Bayram Kaya
2 şiiri ve 69 yazısı kayıtlı Takip Et

Anlamak gerek xxvı



İlahlar gruplar arası üretim hareketi inşasını başlatmışlardı. Gruplar arası inşa gruplar arası ittifak ve gruplar arası ittifakın ilişkileri olmakla toplumsal hareketti. İlahların totem meslekli üretimden gelen güçleri ve iradeleri vardı.

İlahların üretim güçleri ve iradeleri nedenle; ilahlar tarihi bir meşruiyet ortaya koymuştular. Bu nedenle üreten kolektif güç ve üreten irade gibi iki meşruiyet ile iki hakkın tarihsel mirası içindeydiniz. Miras sizinle kesikli sizden önce ve sizden sonrası ile sürekliydi. Bir kolektif yapı içinde kesikli özel bağıntılı olma iradeniz nedenle kolektif miras hakkınızdı.

Ancak şunu belirteyim. Doğada kolektif sağlatma yaparken bağsan bir kolektif hareketleydiniz. Kolektif hareketi oluşan özneler, sosyal bağlamla duygudaşlık anlamla birbirinin aitiydiler. Yani birlikte sağlatan ilişki içinde olan kişiler güçlü bir sağlatma bağ ilişkisi nedenle pay (hak) alan kişilerdi.

Yine birlikte sağlatan ilişki içinde olan kişiler güçlü bir sosyal ve duygusal bağ içinde olma nedenle sağlatmada pay (hak) alan kişilerdi. Sosyal bağ, sağlatan organize tutum üzerinde gruba eğilimle daha güçlü bir bağ ortaya koyuyordu.

İşte burada grubu saygılama, grup gücünü kutsama duygulu anlayış ve bilinç ön plana çıkıyordu. Sağlatan ilişkide az çok artık av ve ot kök meyve toplama işi ile artık zamanın ortaya konmasından katkıyla grup eğilimi yaşlısına hastasına sakatına çocuklara vs. bakmayı pekiştiren bir olanakla ortaya çıkıyordu.

Öznel benci gereksinim içinde olmanız nedenle kendinizi karşıdaki yerine koyabilen duygu veya empati ileydiniz. Bu anlayışla yaşlılara çocuklara bakım gibi sorumluluklaydınız. Bunlar sağlatan gücün kolektif aiti olmaları nedenle ve bunlar grubun hayatını devam ettirecekler olmaları nedenle kolektif hareketten pay alıp, hak sahibi olan meşru birer mirasçıydılar.

Kolektif pay, ya da kolektif hak sahipliği ve kolektif mirasçılık sondan başa etki ile üreten hareketin başlangıç koşuluydular.

Bencillik, bencilliğin sağlanması sırasında doğanın size karşı gösterdiği direnç vs. başlangıç koşuluysa; kolektif pay veya kolektif hak ile kolektif mirasçılık ve gruba olan eğilimler de sondan başlangıç koşullarına etki etmekle, artık başlangıç koşulu içinde olan zorunlu durumlardı.

Böylesine tarih sel, böylesine zorunlu durumlar içinde olmakla bu belirlenimci kolektif özneli başlanış koşuluna göre KÖLECİ SİSTEMDE, sadece hakkınız olan payı; meşru ve zorunlu olan mirasınızı istiyordunuz. Kolektif süreç kişi aitlikle değil kolektif aitlikle başlıyordu

El tüm bu geçmişi, kolektif bilgiyi perdelemek için; “rızkınızı ben veriyorum” diyordu. Ve “insana nasibinden daha fazlası yoktur” diyordu. Oysa nasibi El veriyorduysa üreten kolektif güç ortaya çıkana kadarki milyonlarca yıllık rızk neredeydi?

Doğada var olan av, ot, kök ve meyveler rızk değildi. Bunların her biri birbirinin boşluk devinmesi içinde eylemle var ola gelen “bağıntı sal” bir hayattı. Her biri bir dirim atılımıydı. Madem El rızk veriyordu da hemcinsler neden bunca sıkıntıyı, bunca üreten ilişkiyi bunca kolektif yapıyı ortaya koymanın ve ortaya konulan bunca izafi durumların anlaşılması zahmeti içine, neden girmişlerdi?

Doğal akışın kimseden böylesi bir rızk talebi yoktur. Akış için rızk gibi postulat bir duruma da gerek yoktur. Evren kendi üzerine kendi durumlu eylemlerle, her bir eylemlere dek her bir üssü durumlar açılımıdır.

Var olanı, var olamayan yanıyla; en çoğu en az yanıyla ortaya koyuyordu. Oysa rızk (pay), doğada var olanlar av, meyve vs. değildi. Sağlatan kolektif güçle; üretimle; karşılık çalışmayla ortaya konan bir pay (rızk) olmakla hisse alıştı. Pay veya rızk ya da hak üreten kolektif bağıntıyı karşılayan, üreten kolektif bağıntıyı ilikleyen bir kavramdı.

Sağlasan güç ve üreten bir kolektif güç yoksa rızkı veren bir El de yok demektir. El sistem dışı araya kaynak hileci bir tasımdı. Zaten doğadaki ot, koyun beni yesin diye belirmiyordu. Koyun da kurt beni yesin diye var olmuyordu. Meyve de cennetten kovulmak için insanın nefsini çekmiyordu.

Tüm bunlar bambaşka nedenlerle 4 kere dördün 16 olması gibi makro dünya içinde atomdan ve biyo kimyasal moleküler yapı içinde gerekirdi biçimde oluyorsa, buradaki determine oluş içinde, El ‘in rızk verme keyfinin üstünde bir gerekirci atomik ve kimyasal süreçli zorunluluklar vardır. Bu nedenle kimse kimsenin rızkını vermiyordu.

Kapının açık olması size verilmiş bir rızk, bir kullanım eylemi değildi. Kapının açılması eylemi, bir durumun diğer durumla aynı anda belirme ve üst üste zamanla, üs sel durum içinde olması nedenle; belirsiz duruma, belirli durum olma kapsamı içinde kapının örtük olması nedenleydi. Enerjinin bir durumu içinde diğer durumu içine akmasıydı.

Masum bir talep ile iletime edilen meşru oluş, pay, hak gibi söylemler; kolektif alan içinde bağlaşan eylem sonuçlarına izafe olmakla insan anlamasına, insan söylemesine konu olan akan sürecin kontrol noktaları olan kolektif anlamalardır.

El ise kolektif donanım yansımalı bu kapasiteleriniz nedenle, karşılıklı bağıntı nedenle, karşılıklı bağıntınızdan kaynaklı ileri süreç içinde insan olmanın masum ve meşru istemlerine karşı kolektif haklarını isteyen insanları nankörler diye suçluyordu!

Beğen

Bayram Kaya
Kayıt Tarihi:23 Eylül 2020 Çarşamba 21:03:43

ANLAMAK GEREK XXVI YAZISI'NA YORUM YAP
"Anlamak Gerek XXVI" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.