0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
35
Okunma
DEDE MEMET
İnsan ömrü, geride bıraktığı iyilikler kadar uzundur. Bazı insanlar sessiz yaşar; fakat yoklukları en yüksek sesle hissedilir. Dede Mehmet de Alaçatı’nın böyle unutulmaz insanlarından biriydi. Dede Mehmet, ömrünün ilk yıllarını Alaçatı’nın Karaköy Mahallesi’nde geçirdi. Tarımla uğraşan, emeği toprağa karışmış bir ailenin evladıydı. Babasının büyük ve küçükbaş hayvan sürüsü vardı. Ben onun babasını da tanıdım. Herkes ona yalnızca "Kaptan" diye hitap ederdi.
Daha sonra Alaçatı merkezine yerleşti. Önce terzi dükkânıma, daha sonra da yıllar içinde açtığım kitabevime sık sık uğrardı. Fakat onun gelişini diğer dostlardan ayıran güzel bir alışkanlığı vardı. Neredeyse her gelişinde elinde doğadan koparıp getirdiği kır çiçekleri olurdu. Çiçekleri büyük bir sevgiyle bana uzatırdı. Çünkü Dede Mehmet doğayı sever, toprağın dilinden anlardı.
Hele kara incir zamanı geldiğinde mutlaka Karaköy’deki kendi ağaçlarından topladığı kara incirleri bana getirirdi. O incirlerin değeri sadece meyve olmalarında değil, dostluğun ve vefanın en güzel hediyesi olmalarındaydı. İnsan bazen bir sepet inciri değil, bir ömrün samimiyetini hediye eder.
Gür palabıyıklarıyla oynar, sessizce tebessüm ederdi. Uzun yıllar Hüseyin Bayır’ın benzinliğinde çalıştı, ardından yem dükkânı açtı. Dürüstlüğüyle tanındı.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Alaçatı’daki ilk üyelerindendi. İzmir mitinglerine birlikte gider, Konak Meydanı’nda liderleri dinlerdik. Konuşmadan da saygı uyandıran insanlardandı.
Onu 1990’lı yıllarda kaybettik. O günden sonra Alaçatı biraz daha sessiz kaldı. Bazı insanlar öldüklerinde yalnız ailelerini değil, bir kasabanın vicdanını da yanlarında götürürler.
İnsan, servetiyle değil; ardından söylenen güzel sözlerle zengin olur. Dede Mehmet de arkasında tertemiz bir isim, unutulmayan dostluklar ve gönüllerde açan çiçekler bıraktı.
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.