Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. bu eseri ona bırakacağım, gözüm arkada kalmayacak. m. kemal atatürk
superbaba
superbaba
VİP ÜYE

NEFES BORCU-2

Yorum

NEFES BORCU-2

( 4 kişi )

2

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

194

Okunma

NEFES BORCU-2

NEFES BORCU-2

İkinci Bölüm: İlk Nefes

Ceylin bir korna sesi duyunca Eşref Ağa’nın arabasının tepeden aşağı mahalleye doğru geldiğini gördü. Tam bir virajı dönerken araba gözden kayboldu ve yuvarlanma sesi duyuldu.
Ceylin dehşet içinde kaldı…
Mahalle tarafına baktığında sokakta kimseyi göremedi.
Viraja doğru koşmaya başladı.
Biraz sonra bir patlama sesi ve arkasından yükselen dumanı gördü.
“Kötü şeyler oluyor, ne yapacağım!” diye düşündü.
Tepeye çıktığında biraz aşağıda Eşref Ağa’nın yerde hareketsiz yattığını gördü. Arabası ise yokuşun dibine kadar yuvarlanmış ve patlamıştı.
Belli ki tehlikeyi sezen Eşref Ağa kendisini arabadan atmayı başarmıştı.

Ceylin bir defa daha mahalle tarafına baktı, yine sokakta kimse yoktu.
Seslense de duyan olmayacaktı.
“Eşref Ağa… Eşref Ağa…” diye seslendi ama Eşref Ağa’dan cevap gelmedi.
TV’den izlediği sağlık ve ilk yardım programlarından öğrendiklerini anımsadı.
Sonra Eşref Ağa’nın yanına gitti…
Kulağını göğsüne dayayıp dinledi.
“Kalbi atmıyor!” diye söylendi.
“Ne yapsam!” diye çaresizce düşündü.
Mahalleye koşup yardım çağırmaya kalksa belki o süre içinde Eşref Ağa ölebilirdi.
Allah’ım, bana yardım et de Eşref Ağa’ya kalp masajı yapayım,” dedi.

Yanına çöktü ve minik elleriyle göğsüne bastırmaya çalıştı.
Ama yararı olmuyordu.
Göğsünü hareket ettiremiyordu.
İki elini üst üste yerleştirip tekrar denedi.
Kendi ağırlığından yararlanmayı düşündü.
Kollarını kilitleyip bütün ağırlığını verdi.
Son çare olarak bir dizini Eşref Ağa’nın tam göğsünün ortasına yerleştirdi.
Sonra aklına izlediği sağlık programında tempo tutmak için söylenen İngilizce şarkı geldi.
Ama o şarkıyı bilmiyordu.
Onun yerine düğünlerde horon oynarken söylenen bir türküyü okumaya başladı.
Bu şekilde ritim buldu ve masaja devam etti.
Yine TV’de izlerken arada hastanın ağzından nefes verildiğini anımsadı.
Eşref Ağa’nın bıyıklı ağzına baktı…
Tiksindi önce.,.
Ama sonra, “Ne olursa olsun, iyi insan olmak bunu gerektirir,” dedi.
Derin bir nefes aldıktan sonra Eşref Ağa’nın burnunu bir eliyle tuttuktan sonra ağzını onun ağzına dayadı ve tüm nefesini verdi.
Verdiği nefesin yetmediğini hissetti. Burnundan nefes alarak kendi ciğerlerini tekrar doldurdu ve Eşref Ağanın ciğerlerine bir nefes daha verdi.
Birden bire Eşref Ağa’dan boğulur gibi ve çok derinden öksürük sesi gelince Ceylin kendisini yere attı…
Sonra birden “Eşref Dede öksürdü,” diye bir sevinç çığlığı attı…
Tabi ki Ceylin o heyecanla ondan “Eşref Dede” diye söz ettiğinin farkında bile değildi.
Sonra tekrar eğildi, baktı… Eşref Ağa’nın göğsü kalkıp iniyordu.
Yani nefes alıyordu.
Kalbini dinledi.
Kalbi de atıyordu.

“Eşref dede!” diye seslendi…
Ama cevap yoktu.

“Artık tehlike geçti,” dedi. “Şimdi mahalleye gidip yardım çağırabilirim.”
Tepeye çıkıp mahalleye baktığında sokakta insanların olduğunu gördü. Ceylin’in annesi Naciye Hanım da sokaktaydı…
“Çabuk yardıma geliiiin! Kaza olmuş, ağır yaralı vaaar!” diye avazı çıktığınca bağırdı.
“Nerede!” diye seslendiler.
O da “Bu tarafta!” diyerek mahalleden görünmeyen yamacı işaret etti.
O heyecana rağmen mahalleliye kazazedenin Eşref Ağa olduğunu söylemedi.
“Yaralananın Eşref Ağa olduğunu söylersem yardıma gelmezler!” diye düşündü.

Mahalleden birkaç kişi ve tabi ki Naciye Hanım olay yerine gelip yerde bilinçsiz bir şekilde yatan kişinin Eşref Ağa olduğunu görünce değişik tepkiler oldu.
Kimisi: “Bırakın ne hali varsa görsün, bu adam için bir şey yapmaya değmez!” diyordu.
Kimisi de: “Olur mu, o da bir insan sonuçta!” diyordu.
Bu sırada Ceylin de lafa girdi: “Eşref Ağa kötü adam olabilir ama ona yardım etmezsek biz de onun gibi birerkötü adam oluruz.”
Sonra babasının sözünü anımsadı: “Ayrıca kötülerin de yaşamaya hakkı var. Belki biz ona yardım ettiğimiz için utanır da iyi insan olur.”

Ceylin’in böyle bilmişçesine konuşmalarına alışık olduklarından hiç de şaşırmadılar.
Ama bir mahalleli dedi ki: “Şu çocuk bizi utandırdı millet… Ondan öğreneceğimiz çok şey var. Ben ambulansı arıyorum.”

Ambulans geldi. Eşref Ağa’yı dikkatlice sedyeye alıp ambulansa yerleştirdiler.
“Yakını kim bunun?” diye sordu sağlık görevlisi.
“Onun kimsesi yok burada,” dedi mahalleden bir adam.
“Bu adamın sahibi yok mu?” diye sordu. “İsmi nedir, cismi nedir? Bizimle hastaneye kim gelecek? Buna ilk müdahaleyi kim yaptı?”
“Ona müdahale eden oldu mu bilmiyorum.” dedi bir mahalleli. “Müdahale etmişse şu küçük kız müdahale etmiştir. Adamın ismi de Eşref Ağa.”
Sağlık görevlisi sinirlenir gibi oldu.
“Ya millet, bu iş acil. Bizi bekletmeyin de bu adamı tanıyan biri bizimle birlikte gelsin. Hemen acile gitmemiz gerek.”
“Ben geleyim bari” dedi Naciye Hanım.
Bu arada Ceylin de, “Ben de gelebilir miyim anneciğim?” diye sordu.
Sağlık görevlisi de: “Hadi kim geliyorsa gelsin, hemen acile gidelim” dedi ve yola çıktılar.

(sürecek)

Kadir Tozlu
29.04.2026

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Nefes borcu-2 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Nefes borcu-2 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
NEFES BORCU-2 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
29.4.2026 22:56:21
5 puan verdi
Gerilim iyi kurulmuş; özellikle Ceylin’in iç çatışması ve “yardım etsem mi etmesem mi” ikilemi hikâyeyi güçlü taşıyor. Kurtarma sahnesindeki ilk yardım çabası da karakteri olgunlaştıran bir kırılma noktası olmuş.

“Ambulansın sireni yokuşta yankılanırken Ceylin bir an arkasına dönüp tepeye baktı. O an yaşadıklarının sadece bir kaza değil, hayatını değiştirecek bir başlangıç olduğunu hissetti. Eşref Ağa ise gözlerini yarı aralayarak bulanık bir dünyaya bakıyordu…”

Devamında olayın hastane kısmı ve Eşref Ağa’nın geçmişine dair bir sır açılabilir.
Devamını bekliyoruz, kaleminize sağlık, saygılar, selamlar.
Etkili Yorum
ŞÜKRÜ ATAY
ŞÜKRÜ ATAY, @sukruatay
29.4.2026 23:33:08
5 puan verdi
Saygıdeğer üstadım,
Hikayenin konusu zaten kötülere bile iyilik yapmaktan kaçınılmaması yoksa aynı kötülüğün o kişinin de kötü bir insan olmasına yol açacağı ana fikriyle oluşmuştu.
İkinci bölüm gerçekten de daha profesyonelce kurgulanmış, köyde kötülüğün bariz örneği Eşref Ağa olduğu hâlde insan üstü bir çabayla Ceylin’in onu hayata döndürmeyi başarması ve kötü olarak bilinen bir kişi olması nedeniyle yanında gelecek kimse bulunmadığı için annesiyle birlikte kendisinin de gitmek istemesi Ceylin'in ne kadar iyiliksever bir ruhu olduğunun ispatı olmuş.
Bu pozitif duygular taşıyan seri paylaşımınız için gönülden kutluyorum tebrikler üstadım.
Ayrıca her iyi ve güzel olana yönelten konularda yazmak da size özgünlük katıyor, sağolun varolun.
Devamını da bekliyoruz, her şey gönlünüzce olsun ve yolunda gitsin inşallah.
En kalbî selam, sevgi saygı ve hürmetlerimle.
Hayırlı geceler diliyorum.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL