Kimbilir
3 şiiri ve 23 yazısı kayıtlı Takip Et

Boşluk





Çığlıklar duyuyorum, boşluğa düşen insanların isyani çığlıklarını duyuyorum. Direniyorlar, kulakları sağır, gözleri kör eden, kendilerini taşlaştıran çığlıkları bastırırcasına…

David, Yakop, Benjamin, Josef ya da adın her neyse rahibe şükranlarımızı ilet. Seni O kutsadı. Hahambaşı kafamızı duvara biraz daha sürtsün. Biraz daha fazla insan olalım, diye.

Davut, Yakup, Bünyamin, Yusuf ya da adın her neyse iki rekat fazla kılsan, on tespih daha zikretsen ölür müsün, imama selamlarımızı söyle. Adını ezanla kulağına O fısıldadı.

Çok günah işledim “günah odası”nı defalarca ağzına kadar doldurdum, Zilli her seferinde ayarttı beni. Kafamı vurduğum duvarın taşı çukurlaştı, ağlamaktan gözlerim şişti. Ne olur biraz günahkar olayım. Namaz kılmaktan pantolonlarımın hepsi diz yaptı. “Sol yanımı” kullanamaz hale geldim, eksildim. Komşu kızının bile kim olduğunu bilmiyorum, hele onu düşünmek bile istemiyorum.

Bağırıyorlar… sonra uzaklaşıyorlar. Afra tafra satıyorlar, şeytan çevrelerini sarmış paketlemiş boşlukta kalan zihinlerini, düşüncelerini evirmiş kendi istediğine, müjdeliyor. “modernizm”

Oysa Tanrı tam yaratmıştı. Neden eksikleştiriyorsunuz…neden aldatıyorsunuz?
Ben burada kaldım!..

Benim düşüncelerim seni kaygılandırıyor mu? Bedensel yetersizliklerle birlikte zihinsel bozukluklar da yaşadığıma mı inanıyorsun?
Sefil!

Bunları sana düşündüren nedir… Kendine sordun mu?
Tedirginsin ve benim adıma kaygı duyuyorsun, öyle mi... Aslında buna seviniyorum biliyor musun, düşüncelerin gerçekse eğer.

Yaşamı nasıl biçimlendireyim içimde, kendi varlığımı “kendinden bağımsız” hale mi getireyim? Ha… bir de, “insan”ın kendi kendisinde çok fazla egemenlik kurması ne işe yarar ki…
Hadi yapalım öyleyse; dersek gerçekten yapabilir miyiz bunu… Keşke kabul edilebilir düzeyde yaşamıma müdahale etseydin, belki kendimi daha iyi anlardım, daha iyi tanırdım. Bu fırsatı verseydin hiç olmazsa.

Tanrı gibi…

Ama sen sabırsız ve saldırgansın…tek taraflı doldurduğunda bir taraf çöker, denge kaybolur, dengesizleşirsin. Anlamıyor musun! Bu kadar basit.

Kireç beyinli!

Madde… madde… madde… yetmedi mi, hala işin özünü bununla çözmeye mi çalışıyorsun?
Bak tıkanıyorsun… Zaman azalıyor kendi yaşamını kaybediyorsun, sonsuzlukta kendi dökülmelerine yol açıyorsun. Biz, düşüşün en hızlandığı dönemlerden birini yaşıyoruz, zamansal sarmalda. Yükselmek için çabalayan, ortaya düşünce üretenlerin en az olduğu devirdeyiz. Tüm bunlar düşüşe denk gelen kozmik bir devrin parçasıdır. İnsan aşağılaşmayla kuşatılmış…görmüyor.

Sana “inan” diyen yok!

Sabırsızlığını ve saldırganlığını insanı, insani tasarımla deformasyona uğratanlara gösterseydin, hiç olmazsa en azından “bir denizyıldızı” kurtarmış olurdun.

Modernizmin, hümanizmine hizmet sunmuş olurdun…insan olamasan da hüman olurdun.
Çünkü insanda; Tanrı katkısı vardır… Sen insandan uzaklaşıyorsun.

Sana düşmanlığım yok benim. Gerçektende dengesizlik ve istikrarsızlık üzerine kurulu bozuk bir dünyada sana kin duymam imkansız. Bu imkansızlığın, duyguların hastalıklı, güdük veya çürümüş olmasına yol açmasına şaşmamak gerekir.

Böyle bir duruma yol açan nedir? Nüfusun az, coğrafyanın dar olduğu bir dünyada suçlanarak kovuldu insanlık.
İlerledi ve aydınlandı insanlık!

Öyle mi…

Baksana ne hale geldik görmüyor musun en azından boşluğun çığlığını duymuyor musun…Ölümün bile sıradanlaşması için yalvaracak insanlar…pek yakında. Çünkü insanlığın çürümüş kokuşmuş cesetlerinin kokusunu alıyorum. Ahir zaman belirtisi, bu “duyu”n dahi gitmiş.

Onlarla birlikte mezara girme…ne olur. Madem öyle;
Sana bir soru.

Beynini neden dolduruyorsun? Düşün ve dürüstçe cevap ver. Normal olanı öğren ve orada kal üste çıkmaya çalışma, eğer üste çıkmaya çalışıyorsam bu “sömürü” içindir, üst zihne sahip olmana gerek yok ki.

Hayır mı?
Hadi ordan…yalancı.

Efendilerine bak, onlar şeytansı zekaya sahipler “üst akıl, üst zihin” tüm sömürenler. Sende onların alttaki yansıması olmaya mı özeniyorsun, zihinsel züppe. Öyleyse;

“Tengri, canını ala!..”

Cennet Avcısı “boşluk” tan bir kesit.

Beğen

Kimbilir
Kayıt Tarihi:19 Ağustos 2020 Çarşamba 11:38:06

BOŞLUK YAZISI'NA YORUM YAP
"Boşluk" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Konsantre Karanlık Madde
27 Eylül 2020 Pazar 23:30:32
''Saf inanç'', ''saf zihin...''

Boşluk... Yokluk... 0...

Harezmi, yokluğun rakamsal değeri yokken daha Anadolu'da, Avrupa'da, almış Hintlilerden ve katmış hayatımıza ''akaşa''nın rakamsal değerini.

Bazı insanlar, 2, belki 3, hata belki de daha fazla hayat yaşarlar zamanla... Yaşarken ölüp de tekrar doğmak zordur ki... Hani bir kolaylık da yoktur böyle insanlar için, ''reset'' atılmazlar bir Tanrı eli tarafından; akaşa'ya ulaşmak için içinde katliam gerekir. Eskileri, sevdiklerini, sevmediklerini, haz aldıklarını ve nefret ettiklerini, kendilerinden onlarcasını öldürmeleri gerekir; ölüm daha evladır yani.

Yaşarken ölmek herkesin harcı değildir, kendi doğuşunu görmek herkesin tadacağı tatlı bir meyve değildir.

Hasretle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Kimbilir Yazının sahibi 28 Eylül 2020 Pazartesi 08:19:36
Konsantre yaz...öyle bir yaz ki ruhumuz titresin, dünya titresin, evren titresin. Ve desin ki Tanrı...yeni savaşçıların alana geldi.

İnancın biz, umuduz biz, Şamanız biz...o ışık, o güç var içimizde.

Özlemle hasretle sevgiyle...
Kimbilir Yazının sahibi
21 Ağustos 2020 Cuma 11:40:24
En kutsal değerler basit alelade insanlar tarafından bile, kendilerine göre biçimlendirilmeye çalışılarak kullanılır, ilkel yararcılığa doğru itilir.

Buna "üst akıl"denilen güçler tarafından örgütsel yapı kazandırılarak ve çağın sofistleriyle renk zenginliği de katılarak insanlar,kitleler uyuşturulurlar, istedikleri biçime sokulurlar, piyonize edilirler.

Bu yüzden; saf inanç zordur ve subjektifdir.

Cevap Yaz
black_sky
19 Ağustos 2020 Çarşamba 13:04:01
Öyle ol deyince olmuyor...gel deyince gelmiyor e tabii ki git deyince de gitmiyor . Bunun sebebi nedir; seni ne rahat hissetirecekse ona inanmaktır..nasilsa kim ne derse desin öyle yapacaksın...
Hep aramadı mı...bir şey olmalı diye..aradi durdu , simsek dedi yok güneş doğdu yok..daha başka başka bir şeyler olmalı diye zorladı...ama bu sonu gelmez başka jir arayışın sadece başlangıcıydı işte buna dikkat etmedi.
Binalar yükseldi, yapılar belirdi, toprak üzeri taşla döşendi...yine bir arayış vardı elbet ama en güçlüsü arandı.. güç arayışıydı belli ki bu basından beri..
Tamamlanmak için arayanlar varlığını hissetmekten mümkünken gücü için arayanlar varlığından nemalandı...
O zamanlar cennetteki arazilerin dönümü kaç dolardı...acaba...
Sanki tüm yazılı metinler hataları hoş görmek adına sebep olarak kullanılsın diye bahaneleri yazdı durdu...oysaki tamamlanmak değil miydi tek dert...
Herkes sonunda bildiğini okuyor, bilmediğini okusa da anlamıyor...fazlaca düşünmüyorum mayamda uyum olduğu kadar isyan da var...ama biline paraya çevrilecek hiçbir söz söylemezdi tanrı...aksi kendi yaradılışına uymazdı ya..
Tengri hepsinin canını alsa...

Ne zaman gelsem bu sayfaya çenem düşüyor...bazen alakayı kaçırıyorum affola!
Saygılar ve selamlar olsun.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Kimbilir Yazının sahibi 19 Ağustos 2020 Çarşamba 16:46:00
Telaşlı bir sitem ile haydi ne durursunuz toparlayalim düşüncelerimizi, bihçalayalım, ne haltlari görsünler edasıyla yazılmış bir yorum okudum...yanıldım mı.
Öyle güzel tazirlenmişki insanlık,sustum, pıstım, izledim yorumdaki duyguyu yazıyla aynı görünce rahatladım.

Temel aynı düzey aynı frekans aynı sadece renkler biraz değişik, o kadar da olmalı.

Varlığın yeter...
black_sky 19 Ağustos 2020 Çarşamba 18:18:02
Yanı gerçekten öyle bir giriş yapmışım ki...aslinda düşündüğüm şeyin tam tersi gibi olmuş. Sanırım yazının hararetiyle öyle konuya direkt daldım.
Sonuçta aynı frekans orası kesin ve rengimiz de zenginliğimiz sanırım. Bir-kac kere daha okurum bu yazıyı da.
Sağlıcakla kalın dilerim.
Bir Dünyevî
19 Ağustos 2020 Çarşamba 12:26:33
amin. amen. veya her neyse o kelime. sesim bir karış öteye geçmiyor. boşlukta sürtünme yok, iletim yok. karşındaki seni izliyor sadece, ne yaptığına bakıyor güvenlik kamerasından bakar gibi. sen bitiyorsun, sen tükeniyorsun. o sadece izliyor. belkide enerji formusun onun için sadece. senin tükenişini izliyor.

çok kısa hayat ve değersiz, durulmak için mi yaktılar ortalığı usta. daha oturmadı mı sessizlik koltuğuna, hayır, oturmayacak. boşluk tepkisizdir. etkisizdir. nasıl yaşıyorsun orada. herkes gibi neden yaşayamıyorsun.

savaşıyor durmadan, ben bunları nasıl yazabiliyorum, bilgisayarım var, internetim, bolca boş vaktim var, kelimelere yüklüyorum her fazlalığımı, olmayanlar ne yapıyor, sadece düşünüyor, çalışıyor mu, hayatla dalgasını mı geçiyor herkes kendi halinde.

bu çağda çalışmak, yemek için içmek için çalışmak bana çok saçma geliyor dostum, uğraşmak fazla gereksiz, hırsım çekilmiş damarlarımdan, enerjim uyuyor, uyanmayacak, çünkü yazın sıcak, kışın soğuk ülkemizde, arada çok esiyor nezle grip oluyorum, nedeni yok. boşluktan çıkınca çok fazla sürtünme var, etki tepki var, boşluk en güzeli belki de.

onların farkını göremiyorum, kendilerine verileni işliyorlar, güç etki etmeyi gerektiririr, güçsüzün kelimeleri var sadece ve o kelimeler de onlara etki etmiyor. çok fazla ruhi yaşıyorlar, kimse bilmiyor ki, bu devir de bilginin gereksizliğini de ortaya koydu belki de, boşluk güzel, en güzeli, lakin sorumluluk kime göre neye göre var. sorumsuzca etki ediyorlar, etki ettiriliyorlar, sistem bunun üstüne kurulmuş,

Tanrı; suçlu. herkes görevini yapıyor, o yapmıyor. güçsüz haykıracak, güçlü yine bildiğini okuyacak.

insanlık her gün biraz daha ölüyor usta. karıncanın fili yenmesi zor, sinek girmiyor artık burun deliğinden, sinekler bile rotasını şaşırmış durumda, çamurda dolaşıyorlar. eskiden de mi sinekler pis olan yerlerde dolaşırdı, evet öyle.. çok sinek gördüm doğada. örümcek tuzak kurmuş. düşüyorum düşüyorum dibi yok.. sonsuz bir düşüş gibi Tanrı da düşüyor mudur usta??

Tengri, gücünü paylaş benimle.
amin.amen. her ne ise.

saygı selam ve huzur dileklerimle üstadım.
bunlar döküldü yazıyı okuyunca.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Kimbilir Yazının sahibi 19 Ağustos 2020 Çarşamba 12:38:16
Devir insanı analitik çorbaya çevirdiler. Az bilim az fantastik düşünce ye iç yat dağılıma göre...
Bir bütün olarak sakın algılama, sistem dışı kalırsın.
Herşeyi yapan insansa ki öyle gözüküyor... O zaman Tanrı ne yapsın.
Eminim "ya sabır" diyordur.
Değer kattınız efendim...abim sağ olasin. :)
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.