Gülüm Çamlısoy
2239 şiiri ve 1737 yazısı kayıtlı Takip Et

Şiir kokan yalnızlık...



ŞİİR KOKAN YALNIZLIK...



‘’Gözlerinle dilin arasına gerili uçurumu seviyorum.
Kekeme özgürlüğünü seviyorum.
Susuşundaki hıncı seviyorum.
Kalbinde ürperen kışı seviyorum.’’ (Alıntı)

Bir düş mevsimiydi adeta gecenin kıvılcımları ve hortuma dolanan saçlarım: patiska eteklerinde yalnızlığın İshak kuşları.

Ölü bir zamandı adeta şiirden arda kalan.

Ölümcül bir hevesti belki de asla denk gelmediğim bir bayır yolu.

Ve ayırdına varamadım düşlerin ve düş geçişlerinin…

Geceydi mağlup gelen her ıskaladığında yalnızlığı şairin; tümseklerdi belki de tünediğim türemekse şiir şiir dalgalı saçlarında mevsimin içimde sayısız ürperiş.

Bir sandukada saklıydı şiirler fark etmeden kendimi sakladığım yastık aldı ziynetim.

Ne param vardı ne pulum azıcık nefsimle kavgam azığa aldığım dünümde kat çıktığım hatıralar oysaki nasıl da uysaldım ben şiir yazmazdan önce.

Hırpani hüzün hırkam askıdaydı hem öncesinde.

Derviş yüreğimse kilit altında ve izafi uçuşlarım batıklarda saklı mazim oysa güleç bir kız çocuğuydum bir ömür ne zamanki insanlara sarıldım ve güvendim ve işte miladım bir de kalemin dürtüklediği yüreğimde nice kıvılcım artık yangın yeriydi yeryüzü ve göz teması kurduğum gök kubbe aşkın tapındığı bir izlek ne de olsa mağdur yüreğimle ben galip gelmiştim iblise.

Sezilerim sarmaşık misali.

Aşkın da Ker belası adeta zirvede saklı mutluluğu inançla eşleştiren kimi zaman çatık kaşlı bir yolcu firar eden gemiden oysaki kaptanıydım ben bu hayal teknesinin.

Zifaf gecesi ölülerin, dirisine lanet okuyan bir seyyah.

Aşkın kibrinde yaşayan ve yaşatan, özlemi varla yok arası bir şelale ne de olsa öykündüğüm huzurdu devasa rahmetin de öncüsü bir saltanat sözüm ona oysaki burası yeryüzü idi kimselerin huzura erişemediği.

Sevdikçe gelişen bir gönül bağı, aşkı irdeleyen şiirlerde kapıldığım o gözyaşı seli ne de olsa merkez üstü ölümdü huzurun ve artçıları nice hüzün b/eşiği tastamam sevip de ereceksem hidayete hala çıkmazdaydım tıpkı bir sokak gösterinde yeri göğü toz dumana katan o palyaço en çok da içine akarken boyalı gözlerindeki yaşta kurulanmayı bekleyen bir mazlum kimi zaman annesinden mahrum bir çocuk gibi mayaladıkça aşkı hasretin divitiyle.

İnanandık hep.

İman gücüne sarılan bir hümayun göğe kurduğu çadırda yol veren ya da yolcu eden göçmen kuşları ve uyruğu acı ve uydurduğu masallara kendi bile inanan masalcı.

Biz insandık, hep mi?

Susandık da ve susayan ve susatan şiirler belki de evrenin kumpası iken evre geçiren yıldızlarda saklı şiirin de uyruğuna sapkın bir nöbetçi şair aşkı yalıtanlara duyduğu öfke en çok yalnızlığın hurafelerinde selam çakan tüm evrene…

Kilit noktası mutluluğun ne kindar bir düş ne küsen bir şelale en çok da içinde yaşattığı coşkuyu sunmak isterken evrene…

Hep mi haklıydı şair hep mi aksi ve sözcüksüz geçmezken günü gecesi ifa edeceği binlerce badire en çok kendine kızgın ve yaralı bir kuş ne de olsa müdafaasını sunacaktı bilirkişiye:

‘’Ne kadar susarsak o kadar güçlüyüzdür. Hiçbir ayrılık boşluk yaratmaz bizde. Masalına bile katlanamayız sevmenin…’’ (Alıntı)

Boyun eğdikçe acıya çıtayı yükselten sevgi ve müridi kim ise.

Açığa çıktıksa kusurları kapatmak belki de yüzünü en çok da resimlerde kırmızı çıkan gözleriyle belki de bizdik kendi cehennemimizi yaratan ve cenneti yok sayan tıpkı iyiliğin ve sevginin yok sayıldığı ruhlarda kayıt altına alınası bir huzur en çok da yaşarken duyulası elbet sevmenin meali iken kalemin titri.

Ve işte tuzak soru:

Hayallere dokunmak mıydı hayatı yaşanır kılan yoksa gerçekleri görmezden gelmek ki en çok da yaşanılası bir cennet yaratmak adına peşine düştüğümüz güzellikler ve güzele de güzel demeyen en çok da sahip olmak ısrarla oysaki nasıl da aciz ve korkaktık en çok da severken ve güvenirken ve işte tek kalemde yok sayıldığımız oysaki bizler kalemle tutunmuştuk hayata.

‘’Sevilmek her zaman yeni bir şeydir
Sevmekse sevilmekten de yeni
İster dağlara karşı sev
İster kendine karşı sev beni.’’(Ş. Erbaş)

Düş mevsiminde dolaşan rüzgâr ve hoyrat fıtratı gazabın, aşkın iç bükey sancısında soyut bir sevda busesi kimliği kayıp düşlerin karambole giden ruhların da pervasızlığı ve sevmeyi görev edinen niyetin bekası olsa olsa bir şiirin de nüvesi iken aşk.

Derme çatma bir şiir inşa etmek adına terminalde bekleyen bir Anka kuşu elbet insan görünümünde üstünde mintanı ve hicvettiği her duyguda saklı iken mevsimin tozu.

Tozu dumana katan şiirler hani olur da huzura erer şair, diye.

Şiarı yenilginin ve peşine düştüğümüz hayallerin de katıksız ruhunda saklı nice maruzat ve çat kapı aşk; çat kapı ölüm dirliği olmayan döngünün nihayetinde infilakı ki insan simsarı bir yitim ve kazanım addedilen o sonda saklı iken varsa yoksa ifa edip de kendi kuyruğumuzu kovalarken.

Ön görülen ne varsa.

Arz edilene delalet elbet arz-talep dengesinde saklı keramet ve işte yokuş yukarı çıkıyor şafak, kunduzların sesi kükreyen dağların tüten dumanı oysaki şehrin ortasında el, el üstünde oturan kukumav kuşu misali hücre hapsine çarptırılmış milyonlarca insanın güneşin tadından, kokusundan, ışığından nasiplenmeyi dileyen.

Kocaman bir sarkaç ve kırık.

İşinin ehli tamirci gel gör ki tamir edilmeyen bunca köstekli saati ve kırık yüreği istifleyip de Tanrıdan yardım dilerken.

Ölüm kokan gece. Şiir kokan yalnızlık.

Yalnızlığın tütsüsü, kokusu yeri göğü kaplayan gül ağaçlarının belki de asla açmayacak goncalar iken tevekkül yüklü; belki asla gülmeyecek iken bebekler ağlaması hız kesmeyen ve dünyaya neden geldiklerinden bihaber süt kokusunda yeşeren filizler.

Aşkın seması.

Sedanın mavisi.

Mavinin reçine sevdası.

Sevdanın özlemi.

Özlemin ise öznesi iken âşık ile maşuk.

Ve devasa bir kuyu içinde kaynayan hasret ve lanet ulaştı ulaşacak kıyısına insanlığın aslında cehennemin dokusu ve ruhu saklı iken karanlıkta ve izbelerde ve tereddütsüz seven şairin içine kaçan korkusu belki de sevemeyeceği ve yazamayacağı inancı ile tutuklu kaldığı gecede bir rehavet ki taşan zeminden aslında sevdalı şiirleri yüreğin körüklediği hece hece yatıya gelen ilham perisinin de hoş reveransı ile huzurun doruğunda yeşeren yeni güne merhaba demenin de meali iken şairin ve kalemin temennisi.


Beğen

Gülüm Çamlısoy
Kayıt Tarihi:15 Eylül 2020 Salı 17:29:33

ŞİİR KOKAN YALNIZLIK... YAZISI'NA YORUM YAP
"ŞİİR KOKAN YALNIZLIK..." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
gülkedisi
17 Eylül 2020 Perşembe 10:26:39
Yazılarını ve şiirlerini okumak, benim için en büyük değer,
Çünkü hepsi birbirinden değerli ve özel,
Bu değerleri bize sunduğu için çok teşekkür ediyorum arkadaşım.
Okurken hayatı, yaşanmışlığı buluyorum, anlam yüklü.
Yüreğin dert görmesin.

Sonsuz sevgimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 17 Eylül 2020 Perşembe 20:36:24
Güzel yüreğine selam olsun
Asıl ben teşekkür ederim güzel varlığına.
Değer görmek ve yalnız olmadığımı bilmek...

Çok çok teşekkür ederim

Sevgim seninle canım ve tüm iyi dileklerim
GÜLDESTE
16 Eylül 2020 Çarşamba 22:06:53
çok güzel bir paylaşım en içten sevgilerimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 16 Eylül 2020 Çarşamba 22:12:05
Hoş geldiniz sevgili Neşe Hanım
Çok çok teşekkür ediyorum.

Sevgim sizinle
HASAN ÇAPRAZ
15 Eylül 2020 Salı 20:13:33
YAZMAK BİZİ YAŞATIYOR TIPKI BİR CAN GİBİ,,

Günüm eserini yazmışsın değerli şairim,,girişte çok harikaydı bütün de öyle

''Yumurta tavuktan mı ,tavuk yumurtadan mı çeker''Dememeliyiz güzelliklere odaklanmalıyız,yazılarla kanatlanmalıyız


Güzel akşamlar güzel gönlünün olsun


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 15 Eylül 2020 Salı 20:16:50
Yazmak...

Yetmez şükrümü anlatmaya.

Yetinmek çok mümkün ama yazmak doyumsuz bir sevgi masalı ve özgürlüğün ta kendisi.

Bir uzlaşı

Bir rahmet

Cenneti bulmak yeryüzünde oysaki cehennem tadında bir hayatta asılı kaldığını düşünürken...

Çok teşekkür ederim dost şairime.

Sonsuz selamlarımla
saf şiir
15 Eylül 2020 Salı 19:55:05
Güzel yazını en kalbi içtenliğimle kutluyorum Kardeşim. Selam ve dua ile.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 15 Eylül 2020 Salı 20:00:24
Ağabeyim, çok çok teşekkür ediyorum

Eksik olmayın


Selam ve dua ile
direniş
15 Eylül 2020 Salı 18:19:15
Tebrikler Gülüm kardeşime...

Nice güzel eserlere...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 15 Eylül 2020 Salı 18:22:58
Hoş geldiniz değerli hocam kıymetli ağabeyim

Çok çok teşekkür ederim.

İnşallah ağabeyim hep beraber nicelerine.

En içten selam ve saygılarımla ağabeyim
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.