Göktürkmen
40 şiiri ve 115 yazısı kayıtlı Takip Et

Derin uykuda duygu ve düşünceler



DERİN UYKUDA DUYGU ve DÜŞÜNCELER



"İZM"LEŞEN DİN, BİZİM OLMAKTAN ÇIKARIR İNSANI

Derin uykular dehlizlerindeyiz !

Toplumsal bir sürü edildik, her türden sahiplerimiz var. Çobanın "Yeni emperyalizm" ve "Yeni sömürgecilik" çağında imi, simi, ismi değişmiş !

Görebilene !

Olmuş ’hocaefendi’, olmuş ’dede’, olmuş ’karizmatik lider’, olmuş bilmem ne “Kanaat veya S. T. K. önderi” ?

Yeni emperyalizme ve onun geniş zamanlı eylemi yeni sömürgeciliğe, başındaki "yeni" ekinden dolayı, yeni bir inanç biçimselliği gerekiyor elbette...

Kul olmanın anlamı kaydırılmıştır artık; vıııjjjjttttt !

Kulluk; Birtengri’den onun yetkileri ile donatılmışlara ve Tanrı’nın yetkilerini "onun adına kullananların" kulluğuna oturtulmuştur artık...

Neden ve niçin mecbursak inanmaya bunlara ? Bunların kerametlerine, mucize(msi)lerine müneccimbaşılıklarına ?! Sanki berabermişiz gibi; Tanrı veya Saygın Elçileri bunlara yetki devri(!) ederken...

Sorma ! Yasak sormak ve sorgulamak ! Aklını mı, sakın kullanma ?! Tahkik mi ? Sakın, yanına bile yaklaşma; cısssssss !

Ben rüyamda peygamberi, sahabe-i kiramı veya evliyayı gördüm(!) diye başlarlar sözlerine ... Allah ve din adına, tebliğ ile görevlendirildim(!)... Buna inanacaksınız: Tanrı ile aranızda ben, dünyadaki eylemlerinizde ise emperyal ayılar ve sömürgeciliğin her türünden yeni "yaratıklar"ı olacak !

Sorma sus !

Duygumuzdan, düşünümüze oradan da emek ve eylemimize varan bir insani zincirin nesi varsa ve yoksa elbette, hepsini sömürebilsinler diye çünkü bunlar...

Bulanmak, hep kusmakta ferahlamaktır artık ! Ferahlamaya (gerçek anlamında) gitmediği bir eylem sürecine girmedikçe, içinden geldiğince bulan, kus...

Ağlamak artık gülmektir... Öyle bir yere öteledik ki ağlamayı, gülerken gözünden yaşlar gelir ya insanın? Artık ona benzer bir gülmektir ağlamak ! Anla ki, ağlamakla gülmek arasındaki farkı sıfırladık...

Belirsizlik, en büyük belirlenme halidir ! Sen, "belirleyen" ve "belirlenen" seçeneklerinin hep "belirlenen" kısmında kaldın... Ben belirleyeceğim seni, bireyden toplumsal(ın)a !

Belirsizliğin içindesin; belirliyorlar ve "belirlenensin"... Ne kadar ’adalet-i ilahi’ bir yaklaşım değil mi ?!

"Gık"ını çıkarma !

Allah “zenginleri, iş bitiricileri ve de bir de işini bilenleri” severmiş ya hani ? Kaderine küs, ne küsmesi ? Yanlış laf etmemeli insan; kaderine razı ol, çok sevabı var öbür tarafta ! Demek ki, kaderini "mukadderin" etmişiz, yetki ise Tanrı’dan, böyleyse sus işte...

Ne gariptir ki, bu saydıklarımın hepsi (emperyal) güce tapmakta "işbirlikçi"dirler ! Hayat böylesine tuhaf ve gariptir işte...

Hayatın tuhaf tarafında bir garibiz biz de, bu yüzden !

Peki diyorum, sizin bu Tanrı (kafanızdaki Birtengri) imgesi diyorum; noter mi ? Hem yetki veriyor ve hep onaylıyor...

Orda da kalmıyor. Hem yasacıbaşı, hem savlayıcı. Hem de savunucu ediveriyor sizleri ?

Sus konuşma, düşünme; günah !

Bak her türden Allahsız "Allahçılık" edene ve Birtengri’yi imla işareti sıradanlığına indirgeyerek, iki lafının arasına kullanma reklamcılarına, anlarsın ne demek istiyorum...

Din en büyük reklam sektörü metaıdır. Allahcı ya da Allahcılıkdan geçinmek ise en yeni ve verimli iş kolu...

Böyle buyurdu Birtengri(!) ben zenginleri severim demiş ya hani ?

Zenginler, iş bitiriciler ve işini bilenler, hep saltanatmış gibi devredecekler makamlarını, servetlerini oğullarına, bir nevi ve de bitevi !

Bunun adı olmuş düzen... Tanrı buyruğu olmuştur, sanki... Değiş(tirile)mez !

Kıvranma, kıpraşma, aklından bile geçirme !

Cahallık bilgi, bilgi sandığın ise; uykuda gördüğün karabasan veyahut afakan basmalarının sayıklamasıdır artık !

Son söz yerine ise şunları yazabiliyorum :

Sahte dincilerin, sahte peygamberimsilerin; nasıl gerçek anlamda Birtengri ve gerçek anlamda onun Saygın Elçilerine ihtiyacı olabiliyor ?

Sahtelerin “gerçek olanı” kendilerine delil gösterebilmesi noktasındayız ! Akla zarar... Yüreğe zarar !

İnsan: Akıl ve yürek ve vicdan bütünselidir... Bu kadar zarar öyleyse neyin çaresizliğidir ?

Her bir şeyi anlıyorum, bunu anlamıyorum işte ben ? Tanrı kendini bu kadar "istismar" ve "geçim aracı" ettirmemeli, peygamber kendini bu kadar sıradanlaştıranlara lanet etmeli !

Birtengri’de gazap verirmiş. Vermeli artık bunlara gazabını !

Bir de bunlar diyorlar ki; “-Bizim bu dünyada hesap vereceğimiz makam yok !"

Biz “-hesabımızı ancak Allah’a veririz ?!"

Ey Yüceler Yücesi ve Görklü Birtengrim:

-Sen görür, bilirsin her şeyi ve “neylersen güzel eylersin .”

Göktürkmen
A.Kutlu AYYÜCE
24.02.2008

Beğen

Göktürkmen
Kayıt Tarihi:25 Ekim 2008 Cumartesi 11:37:35

DERİN UYKUDA DUYGU VE DÜŞÜNCELER YAZISI'NA YORUM YAP
"DERİN UYKUDA DUYGU ve DÜŞÜNCELER " başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Göktürkmen Yazının sahibi
5 Aralık 2016 Pazartesi 21:10:41
Değerli Dr. Kalyoncu insanı verili değeri aklıyla, kalbiyle, vicdanıyla yüksek tutmayı, tanımlarına dönüş sayıyorum.

İnsan kadarız ve ne ararsan var insanda.. iradi ilkelerimizle...

Esenlikler dilerim.

Cevap Yaz
Dr Şaban Kalyoncu
5 Aralık 2016 Pazartesi 20:53:26
Varlık her an yeni bir şendedir, insan için en büyük devrim, sanatın ve felsefenin aradığı İNSANI KAMİL bilincine ermesidir,

İnsan dalgalar aleminde yüzmektedir, ses, ışık, düşünce, deniz dalgası gibi, deniz olamıyacağına göre, dalgaların keyfini çıkar,

İnsan içinde ilmin eridiği AŞKTIR, esenlikler dileklerimle...

Cevap Yaz
Göktürkmen Yazının sahibi
12 Mart 2009 Perşembe 17:31:29
Ben miyim o "hayalkeş" ?

:)

Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
yaki
12 Mart 2009 Perşembe 06:51:27
kimler bu düzenin bas düzenbazlari.
allaha inanmayan,kapitalin sahipleri,seytanlar kulübünde toplanan, masonlar diyelim..bütün dünya ülkelerinde gizli örgütleriyle,dört milyon civarinda ,dünyayi yönetiyorlar.basbakanlar hep orda secilir.temeli musalara,babile dayanan,kökeni yahudi ,eski bankerlerin torunlari,kurduklari kral evleri ve din evleri,ingiltere ,belcika krallari,fransa ve katolik kilise papalari,ve gizli merkez,din kitaplari yazanlarin ülkesi,azrayil,izrayil. acikcasi YAHUDILER,dünyanin efendileri.
sömürge haneleri,yazdiklari dört roman,bütün suclular kahraman gösteriliyor,musa ile abraham,bizim kitaptada baskahraman,ne tesadüf...onlarin soylarindan gelenler dünyaya o gün bugün hem savci hem hakimdirler.
atese verin kurtulmak istiyorsaniz,temelden baslayalim,soyguncusuz,esiriyetsiz,varmisiniz desem,kili kipirdamaz insanligin,esiriyetin tadina coktan alistirildik. dünyada tüm mason kulüplerini,ve icindeki bakanlari,bankerleri,rockerfeller sülalesini, padisah ve kral aileleri,ve tüm bankerleri,
ve allahi,insan yalanindan arindirilarak,saf gercegiyle arastirilip,papaganliktan kurtularak, amaclarini anlamali,nerden,nasil,niye geldigini sormali,soru sormadan korkmadan.canim istedi,gidiyim dünyada adem madem yapayim demekle,eski cevaplar yetmiyor,her kulu uyutmuyor artik..kapital beylerinin uydurdugu yalanlari degil,gercek gercekleri buldugumuzda ,her yalanin özünü buldugumuzda,belki kurtuluruz,üc bes yahudinin ezeli ve ebedi esiriyetinden.
bir hayalkes daha

Cevap Yaz
Göktürkmen Yazının sahibi
21 Şubat 2009 Cumartesi 11:58:17
Allahçılar ve Allahçılık, yani Allah ticareti olacağı Kur'an'ı Kerim'de dahi geçiyor. Sizi Allah ile kandıran, Allah'la alakasız şeytan ordusu elemanlarına kanmayın diyor mesela..

Göktürkmen tarafından 4/1/2009 6:03:17 PM zamanında düzenlenmiştir.

Göktürkmen tarafından 10/19/2009 12:59:17 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
nehir_nehir
9 Şubat 2009 Pazartesi 22:21:08
yazının muhtevası çok güzel genel olarak çok çok beğendim her cümlenin destekçisiyim ama
Allahcı ve allahcılık ifadeleri sanki olmamış gibi geldi bana okurken rahatsız oldum

herşeyin şucu bucusu var din istismarı var tamam ama sanki bu kelimeler kullanılmasa daha güzel olurdu gibi
affınıza sığınırak ifade etmek istedim

Cevap Yaz
Göktürkmen Yazının sahibi
16 Kasım 2008 Pazar 01:32:13
Yıldızname he? :)))

Ben de yakın zamanda Ay'a gidilmediğini, Sina Çölü'nden mizansen hikaye ile gidilmiş gibi herkese yedirildiğini idda eden birini tanımıştım.

İyi geceler ve teşekkürler usta..

Cevap Yaz
Şaban Aktaş (Homerotik)
15 Kasım 2008 Cumartesi 23:23:41
Sayın Göktürkmen ,
Benim dedemin birisi imamdı.Onun yanına gelen herkes ona ne derse inanırdı.Ama dedem onları kandırıdı.Muska yazar paralarını alır ; büyü ilaç yaptğını söyler, gaipten haberler verek de tanrıya şirk koşardı.Yıldızname diye kitabı vardı.Büyücülük yapardı ve Aya' ayak basıldığına inanmadan öldü;ay derdi melake, bu televizyon da şeytan icadı olduğu için olmayanı hakikat gibi gösteriyor derdi.23 Temmuz 1969 da biliyorsunuz Apollo 11 uzay aracında Neil Armstrong, Michael Collins;Edfwin Aldrin adlı astronotlar aya gittiler ve Neil Armstrong aya bastı.

KOLAYIN ESİRİ OLMAYA ALIŞKIN BİR TOPLUMUZ ZAVALLILAŞTIRLDIĞIMIZ KESİN; BU SOYSUZLUK abd İLE İKİLİ İLİŞKİLERLE BAŞLADI; DIŞA BAĞIMLI KILINDIK VE SÖMÜRGELEŞTİRLDİK.ZAVALLILARIN DİNİ DE KALMADI, ŞİMDİ TÜRBAN VE PEÇENİN ARDINDAN VE TEPELERİNE VURULMA VE ÇUVAL GİYME ZAMANI GELDİ.SAYGILAR SUNARIM

Cevap Yaz
Göktürkmen Yazının sahibi
14 Kasım 2008 Cuma 20:33:48
Teşekkürler, tüm katkı yapan dostlara..

Cevap Yaz
laledevri
12 Kasım 2008 Çarşamba 08:53:32


laledevri tarafından 1/22/2009 12:10:44 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
deniz_tayanç
12 Kasım 2008 Çarşamba 05:32:37
Efendim öyle ince noktalara değinmişsiniz ki. Dünya ölçeği ile alakalı tespitleriniz de oldukça aydınlatıcı. Diyorum ki, bir onların (emperyalistlerin) yaptıkları var bir de bizim kendimize reva gördüklerimiz var. Biz de bizden olanı, bize göre olanı teşhis ve tespitte isabetsiz düşünüyoruz. Dinin bir sahibi, bir kaynağı bir tebliğicisi var. Buna katılacak yeni birşey yok. İsteyen inanır uyar, istemeyen inanmaz ve uymaz. Fakat biz dine ait hürriyyet alanının daraldığını, daraltıldığını gördük. Öyle birtengriye inanmak herkesin keyfine bırakılmamış, bu alan da bi güzel düzenlenmiş.
Egemenler içte ve dışta kendi yandaşları bir Tanrıyı icat etmişler bile. Yazınızın en güzel tarafı "tahkik" gereğini olmazsa olmaz almanızdır. Tahkik etmeyen kendi ayakları ile yürüyemez. Faydalı yazılardandı. Tebrik ettim.

Cevap Yaz
Ildız
26 Ekim 2008 Pazar 11:58:27
Ayette olmayan ameller ve dahi milletine hakaret eden yaratıklar salkım saçak.

Yazmaya-görmeye göstermeye devam. Sevgiler.

Cevap Yaz
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
26 Ekim 2008 Pazar 08:45:36

" görelim mevlam neyler
neylerse güzel eyler "

" O " öyle sever ki bir gülümsemeyi bile sadaka kabul eder iyilikten sayar zaman verir biz kullara ...
iyi değerlendirmemiz gereken bu bir süredir ve anı bilinmeyen ...
çok anlamlı derin düşünülesi yazınızı kutlarım yürekten değerli yazar Göktürkmen...
sevgim saygım her daim...




Cevap Yaz
ARZUUU
26 Ekim 2008 Pazar 02:10:42
Sn.Rom@ntik,millet kaptırmış kendini bir duygusala yeni bir akımın öncüsü sanki herkes.Okumak araştırmak kimin nesine olmuş dünyada.Merak bir akşam bültenine kulak kabartmakla sınırlı bazıları ise onu bile dinlemekten aciz.Ne olur bu memlekette ne biter.Bittiği yerde nasıl bir karanlık var içine kimler düşer araştırıp sorgulayan yokki.Ama genel anlamda değil elbet okuyan dostlarımı tenzihen söylüyorum.

Sorma!...Sorgulama!...Elbette var olmazmı ama biz değil sorgulayan,biz sorgulanan ve bu emperyal fakat islami perdeli din anlayışınıda devreye sokarak kafamızı kuma sokuyorlar sonra da...... sorguluyorlar...

Biz soranı görmeyelim soruyu duymayalım misali.Sonrası bir kaşık bal ama sapı nerede düşünmeli???Tabi düşünenin sorgulaması da gerek ama beynimize enjekte edilmiş görsel yanıltma teknikleri var ya hani kamufle amaçlı bir kaç konu...İşte onlar devreye bir giriyor bakakalıyoruz sorgusuz.Türban beyine perde...

Saygılar

ARZUUU tarafından 10/26/2008 2:15:39 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Rom@ntik
26 Ekim 2008 Pazar 01:57:26

Ne kadar ilginç ve ne büyük tesadüf !...

Bahsetmeye çalıştığınız...

Sorma !... Sorgulama !... Körü körüne kabullen !... Allah'la arama başka aracılar koy ki benim dinimi bana o öğretsin... ben zahmet çekmeyeyim okuyup araştırmak için... nasıl olsa onlar hep doğrusunu söyler (!) boşuna hoca olmadılar ya... diyerek sorgusuz sualsiz kabullenen insan topluluğu o kadar çok ki !...

Geçenlerde site üyelerinden Sn. Mahzun Prenses'in güne seçilen yazısında buna örnek teşkil eden yeterince isim var... O sayfaya bakarsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız ve diyeceksiniz ki; İŞTE...
MUHASSIR MEDENİYET SEVİYESİNİ YAKALAMIŞ AYDINLIK TÜRKİYE !...

SAYGILARLA


Cevap Yaz
ARZUUU
26 Ekim 2008 Pazar 01:31:09
Haklısın gören ve bilen var üstad.Ama yine de saltanatı süren ezayı çok verendir.Ben de bunu hiç anlamam.

Bir de derler ki SABIR,mükafatı toprağın altında ama cezasını çekmeyene cennet yok.Eeeeeee ben hem burada hem orada çekeceksem sabır niye ya da neye???

Bazen böyle isyankar olmuyorum desem yalandır.Ayrıca dini ve Tanrı kavramını kendine reklam aracı seçenler hiç mi bilmezki Peygamber değilsek bile lanet ederiz onlara...Ama kimin umurunda değil mi?Herkes bir yol tutturmuş yolunu bulur olmuş bizlerse dehlizlerde ışık bulma mücadelesi ededuralım.

Halkın din adına sömürülmesi bir yana bir de çıkıp medyada fetva vermezlermi.Yok efendim Türkiye'de islamda bir ilerleme olmadığı gibi LAİKLİK hala yerli yerinde duruyormuş.Evet Türkiye'de islam adına bir ilerleme yok.Çünkü zaten müslüman bir ülkeyiz ve herkes inandığını yaşar demokratikliğinde.Ne olması bekleniyordu Afganistan,İran gibi şeriat düzenimi.Eğer amaç oysa elbirliği edenlerin elinden ben de tutarım.Bırakın halk inandığı gibi yaşasın değil mi ama?

Hem bir peygamberi ve indirilmiş kitabı olan inancımıza ille çobanlık yapmak isteyen varsa önce sürü sandığı milleti uçurumun kenarından döndürmeyi öğrensin,otlamaya ihtiyacımız yok çok şükür zaten otlanan var milletin nasibinden.

Sayfanızı çok meşgul ettim ve belki kendi fikirlerimi dile getirirken sizin konunuzdan biraz uzaklaştım üstad özür dilerim.Cesur kaleminize sayglarımı sunarım.

Kutlu/yorum

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.