2
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
287
Okunma

Her ne yaşarsak kendi ellerimizle yaptıklarımızdır.
DUA EDERKEN YAPTIĞIMIZ VAHİM HATALAR
"Allah versin"
"Allah saptırmasın!",
"Allah kötü yola düşürmesin!"
"Allah bozmasın"
"Allah kötü kader yazmasın"
"Allah pişman ettirmesin"
"Allah yuvanızı huzurunuzu bozmasın"
"Allah utandırmasın"
"Allah şaşırtmasın"
Hemen hemen hepimiz bu gibi dualar da bulunuruz .
Dikkat edilirse bu tür dualarda kişinin sapmasından, kötü yola düşmesinden huzurunun bozulmasından ve başına bela gelmesinden sorumlu olan Allah
Hiç düşünmeden faturayı Allah’a kesiyoruz
Halbuki Allah, bunun tam tersini söylüyor ve
"Sizin başınıza gelen bütün belalar kendi ellerinizle yaptıklarınız şeyler yüzünderdir"
Şura 30
"İnsan için ancak çalıştığı vardır"
Necm 39
"Biz her insanın kaderini Kendi çabasına bağlı kıldık
İsra 13
Ve bunun gibi Daha bir çok ayet var
Oysa Allah Rahman’dır, Rahim’dir, sonsuz rahmet sahibidir
El-Hadi’dir hidayet verendir
El-Ğaffar’ dır çok çok bağışlayandır
El-Vedud çok seven ve çok sevilen
Fakat onlar yoldan sapınca; Allah da onların kalblerini saptırmıştı. Ve Allah; fasıklar güruhunu hidayete erdirmez.
Saff 5.
Dua ederken gafletle konuşuruz bazen. Sabırsızlık ederiz.
Dua ediyorum olmuyor, engeller çıkıyor, kabul edilmiyor deriz.
"Neden" diye sorarız.
Neden diye sormak sigaya çekmektir.
"Neden sadece üst makamdakiler sorabilir?
Alt makamdakiler neden diye soramaz, sorguluyamaz.
Bu sorulan Allah ise; "Neden vermiyorsun?" diye;
Bu sorgu bir nev’i isyandır.
Neden vermiyorsun diye sormak Allah’a karşı hadsizliktir. Kaderi tenkittir. Allah’ı sorgulamaktır.
Vermek zorunda değil. Bizler kuluz. Yaratılış gayemiz sadece kulluk yapmaktır.
Buna rağmen dünyayı yaşarız. Yaşadığımız yetmez, üstüne daha daha isteriz. Anka kuşu gibi her dileğimiz olsun bekleriz.
Bu kibirdir aynı zamanda. Haddimiz kulluktan ibaretken, hakkımız olmayan refahı dünyada isteriz.
"Ver!" deriz, emrederiz.
"Vermiyorsun!" der şükürsüzlük ederiz.
"Neden vermiyorsun?" der isyan ederiz.
Rabb’den alacaklı gibi bekleriz.
Oysa, verdiği her şey fazlındandır.
Kulluğumuz O’nun verdiklerinin bir anlık şükrünü bile karşılamaz.
Bize merhameti ve fazlı ile verir.
Hakkımızdan çok fazlasını verir.
Biz ise O her ne verse şükredeceğimize, istediklerimizi vermiyor diye isyana yöneliriz?
Neden olmuyor ki?" diye Rabbi sorgularız. Biz imtihanda iken Rabbimizi imtihan ederiz.
Haddimizi hiç bilmeyiz.
Bağışla Rabbim!
Muhakkak ki biz nefsine zulmedenlerden olduk.
Bağışla...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.