İSMAİL ASLAN
19 şiiri ve 8 yazısı kayıtlı Takip Et

ÂH İLE SUSARMIŞ DUVARDA SAAT



ÂH İLE SUSARMIŞ DUVARDA SAAT

Hayat tekdüze yaşandığında monotonlaşıyor arkadaşım. Tat vermiyor o zaman, sıkıyor, sıkıştırıyor. Asıl manasını önümüze çıkan yokuşlar, ayağımıza batan dikenler, ruhumuzu inciten keder ve sıkıntılar veriyor hayata. Hep sefa ile geçen hayat, nimetten sayılmaz bundan ötürü gönül ehlince. Tam tersine zahmet içinde zahmet diye telakki edilir.

İşte bu yüzden "hayat, hastalık ve musibetle sâfileşir" diyor üstat. Hem senin dert dediğin şey çoğu zaman derman oluyor sana. Çünkü seni bir nebze de olsa gaflet karanlığından alıyor asıl yönelmen gereken aydınlık yere yönlendiriyor. Acizliğini, fakirliğini tekrar tekrar hissettiriyor, hatırlatıyor. Yani bir nevi hayatına istikamet çiziyor başına gelen her bir musibet. Sen yeter ki onu iyi okumasını bil! Sen yeter ki onu anla!

Ayrıca bu diyara "dünya" diyorduk değil mi biz? Bir mezraa diyorduk, bir gölgelik diyorduk, yol üstünde bir durak, bir han diyorduk... Demek ki gelip geçici olduğunu biliyoruz ki bu isimlerle tesmiye etmişiz. Aksi halde dünyaya, dünya demezdik. Cennet derdik. Biz yine biliyoruz ki Cennet başka bir âlemde bizleri bekliyor. O halde bu köhne diyarda bu sitemler, bu tasalar, bu endişeler niye?

Arkadaşım biliyorsun ki sadece buradan geçiyoruz biz. Kalmaya gelmedi hiçbirimiz buraya. Niyet mektubumuzda "ben buralıyım" diye bir cümle geçmez hiçbir zaman. Zira, "Biz buralı değiliz. Biz oralıyız. Yani biz başka bir yere aitiz." O yüzden burada düçâr olduğumuz sıkıntılar, musibetler arızîdir, hakikî değildir. Bunlar, sadece bizi olgunlaştırmaya müteveccih imtihan vesileleridir.
Bunun idrakinde olmalıyız her an. Sabır kuvvetiyle tahammül etmeli ve dayanmalıyız. Şekva ve isyana meyil göstermemeliyiz. Yine üstadın o güzel beyanlarından yola çıkarak "bizim hakkımız şekva değil şükürdür, sabırdır, diyorum ben. Çünkü bu vücut mülkü bizim değil, O’nun mülküdür. Ve O (c.c) mülkünde istediği gibi tasarruf eder...

Daha önce de sana söylemiştim "hastalıklar, musibetler rahmanî birer hediyedir" diye. Şimdi de diyorum ki hastalıklar insan ömrünü, hayatını tutuyor, uzun ediyor. Çabuk geçmesine meydan vermiyor. Zaten "musibet zamanı uzundur, sefa zamanı kısadır" demezler miydi eskiler? Bilmem hatırlar mısın seninle geçirdiğimiz o sefalı vakitleri? Nasıl da çabuk geçip gitmişti değil mi? Nasıl da avuçlarımızdan ansızın kayıp silinmişti ömür defterimizden. Hem de hiç hissettirmeden. Peki sıkıntılı, endişeli anlarımız aklına geliyor mu hiç? Hani saatlerin sanki durduğu o vakitlerimiz vardı ya? Anlar nasıl da adeta aya dönüşürdü değil mi? Şimdi ikimiz de birinci halimizin ardından teessüf ediyor ve üzülüyoruz; ikinci halimize de elhamdülillah diyoruz, değil mi? İşte bu da yaşanan sıkıntı ve musibetlerin aslında birer nimet, birer ihsan olduğunu bize söylüyor.

Biz, bu koca dünya ile beraber şu sıralar sıkıntılı bir süreç yaşıyoruz arkadaşım. Aramızda yakinen buna tanık olanlarımız olduğu gibi, uzaktan da olsa yaşananları endişeyle takip edenlerimiz de var. Buna mukabil kimimiz şükür denizinde, kimimiz de ne yazık ki şekva dehlizinde. Halbuki dünyanın kendisi geçici olduğu gibi cereyan eden hadiseleri de kalıcı değil, muvakkattır. Bu yüzden üzüntüye, ümitsizliğe ve karanlık düşüncelere kapılmamak gerek. Zira emin ol ki Rabbim kimseye yüklenemeyeceği yükü yüklemez. Hem yine emin ol ki ve tecrübeyle sabittir ki sıkıntılar bizi eksiltmiyor, tam aksine bizi tam ediyor. Ömrü kısaltmıyor, belki de manen ömrü uzatıyor. Ömre yeni bir ömür, hayata yeni bir hayat katıyor.
Âdeta vakit donuyor, saatin tiktakları yavaşlıyor gibi geliyor insana. Sanki zaman treni süratine, hızına ara veriyor bir süreliğine senin adına. Sana da işte o zaman sadece sabır içinde dua etmek ve Rabb-i Rahim’e iltica etmek kalıyor.

Satırlarımı, bu sıkıntılı süreçte kaleme aldığım bir küçük şiirden bir mısra ile bitireyim:

"Âh ile susarmış duvarda saat..."

İSMAİL ASLAN / DENEME’lerim


Beğen

İSMAİL ASLAN
Kayıt Tarihi:14 Haziran 2021 Pazartesi 11:20:28

ÂH İLE SUSARMIŞ DUVARDA SAAT YAZISI'NA YORUM YAP
"ÂH İLE SUSARMIŞ DUVARDA SAAT" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.