Ali Rıza Malkoç
257 şiiri ve 160 yazısı kayıtlı Takip Et

Demokrasi, hukuk ve anayasa serüvenimiz



Demokrasi, hukuk ve anayasa serüvenimiz

"Hakimiyet, kayıtsız şartsız milletindir.
Millet devredilemeyen bu yetki ve iradesini; yasama, yürütme, yargı yoluyla kullanır"
Yaklaşık yüz yıldır anayasamızda bu şekilde bir madde vardır.
"Erkler ayrılığı; birinin diğerinden üstün ve imtiyazlı olduğu anlamına gelmez.
Denge ve denetleme içindir"
Şeklinde, anayasamızda giriş kısmında bir açıklama da var.
Fakat bu nasıl yorumlanıyorsa, hangi yetki ve mantıkla deforme oluyorsa, kalıcı/kabul edilebilir dengeyi bir türlü tutturamadık.
Yetki alan vekiller, adeta tanrı gibi davranabiliyorlar bazen. Milletin üstünde konumlanabiliyorlar, bu süreli ve sınırlı olması gereken vekaletiyle.
Merhum Erbakan’ın tabiriyle; "gardiyan devletten, garson devlete" geçemiyoruz bir türlü.
Siyasal iktidarlar gücü ve yetkiyi eline geçirdiklerinde; rengini ve fikrini herkese/herşeye bulaştırmak istiyorlar.
İlkeleriyle kurum ve sistemleri değil, kapris ve zaafiyetleriyle insanları yönetmeye kalkışıyorlar.
Geçenlerde hukukçu sayın meclis başkanımız, bir TV söyleşisinde:
"Anayasa mahkemesi bize akıl, öneri, tavsiye, telkin, temenni ve tembihde bulunamaz" türünde bir cümle kurdu.
Tamam doğrudur, mantıklı bir tavır.
Peki, geçmişte "anayasa mahkemesini tanımıyorum, kararlarına saygı da duymuyorum, ayak bağı oluyorlar, yasama çoğunluğu bizde gerekirse kapatırız" diyebilen politik kimliğe sahip şahsiyetlerin açıklamasında neden aynı hukuki ve demokratik tavır gösteremedi? Yoksa tavırlarımız, konuşlandığımız mahalleye göre değişebiliyor mu?
AYM kararlarını uygulamayan, birinci derece mahkemesine; zamanında, yerinde ve sert bir tavır neden gösterilmedi?
Bunun bir yasal müeyyidesi yok mu?
Erkler ayrılığı, anayasal hukuk devleti, hukuk güvenliği ve hukukun üstünlüğünün garantörü hangi makam ya da kurumdur, belli midir, bugüne kadar ne yapmıştır?
"Politikacı istediği gibi at koştursun, gerçek olmayan ilke ve kavramları yutturmaya çalışsın, kargaşa çıkınca da garantör olarak gelsin asker düzeltsin"
60 yıldır bu hazin mantıkla yürümeye çalıştık.
Başladığımız noktadan daha geri savrulduk durduk.
Yüksek yargı kurumu oluşturup, yargı bağımsızlığı, hukuk güvenliği, bireysel hak ve özgürlük teminatı sağlanmalıdır.
Referandum kurumu oluşturularak; kavga, ayrışma ve olağanüstü kriz yaratan her karar; referandumla, egemenliğin asıl sahibi millete sorulmalıdır.
O zaman her karar ve uygulama içimize siner. Şahısların projesi değil, milletin projesi olur böylece.
Yönetenler de zan altında kalmaz, aklanmış olur. İsviçre kısa bir dönemde yirmi kez referandum yapmıştır.
Araştırılmalıdır. ABD, ilk anayasasını yaparken, kâğıdı olan, eli kalem tutan her yurttaşın fikrine, önerisine başvurmuştur.
İkiyüz yıldır işlerini görüyor.
Bizim gibi, deterjan formülü değiştirircesine, iki yılda bir yargı reformunu gündeme getirmiyorlar.
Detaylarını kitaplarımda ve makalelerimde anlattım. Burada da özetleyeyim. Ben başkanlık sisteminden yanayım.
Yasama organı TBMM üyeleri; %3 baraj ile, temsilde adaleti sağlayacak şekilde belirlenmeli. Tüm yasalar TBMM’de yapılmalı. "Bu yetki hiçbir kişi ve kuruma devredilemez" anayasa hükmü tam uygulanmalı, Yürütme organının KHK çıkarma yetkisi, kesinlikle iptal edilmelidir.
Güçlü, donanımlı ve bağımsız bir yargı için,
Yüksek Yargı Kurumu kesinlikle kurulmalıdır. Tüm yargısal tayin, atama, denetim ve ihtilaflı konularda çözüm sunmalıdır.
Yürütme organı; Devlet Başkanı ve başkanlık kurulu şeklinde oluşturulmalıdır.
Oluşturulan, 7 coğrafi bölgeden seçilen 7 üye; başkanlık kurulunu oluşturmalıdır.
En çok oyla seçilen devlet başkanı olmalı, bakan atamaları oy birliği ile, kurul atamaları nitelikli çoğunlukla, diğer kararlar oy çokluğu ile alınmalıdır.
En çok oyla seçilen ikinci üye, doğal başkan yardımcısıdır. Başkanın yokluğunda vekilidir.
Başkan ve yardımcısının tek başına alabileceği hiçbir yönetimsel karar yoktur.
Şimdiye dek yüzlerce öneri sunuldu.
Uygulandı olmadı. Değiştirdik tutmadı.
Süsledik yakışmadı.
Tüm dünyaya örnek olabilecek bir sistemi geliştirip uygulayabileceğimize inanıyorum.
Yeterki samimi bir istek olsun, toplumsal bir bilinç buna hazır olsun.
Bireysel iradeler de mantık ve bilimle buluşsun.
Samsun, 06.02.2021
Ali Rıza Malkoç

Beğen

Ali Rıza Malkoç
Kayıt Tarihi:6 Şubat 2021 Cumartesi 12:42:43

DEMOKRASI, HUKUK VE ANAYASA SERÜVENIMIZ YAZISI'NA YORUM YAP
"Demokrasi, hukuk ve anayasa serüvenimiz" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Türk Kızı(Emine Sezek Akb
7 Şubat 2021 Pazar 10:45:57
Kuran kadının özgürlüğünü savunur Allahu Teala gökte ve yerde tuttuklarının hürriyetini kadının özgürlüğü ile muhafa ettirmiştir. Bu eleştiri doğrusal bir ilke edinmemiş cumhuriyetin aslınıda İslamın kelimiyetine teşrif ettirmemiş bir surettir evet bazı konular yargısal olabilir ama bizleri yanıltmayan tek adaletin varsayımıda koşulsuz Kurandır.

Cevap Yaz
Mustafaoğlu İlyas
7 Şubat 2021 Pazar 04:18:57
Hakimiyet kayıtsız şartsız milletin olunca,
Mahkumiyet kayıtsız şartsız kimin olacak?
Yani milletin haricinde herşey milletin mahkumudur
Peki bu Milletin üstün tuttuğu değerler ne olacak?
Ben bir Millet mensubu olarak, benim Rabbim var Onun koyduğu kanunlar var ben onun yasalarınla yönetilmek istiyorum , Yani KURAN aynı zamanda bir şaşmaz ideal anayasadır onun anayasa olmasını talep ediyorum dediğim zaman, beni neden horlar bu hakimiyeti bana verenler?
Demek beni bir kukla olarak kullanmak istiyorlar.Gerçekte Hakimiyeti kayıtsız şartsız kendilerinde kopyaladıkları sistemlerde görüyorlar.

4 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ali Rıza Malkoç Yazının sahibi 7 Şubat 2021 Pazar 10:27:38
Hakimiyetini kullanan millet de allahin yarattigi kullardan olusmuyor mu?
Toplum Allahin koydugu kanunlara isyan eder bu onerinizle diyorsaniz:
Ahlaksizlik, yalancilik, adaletsizlik ve her turlu entrikayi din olarak yutturanlari sorgulamaniz gerekmiyor mu?
Yasama yurutme yargi erklerini
Bir halifenin emrine verdigimizde mi kuranla barisik yasamis olacagiz? Bu ornegi uygulayan iran ve arabistan uygulamalari ortada.
Ali bardakoglu/islami dogru anliyor muyuz. Ahmet akbulut/ sahabe donemi iktidar kavgasi. Hasan onat/ turkiyede din anlayisinda degisim sureci.
Bu uc kitabi okuyabilirseniz konuyu daha iyi degerlendireceginizden eminim.
En iyi dileklerimle
Mustafaoğlu İlyas 7 Şubat 2021 Pazar 15:07:44
Hakimiyetini kullanan millet de allahın yarattığı kullardan oluşmuyor mu?
Cevap: TABBİKİ OLUŞUYOR FAKAT ALLAH`IN YASALARINA İLKELERİNE GÖRE YAPIYOR BUNU , 1 m ÖNÜNÜ ZOR GÖREN SENİN GİBİ BENİM GİBİ; VEYAHUT ALLAH`A SAVAŞ AÇMIŞ ÇÜRÜMÜŞ BATI MEDENİYETİNİN YASALARINA GÖRE DEĞİL!

Toplum Allahın koyduğu kanunlara isyan eder bu önerinizle diyorsanız:
Ahlaksızlık, yalancılık, adaletsizlik ve her türlü entrikayı din olarak yutturanları sorgulamanız gerekmiyor mu?CEVAP: AYNEN ÖYLE DİYORUM DEMEKLE KALMIYOR BUNUN $İRK OLDUĞUNU İSLAM BEYAN BUYURUYOR.YANİ BİR KONUDA `İŞLÄM`İN HÜKMÜ VARKEN ONU ASKIYA ALIP BEN BİLDİĞİMİ YAPARIM VEYA BU YASA DAHA İYİDİR UYGUNDUR DEMEK UYGULAMAK $İRKTIR.$İRK DEVLET İÇİNDE BİREY İÇİNDE GEÇERLİDİR.TOPLUMDA DİNİ KULLANANLAR VARSA ONLARI BERTARAH ETMEK ÖNCELİKLE DEVLETİN GÖREVİDİR.

Yasama yürütme yargı erklerini
Bir halifenin emrine verdiğimizde mi kuranla barışık yaşamış olacağız? Bu örneği uygulayan iran ve arabistan uygulamaları ortada.CEVAP: BİZ İSLAM DAN İSLAM ANAYASASINDAN BAHS EDİYORUZ, İRANI ARABİSTANI ÖRNEK GÖSTERECEĞİNİZE NEDEN ASRİ SAADET DEVRİNDEKİ İSLAM DEVLETİNİN UYGULAMALARINI ÖRNEK GÖTERMİYORSUNUZ,KÖTÜYÜ ÖRNEK ÖRNEK DEĞİLDİR. ALLAH RESULÜ VE 4 HALİFE DEVRİ MÜSLÜMANLAR İÇİN DEVLET VE BİREY OLARAK EN İDEAL ÖRNEK OLMASI ALINMASI GEREKMEZ Mİ?
İSLAM DA HALİFE OLDUĞU GİBİ ŞURA MECLİSİ VARDIR.YANİ DİKTATÖRLÜK GİBİ HALİFEYİ GÖRMEK BÜYÜK YANLIŞTIR.PEYGAMBERİMİZ BİLE SEÇİLMİŞ İNSAN OLDUĞU HALDE YAPILAN İŞLERİ İSTİŞARE İLE YAPARDI, YANİ, YASAMA, YÜRÜTME YARGIYI BAĞLAYAN TEK KURAL ALLAH cc YASALARIDIR.YEGANE ADİL ALLAH cc OLDUĞUNA GÖRE SADRİ İSLAMA GÖRE YÖNETİLEN BİR DEVLET alterNATİFİ OLMAYAN YEGANE İDEAL HAYAT NİZAMIDIR.HÜLASA MÜSLÜMANIN ANAYASASI KURAN`DIR.FAZLA ARAŞTIRMAYA GEREK YOK RABBİN GENİŞ MAANASINI KURAN A GÖRE ARAŞTIRIRSAK BUNU RAHATÇE ANAYABİLİRİZ
Hayırlı günler
Ali Rıza Malkoç Yazının sahibi 7 Şubat 2021 Pazar 23:01:10
Önerdiğim 3 prof.dr un kitabını okumanızda ısrarcıyım.
Sizin ideal gördüğünüz devlet düzeninde, diğer dinlere ve inançsızlara yer yok mudur?
Hırıstıyanları avrupaya, inanmayanları rusyaya mı süreceksiniz?
İslamla yöneteceğiz derken
Hangi mezhebe göre yöneteceksiniz.
4 mezhep ve türevleri sizi kabullenecek mi?
Alevileri ne yapacaksınız,
Suriyeye mi göndereceğiz.
Devleti kurana göre yönetenler,
Hangi cemaatın veya tarikatın şeyhleri ve hocaları olacak?
Nakşi mi, kadiri mi, menzılci mi, ışıkçı mı, nurcu mu, iskenderpaşacı mı....... Kuranı farklı yorumlayan
Binlerce farklı grup var.
Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletiyle hukukun üstünlüğü sağlanırsa, kimse sizin inançlarınıza müdahale edemez.
Siz de inanç dayatmasına ihtiyaç duymazsınız.
Bu konuları işlediğim
245 sayfalık, anadolu ortak aşk medeniyeti kitabım, size ilaç gibi gelecektir.
Mustafaoğlu İlyas 8 Şubat 2021 Pazartesi 01:00:05



Pek tabidir ki önerdiğiniz kitapları okurum, fakat sizede tavsiyem önyargılarınızdan arınarak İslam`ı sadri kaynağından öğrenmenizdir.Açan ki Müslümanız, Gökleri Allah yerleri biz yönetiriz diyenlerden olmamalıyız.Demokrasinin beşiğini sallayanlar bile insanlığa gözyaşı sömürü zulümden başka birşey veremezken, sizin önerdiğiniz demokrasimi verecektir.Sizin tezinize göre İslam haşa demokrasi kadar adil değil.İslàmin azınlıklara verdiği hakkı sizin çok savunduğunuz demokrasi maalesef vermemiştir.Benim hayatımın büyük bir kısmı avrupada geçti, daha dinime göre hayvan bile kesip yedirtmiyorlar bize, halbu ki, islam hukunde azınlıklar dinlerine göre yaşayabilirler.benimde size önerim islam`ı yani sadri islami asrı saadet devrini ve 4 mezhebi hazm ederek okumanızdır.Kitap ismi vermiyeceğim .Yeterki beşeri sistemleri savunan hoca kılklilerden olmasın.
O zaman sizde mutlaka bu Prof kadar hayretler içinde kalırsınız
Hayırlı geceler

’‘Prof. Rogen:İsviçre'li meşhur hukukçu Prof. Rogen şöyle diyor:‘‘İslam hukuku, beni hayrete düşürdü. Meğer ki, bu bir derya imiş! Biraz genç iken bunlara mutalli olmayı ne kadar isterdim. O vakit bunları dünya nazarında tecessüm ettirirdim.’‘
Türk Kızı(Emine Sezek Akb
7 Şubat 2021 Pazar 02:51:13
Kavram daha ülke Cumhuriyetin demokrasinin ilkelerin ne anlama geldiğini bilmiyorlar açıklayınca da kimsin ya vatandaşım kim olduğumun bir önemi var mı?Bak sen şuna deyip geçtim ama burada durdum.İnşallah inandıklarımız inandığımız ve inanacağımız her şey inancımızla olur.

Cevap Yaz
Türk Kızı(Emine Sezek Akb
7 Şubat 2021 Pazar 02:50:48
Kavram daha ülke Cumhuriyetin demokrasinin ilkelerin ne anlama geldiğini bilmiyorlar açıklayınca da kimsin ya vatandaşım kim olduğumun bir önemi var mı?Bak sen şuna deyip geçtim ama burada durdum.İnşallah inandıklarımız inandığımız ve inanacağımız her şey inancımızla olur.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.