çetin altungüneş
471 şiiri ve 1189 yazısı kayıtlı Takip Et

Devrim şehitleri



DEVRİM ŞEHİTLERİ

24 TEMMUZ 1968: Amerikan 6. savaş filosunun İstanbul’a gelmesi nedeniyle çıkan olaylarda polisler İstanbul Teknik Üniversitesi öğrenci yurdunu basarak, Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu’nu önce dövdüler, sonra yurdun üçüncü katından aşağıya attılar. Maden işçilerinin öldürülmesinden sonra ilk siyasi cinayetti bu. Sorumlu polisler en küçük bir kovuşturmaya bile uğramadılar.

16 ŞUBAT 1969: 6.Filonun yeniden İstanbul’a gelişini kınamak için Türkiye İşçi partisi’nin Taksim alanında düzenlediği gösteri de militarist ve şoven çevrelerin devletin kolluk kuvvetleri desteğinde örgütlü bir biçimde başlattıkları saldırıda Yüksek Mühendis Turgut Aytaç’la işçi Duran Erdoğan polislerin gözü önünde hunharca öldürüldüler. Öldürülenler bulunamadı. Ve bu olay tarihe Kanlı Pazar olarak geçti.

28 EYLÜL 1969: Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrenci lideri Taylan Özgür, polis jipinden açılan tabanca ateşiyle öldürüldü. Tanıklar polisi saptadı. Kısa bir süre sonrapolisin Almanya’ya gönderildiği öğrenildi. Bu olay sırasında Taylan Özgür barışçı bir gösteriden arkadaşlarıyla dönüyordu.

12 OCAK 1971: Ankara İş Bankası Emek Şubesi soyuluyor. Banka soyguncularının üniversite öğrencisi olduklarından kuşkulanılıyor.

14 OCAK 1971: Aranan gençlerin adları ilk kez basında açıklanıyor. Deniz Gezmiş, Kor Koçalak, Yusuf aslan, Sevim Onursal adlı bir kadının evinde rastlantı sonucu görülüyorler. Güvenlik kuvvetlerine ’’vur’’ emri çıkarılıyor.

19 ocak 1971: Sinan Cemgil’in adı soygun olayı ile ilgili olarak ilk kez basında bugün ortaya atılıyor.

21 ocak 1971: Devrimci Gençlik Kuruluşu açıkladığı bildirisiyle Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına sıkılacak her kurşunun karşısında olduklarını bildiriyor. Orta Doğu Üniversitesi kapatılıyor. Sinan’ın fotoğrafları günlük gazetelerin baş sayfalarında yayınlanıyor.

23 OCAK 1971: Soygun suçundan aranan Necmettin Baca, İbrahim Seven adlı iki üniversite öğrencisi güvenlik kuvvetlerine teslim oluyorlar.
Gazeteler Sinan Cemgil’in karısı Şirin Cemgil’inde ortadan kaybolduğunu yazıyorlar.
Aynı günkü gazeteler halkın Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını sakladığı, koruduğu, bildiği halde en azından ihbar etmediği kanısını yetkililere dayanarak bildiriyorlar.

24 OCAK 1971: Şehir gerillası sözcüğü ilk kez basın ve radyoda duyuluyor. ’’Şehir gerillalarının yakalanmasına yardım edeceklere 15 bin liralık ödül verileceği duyurulur.’’ deniyor.

27 OCAK 1971:Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını arama çemberi genişletiliyor. Çelik miğferli güvenlik kuvvetlerinin 23 yaşındaki komiser muavinlerinden Şeref Ağaca 23 yaşındaki yüreğini kurşunluyor.

2 ŞUBAT 1971: Siyasal Bilgiler baskını her geçen gün bir yangın gibi alevlenerek büyüyor. Öğrenci velilerinin açıklamaları çıkıyor gazetelerde. Özgürlükçü basın ’’Toplum polisi kızlarımıza işgal kuvvetlerinin yapmadığını yaptı’’ diye yazıyor.

7 ŞUBAT 1971: Başkent Ankara’nın 120 evine birden baskın düzenleniyor. Arananlar yok.
Sinan Cemgil’in fotoğrafı ısrarla gazetelerde boy gösteriyor.

14 ŞUBAT 1971: Sinan Cemgil’in babası Adnan Cemgil’in Hürriyet gazetesinde yayınlanan fotoğraflarıyla birlikte açıklaması: ’’Oğlumla iftihar ediyorum. Anayasa dışı davranışlarıyla her gün biraz daha meşruluğunu kaybedenler, emperyalizme ve sömürü düzenine karşı müdahale ateşini söndürmeyen ve bu savaşın ön safında dövüşen gençlerden birinin babası olarak övünç duyuyorum. Banka soygunları bir tertiptir. CİA’nın uyguladığı bir metottur.

19 ŞUBAT 1971: Küçük Esat soygunu planlarının Sinan Cemgil tarafından gerçekleştirildiği ve aynı kişi tarafından uygulamaya konduğu resmi makamlarca açıklanıyor. Aynı kaynaklar Türk ulusunun gizli bir komünist örgütle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.

5 MART 1971: Gazetelerin ikinci baskıları: Dört Amerikalı Asker kaçırıldı. Dört Amerikalı Asker Balgat’taki Tuslog Amerikan tesislerinden kaçırıldı. İstenen fidye ödenmediği taktirde öldürülecek. Tanınan zaman süresi 36 saat.
Gizli örgüt Türk ve Dünya halklarına çağrıda bulunuyor. İlk kez Dünya ve Türk kamuoyuna kendilerini Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu diye tanıtıyorlar.
Türkiye Halk Kurtuluş Ordusunun bildirisi ve çağrısı:
ÇAĞRI
1- Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu bütün yurtseverleri bu kutsal mücadelede saflarına çağırır ve hainlere karşı giriştiği kavgada en son savaşına kadar devam edeceğini bildirir.
2-Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu halkımızın kurtuluşu ve ülkemizin bağımsızlığının silahlı mücadeleyle kazanılacağına ve bu yolun tek yol olduğuna inanır.
3-Amacımız Amerika’yı ve bütün yabancı düşmanları temizlemek, hainleri yok etmek ve düşmandan temizlenmiş tam bağımsız Türkiye’yi kurmaktır.
4-Türkiye Hak Kurtuluş Ordusu ezilen halkımızın öncü gücüdür. Halkımızın kurtuluşu dışında hiçbir harekete girişmez.
5-Halkımıza şunu duyuruyoruz:Düşmanın zenginliğine, sayısına, olanaklarına ve dehşetine aldırmayınız. Düşmana boyun eğmeyiniz. Haklarımızı zorla alacağız. Çünkü onlar her şeyi bizden zorla aldılar.
Devrimciler, işçi ve köylüler, öğretmen ve küçük memurlar, subay öğrenci ve teknik elemanlar, esnaf ve zanaatkar ve yetimler, dullar ve emekliler. Kısaca ezilen ve sömürülen yoksul halkımız size sesleniyoruz.
Amerika ve onun emrindeki hainler yüzünden öz vatanımızda üvey evlat durumuna düştük. Hiçbirimiz yarınımızdan emin değiliz. Ömrümüz aç, sefil, doktorsuz, ilaçsız, okulsuz yolsuz geçiyor. Gelecek nesillere vatanı böyle terk edemeyiz. Kanımız emen bir avuç hainin ve onların arkasındaki Amerika’ya karşı isyan etmek en kutsal görevimizdir. Bu talan düzeni böyle devam ettikçe açlıktan ölen biz, insan yerine konmayan biz, hayat pahalılığı ve zamlardan inim inim inleyen biz ve köle muamelesi gören biz olacağız. Hainlere karşı başkaldırmaktan başka çare kalmadı. Korkmayalım. Vatanın kurtuluşu uğruna mücadele bir namus borcudur. Ve zaten kaybedecek bir canımız kalmıştır.

9 MART 1971: Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu üyelerince kaçırılan 4 Amerikalı bırakılıyor.

10 MART 1971: Ankara Cumhuriyet savcısı örgüt liderlerinin Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Sinan Cemgil, Hüseyin İnan’dan kurulu olduğunu açıklıyor.

12 MART 1971: Muhtırası: Tümgeneral Musa Övün ve iki albay Ankara haber merkezine gelerek’’ gereğinin yapılmasın’’ istedikleri küçük bir pusula bırakıyor. Kara, Hava, Deniz kuvvet kumandanlarının altında imzası bulunan pusula milyonlarca kişiyi saat- 13 haberlerinde okunduğunda seçimle iktidara gelmiş olan Adalet Parti iktidarının başı Süleyman Demirel ’’Muhtıra ile Anayasa ve Hukuk devleti anlayışını bağdaştırmak mümkün değildir’’ diyerek Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a istifasını veriyor.

14 MART 1971: Hükümet kuruluncaya dek Ankara’daki birliklerin sürekli alarmda kalacakları açıklanıyor. Aynı gün Ticaret Bankasının Erenköy şubesi silahlı beş kişi tarafından soyuluyor.

17 MART 1971: Türkiye Halk Kurtuluş Ordusunun liderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Kayseri-Sivas kara yolu üzerinde Şarkışla’da yakalandılar. Sinan Cemgil ve bazı arkadaşlarının çevrelerindeki çemberi yararak kaçmayı başardıkları bildirildi.

20 MART 1971: Yusuf Aslan , Deniz Gezmiş’in sorgulara verdikleri yanıtlamalar gazetelerde parça parça çıkıyor.
Gezmiş:Bugün ülkemiz de emperyalizmle büyük bir mücadele verilmektedir. Bu savaşı Halk Kurtuluş Ordusu yürütmektedir. Bu ordunun savaşçısı olarak bizler kendimize düşen görevi yerine getirmeye çalıştık.
Aslan: Doğru ya da eğri ne yaptıysak Türk halkının kurtuluşu için yaptık. İnanılan dava uğruna savaşımı sürdüreceğim. Hiç birimizin bilmediği noktaki: hepimiz hem lider, hem neferiz.
Sinan Cemgil ve arkadaşı Kor Koçalak’ın Akçadağ’da çember içine alındıkları ölü ya da diri ele geçmelerinin saat sorunu olduğu okunuyor gazetelerin ilk sayfalarında.

23 MART 1971: Kayseri’deTHKO liderlerinden Hüseyin İnan ele geçiriliyor. Hüseyin İnan valiye ’’emperyalizmin uşağısın’’ diye bağırıyor.

26 MART 1971: Deniz Gezmiş’in savcılıkça idamı isteniyor.

12 NİSAN 1971: İstanbul öğrenci yurtlarında baskınlar ve şiddetli vuruşmalar oluyor. Tüm üniversite ya da yüksek okullar kapanmış. Sokaktaki öğrenci sayısı 67 bin. Öğrenciler kaldıkları yurtlardan dışarıya çıkarılıyor.

13 Nisan 1971: Deniz Gezmiş ilk kez yargıç önüne çıkarılıyor.

29 Nisan 1971: Çetin Altan, İlhan Selçuk gözaltına alınıyor.

9 MAYIS 1971: Ülkenin sol eğilimli iki büyük gazetesi sıkıyönetim kumandanlığının kapatma kararından 10 gün sonra ilk kez yeniden basıma geçiyorlar. Şaşkınlık büyük. Gazeteler baştan aşağı sağ yazar ve yorumlarla donatılmış, sahipler el değiştirmiş.

16 MAYIS 1971: İsrail Devletinin Baş konsolosu Ephraim Elrom silahli kişiler tarafından kaçırılıyor.

22 MAYIS 1971: İstanbul’da sokağa çıkma yasağı. Sokağa çıkma yasağı 24 saat. Kaçırılan konsolos Elrom şakağına sıkılmış üç kurşunla ölü olarak İstanbul’un en işlek semtlerinden birinin apartman katında bulunuyor.

25 MAYIS 1971: Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı, yönetim kurulu üyeleri, tanınmış profesörler, yazarlar, Fakir Baykurt, Yaşar Kemal tutuklanıyor. Solcu liderlerden Hikmet Kıvılcımlı kendisini tutuklamaya gelen polisleri atlatarak Kıbrıs’a ulaşıyor.

5 HAZİRAN 1971: 300 öğrenci ile faşizmin zorbalığına bilimsel onur açısından direnen öğretim görevlisi üniversitelerden sorgusuz sualsiz atılıyor.

7 TEMMUZ 1971: Ankara Sıkıyönetim Komutanı şimdiye dek Ankara’da 1008 kişinin göz altına alındığını basın toplantısında açıklıyor. Basın üyeleri ayyuka varan işkence ve yasa dışı tutuklamaların süresi konusunda ağızlarını açıp en küçük bir soruda bulunamadan dağılıyorlar.

10 EKİM 1971: Ankara 1.numaralı askeri sıkıyönetim mahkemesi 18 kişinin idamına karar veriyor. İdamına karar verilenler: Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, ,Deniz Gezmiş, Mehmet Nakipoğlu, Osman Arkış, Semih Orcan, Recep Sakın, Ercan Öztürk, Mete Ertekin, Mustafa Yalçıner, Mehmet Asal, Metin Yıldırımtürk, Metin Güngörmüş, Mustafa Çubuk, Cengiz Baltacı, Hacı Tonak, Attila Keskin, Ahmet Erdoğan, .
Deniz ve arkadaşları için karar on sekiz günde kısa bir yargılanmadan sonra hemen veriliyor.

1 ARALIK 1971: İdamları istenen Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı, Cihan Alptekin, Ziya Yılmaz, Ömer Ayna, İstanbul Maltepe Ceza evinden on beş metre uzunluğunda bir tünel açarak kaçıyorlar. Sıkıyönetim halktan yardım istiyor. Ödüllerin yüksek olduğu duyurulduğu halde muhbirlere verilecek paranın miktarı açıklanmıyor.

28 ARALIK 1971: Mahir Çayan’ın arkadaşlarından Necmi Demir, Kamil Dede 3 numaralı sıkıyönetim mahkemesinde idama mahkum ediliyor. Kadınlardan İlkay Demir, Kadriye Deniz Özen ve Rüçhan Manas ömür boyu tutuklulukla cezalandırılıyorlar.

24 OCAK 1972: İstanbul Sıkıyönetim Komutanı General Faik Türün yönetiminde adına Fırtına 1. denen uygulamada 26810 bina ve 512000 daire aranıyor. Mezarlara dek süngüler sokuluyor. Kaçaklar bulunamıyor..

20 ŞUBAT 1972: Güvenlik kuvvetleri kaçaklardan Ulaş Bardakçı’yı öldürerek, Ziya Yılmaz’ı ağır yaralı ele geçiriyorlar. Vuruşmada bir Albay ve iki polis yaralanıyor.

24 ŞUBAT 1972: Eski genelkurmay başkanı Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ınidamlarını onaylıyor.

31 MART 1972: Niksar’ın Kızıldere köyünde İngiliz radar teknisyenleriyle birlikte bir köy evinde kıstırılan Mahir Çayan ve 10 kişi öldürülüyor. Öldürülenler arasında İngiliz radar teknisyenlerinden başka: Ömer Ayna, Cihan Alptekin, Kazım Özdoğru, Ahmet Atasay, Saffet Alp, Ertan Saruhan, Sabahattin Kurt, Nihat Kurt, Nihat Yılmaz, Hüdai Arıkan adlı gerillacılarla köy muhtarının da olduğu anlaşılıyor.

6 MAYIS 1972: Yusuf Aslan, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Ankara Merkez Ceza evinde sabaha karşı 02 ile 3.40 arasında dar ağacına asılarak idam ediliyorlar.


Beğen

çetin altungüneş
Kayıt Tarihi:25 Ekim 2020 Pazar 17:54:52

DEVRİM ŞEHİTLERİ YAZISI'NA YORUM YAP
"DEVRİM ŞEHİTLERİ" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.