Yaşamında öteki kişilere ulaşabildiğin anlar, bir ormandaki kuş ötüşleri gibi olacak... uzaklardan gelip geçerken, kısacık bir süre yapraklarda yankılanacaklar o kadar. orman bütün sessizliğiyle yine yalnız duracak orada... ı.kant
dostomer
dostomer

ALSANCAK’TA BİR YÜRÜYÜŞ, KİTAPLARIN SESSİZLİĞİ

Yorum

ALSANCAK’TA BİR YÜRÜYÜŞ, KİTAPLARIN SESSİZLİĞİ

0

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

91

Okunma

ALSANCAK’TA BİR YÜRÜYÜŞ, KİTAPLARIN SESSİZLİĞİ

ALSANCAK’TA BİR YÜRÜYÜŞ, KİTAPLARIN SESSİZLİĞİ

ALSANCAK’TA BİR YÜRÜYÜŞ, KİTAPLARIN SESSİZLİĞİ
Geçtiğimiz günlerde yolum İzmir’e düştü. Kızımla birlikte Alsancak sokaklarında yürüdük. O, bu semti benden çok daha iyi tanıyordu; ben ise hayatım boyunca belki birkaç kez uğramış, biraz yabancı kalmıştım bu sokaklara.
Yürürken hem sohbet ettik hem de zamanın izlerini takip ettik. Bir ara kızım durdu, vitrini boşalmış dükkânları işaret ederek, “Baba, bak… buralar eskiden kitapçıydı,” dedi.
Bu cümle, sadece bir tespit değildi. İçinde bir devrin kapanışı, bir sessiz vedanın yankısı vardı. Ben de bir kitapçı olarak, Çeşme’nin o meşhur caddelerinde bir zamanlar yan yana dizilmiş dükkânları hatırlıyorum. Her biri bir başka dünyaya açılan kapıydı. Şimdi o kapıların çoğu kapalı. Kepenkler inmiş, raflar susmuş, sayfalar dağılmış…
Oysa kitapçı dediğimiz yer, yalnızca kitap satılan bir dükkân değildir. Orası, insanın kendine rastladığı bir duraktır. Bir cümlede durup düşündüğü, bir sayfada kendini bulduğu, bazen de kaybolduğu bir yerdir. Kitapçı, bir şehrin hafızasıdır aslında; görünmeyen ama hissedilen ruhudur.
Bugün yayınevleri zorlanıyor, kitap maliyetleri artıyor, kâğıt dışarıdan geliyor. Bir kitabın sayfaları artık sadece bilgi taşımıyor; aynı zamanda ağır bir ekonomik yük de taşıyor. Beş yıl önce ulaşılabilir olan kitaplar, bugün birçok insan için lüks hâline geldi. İnsanlar belki dijital sayfalara yöneliyor, ama hiçbir ekran bir kitabın kokusunu, sayfalarının hışırtısını, o sessiz temasını veremiyor.
Kasaba kitapçıları ise bu dönüşümün en kırılgan yerinde duruyor. Artan kiralar, vergiler ve giderler arasında ayakta kalmaya çalışıyorlar. Açık konuşmak gerekirse, eğer kendi dükkânım olmasaydı, bugün bu işi sürdürmem neredeyse imkânsız olurdu. Bu şartlarda bir kitapçı açmak, yalnızca ticari bir karar değil; aynı zamanda bir inat, bir direnç ve belki de biraz hayalperestlik ister.
Çeşme gibi elli bin nüfuslu bir yerde bugün tek bir kitapçı kalmışsa, bu yalnızca bir esnaf hikâyesi değildir. Bu, bir toplumun kitapla kurduğu bağın zayıflamasıdır. Belki ben, tükenmekte olan bir geleneğin son temsilcilerinden biriyim. Ne kadar daha direnebilirim, bilmiyorum. Ama direnmenin kendisinin de bir anlamı olduğuna inanıyorum.
Devletin kitapta KDV’yi sıfırlaması elbette kıymetli bir adımdır. Ama yeterli değildir. Bir ülkenin kâğıdını üretememesi, aslında düşüncesini de dışarıya bağımlı hâle getirir. Oysa kitap, bir milletin hafızasıdır. Bu hafızayı korumak, yalnızca bireylerin değil, devletin ve yerel yönetimlerin de sorumluluğudur.
Çünkü bir şehirde kitapçı yoksa, o şehirde sadece dükkânlar değil, hayaller de kapanır.
Kalın sağlıcakla.

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Alsancak’ta bir yürüyüş, kitapların sessizliği Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Alsancak’ta bir yürüyüş, kitapların sessizliği yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ALSANCAK’TA BİR YÜRÜYÜŞ, KİTAPLARIN SESSİZLİĞİ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL