Geçmiş ya da gelecek yoktur. sonsuz bir şimdi vardır. cowley
hc
hcrdlrwy

Biraz daha

Yorum

Biraz daha

( 1 kişi )

1

Yorum

3

Beğeni

5,0

Puan

57

Okunma

Biraz daha

Bir sabah, cebinin dibinde unutulmuş bir mektup buldu.
Kendi el yazısıydı.
Açmadı. Bazı cümleler, okunmadan da insanın canını acıtmaya yeterdi.
Sokağa çıktı. Hava, dün bıraktığı yerden devam ediyordu; aynı soğuk, aynı isteksiz rüzgâr. Aynı kaldırımın üzerinden, kendine ait olmayan bir hayat akıp gitti. Bir yere yetişiyormuş gibi yürüdü ama hiçbir yere geç kalmadı.

Cebindeki mektup yürüdükçe ağırlaştı.
Bir köşede durdu. Çıkardı. Kat yerinden açtı.
İlk satırı okudu ve yırttı.
Rüzgâr aldı kelimeleri. Biri çıplak bir ağacın dalına takıldı, biri kaldırım taşının arasına sıkıştı, biri bir yabancının ayakkabısının altında kayboldu. Geri kalanını okuyamadı.
Akşam başka bir odada uyudu.
Sabah başka bir şehirde uyandı.
İnsan yer değiştirince bazı şeylerin de geride kalacağını sanıyordu. Yeni bir pencere vardı. Lekesiz bir masa. Başka bir sokağın sesi. Kahvesi bile başka kokuyordu.

Ama sabah gözlerini açtığında, ilk düşündüğü şey yine aynıydı.
Birisi ona yaklaşınca biraz geri çekilir, biri gidince biraz daha yaklaşırdı. Kendi elleriyle kurduğu küçük bir düzeni vardı. Yaklaşanı ürkütür, geleni yorar, kalanı bekletirdi. Sonra herkes gittikten sonra odadaki sessizliğe bakıp şaşırırdı.
Bir sabah ilk kez pencereye gitmedi.
Kapıya da.
Olduğu yerde kaldı.
Uzun zamandır kaçtığı o sessizliğin ortasında, cebindeki kâğıdın ağırlığını hissetti. Elini cebine attı ama çıkarmadı.
Sadece bekledi.

Sonra, sordu kendine:
— Kendimden neden bu denli kaçıyorum?
Cevap gelmedi.
Ama odanın içindeki sessizlik, eskisi kadar sağlam değildi artık.

Gece olunca cebindeki kâğıt parçalarını masaya dizdi. Bazıları yalnızca birkaç harfti. Bazılarında kelimelerin yarısı kalmıştı. Birkaçını birleştirmeyi denedi.
Olmadı.
Bir parçayı eline aldı.
Üzerinde tek bir cümle vardı.
Okumadı, masaya bıraktı.

Sabaha karşı odanın içine ince, soluk bir ışık sızdı. Güneş kâğıdın üzerine vurduğunda cümle kendiliğinden ortaya çıktı.
“Bunu kendime neden yapiyorum.”
Uzun süre baktı.
Sonra kâğıdı çevirdi.

Arkasında, kendi el yazısıyla yazılmış daha eski bir tarih vardı.
Tarihin altında yalnızca iki kelime:
“Biraz daha”
Pencereyi açtı.
Şehir hâlâ yabancıydı. Sokaklar yine tanımadığı insanlarla doluydu. Hiçbir şey onun için hazırlanmış gibi görünmüyordu.
Ama ilk kez bundan rahatsız olmadı.
Masaya döndü ,kağıdı yırtmadı ,cebine de koymadı.
Masanın üzerinde bıraktı.

Sonra kahvesini aldı ve pencerenin önüne oturdu.
Şehir yavaş yavaş uyanırken, o ilk kez bir yere gitmek için değil, olduğu yerde kalabilmek için bekledi.
Belki insan kendini kaybettiği yeri bir şehirde, bir odada ya da bir başkasında arıyordu.
Oysa bazen insan, kendine dönmesi gereken yerde başka tarafa bakıyordu.
O sabah başka tarafa bakmadı.

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Biraz daha Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Biraz daha yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Biraz daha yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel, @yasin-yuksel
14.8.2026 21:44:54
5 puan verdi
"Biraz daha" detayının hikâyenin hem başında hem sonunda bir leitmotif gibi işlenmesi ve ana karakterin kaçmak yerine nihayet olduğu yerde durup kendine bakmayı seçmesi metne çok olgun, dingin bir derinlik kazandırmış. Cümlelerin ritmi, hüzünlü tonu ve görsel anlatım gücü okuyucuyu doğrudan o soğuk odanın içine çekiyor.
Kendi içsel yolculuğunu ve yüzleşmesini bu kadar zarif, vurucu ve edebi bir dille kaleme aldığınız için tebrik ederim. Kaleminize, yüreğinize sağlık!
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
14.8.2026 21:04:41
Beğeni:
3
Okunma:
57
Yorum:
1
BEĞENENLER
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL