Erlik Aldacı
3 şiiri ve 27 yazısı kayıtlı Takip Et

Zihin notları "eksiltme"



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 14.10.2020 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Geçmişte bir düşünce varmış, bir kendini beğenme, düşüncelerde yüksek haklılık… savunmuş olduğunu üstünleme hastalığıymış bu. Savunduğu her ne ise yüceltme, başka değerlendirmelerden bağımsız olarak yüksek bir değeri varmış gibi insanları etkileme.

Bu şöyle de olabilir “ben diyorum ki ya da benim mürşidim diyor ki”…gibilerinden çoğaltılabilir. Bu; gerek bireysel bir kibir, gerekse inisiyatik organizasyonların, örgütlemenin işleyişi olarak bir yığın boş sözün tumturaklı hale getirilerek sunulmasıdır.

Bu asıl olanı eksiltmedir ve peşinden gelen şey ise bu eksiltmeden yararlanmadır. Maneviyatın, yüceliğin, bilginin aşağı indirilmesidir. Altlaştırılmasıdır, yani anolojik olarak ters yüz edilme halidir, daha açık bir ifadeyle rahmaniliği, şeytaniliğe çevirmeye kadar gider. Dolaysıyla bu çeviricilerde zamanla şeytanın hizmetkarı konumuna gelirler.

Bu çokça ağır saldırı gibi geliyorsa o zaman en azından şunu kabul etmek zorundalar yaptıklarının yüksek bir etkinlik değil, çok abartılı bir eylem olduğunun farkına varsınlar. Tanrısal ödev; abartılı eylemlerle ortaya konulamaz.

En azından bu mantıkta olsunlar tabi mantıkları varsa…olduğunu sanmıyoruz.

Sizce en yüksek etkinlik nedir? Yapılan bir iyilik midir, dua mıdır, cömertlik midir, erdemli olmak mıdır?

Bunu hiç kendinize sordunuz mu…Yukarıdakiler sormuş olmalı ki, benim mürşidimde “mutlulukların eylemde olduğunu zannedenler, çalkantı içinde olanlardır” der mealen.

Oldu mu…oldu, oldu.

Ve hatta ekler “mutluluk temaşadan kaynaklanır, temaşadan ayrılan eylem, kör ve düzensiz olur” der.
Bakın görüyor musunuz benim mürşidim ne kadar akıllıymış, başkalarının mürşidlerinden… Külliyatlarını toplasanız mürşidimin bir sözü bile etmez.

Ya…

Bir binanın mimarı olur da evrenin mimarı olmaz mı…yoksa mimaride bir eksiklik mi var. Yıldızlar yeşil parlasaydı keşke…gece yeşil olurdu. Ne iyi olurdu?

Hı…

Özellikten kaynaklanan bir şeyin olmaması, eksiklik değildir. Yani şöyle düşünün… çok basit bir örnek verecek olursak, sizin adınızda olmayan herhangi bir ad, eksiklik değildir. Bu durum, ad özelliğinizden dolayıdır. Gelmeyen bir şey ya da olmayan bir şey bir eksiklik kabul edilemez. Edilemez ama o her neyse yok da sayılamaz. Eksiklik; tamamın noksanlaşmasıdır, kaybedilmesidir, erimesidir, yok olmasıdır.

Sıfatların ortadan kalkmasıdır…sıfatların ölümüdür.

Dolaysıyla en başlangıççı “yok olum” organizmanın, en sonuççuda ise varlığın ölümüdür. Bu varılacak olan dramatik bir sonuççuldur.

Beş duyu ötesi ya da akıl ötesi herhangi bir şeyin olmaması, eksiklik olmadığı gibi yok ta sayılamaz.

Hadi sayın da görelim…

Yadsımaya gitmek kişinin kendi beslemiş olduğu zihin durumundan dolayıdır. Elbette bunu kendimize sormak gibi bir gerekliliğimiz yok, modernizm de böyle bir soru sorma gerekliliği görmüyor ama zihinsel gelişim adına, kendimizi bilmek adına, kendi varlık dışımızdakileri de bilmek adına adım atmak için, düşünce yolumuzun üzerine çıkabileceğini hesap ettiğimizden böyle söylüyoruz.

Hiçbir durumda sıfır ihtimalden bahsedilemez…

Gereklilik zorunluluktur, zorunluluktan uzaklaşmak anlamamak için direnmektir, diretmektir, bu ciddi bir korkudur. Modernizm, bu korkusuyla yüzleşmek zorundadır, aksi halde sömürü aracı olduğu, bu amaçla üretildiği daha keskin ve gerçekçi bir hale gelecektir. İnsanlık bir gün kendisinden kutulacaktır, işte asıl insanlık adına bir devrimin ötesinde, bir çağın ötesinde yeni bir kozmik çevrimin kapısı aralanmış olacaktır. İşte asıl eksiklik buradadır, bu işaret ettiğimizdedir, bu anlattığımızdadır.

Bunu anlamak çok mu zor…

Beğen

Erlik Aldacı
Kayıt Tarihi:13 Ekim 2020 Salı 20:13:24

ZIHIN NOTLARı "EKSILTME" YAZISI'NA YORUM YAP
"Zihin Notları "eksiltme"" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Den(iz)
15 Ekim 2020 Perşembe 18:49:45
Düşünce; din, felsefe, bilim vs. hakkında olabilir. Güzel olan, düşüncenin saf hali değildir. Güzel olan, o düşünce ile ne yapılacağıdır.

Sanırım anladığım bu.

Sevgilerimle...


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 15 Ekim 2020 Perşembe 19:13:16
Hangi alanda olursa olsun eksiltmeye gittiğiniz anda, özellik kaybolmaları başlar. O, her ne ise orijinal olmaktan uzaklaşır, doğru alanda kullanılamaz. Ve tamamlanmış olan salt beş duyu ile olan değildir. Ötede başka bir şeyler de var...

Bunu yazdığıma değdi, çok güzel yorumlar geldi beni başka yönde de düşünmeye sevk eden.

Dostlukla, sevgiyle, bilinçle.
Ali Akış
15 Ekim 2020 Perşembe 15:53:14
yazıyı yorumlarla beraber okudum.
Hocam kafanızdaki soruları cevaplayan birilerinin olmasının ne sakıncası olur ? burada takıldım.
sohbetini dinlediğim mürşidim yok ama yüce Allah Araf süresi 186 da "Allah kimi saptırırsa,artık onun için hiçbir hidayetçi yoktur" buyuruyor.
Nihayetinde etkilendiğiniz filozoflardan bahsetmişsiniz.
Aklını kiraya vermeden bahsetmiyorum bu ayrı konu.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 15 Ekim 2020 Perşembe 16:07:19
Çok kaba bir örnek, anlaşılmak adına. Bir ürün aldığınızda kullanma kılavuzunu başkasına mı okutursunuz, eğer öyleyse o ürünü zaten kullanamazsınız.

Etkilendiğim filozof demedim, nereden çıkardınız. Geçmişte aldığım felsefe derslerinin birinde yabancı filozoflar la tanışma imkanım olmuştu oradan bir aktarım yaptım o kadar.

Son bir söz; mürşidlik ruhbanlıktır ve Kuran' a tersdir. Çünkü verilmiş akıl en büyük mürşiddir, vahiydir.

Huzurla hürmetle....
Ali Akış 16 Ekim 2020 Cuma 10:07:24
Hz. Ömer cahiliye devrinde put yapıp, acıkınca da helvasını yiyordu.
Hz. Ömer inde aklı vardı ama.
peygamberi yani öğretmenleri aradan çıkarma düşünülemez., vahiy peygamberlere geliyor. Peygamberlerin vasileride gerçek alimlerdir.
Erlik Aldacı Yazının sahibi 16 Ekim 2020 Cuma 13:48:01
Bir örnek vereyim size, Bahailik tıpkı bu tarikatlar gibi (cemaat) gibi doğdu, sonra "yorumlarıyla yorumlanandan uzaklaştı" farklı bir dine dönüştü. Bu şekilde yorum üzerinden giderseniz yorum, yorumlanandan yerini alır bir de arkasında birileri varsa daha kolay farklı bir dine dönüşür. Selefilik, vehhabilik...daha çok sayarım farklı dinlere dönüşüyorlar.

Sanırım ne demek istediğim anlaşılmıştır. Bu gün said kürdi orijinal adı budur. Nurculuk yeni bir dine dönüşmek üzere farketmiyor musunuz.Kurani değil diye çok eleştirildi ve son dönemde sevimli ve Kurani olduğunu vurgulamak için ayetlere de yer veriyorlar cemaatı tekkelerinde.

Verdiğiniz örnek o kadar sığ ve basit ki Ömerle ilgili olan cevap bile vermiyorum.

Lütfen dini değiştirmeye kalkanlara tarikat turikat adı altında izin vermeyin, yoksa siz de bunun sorumlusu haline gelirsiniz.

Akledin...
feu
15 Ekim 2020 Perşembe 00:30:20
Altlaştırma; basit bir sağlama işlemidir.
Altlaştırma; karanlık matematiktir.
Şeytanın en sevdiği günah kibirdir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 15 Ekim 2020 Perşembe 09:51:38
Altlaştırma, bayağılaştırma ve hatta vulgarize etme, ben bunu çürüme olarak algılıyorum. Evet bunlar karanlık matematiğin konusu olabilir. Daha ilerisi şeytanın matematiği...

Aristo ya da Platon okulunun girişinde "Tanrı sürekli geometriler kurar" yazmıyor muydu. Ve bunu da çokça kullandı derin geometriyi. Sanırım sembolizme, simgeciliğe pek yanaşamadılar. Orası şıhap alanı sanki...

Fo- hi'den derin internete nasıl da aldatıyorlar yüzyıldır kendi yasalarını ortaya koyanlar.
Söylenecek çok şey var ama bizim için susma vakti, dinlenme vakti, dinleme vakti, seyretme vakti, temaşa vakti.

Tanrı Türk'ü korusun!...
Sahir Neva
14 Ekim 2020 Çarşamba 22:50:30
İki kişinin konuştuğu yer, asla iki kişilik olmasa gerek öyle ki anlatanın, anlattığından anlaşılan, anladığı şeyin anlatılan şeyin ta kendisi olduğu sanan iki kişi daha olur o yerde. Olur mu ? Sanırım öyle akl edebildiğim haliyle bu biraz böyle, üstad.

"Sizce en yüksek etkinlik nedir? Yapılan bir iyilik midir, dua mıdır, cömertlik midir, erdemli olmak mıdır?"

Bu sorunun merakı güzel ama öznesi kusurlu geldi bana, bağışlayın...

Etkinlik, dediğiniz şey girişte yer alan etkileme, - kibrine yol bulan ve ya yol veren - egonun yankısı değil midir zaten ? Yani neden etkileme ve etkilenme üzerine olsun ve neden en etkilisi olsun ki iyiliklerimiz, dualarımız cömertliğimiz ? anlayamadım bana büyük bir çelişki geldi anladığım kadarıyla anlattığınızı sandığım şey ama sahiden benim anladığım şey değilse anlatınız, samimi olarak anlayamadım müsait olursanız anlamama yardımcı olmanızı dilerim..

" İnsanlık bir gün kendisinden kurtulacaktır, işte asıl insanlık adına bir devrimin ötesinde, bir çağın ötesinde yeni bir kozmik çevrimin kapısı aralanmış olacaktır. İşte asıl eksiklik buradadır, bu işaret ettiğimizdedir, bu anlattığımızdadır." amiyane olacak bayıla bayıla katıldığım bir final olmuş, anlayabildiğim kadarıyla, - İnsanlık, insan olabilme şuuruna ayılana kadar nakıs etkinlikleriyle, zorunlu eksikliklerine ayılana kadar bir insaniliğini evrimleştirme çabasındadır, yokluğundan gelen organizmanın başlangıcıyla, varlığıyla sonlandırdığı yöneldiği bir ölüme yolculuk, saygılar

S(y)N


Sahir Neva tarafından 10/14/2020 11:06:02 PM zamanında düzenlenmiştir.

4 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 14 Ekim 2020 Çarşamba 23:45:11
Ne güzel bir soru gelmiş, demek ki analize eden bir okuma olmuş...yarın ilk işim bu sorunun detayına inmek ve açıklamak olacak. Huzurlu geceler...
Sahir Neva 15 Ekim 2020 Perşembe 00:17:19
Huzurlu geceler abi, sevgiler...
Erlik Aldacı Yazının sahibi 15 Ekim 2020 Perşembe 10:12:43
Şöyle bir baktım da ne çok alanda ne çok anlamı varmış sıradan kullandığımız bu sözcüğün. Doğrusu "dil"im adına sevindim ne zenginmiş Türkçem. Ben iyilik adına yapılan faaliyet, eylem anlamında kullandım, "tesir etme"den ziyade.

Geçmişte İspanyol bir filozof sormuştu bu soruyu bana bir çok soruyla birlikte. En çok ta uyuşma nedir sorusunda zorlanmıştım, meğer kendilerince o yılı uyuşma yılı ilan etmişler de ondan sorarmış, peşpeşe gelen soruların içine sokulturulmuş olarak. Önemli olan merkeze giden anlamı oluşturmak değil midir öncelikli olan.

Bu soruna nasıl sevindim bilemezsin çünkü geçmişte yazdıklarımda bilinçli olarak bilgi hatası, kavram hatası ve savunma hatası yaptım çokça ( başta savunduğumu sonra değiştirdim) çok az farkedildi.

Aslında yazıları gelişine yazıyorum, belli bir sistematiği yok ne çıkarsa, diye. Sanırım karışıklık biraz da bundan kaynaklanıyor.

Bir sohbet adamı, bir güzel adam daha tanıdım...ne güzel.

Hürmetle sevgiyle.
Sahir Neva 15 Ekim 2020 Perşembe 22:27:40
Üstadım,
İnanın yazmaya vakit bulamadım, Yeiku heyecanından
ama unutmadım merakımı, pek bi güzel aldım cevabımı,
anladığımı sandığıma isabetmiş anlatınız, uzak oldu endişem,
iki kişiden biri olmak pek bir güzelmiş
hep hürmetle, sevgiyle ...
Necati Kavlak
14 Ekim 2020 Çarşamba 18:19:01
Kimbilir 'in kaleminden, Güne düşen/
"Zihin notları "(Y) kuşağınca didik
dik edilmiş yorumlanmış.
Ben bari araya girmeyim :))
Güne düşen yazıyı, Kimbilir ve yazan kalemi kutlamakla yetineyim.

Sevgilerimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 14 Ekim 2020 Çarşamba 18:51:42
Hoşgeldiniz efendim,

Enerji veren, moral pompalayan, hey haberiniz var mı, diyen Y kuşağı didik didik etse de sizin görüşünüzde pek kıymetli nazarımda. Sevindirdiniz....

Teşekkür ediyorum, sağ olun. Hürmetlerimle...
black_sky
13 Ekim 2020 Salı 22:16:27
"Tanrısal ödev; abartılı eylemlerle ortaya konulamaz."

"Sizce en yüksek etkinlik nedir? Yapılan bir iyilik midir, dua mıdır, cömertlik midir, erdemli olmak mıdır?"

Üstat kendi zihin notlarımın arasına yazdim müsadenizle....

Aslında tüm yazıyı kopyalamak lazım...parça parça alıp göze batmayım dedim..

Bir daha bir daha okunası yine her zaman ki gibi...

Saygı ve hürmetlerimle...okumaya devam





black_sky tarafından 10/13/2020 10:56:35 PM zamanında düzenlenmiştir.

10 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 13 Ekim 2020 Salı 22:44:28
Soruyu bana sormuşlardı bir zamanlar..."fedakarlık" demiştim. Soruyu soran yüzüme baktı gülümsedi "hadi dedi sınıfı geçtin."
Lakin hep düşündüm, yüksek etkinliği o mu yaptı, böyle demekle. Sonra çok kızmıştım ona, bir konuda cehenneme git ve gelme.
O da bana dedi ki "hala insan olmaktan kurtulamadı."

Hey gidi günler hey!....

İnan bir gün içimi dökmeyi, anlatmayı çok istiyorum. Tıpkı Çirkin'e anlattığım gibi...

Huzur ve sevgiyle.
black_sky 13 Ekim 2020 Salı 22:57:09
Keşke çirkinin yerinde olsaydım dedim bir an...

Sistem tuhaf aslında işleyişi değil...neden ve nasıl böyle büyük bir kördüğüme döndüğü...

Hep birileri kendilerini daha akıllı gördükleri için başka birilerini yonetme hakkına sahip gördüler kendilerini.
Başka birileri daha güçlü olduğu için güçsüz olanları kontrol etme hakkına sahip görmeleri gibi...bazilari yönetilmek istedi zaten dusunmem ve sorumluluk gereksiz yüklerdi..
Hep birileri her zaman daha iyisini bildiğini düşündü...dunya için ınsnalik için...herkes kendince öyle haklıydı ki bende sordum suçlu kimdi...kim haksızdi...ya da biri haksız olmak zorunda mıydı...belki de mesele hangi seçeneğin daha kârlı olacağıydı sadece...

Belli ki kârlı olan prim kazandı...

Suç kürk olmuş kimse giymek istememiş demişler...simdi olan her şey eleştiriliyor...mesela; şu an ki tv dizileri gibi...diziler saçma ve gereksiz bu bana göresi...dizi yapanlar diyor biz başka türlüsünü yapıyoruz tutmuyor...yani başka bir deyişle...biz toplum olarak dakikalarca süren gereksiz bakışma ve konuşmamaları daha çok seviyoruz...biz alkolü ve sigarayı bulayıp silahı ve kavgayı oh göğüs gere gere veriyoruz...
Biz ki bir filmin sadece film olduğunu düşünecek beyinler yetistirememişiz buna hiç yanmıyoruz....

Biz tanrıyı , dini , töreyi önümüze gelen ne varsa parasal değerler içinde tüketiyoruz ama sorun yok...

Bugün saçma sapan bir sebepten bulunduğun yerde iki kişi birbirine girdi öyle böyle değil....ne baktin falan durumu...birinin hemen yan tarafında kesici aletler vardı...neyse ayrıntıya gerek yok...tekmeler tokatlar...herkes çok korkmuşken bana bir an öyle doğal geldi ki bu durum...

Acaba eksilmek mi istedik yoksa eksildigimizi anlamadan eridik gittik mi...bir şeyin farkında olmayan ınsnalar nasıl kendini tamamlar ki...kendini bir bütün olarak görenler....


Ben ne zaman okusam bu sayfada benim frenler tutmuyor...alip başımı gidiyorum affola...

Saygı ve hürmetlerimle..
Erlik Aldacı Yazının sahibi 13 Ekim 2020 Salı 23:16:04
Bunca bilgiye rağmen neden gelişemiyoruz...sanırım gelişmemizi istemiyorlar. Önce en yakın halka sonra onu kuşatanlar.
Kolaydır eksik olanı yönetmek, eksik eteklik, etekle olmuyor artık şükür ki bunu anladık toplum olarak.
Anladık değil mi?
black_sky 13 Ekim 2020 Salı 23:18:42
Anlamış olmamızı umuyorum...
black_sky 13 Ekim 2020 Salı 23:21:38
Sistemler gelişti artık...eskiden sadece güç ve korkutma üzerine yapılırken şimdi ciddi anlamda beyin yıkama durumu mevcut...
Zihnine bir düşünce yerleştir ve sanki kendi dusuncesiylemis givi benimset..benimset ki ölümüne sahiplensin...bir amaç ver amacı kutsal kıl ve o amaç için ölsün oldürsün....

Her ne kadar yorucu olsa da insanlar bir amaç asrar hayatında...en zorunu seçmese bile en kolayı da pazarlayabilir isteyen...
Erlik Aldacı Yazının sahibi 13 Ekim 2020 Salı 23:31:27
Doksanlı yılların başında bir guruba katılmıştım ( e...birader seninde katılmadığın kakmamış, de gayri" :)
Toplu yoga yapıyorduk, lotüse geçtik "mımmmm"başladı. İki kaşın arasında mor ışık göreceksiniz. Kendimi zorluyom, bir türlü göremiyom. Dalmışım yanımdaki kadına fısıldadım. Bacım ben bi şey görmüyom sen ne görüyon? Dedim o da om değiştir, dedi.

Ha...dedim mesele hazırlayıcadaymış ben de değilmiş.
Aklıma geldi işte...anlatıverdim.
black_sky 13 Ekim 2020 Salı 23:34:54
Iki kere aynı yorum oldu da;))
Düzenleme:13.10.2020 23:36:01
black_sky 13 Ekim 2020 Salı 23:35:13
Üstat sesli güldüm inan ki...

Görmek zorunda olduğumuzu düşündürmek gibisi yok...
Şu gerçekten inanırsan olur işte durumu...gercekten , sahiden ama kuşkusuz....eger başaramazsan demek ki hata sende...;))))

Ben de dua ettim oldu diyenleri hep düşündüm...var mıydı kutsal bir açı....ben hiç o açıyı tutturamadım;)
black_sky 14 Ekim 2020 Çarşamba 00:06:50
Ama kurdele yakıştı hem de çokça....

Tebrikler demek istedim yeniden..
Erlik Aldacı Yazının sahibi 14 Ekim 2020 Çarşamba 09:09:28
Teşekkür ederim...günaydın.
Bir Dünyevî
13 Ekim 2020 Salı 22:10:56
zihinsel etkileme kendileri olmayanları kandırmadan ibaret oysa. ben haklıyımın biz haklıyaza döndürülmesi tüm çıkmazların nedeni. çocukların çaresizliği büyüklerinin karşısında, kültürün karşısında inanılmaz. bu nedenle mutlaka çağ dönüşecek. bu dönüşümde birey ortaya çıkacak diye tüm korkuları. celallenmeleri de bu yüzden, türlü türlü akıl oyunları da.

dünyayı cehennemeden cennete çevirmek için illahi zihinlere çip takılacaksa, böyle iderse mecburi bir robotizm meydana çıkacak.

aslında olan şu ki; tek bir örnek vereyim: bugün 25 yaşında güreş ile uğraşan gençimiz bir veda mesajından sonra pompalı tüfekle intihar etti.

bir başka gençimiz ihtimal 30 lu yaşlarında babasını pompalı ile vurduktan sonra intihar etti..

toplumsal çürüme veya gençlerin intihara meyletmesinin nedeni çarpık ve kurumsallaşmış ortaçağ sistemleri..

bu yazıdan ne anlamak gerekir, sayın üstat ne anlattı özünde farklı sonuçlar çıkabilirse de;

dediğim gibi eskinin zihin doldurma sözleriyle bu çağda var olunamayacağı kesin.. sadece zulüm üretirler.

4 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 13 Ekim 2020 Salı 22:33:10
En çok intihar bildiğim kadarıyla İsveç'te idi. Nedenler farklı olsa da hepsi üzücü. Yaşamı üzerinden çıkarıp atmak kararı kolay bir şey değil. Kenedylerin oğlu sanırım Edward'dı özgürlüğü merak ettiği için uçtu. Elbette çok karışık bir konu, bulunduğum bölgede de çok yüksek bu durum. Küçük bir araştırma yaptım, sonuç yokluktan ziyade anlamsızlık üzerine kurulu. Neyse konu bu değil...

Yok, demek ne ile oluyor. Edindiğimiz bilgi ya da her neyse varlık bu kadar kısıtlı mıdır?
Beş duyu ve ötesi, akıl ve ötesi , zaman ve mekan ötesi, sonsuzluk ve ötesi yok ....

Tamam kabul... öyleyse olmayan, gelmeyen biri ya da herhangi bir varlık için gerçek olan hiç bir şey yoktur. Hele ki içinde bulunulan durumda desteklerse genel durumunu. Bir insan sıcaktan bunalırsa güneşi suçlar gibi bir şeydir bu.

Bu kadar kesin...edinilmiş bilgiler ne kadar güvenilir., O da ayrı bir konu.

Erlik Aldacı Yazının sahibi 13 Ekim 2020 Salı 22:37:01
Elementlere sıkışmış bir "insan"dan söz edilemez, edilirse o insan olmaz.
Bir Dünyevî 13 Ekim 2020 Salı 23:10:00
Bende bu sayfayı ne zaman okusam, konu ne olursa olsun, sanki ninni gibi, masal gibi, türkü gibi dinliyorum kendimi..
Elementlerden bahseden üstadın, benim verdiğim örnekleri avrupa ile kıyaslaması bile enteresan geliyor oysa bana.. aslında ben diyorum gidelim mersine, herkes sanki diyor gidiyorsun tersine:))

ruhuma ve zihnime ışık tutmaya başladığımdan beri belki, ne karanlığın ne de aydınlığın önemi kalmadı.. geriye sadece insanlık kaldı, iyilik, güzellik, anlamaya çalışma, kendini paspas etme,

çok krli bir geçmiş zihinsel çatışma var gerçek bu .. bunun en büyüğü tanrı ve dinler üstüne.. tanrıyı ve dini çizginin dışında tutabilirsek diyorum 35-36 yıl sonra dini reddeden biri olarak belki ülkem aydınlanır. yoksa tanrı için ve din için yapılan her şey geçmiş çağların ganimet ve gasbından başka bir şey değil..

dün gece aklıma geldi ki, havada karada ve denizde tüm teknolojiyi hatmedip dış saldıralara karşı önlemleri mizi alacağız, hani olur ya bilim kurgu filmlerinde görünmez duvar öyle...sonra bir girecek baba herkes birbirine el kol baçak mide işkemde göz ... fiziki bedenler savrulacak... geriye kalanlar da yepyeni bir kültür ve zihin ile ülkemizi en aydınlık en fikri hür şekilde yeniden oluşturacak... herkesin mutluluğu garanti altına alınabilir mi , belki , lakin eski düşünceler ile bu mümkün değil.. 40-60 yılıdr bu ülkenin en verimli gençlerine yapılan zulmün haddi hesabı yok...

ne ithal edeceğiz bir süre ne de ihraç... kendi kendimize yeteriz bu coğrafyada aslında.. turizm durudurulacak, alım satım yeni bir hale gelecek... cumhuriyet gerçek bir cumhuriyet olacak.

ben yeiku üzerine bir yazı yazayım.. uzun yazılar ve şiirler yeni nesilleri yordu, yeni nesil zihinler özetten anlar... edebiyatı kısaltmalıyız aslında...

eksiltme veya artıma mı üstad... çok şeyler anlıyorum bu sayfadan sonra bir düşünüyorum hiç bir şey anlamamışım.. lakin bu sayfa çok sevilen bir sayfa benim için...
nicelere diyelim... rahat olabildiğim ender sayfalardan.. bunu yaşattığınız için teşekkür ederim..
saygı sağlık ve huzurla
Y'den:)
Erlik Aldacı Yazının sahibi 13 Ekim 2020 Salı 23:23:33
Japonlar, çalışkan, değer bilir, teknolojik, disipline bir toplum.
Adamlar akıllı ki akıllı ya hu.
Bir de Tanrıtanımaz bilinir. Oysa adım başı Şintoizmin yanısıra "insantanrı" dolu tarikatvari. Çok şaşırmıştım...
Bilmek güzel şey ama acı dolu.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.