Bir iyiliği yapan değil, iyiliği gören hatırlamalıdır. cicero
superbaba
superbaba
VİP ÜYE

NEFES BORCU-3

Yorum

NEFES BORCU-3

( 7 kişi )

4

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

182

Okunma

NEFES BORCU-3

NEFES BORCU-3

Üçüncü Bölüm: Hastane

Hastanenin acil servisinde doktor muayene sırasında Eşref Ağa’nın göğsündeki o tuhaf, yuvarlak morluğu görünce kaşlarını çattı ve yanındakilere dönüp:
"Buna biri müdahale etmiş ama garip bir yöntem kullanmış. Göğüs kafesi kırılmamış ama tam yerinden, çok güçlü bir baskı uygulanmış. Kim yaptı bunu?" diye sordu.

Herkes birbirine bakarken Ceylin, annesinin eteğinin arkasına biraz daha gizlenerek, kısık bir sesle; "Ben yaptım doktor amca. Ellerimle gücüm yetmedi, dizimi koyup ağırlığımı verdim... Eşref Dede ölecek diye çok korktum," dedi.

O an odadaki sessizlik, doktorun hayranlık dolu bakışıyla bozuldu:
“Bu çocuğun yaptığı müdahale çok riskliydi ama belli ki doğru noktaya baskı uygulamış. Birkaç dakika daha gecikseydi kurtaramazdık.” dedi ve devam etti: "Eğer bu çocuk bu baskıyı yapmasaydı, buraya ölüsü gelirdi!"

Eşref Ağa’nın bilinci yavaş yavaş yerine geliyor, karanlık bilinç kuyusunun derinliklerine uzaktan gelen ince bir çocuk sesi duymuş gibi hissediyor… Ama ne dediğini seçemiyordu.

Doktorun Eşref Ağa’ya dönüp: “Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?” sorusuna anlamsız sözlerle karşılık vermesi üzerine: “Sanırım geçici bir konuşma kaybı var” dedi. “Acilde yapılacak işlem kalmadı. Bir süre yoğun bakım ünitesinde kalsa iyi olur.”

Yoğun bakım ünitesine girişi yapılırken “Bu hastanın yakını kim?” diye sordular.
Naciye Hanım: “Onun yakını yok!” dedi. “Biz onu kaza yerinde bulduk ve buraya getirdik.”
“Ücretini kim ödeyecek?” diye sordu görevli?
“Ne kadar bu ücret?” diye sordu Naciye Hanım.
Görevlinin yanıtını duyunca şaşırdı. “Bu kadar parayı ne ben ödeyebilirim ne de mahallemizden başka biri!” dedi Naciye Hanım.
Bu sırada Ceylin söze karıştı: “Benim kumbaramda biriktirdiğim param var. Ben ödersem olur mu? Eşref Dede iyileşince bana öder.”
Görevli gülümseyerek Ceylin’e baktı, “Tatlı kız” dedi “çok iyi kalplisin ama sanırım senin kumbaranda biriktirdiğin para buna yetmez.”
Naciye Hanım: “Bu adam zengin” dedi. “İyileşince nasılsa öder. Bunun başka yolu yok mu?”
Görevli, “Müdür Beyle bir görüşeyim” dedi ve Naciye Hanım’ın yanından uzaklaştı.

Eşref Ağanın bilinci az da olsa yerine gelmeye başlamış ve konuşulanları duymuştu…
Bir şeyler anlatmaya çalışıp başaramayınca üzülmüş, gözleri yaşarmıştı.
Hayal de olsa kaza geçirdiği yerde bir çocuk sesini anımsıyor ama kim olduğunu çıkartamıyordu.
Hastanede ise kendisine yardım eden kişi konuşulurken bir küçük kızın “Eşref Dede ölecek diye korktum” deyişini düşündükçe gözlerinden yaş geldi.
Hele de biraz önce kumbarasındaki parasını teklif etmesi…
“Nasıl böyle şeyler oluyor? Ben neredeyim?” diye düşünüyordu.
Bu güne kadar onu gören çocuklar hep kaçardı. Bu nasıl bir çocuktu ki, kendisinden korkmadığı gibi ona yardım ediyor, ona “Eşref Dede” diyordu.
Şimdiye kadar duyduğu “dede” kelimesi hep başkalarına karşı kullanılmıştı.
Hayatında ilk kez, bir insanın kendisinden bir şey istemeden yanında durduğunu hissediyordu.
Bunları düşünüp hüzünlenmiş, gözleri yaşlarla dolmuşken bir çocuk sesiyle irkildi.
“Eşref Dede, iyi misin? Bak biz seni hastaneye getirdik. Doktor amca iyileşeceğini söyledi.”
Eşref Ağa Ceylin’e gülümseyerek, şefkatle baktı.
Belki ilk defa içi şefkat duygularıyla dolmuştu…
Bir şeyler söylemeye çalıştı ama başaramadı.
Ceylin’in: “Eşref Dede, yorma kendini, iyileşince konuşursun” demesiyle sustu ama daha da hüzünlendi.

Görevli Naciye Hanım’ın yanına gelerek: “Bu adam zengin ise bunun hiç kimsesi yoksa bile avukatı filan vardır” dedi. “Eşyaları sizde değil mi? Telefonu varsa ulaşmaya çalışalım.”
Naciye Hanım “Bir bakayım!” dedi.
Elindeki poşeti karıştırdı. İçinde kartvizitler olan bir cüzdan gördü. Kartvizitlerin birisi bir avukata aitti. Hemen telefon etti ve durumu açıkladı. Hastanenin yerini de bildirdi ve beklemeye başladılar.

Avukat telaş içinde hastaneye geldi. Naciye Hanım avukatı derhal tanıdı çünkü bu avukatın yüzü Naciye Hanım’a hiç de yabancı değildi. Zaman zaman mahalleye gelerek mahalle sakinlerine Eşref Ağa’nın talimatını bildirirdi. Tabi ki bu talimat her zaman mahallenin derhal boşaltılması şeklinde olurdu.

Naciye Hanım kalkarak avukatla tokalaştı ve elindeki poşetle Eşref Ağa’nın eşyalarını ona verdi.
“Biz elimizden geleni yaptık Avukat Bey. Gerisi artık size emanet” dedi ve “Hastanız şu odada” diyerek Eşref Ağa’nın odasını işaret etti.
Avukat Bey biraz mahcup bir ifadeyle poşeti aldı ve teşekkür etti.
Eşref Ağa avukatını görünce yüzünde “Çok şükür” şeklinde bir ifade belirdi.

*
Ceylin o gün odadan çıkarken dönüp el salladı.
Eşref Ağa titreyen parmaklarını güçlükle kaldırabildi.
Belki de hayatında ilk kez, birine karşılık vermek istiyordu.

Eşref Ağa bir süre hastanede kaldı, bu arada bazı günler Ceylin’in zorlamasıyla Naciye Hanım Ceylin’i yanına alarak Eşref Ağa’yı ziyaret etti.

(sürecek)

Kadir Tozlu
01.05.2026

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Nefes borcu-3 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Nefes borcu-3 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
NEFES BORCU-3 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
ŞÜKRÜ ATAY
ŞÜKRÜ ATAY, @sukruatay
2.5.2026 00:22:36
5 puan verdi
Saygıdeğer üstadım,
Gerçekten hikâyeyi profesyonelce, sürükleyici bir dille yazmışsınız, bir roman olsaydı, bitirmeden elimden bırakmazdım.
Ceylin'in insanüstü bir çabayla Eşref Ağayı kurtarması, doktorların takdirini kazanması ve en önemlisi onun bu kadar iyi kalpli olması sayesinde Eşref Ağa gibi gaddar bir ruha sahip bir kişinin kalbinde yumuşama ve insanî belirtilerin uyanması hikâyeyi sürükleyici hâle getiriyor.
Devamında da güzel şeyler olacağına eminim.
Bu ibret verici seri paylaşım için emeğine ve her zaman iyilikten yana olan yüreğine sağlık diliyorum, kutluyorum tebrikler üstadım.
En kalbî selam, sevgi ve saygılarımla.
Esenlikler ve nice güzel paylaşımlar dileğiyle 💐🤗
Etkili Yorum
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
2.5.2026 01:04:29
5 puan verdi
İnsanlar ve olaylar... Eşref dedenin dramı... Küçük bir kızın dede olarak gördüğü bir adamı kurtarma mücadelesi.... Ve hiç bir karşılık beklemeden Eşref dedeye yapılan yardımlar aslında insanlığın, merhametin hiç ölmediğini, azalsa da az haliyle hayatlar kurtarabildiğini bizlere ana fikir olarak aktarıyor. Hüzünlü, ibretli ve olayda rol alan kahramanlar ise sanki seçilmiş insanlardı. Tebrik ederim üstadım. Saygılar selamlar
Etkili Yorum
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
1.5.2026 21:32:02
5 puan verdi
Yazdıran yüreği
Sarf edilen emeği
Çok kıymetli kalemi
Gönülden kutluyorum.
Şiir tadında
Güzel bir akşam diliyorum.
Etkili Yorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
1.5.2026 21:25:25
5 puan verdi
Bölüm, sert ve soğuk görünen bir karakterin (Eşref Ağa) hastane ortamında yavaş yavaş insanî yönünün açığa çıkışını anlatıyor. Ceylin’in müdahalesi ise hikâyenin hem vicdan hem umut merkezini oluşturuyor.

“Eşref Dede ölecek diye korktum…”
“Benim kumbaramda biriktirdiğim param var…”

Bu iki cümle, bölümün duygusal ağırlığını taşıyor; çocuğun saf niyeti ile yetişkin dünyanın acı gerçekleri (para, sistem, güç) arasında güçlü bir tezat kurulmuş.

Genel olarak metin, dramatik yapı açısından akıcı; hastane sahnesi karakterleri yumuşatan bir kırılma noktası işlevi görüyor. Eşref Ağa’nın iç dünyasındaki dönüşüm hissedilir biçimde verilmeye başlanmış.

Yüreğinize sağlık, bu bölüm özellikle vicdan, merhamet ve insanlık temasını güçlü bir geçiş sahnesiyle öne çıkarmış. Selam ve saygılarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL