Bayram Kaya
7 şiiri ve 223 yazısı kayıtlı Takip Et

İnsan Nasıl Ortaya Çıkmıştı 6



Kısacası totem gruplar, sosyal yapılı mantığın ağırlıkla çekim merkezi olduğu yerlerdi. Her bir totem grup, ittifak içinde kendi totem kültürü ile bir farklılıktı. Her farklılık ta belli bir gerilimle potansiyel etkiydi.

İttifaklar en çok totem ayrılıkların farkını veren sosyal gerilim ile üreten meslekler arası fark gerilimin içindeydi. Bu tür gerilim direnci ittifakı alanı; kasıp geren kırıştırma, bükmeden kaynaklı engelleriyle yoruyordu. İttifakın içini sosyal çatışmaya sürüklüyordu.

Gerilen ortamdaki şimşek ve yıldırımlar, ittifak kararı alan ilahların tepesindeydi. İlahlar bu telaşın içindeydi. Telaş yeni bir eylem alanı açmanın bulucusu olacaktı. Bu alan açma işi içinde melezler şimşek ve yıldırıma karşı indirgeyici olarak keşfedildiler.

İlahların tepesinde patlayan şimşek ve yıldırımlar; melezler üzerinde hasarsız indirgenme, olacaktı. Melezi kendisinden sayan anlayış alan sürtünmesini minimum ediyordu. İlahlar melezlerin paratoner olduklarını fark edilecekti. İşte ittifakın ilk elden sorunu bu sürtüşmeyi melezlerle ortadan kaldırmaktı.

Melezler ittifak ortamının ürünüydüler. Hem paylaşılamamakla sorunun kendisiydiler. Hem her melezleri totem grubun aiti sayılmakla, melezler; sürtüşmelere paratoner görevi olacak indirgeyiciydi. İndirgeyiciler İnsan olmanın; barış olmanın, gruplar arası selam olmanın kendisiydi. İnsan bu selam ile saygılanıyor ve ritüelime ediliyorlardı.

Eğer hemcins, ilah, melez ve insan kavramlarının belli bir tarihi süreçle; belli bir tarihsel aşamaya denk gelen karşılık anlamları olduğunu öğrenememişsek; bu yazıları geçerken şöyle bir uğrayıp boş boşuna okumuşuz demektir.

Bunun için totemi manaya karşı, ittifakı anlayışla, ittifakın melezlerine yeni bir tabu mana anlayışı yüklemeleri gerekecekti. Yani birleştirici ve gruplarını selamlayan melezlere özel bir anlam atfetmek gerekecekti. Ve her grup bu tür tabumsak manaya karşı melezlerine verilecekleri özel anlam atfına, isteyerek yönelip, isteyerek boyun eğmenin eylem ve söylem seremonili ayiniyle olacaktılar.

Her grubun kendisinde bir anlam bulmakla, melezlerine yapacağı mana atfı, totemden sonra yapılan ikinci mana atfıydı. Bu mana atfı ritüel olarak, ittifakı insan şahsında selamlama olarak, yapılacaktı.

Kendisinden bir parça ve kendisinden bir anlam bulduğu melezlere yöneltilen bu tabu mana anlayışı ile her grup aynı melezi saygılıyan, aynı meleze aynı eylemle ritüeli olmayı ortaya koyacaktı. Bu ritüel altında toteme olan ritüel çakılı, gömülü ritüel olmakla gizlenecekti!

Totem dönemin korunum yasası vardı. Bu yasa tabu yasağı olarak saklanıyordu. Bu yasak o grubun dış dünyayla temas etmeyen kapalı bir yalıtım içinde olmalarıydı. Yalıtımın ana ekseni kendi aralarında birleşme yoluyla çoğalmaydı. İttifak aitlerini kendisi ile aynı saymaktı. Yalıtımlı totem alanın korunma, barınma, görev alma ve avdan-toplanan yiyeceklerden herkese sağlama yaptırmaydı.

Totemi yalıtım yaşamsalları herkes için ortaklaşma yapmıştı. İlahlar ittifak edebilmek için iç cinsel birleşmeyi yasaklamışlardı. Bu nedenle kendi aralarında çoğalamayan ilahlar; her ilahın ölümünden sonra ilahların sayısı azalıyordu.

Grupların (ilahların) gelecek te melez üzerinde kendi soy akışlarını devam ettirme zorunluluğu vardı. Bu nedenle ilahlar nezdinde, ittifaka ait kendi melezlerini kutsamalarının önemi, daha bir artıyordu.

İttifakın kurucu ve inşacısı ilahlardı. Ama ittifak içinde saygı yapılan, saygı görenlerde ilahlar değil melezlerdi. Saygı gösterenler de totem grup aiti ilahlardı. İnsan denen melezleri kutsama saygılaması yapmanın nedeni hem ilahların etnik soylarının kesilmesiydi. Hem de ittifakın gelecekteki selametiydi.

İttifakı sürtüşmenin ortadan kaldırılması için. İlah soylarının kesilecek olmakla ilah soyun melezlerde sürecek olması nedenle. Ve melezlerin gelecekteki tür akışını devam ettirecek olmalarının selameti için ilahlar törenle kendi melezlerine İNSAN ADINI verdiler.

İlahlar ad verdikleri melezi olan insanı, kutsayıp TAKDİS ettiler. Bu ilahların kendi ilahlığına karşı ve gelecekteki insanın ilah mirasçısı yetkilenme irade olan eylem yönünün tanınmasıydı.

Bu tanıma işi bir grubun diğer gruba kendi melezleri üzerinde sendenim, sen de bendensin demenin selam (barış-esenlik) eden, selamet eden anlam vurgusuydu. Her ölümlerle sayısı azalan ilahlar, totemi saygılıyan eski geleneğe karşı ittifakın aşısı tutsun diye melezler üzerinde insanı ve ittifakını saygılıyorlardı.

Totem saygılaması ata saygılamasıydı. Atalara saygı tutumu totem yalıtımın içinde olmaktı. İttifaka karşı olmaktı. Totemi bir yalıtım içinde, ittifaka karşı olunmakla ilahlar yeni sürecin geleceğe doğru akamayacağını görüyorlardı.

Beğen

Bayram Kaya
Kayıt Tarihi:8 Mart 2021 Pazartesi 14:15:00

İNSAN NASıL ORTAYA ÇıKMıŞTı 6 YAZISI'NA YORUM YAP
"İnsan Nasıl Ortaya Çıkmıştı 6" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
İnsani
8 Mart 2021 Pazartesi 22:55:44
Üstad şimdiye kadar okuduğum en açık ve net yazınızdı. “ arthal chronicles” adında antik çağ anlatımlı bir Kore dizisi izliyorum, orada da bu yazının geniş çaplı açılımı yapılmış gibi bir düşünceye kapıldım.. yine ayrıca hem islamda hem de hristiyanlıkla yasaklı kitaplardan olduğunu bildiğim yine yanlış hatırlamıyorsam tarihte ibrahimi anlatılarda Enoch’un yani İslami kültürde Hz İdris olarak anılanın anlatılarını da okudum başka bir üslupla bu yazıda..çeşitli medeniyetlerde de nefilim, neter veya gözcüler - sıradışıları.. yazımdan yazıma farklı üslup olsa da bu yazı düşünsel mantıksal bir özeti olmuş gibi geldi bana..

Üstadım; Kılavyenize şekerli su dökülmesin ne dim. Eksik olmayın...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bayram Kaya Yazının sahibi 9 Mart 2021 Salı 01:15:11
Değerli İnsani,

Anılan diziyi bilmiyorum. Ama Hanok'tan ve Tevrat mahreçli neflimlerden haberdarım

Kaçak göçek olan istisnai durumlar içinde, boylu neandertal biriyle boyu 90 cm civarında olan bir primatın çiftleşmesi, Mendel yasalarıyla açıklanır.

Türler arası çiftleşme, seçililerini işin içine katmadan söylersek, totem yasalarının izin vermediği bu çiftleşmeler, çiftleşeni dışında kimsenin gayri meşru olduğunu bilmediği bir olgu; meşru bir totem ortam içine doğup, kabul gören bir tabu durumdu.

Ortalama 90 cm civarında doğumları olan bir grubun içine 150 cm'lik bir doğum yapıldığında, doğum meşru görülse de tuhaflık çeşitli anlatımlara konu olur. 90 cm'lik boy frekansı olan grup bu doğumu hem meşru bilecekti. Hem de bu tuhaflığı devler, neflimler olarak hikaye edecekti.

Neflilimler, ya da titanlar, veya Enkidumlar meşru yoldan ittifakı dönemi melezleri içinde olağanlıkla çok sık görülen doğum ve anlatımlarıdır. Buradaki boy farkları bir totem grubun boy farkıyla diğer totem grubun boy farkı girişmesini veren skala içindeki çeşitlilikti. Bir grubun neflim dediği olgu kendi totem boy ortalamasına göre uzun olanı anlatan bir tanımdı.

Adına mitoloji denen ve bir grubun algısına göre anlatılan bir hikâye şöyleydi. "Daha insan yokken yerin ve göğün ilahları yer ve gök gezmesine çıkıyorlardı. Bu gezmeler sonunda uzun uzun yaratıklar doğdu. Bunlar neflimlerdi. İnsan bu neflimle ilahların birleşmesinde doğan; İlahların melezlerin çocuklarıydı. Bu çocuklara Enlil nefes verdi. Enki de bunlara insan ismini verip, takdis etti".

Pek açıktır ki ilahların yer gök gezmesi, yukarıdakilere göre yer ve aşağıdakilere göre de gök topraklarına yakın olan tapınak buluşmalı çiftleşmelerdi. yerdekiler gökteki tapınağa çıkıyorlardı. Göktekilerde yerdeki tapınağa inerek yer gök gezmesi yapıyorlardı.

Saygı ve sevgilerimle.
UÇUK
8 Mart 2021 Pazartesi 21:19:32
Harika bir yazıydı okuduğum, düşündüren,bilgi veren, çok teşekkür ederim,saygımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bayram Kaya Yazının sahibi 9 Mart 2021 Salı 01:21:08
Merhabalar

Olumlu düşünceler belirten katkı yorumunuz için çok teşekkürler.

Erdemle...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.