5
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
284
Okunma

Pazar ayininin sonunda rahip haftalık vaazını şöyle bitirdi,
"Demek ki, Tanrı adına ne yapmamız lazım? Düşmanlarımızı affetmemiz lazım. Şimdi, bu sohbetimizden sonra, aranızdan kaçı düşmanlarını affetti?”
Cemaatin yarıdan fazlası elini kaldırdı.
Rahip sorusunu yineledi...
Bu kez hepsinin elleri havadaydı, önlerindeki yaşlı teyze hariç...
Rahip sordu,
"Bayan Neely? Hayırdır? Düşmanlarınızı affetmek size bu kadar mı zor geliyor?”
"Düşmanım yok ki!” dedi Bayan Neely, o titrek ve son derece şeker haliyle!..
Cemaatten uğultular, şaşkınlık nidaları yükseldi, rahip devam etti.
"Oooo! Bu gerçekten inanılmaz güzel bir şey! Kaç yaşındasınız Bayan Neely?”
“108!”
Cemaat ayağa kalkıp gözyaşları içinde alkışlamaya başladı...
"Bayan Neely, lütfen, şöyle yanıma gelir misiniz? Yavaş yavaş. Aman dikkat... Hah! Tamammmmm. Lütfen buradan cemaatimize bu işin sırrını söyler misiniz? Nasıl oluyor da insanın 108 yıl gibi uzun bir ömür zarfında hiç düşmanı olmuyor?..”
Yaşlı kadın, küçük ve titrek adımlarla rahibe sırtını dönüp, cemaate baktı...
"Hepsi öldü şe...ref...sizlerin...
Kafamda ne düşmanlar öldürdüm. Yüreğime kini yerleştirmedim.
Birinin hakkı ahirette alıcam derdim, onu bile öldürdüm.
Bilirim ki haklar kimsenin yanına kalmaz. Onları gören Âdil bir Yaradan var.
O varken ne diye kalbimi yorayım?
Ne diye günümü mahvedeyim? Huzurumu bozayım?
Çok ş...sizi... kafamda öldürdüm.
Haklar Âdil bir günü bekler.
Yaşasınlar biraz daha...yaşadıklarını sansınlar.
Bazen haksızlı/ğa/klara uğrarız. Karşılığını veremeyiz. İçin için kemirir bu bizi. İsteriz ki sürünsün, çeksin, adı kirlensin, herkes kötü bilsin...
Öyle bilinsin diye de adil olmayan her şeyi yaparız.
Taa ki kötü bilinsin. Hırs hasaret sarar benliğimizi.
Halbuki buna hakkımız da yoktur.
Veya haklıyızdır ancak hakkımızdan fazlasını yaşatırız o kişiye.
İnsan hakkından fazlasına tamah eder her zaman. İntikamda dahi böyledir.
Basit bir konudur ama dar hafsalasında büyüttükçe büyütür meseleyi.
Bunun neticesi hakkı olmayan muamelede bulunur karşısındakine.
Din kardeşi bile olsa düşman beller.
O kişi en iyi olsa bile onun için kötüdür. Herkes de kötü bilsin ister.
Kendisi de bilir ki o kişi iyi biridir. Kendi haksız ithamlarıyla onu karalar durur.
Bunun nedeni elde edemediği mefhumu başkaları da elde edemesin.
Bencillik yani. Hırs. Benliğini islâmın düsturları ile terbiye etmeyen, şeytani vesveselere teslim eder.
Her halimizde Allah’ın emir ve yasaklarını gözetmeliyiz. Her işimize besmele ile Allah’ın ismi ile başlamalıyız. Ki; böylece menfi fikirler zihnimizden uzaklaşsın, şeytani vesveseler zihnimizi sarmasın.
İslâm, hakiki anlamda yaşandığında onda hüsran yoktur. Huzur vardır. Emniyet vardır.
Bizler keyfimizi yaşamaya yaratılmadık. Kul olmak için kul olarak yaratıldık.
Kul olduğumuzu unutup nefsimize firavunvari enaniyet yüklemeyelim.
Allah’ın karşısındaki acziyetimizi idrak edip, Allah’ın kudretinin farkında olalım.
Allah imhal eder, ihmal etmez. Yarına bırakır, yanına bırakmaz.
Bu nedenle bize mühlet verilenlerden olmayalım.
Mükafat hak eden olalım.
İnşaAllah.
Düşmanlarımızı manen öldürelim... Düşmanlığı sinelerimizden yok edelim.
Okuyanlara teşekkür ederim.
Selam ve dua ile.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.