0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
148
Okunma

لا اله الا الله lâ ilâhe illallah deyince eğer kalbinizde bir elektriklenme olmuyorsa imânınızı sorgulayın.
Hatta marifetullah ilmi alıp yeniden kelime-i şehadet getirin.
Allah’ı anıp titremeyen kalpte iman olduğu şüphelidir.
Zikir çekince, salavat çekince kalbin zikirle titremesi gereklidir.
Zikrin amacı da zaten kalbte imanı hissetmektir.
Dilde kalan kuru bir tesbihle ibadet etmiş olmayız.
Dil kalbi, kalb dili tasdik etmelidir. Zikirde tüm organlar ile Rabb’e yönelmelidir.
Akıl düşüncelerde, dil tesbihde, kalp dünyayla meşgul, hepsi birbirinden habersiz ve şaşkın ibadette sevap bulamayız.
İbadete niyet edip tam bir abdest alırız, tövbe ile kıbleye yöneliriz, gönülden yapılan tövbenin ardından, namazımızı kalbi kıbleye yönelterek, tüm uzuvlarımızla kılarız. Akılve kalbimiz okuduğumuzda, manasında ve feyzinde ayetleri okuruz.
Her insanda, namaz içinde vesvese adı verilen düşünceler oluşur. Bu namazı bozmaz. Onun için endişelenmemelidir.
Tesbihimizi tamamlar duamızı ederiz.
Namaz sonrası bir miktar Kelime-i Tevhid çekeriz. Lâ ilâhe illlallah deriz.
Kalbin içinden söylenen Allah lafzı kalbe titreme verir. Kalbin imanı ve tövbesidir bu.
O titreme ile günahlar temizlenir.
Allah hüşu içinde ibadet ve kalbi zikir nasib etsin.
Eğer ki bunu hissetmiyorsak, tövbe edip Allah’ı tanıyarak tekrar iman etmeliyiz.
İçimiz dışımız bir müminlerden olmamız duası ile...
Allahın selâmı üzerinize olsun.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.