3
Yorum
11
Beğeni
0,0
Puan
298
Okunma

Yahu Şevket, dedim,
Bu Ramo hafriyâtı mafriyâtı geçti,
Resmen temelden tünele girdi.
Böyle fırıncı küreği mi olur?
Ne kırılıyor ne ateşte yanıyor.."
Şevket ciddileşerek yüzüme baktı:
Kaptan, dedi, küreği müreği geç;
Bu gidişle yakında tünel çökecek!
O ara ağacın altında bir hışırtı,
Bir kıpırtı koptu ki sormayın;
Gölgenin biri sağa yatıyor, biri sola savruluyor,
Adeta karanlıkta
İki pehlivan meydana çıkmış gibi
Bir hareketlilik başladı kimin eli kimin cebinde,
Kimin eli nerede belli değildi.
Nefes sesleri bahçenin öbür ucundan
Duyulacak kıvama geldi.
Ama ne hareketlilik...
Bir baktım, Ramo bir adım
Geri kaçacak gibi oluyor,
Kadın ona yapışmış, bırakmıyor
Resmen ağacın dibinde alt alta, üst üste
Bir curcuna, bir boğuşmadır gidiyor!
Dedim: "Şevket, vaziyet kötü
Şevket gözünü bile kırpmadan,
"Aman kaptan," dedi,
"Ses etme! bırak boğuşsunlar,
"Yahu Şevket," dedim, "ne oluyor orada?"
Şevket dedi; "görmüyor musun kaptan,
Adam kadını ağaca yasladı,
Haritadan yer beğeniyor kendine!"
Ama kadın da zorlu çıktı, resmen meydan
Okuyor bizimkine."
Birden kadın Ramo’nun boynuna daha bir sıkı
Sarıldı, başını göğsüne yasladı ve
İnsanın içine işleyen o fısıltıyla inledi:
"Ramo... Yakıyorsun beni, Ramo!"
Şevket heyecandan yutkundu:
"Valla kaptan, Ramo şu an sosyete usulü
Fidan dikiyor, herhâlde!"
Bizim Ramo bu durur mu? durmaz!"
Gülüm dedi;
Sen "Yeter ki fırını yakmasını bil.
Biz odununu da taşırız, küreğini de sallarız.
İlahi Ramo... Bu gece çok tehlikelisin," dedi
"Tehlike benim göbek adım," dedi Ramo,
"Sen yeter ki fırını soğutma,
Gerisini bana bırak."
Şevket heyecandan
O an kolumu öyle bir sıktı ki,
Neredeyse çığlığı basacaktım.
"Kaptan," dedi, "Ramo şimdi öyle bir hamle
Yapacak ki, mahalle ayağa kalkacak!"
"Yahu Şevket," dedim,
"Bize ne elin hamlesinden, elin arsasından?
Burası sosyete muhiti,
Şimdi bir polis çağırırlar, bizi patlatırlar."
Korkma kaptan," dedi Şevket,
"Sosyete polise haber verene kadar
Ramo binayı diker, çatısına geçer!"
Tam o esnada bir hengame,
Bir gürültü başladı ki sormayın!
Sanırsınız ki kavga ediyorlar.
Dayanamadım,
Şevket’in kulağına doğru fısıldadım:
"Yahu Şevket, ne oluyor orada?!"
Kaptan," dedi sesini iyice kısarak,
"Ne olacak, fırıncı küreği kaptırdı!
Kadın Ramo’yu köşeye kıstırdı,
Resmen parsel kavgası yapıyorlar şu an!"
Vallahi kaptan, bittik dedi Şevket
Fırın patladı,
Unlar havada uçuşacak şimdi!
Haydi kaçalım!"
"Dur ulan Şevket," dedim,
"Ramo bu, tapuyu kaptırmaz öyle kolay kolay
İzle bak, sosyete fırıncısı
Şimdi nasıl hamur açacak."
Ve birden..
Kadından derinden bir iç çekiş koptu
Nefesleri çalıya kadar geldi.
"Şevket, ulan bu ne iş dedim
Az önce kavga etmiyor muydu bunlar?"
Yahu kaptan dedi Şevket
"Sosyete kavgası böyle olur!
Önce hırlaşırlar, sonra fısır fısır helalleşirler."
Sonunda öyle bir noktaya geldi ki ortam,
Hararet resmen tavan yaptı.
Dedim: "Şevket, bak bak,
Şevket heyecandan yutkundu:
"Valla kaptan, ramo şu an
Fırına son odunu attı, içerisi alev alev.
Çıt çıkarma da izle, yoksa küreği
Kafamıza yiyeceğiz ikimizde!"
Ve birdenbire...
Sanki ortalığı derin bir sessizlik aldı.
Az önceki harıl harıl yanan ateş aniden söndü.
Hemen Şevket’in kolunu sıktım:
"Ulan Şevket, ne ayak bu?" dedim
Kaptan dedi Şevket
Fırın patlamadı ama fırıncı un elemeye
Başladı galiba, dur bakalım!
Ulan Şevket," dedim
"Bu hiç un elemeye benzemiyor!
Ne unu, ne eleği ulan?
Başka bir iş var bu işin içinde!"
"Kaptan," dedi Şevket haklısın
Herhâlde fırıncı kazanı devirdi galiba!.
Onur Altınok
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.