fişi” iş dutma
ettiğin işi önşe gendin beğen” der idi
……..
cumay derneğinden cumay derneğine
asbap yurdu, kül suyuynan
ağa garıları, mıhtar garıları, ırametliğe
“biz baş edemeyoz,
iki galıp sabınınan,
gene de senin ki ğadak ağarmayo
ne hekmetise
gı Döndü
eyiki herifler gelip de senin asbabınan
bi de bizikinneri görse,
alim-Allah, keserler öyünümüüzü”
derlerimiş
ırametli ta öyleyimiş”
…………

“-hinci biz de
gayfaltıda bazar çayı içiyoz gari
Safıyanın sayasında
şe’erliler ğibi
gı! oyusa esgiden beri
bazar çayını bek se(v)mezdi bizim herifler
varısa da yoğusa da
ot çayı içerdik
göreseğ öyleydi

hincik zabah çay
ağşam çay
bi gonu-gonşu ğelse çay
tarlada çay
harmanda çay
eve ğel çay
çay dedimde gaynadalım mı gı
höyle davşan ganı
Safıyanın elinden
İnce belli kupalarda
……
şe’erli tekilifi file deği valla
………….
valla ben de bek hazmetmeyon

o mubarek de i(n)sanın içini burkuyoru ki
hemi de nası
gabız ediyo valla
…………
gayfaltı dedim de
Safıya çayın yanda
domatiz-yımırta
südün gayma(ğı)
daşşaklı yoğurt, sedeya(ğ)
teze peynir,
guşun südü
Allah ne verdiyse
İnsanın önşe gözü doy(u)yo

fişne ireçeli bile yapıyo valla
badılcanın da ireçelini ediyollarımış emme
neneyen, insanın içi almayo
emme garpız gabığının ireçeliymiş
bakmaya gıyamazsın”
…….

“-eyikine
gurs geldi köye
bissürü kırlent işledi
topan yasdık ganefçe
deycem şe’erliler gibi
diktopuk, mini
fıta keymeyoz emme
gayfaltıta çay içiyoz gari bizde”

“-Ahmet de sevmez,
hafif giyindirmez
çayı da gayet az demli içer”

“-ıramatlık bobam da sevmezdi
demli çayı
“burcu-burcu kokan kekik durukana” derdi”

“-bi de evde gız olması başga şey ay aba
cay etmeğ uçu demeyon
Allah olmayannara da gösdersin emme
esgiden yetemezdim
bitemezdim
dağ-bayır seğirdecen
südü sağıp-süzecen
bişirecen-daşıracan
çapaydı
ot ayıklamaydı
derken yolma geli çatardı

harman adı belli hadi bi da neyise
biri düğende dönüyokana
evin işini işlerdin
saman bi da dolup gelesiya
çoluk-çocuk dedikleyin
yedirecen-içirecen
elde yok
avışda yok
ya garnında
ya sırtında

hincikinner bi tene ediyollar
onuda ele böyütdürüyollar
gerçi ha!
bi tene de daa edin de kendiniz ona bakın
böyük biz de durağosun deyoz emme!
bobasının adını bile gomadıktan keyri
neneyen abam geeet,
biz de torun sevcez
olcak da gelin hanımın göynü
lafım mencilisden dışarı
şeytan görsün yüzünü
kemene bacaklı garı

“gönülsüz osdurukdan bok çıkar” derler
işdacık biz de doğurduk kaş dene
kendi-kendilerine böyüdüler getdiler
bunnarın kı zembilinen geldi her-hal de

gurk tavığın bülücünü şeyettiği ğibi
sevmemize bile gönlü olmaz gı
gökgörmedik!
Kevserikinner de bek aramaz sormazlar
bize de bizim gibi ğelmezler”
……….

“-valla ıçcık da onun uçu ediyorun ha!
Safıya bari gözümüzün öğünde olsun da
onun çocuklarını sevelim deye
ne de olsa evlat dalımış
torun balımış
ha! nasip

“-ağamın çocuklarını sevemezdik biz dee
ıramatlık bobam da
ilk torunnarı deği(l) mi
içi ğederdi,
biri torunnarını file gucaklasa, öpse
..

yengemden yaka silkerdi,
“bi de ananızın sülalesi deye aldık bunu,
almadık da, ağanızı gelin etdik
ha! elden ayakdan düşersek bize bakar dedik
nerdeee
çocuklarıda bi göresim geldi kii” derdi

biğün bakdım bu;
damın ucunda a(ğ)lamış gene
yenine sildi aklı-sıra,
sankı anlamacan mı
sildi filen etdi emme
sesinin garaksamasını saklayamadı
neye ağladın ay boba” dedim de………

duraladı “-ı ıh
neye alayan gızım” dedi
nur içinde yatasıca
izbar edince de
çevresine cekedinin cebine depdi de…

“-senden neye saklayan ay gııızım
günlerce Senget bazarını bekleyon
ordan bineyin otoposa
ver elini torunun yanna
hemi o(ğ)lan da tatilde olu
iki ğün sonura bindiriviri
Yalavaç arabasına etişdiri
yerine ğöre, ha!
çocuklara da nasip olsun deye
ça(ğ)la, bosdan, erik
de(v)şiri gelirin
dernekden-derneğe
emme cumay gün geldimiydi
yola düşüvürüp dee
gedemeyon gatli

gatliken ayaklarım yörümeyo
getmeyyo o yanna
elim hiş bi şeye varmayo”
deye yakındı,
ciğerden yan! nahı….
ciğerinden yanasıca
işallah … gadın Allahım
senikinner de sana etsin”

“-etme etme, deme öyle
senden başga yanan olmaz gene”

“-gı ellere bakıyon da…
gediyollar heş değilise
mayışlı birini alıyollar
hemi de bakmışsın
gül gibi geçinip gediyollar
deve gatarını bi kel eşek çeker derler
bizim dağ gibi oğlannar
nerde pani gılıklı,
yerden bitme şeyler var
geddiler geddiler de taa onnarı buldular
içim yanıyoru içim,
işallah onnarında i(ç)şleri yanar
başka da bişiy demen”

“-bırak hinci bunnarı hemşire”
“-hele hele yegem çocuklara çekişse,
döğse filen etse…
ıramatlık bobamın
valla hiş gönlü olmaz
aklı depesinden çıkardı”
“-…………….”
“-nerelere ğetdin ay bobam, gari nerelere
o senin mosulamaz o(ğ)lunu,
nur yüzlü torununu elinden aldı
elindeeen ……….
inşallah senikinner de sana etsin
başga bişiycikler demen,
neyimiş bi de akrabaymış,
olmadan gedesice

ilensem gene kendi canım
Allah bildiği gibi etsin
işallah sen de yollara bak”
“-ilenme ilenme”
“-gı aba bobamın hayalı
gözümün öğünden getmeyoru gı”
……….
“-len ay boba iş de bizikinner yanıbaşında
bunnar da torunun dedim de
“-narasın gızııım
hepiciği benim canımın parçası da
elimde doğup böyüdüğünden mi
ilk torun olduğundan mı
yoğusa görememekden mi
hayalı gözümün öğünden getmeyoru” dedi
dağ gibi bobam, gözleri açık getdi
işallaah ……”
…….
“-nahı! kadın Alla(hı)m
getdiğin yerlerden geleme
gamyonnar altında gal işallah
senin de var,
o da sana etsin işallah
çoluk-çocuğuna doyama sende”

“-boş verin bunları,
Allah havale edin,
dinimizce büyük günah işliyoruz abla
olan-olmuş geçen-geçmiş,
gözünün önünde olsa
iyi olurdu ama
nasip işte, elinden ne gelir!
………..”

“-işde bende onu deyon ya; onun uçu
hiş değilise gızı gözümün önüne vereyin de
hasdalık olu,
sarilik olu
neminazım
öz o(ğ)lun yaddan yabandan
duyup gelesiye
gözünü
dokuz o(ğ)landan gıymatlı
can gü(ve)yen yumuvuru”

“-sen öldükden sonura
kim yumarsa yumsun abla
evlat bana baksın deye değil
yüzü gülsün deye verilmemiş mi
şehre verirsen ekin-harman bilmez
süt sağmaz,
hayat süpürmez
hanım olur ki sorma
dua eder her adını anışda
bak benim oğlan kardeşim
tahsilini aldı
ilerde müdür olacak inşaalah
hep birincilikle geçti
bir de helal süt emmiş bir kız bulduk mu?
everelim istiyoruz,
“bu zaman da
helal süt emmiş bulmak da zor”
deyince, babama geçenlerde
Ahmet sağolsun düşünür”

“-babama
“bizim köyden
aslı-asaleti belli
ettiği yenir
duttuğu giyilir
birini alalım” diyor
hem Safiye de körpecik
maşallahı var
gelişmiş
serpilmiş”

“-haklısın gelinimiz
eyi düşünmüşsünüz,
eyi deyonuz da!
ne bileyim ıradıyodakı gibi”
“-ne varmış radyo da”
“-hanı
“garib anam neye verdin yabana
köy içinde vereyidin çobana” deye
intizar ediyo ya anasına
valla içim sızılayo, onun uçu
münasip bi yer buldum muydu
köye verecen köye”

“-iyi madem bizim o(ğ)lana ver”
“-ııı hemşirem,
……………
valla onnar gardaş gibi böyüdüler
hinci ne yalan deyen
hemi de,
hurda gapı konşuyna kötü olmanın
alemi yok
sen demiş ol da
ben duymamış olayın
nenecen
eyi ğün olu, kötü ğün olu
gözüyün öğünde

eveli birinin dediği gibi
bir-birinden yeyip, işçeğimişsin de
ala-vere etmeceğmişsin”
onun uçu, el gibi duralım, el gibi

“-gonşu bunda olmaycak ne var
ben de bizim herife aga deyodum
oldu ğetdi işde,
esgerciliğinide etdi ğeldi
akrannarı demişsin kimi evli
kimi nişanlı
kimi çoluk-çocuğa garışdı

o(ğ)lanın da zenatı demişsin elinde”
“-ne güzel,
oğlan ne iş yapıyor abla”
“-köylük yerde ne olacak
motur şöferi”
“-ha!… güzel”
“-bizim adam dedikleyin
bizim de ona bi mazifemiz galdı
iki baş, dört ayak edivirelim deyoz

Safıya da maşşallah senin gibi
marifetli
“anasına bak gızını al” demişler
senin gızdan eyisini mi bulcaz
senin gibi gocasını adam eder
gonşuyduk, dünür olcaz”
……….
“-aslı asaleti,
anası-bobası belli,
ettiği yenir,
dikdiği keyilir
huyunu-suyunu bildiğimiz
öyle de(ğil)mi ay abam
sen de bişiy desen ya gı”
…………
“-valla bobası bili,
hinci ben ne deyen”
“-Allah de!”
“-valla ne desem yalan”
“-sen hı dedikten keyri”
“-valla ay abam ben ne deyen
bilmen kine”
“-galeyi işden fetedecen denmiş”
“-valla ben ne desen yalan
dediğim kibi bobası bili”
“-a a! noluyo be!”
………
“-töbe töbe
bu iş dünden olmuş bitmiş anam”
….
“-ıramatlık bobam daa
anama dünür yolladığında
…”

“-eyi madem ben herife deyen de
ağşama,…
hu metetdiğin Safıyanın çayını
işmeye gelelim bi,
Ahmadı al sen de gel bacım”
“-Ahmete bir söyleyeyim,
geliriz gelmez miyiz canım”

“-nasıl oldu bu iş hinci valla
ben bilemedim ha!”
“-ne oldu ki
valla ben bişiyin farkına varmadım”
“-ben vardım mı sanki
orasbı içerde olunca
gapı kilit dutmazımış”

“-eyi eyi!
olcak gibiyse uzatmanın manası yok”
“-olcak oğlak anasından bellidir”
“-anası gızından fazla zevdalı baksana”
“-bu iş dünden olmuş bitmiş”

“-abam eyi yannı sen bilin emme
bizinki duymasın”
“-duymaz duymaz,
marak etme sen”
“-valla gırmadık yerimi ğomaz”
“-gız evi naz evi
bizde örfü adeti biliriz
köyden dün gelmedik haralda
ha bir kaş kere geli-ğederiz
sana böğün
–ağız dadı -
yeyelim deyen mi var”

“-bilmen ya
hani bobasının gönlü olmaz file de”
“-oluu, oluu dünürüm
evel Allah sen bi hı! dedikten keyri
bana yeter de artar
bu evin dilektorunun
kim olduğunu bilmen mi
bu ğece sen neyder eder
yumuşadırsın
gerisi Allah kerim.”
“-yahu ne bileyin
gızda da(a) gücçük ay aba”

“-bizim herif de ilk gız deği mi
Güssünü isdemeye ğeldiklerinde
bi hoş oldu,

“-olmaz Allah, olmaz”
kadın gısmı,
kadınnığını gonuşdurtacak
hemi de dur bakalım
güçcük mü?”

“-yaşıtlarının boyu yüklü de!”
“-ünne bakalım bi güçcük mü”
“-valla ben ne deyen aba”
………….
“-gıı! adı batasıca”
………
“-aman ben deyemen be!”
“-eyi madem ben ünneyen”
“-eyi madem”
“-gı Safıyaaa…...”
“-buyur hala..”
“-buraya ğel hele”
“-buyur halam”
“-na! hı, halan gurban ossun sana!!!
halam deyen dillerini seve(yi)n”
“-!”
“-öp kız bakayım elimizi”
“-öpeyin halam”
“-gı anayınkını da,
hepiciğimizin elini öp baka(yı)n
“-…………”
“-töbe töbe”
“-hadin hayırlısı olsun”
“-Allah mubareğ etsin”
“-amin”
“-töbe töbeee”
“-ıramatlık bobam duysa inanmaz
böyle biiiii ………. ………..
kimin birininidi
anladıvidiydi…..
…………”
“-Ahmet”

KELİMELER

keşir: havuç
yamacı: lastik ayakkabı yamircisi
gök peynir: küflü peynir
lık : gırtlak sesi, yudum anlamında
tor: sol, asosyal, çekingen, görgüsüz
gaşşık gavını / kaşık kavunu: çok olgunlaşarak dilimlenmeyen, kaşıkla yenen bir kavun türü
maada: bunun dışında, bundan başka, bundan gayri
sünepe: mıy-mıy, sümsük, mıymıntı, üşengeç
ilenme, “kadı uğrayasıca” mı yoksa “katil uğrayasıca” mı
dur hele: bekle, az yavaşla, bana bak, beni dinle, ağırlaş, ağır ol
ortalığı dağıtdığına, çıkardığı gürültüye, rahatsız etmiş olabileceğine aldırmadan aceleyle koşturarak
göresi gelmek: özlemek, öğsemek, burnunda tütmek
kel : diğerlerine göre çelimsiz, zayıf, küçük, (kelkel (hindi): şişkin, horoz)
mosulamaz: sessiz, pasif, silik
ağız tadı: dünürcülük ile kız verildiğinde yapılan ilk kutlama

Beğen

İbrahim Çelikli
Kayıt Tarihi:15 Aralık 2008 Pazartesi 16:17:47

SAFIYE YAZISI'NA YORUM YAP
"Safiye" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
fatma.naz
4 Ocak 2009 Pazar 10:31:22
yazınız çok güzel.. ama bunu bide aç olmadan okumam lazım.heralde.kahvaltıdan önce .çok acıktırdı.o kadar güzel yiycekler saydınızki.aklım onlarda kaldı.ben bi çay koyum. en iyisi.

Cevap Yaz
aysegül atakli
19 Aralık 2008 Cuma 05:11:20
kaalemine saglik ustat.saygilar sunarim...kalemin daim olsun her daim...

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.