Konsantre Karanlık Madde
44 şiiri ve 76 yazısı kayıtlı Takip Et

İnsektisid



’’Önce kurda kuşa, sonra aşa,’’

Doğa, mafyöz yapıdadır. Söylemiştim size, ’’Efendi’’leriniz o kadar da hadsiz değil, şehirleriniz. Size çaresiz bir demokrasiyi dayatanlar, kendi ’’kardeşizmaları’’ içerisinde hiç de demokrat değiller mi, ne? Ah, biad, dimi? Bir kirpi kadar olamazsınız siz, ah siz... Güçlünün güçsüzü ezmesi, doğadaki çeteleşme; teolojinin konusuna girer aslında ama benim konum bu değil. Biad mı? Yok canım, sağ ol; ben en tepeye ettim de geldim ’’biad’’ımı. ’’Kula kulluk ederken’’ cüppelinin müridlerinden çok da farklı değilsiniz aslında. Sahi, aynaya nasıl bakıyorsunuz?

Anladık, insan sevmiyorsunuz. Benim de pek sevdiğim söylenemez; ama yılları ’’bal tadında’’ geçsin diye, yılbaşında bal yiyenler; o arıların yüzüne nasıl bakıyorsunuz? Nasıl böyle şen kahkahalar atabiliyorsunuz, tasmanızı tutanlar her şeyin içini boşaltmışken? ’’İstanbul sözleşmesi kurtarır’’ af edersiniz baylar ve bayanlar; sizi artık hiçbir sözleşme kurtarmaz. Ölen öldüğüyle kalır, sizler kolpa kelimelerinizle vicdanınızı okşarsınız, geriye bir parça hüzün bile kalmaz; hormon dolu tavuğunuzu kemirirken, bol ’’gdo’’lu salatalarınızın yanında. Kendi domatesini bile yetiştiremeyen beceriksizler sürüsü; yükseleceğiniz yer en fazla 2 metrekare mezardır hani, ruhunuz kavrulurken!

’’Kaz gelecek yere’’ hormon ihraç edenler...

***

İnsektisidler, son yıllarda hemen hemen tüm ülkenin tarım ürünü haline getirilmiş böcek ilaçları. Bu ilaçlar arıların bir bitkiye konmasını da engelliyor. Eskiden yazları şehirlerde de arılar gezinirdi, şimdi yoklar. Neden sizce?

Arının konmadığı bitkileri bize yedirmekteler. Sonra da ilaç endüstrisi girer devreye... Siz ulan siz! Bir Tanrı gibi yüzlerini size hiç göstermeyen en tepedeki ’’Efendileriniz’’ sizlere de bu bitkileri sunmakta. Hiç mi kanser olan bir yakınınız olmadı? Nasıl baktınız yüzüne?

O sözde ’’Tanrısal’’ olan, ’’Tanrıcılık’’ oynayan efendileriniz, önümüze Greta’yı koyup, ekolojinin anasını belleyenlerdir. Bunun için yemin edebilirim, yok ettikleri bir kızılderili şefinden ya da bir şamandan çok şey bilmiyorlar. Evet evet, okuma yazma bilmeyen, yıllar önceki şeflerden, kamlardan bahsediyorum; doğanın dilini bilenin okuma yazmaya çok da ihtiyacı yoktur. Irmak anlatır, kuş anlatır, arı anlatır, çok sevdiğiniz kelebekler anlatır... Siz hiç bir kuşun ağlamasını ya da gülmesini duydunuz mu?

’’Efendileriniz’’ yüzlerini gösterirse bir sorar mısınız, ’’ülkü mabedlerini’’ erimiş glasierler üzerine mi inşa edecekler?

Bitkiden ete, ilaçtan gıdaya, silatan dijitale, anti-kapitalist mavralardan din sömürüsüne, her şeyi ama her şeyi tröstlerin ve korportların tekeline sokmak konusunda ’’Efendileriniz’’ kadar sizler de suçlusunuz baylar ve bayanlar!

Uçan kuşa, sokaktaki kediye bile borçlusunuz ulan! Merak ediyorum, ne geçti elinize, müşteri ağı mı, para mı, ego mu, ne? Neye satıldınız, bu kovert operasyonlardan payınıza düşeni merak ediyorum doğrusu, tek tek...

Bari almayın ağzınıza 6.filoya kurşun sıkıp da ipi göğüsleyen insanların adını. Bir şeyi de kirletmeyin ulan! O delikanlı insanlar, bir heykelin önünde, sizleri heykele mastürbasyon yaparken görselerdi sizin yüzünüze tükürürdü, benim değil...

Merak ediyorum doğrusu, çok mu sevgisiz büyüdünüz de satılıverdiniz hemencecik? Çok mu açtınız? Yoksa, yoksa bu ’’satılmışlık’’ babadan dededen mi miras? Hangisi?

***

Adaletin terazisine parmak koyanlar; illa kendi çapımızda bir şeyler mi yapalım? Susturun köpeklerinizi, safra içeriyor havlamaları ve hiç melodik değiller...

’’Stockholm sendromu’’ ve ’’öğrenilmiş çaresizlik’’ arasında ince bir nüans farkı vardır, birilerinin adamları! Bunu en iyi sizler bilirsiniz. Bir orada bir burada, demez misiniz ’’hiç mi ortası yok bunun?’’

Bir sır vereyim mi size, ’’Axis of evil’’ diye bağıran Oğul Bush’un ölçülmüş iq’su 80-90 arasındadır. Ve sizler bu kötücül ama aptal eksenin en dışındaki, en alt bilinçten çemberindensiniz. Onlar bindiği dalı keserken, sizlere de yediği kaba işemenin bir marifet olduğunu öğrettiler. Afiyet olsun!

İnsan da bu mafyatik doğada, bin yıllar boyunca yaşaya yaşaya mafyatikleşmiş bir canlıdır. Bu 80-90 iq’luk adamı dünyanın başına(?) koyanlar işte bu primordial insan yapısını bilen kişilerdir. İnsan, yüz binlerce yıl boyunca evrimleşti. Eh, kötülük de evrimleşti tabi. Ama siz, siz kırıntı yalayıcılar, hep vardınız! Hep vardınız ve bilirim ki hiç ama hiç değişmeyeceksiniz... Kötülük de evrimleşti ve kolektifleşti tabi, bilirim, üvertürler de bir kabileye ait olmadan yaşayamaz, yumurtlayamazlar...

’’Nasıl üvertürler, insektisidin tadı hoşunuza gidiyor mu?’’

Greta’ya ’’cürret’’ sorduranlar, yenilenebilir enerji endüstrisine milyar dolar milyar dolar yatırım yapanlardır ve ülkenize layık gördükleri ise Demirel zamanından kalma, ’’HES’’ projeleridir. ’’HES’’ projelerine ülkenizin ırmaklarını boğdururlar sizler ’’kar maksimizasyonundan’’ payınıza düşen kırıntılarınızı yalarken. Gerçekten de, çocuklarınız ayaklarını sokacak bir su bulamadığında, ne hissedeceksiniz? Bunun hesabını, bu üvertüre dönüşümünüzün hesabını o okuduğunuz Kafka’ya değil, suya, suyun sahibine vereceksiniz!

Ben, önüme konan o eşsiz sanat eserlerinden başka bir şeyi yalayıp yutmadım! Ama sizler var ya sizler, inanın ki beni sanattan da tiksindirdiniz...

Ama her gün daha kirlenmiş bir gezegene uyandığımızda, günün ilk ışıklarında betonların arasında yıllardır koşturanlar da sizlersiniz. Ben hiç ama hiç değilim, hiç de o koşturanlardan olmadım. Müsamaha elimde, kirlenmek için, kirletmek için nasıl da koşturduğunuzu izledim durdum yıllarca; öğlen yemeği saatlerinizde ben uyuyordum! Bundan gurur duyuyorum... Öğütemediniz beni, öğütemeyeceksiniz de...

Yoları çarpık bir şekilde zifte, zifire, asfalta boğanlar, aslında işinize daha kolay ve pratik biçimde gidip gelmeniz için yaptılar bunu! Sonra da ’’fordist’’ üretim teknolojisi ile ürettikleri otomobilleri verdiler kredilerle altınıza. Oysa üretimde büyümenin sonucu ise tüketimde büyümedir. Sizler üretip tüketirken, bir de geleceğinize, en değerli şey olan zamanınıza karşılık, faiz ile borçlandırarak dört duvar sahibi ettiler sizi. Nasıl üvertürler, duvarlarınızın arkasında güvende misiniz gerçekten de? Hadi, içtiğiniz çayın fotoğrafını çekin ve koyun Facebook’a, ’’evde çay keyfi’’ yazmayı da unutmayın ama, geldiğiniz noktada çaydan başka da keyfiniz kalmadı hani. Birileri dur demezse, doğa artık o çayı da vermeyecek kimseye... ’’Fordizm’’ mi, az kaldı, yakındır, ’’neofordizm’’e evrilecek. Siz hiç evrilmeyin üvertürler, aman! Belki de sizi o 10 metreden fazla yükseğe çıkarmayan kanatlarınız eksilir... Yakında o ’’beyin gücü’’ne de ihtiyaç kalmayacak. ’’Kullan-at’’ felsefesinin size hiç değmeyeceğini mi düşünmüştünüz yoksa? Tabi tabi, hepiniz çok önemli bilinçlersiniz. Özelsiniz, o yüzden seçildiniz.

Tüketim, hızlı iletişim, kullan-at bir sebeptir; keşke sonuçlarının faturası yalnızca sorumlulara kesilse ama doğa mafyözdür... Bu ’’nihai çıktılar’’ hepimizden çıkacak. Arıdan da, kuştan da, kediden de, köpekten de o çok sevdiğiniz kelebeklerden de!

’’Vakit nakittir...’’ Ne kadar güzel dimi şu hızlı tren hostesleri?

İletişim hızlandı, ne kadar da güzel, dimi? Peki ya insani iletişimimiz ne boyutta insanlık?

Sizler, Efendilerinin tweetlerini retweetleyen ’’Green Peace’’a bağış yaparken, aslında yaptığınız bağışlarla, ’’Green Peace’’ ağa babalarının ’’kar maksimizasyonu’’ için gözlerine yeni kestirdiği yerleri temizlemekte ve temizletmektedirler ’’gönüllülerine...’’

’’Teknolojiyi tanrılaştırmak,,,’’ hiçleştirmeye götürür baylar ve bayanlar! Ne, sizin dininiz zaten ’’hiçlik’’ üzerine mi kurulu, peki...

***

Ah, ama sen Peri, bu betonların içinde açmış, ’insektisid’den zerre nasibini almamış, bunca kirin içerisinde doğal kalmış nadide çiçek...

-’’Ben hep doğruyu söylerim, yalan söylerken bile,’’

+ Evet, çok güzel yalan söylüyorsun.

Çok güzel yalan söyleyenin ben olduğumu söylerken ki yine o meşhur yüzüme bakamayışın, Peri... O gözlerinin meşhur yuvarlanışı; gülerken ki gözlerine çok benziyor ama tam da öyle değil gibi. Peri... Hiçbir yalanım senden güzel değil. Hiçbir yalan görmedim ya da duymadım ki senden güzel olsun; ’’Pan’’lık bitti, yalan bitti. Görev tamam, kalbindeyim işte, hissediyor ve biliyorum... Biliyorum ve kendini bir flüte çevirmene asla izin vermeyeceğim; açmışken ve gülerken güzelsin de ondan.

Sen, Peri; bunca yalanın içerisindeki tek doğru, bunca betonun içindeki tek çiçek; gerekirse açtığın yerin hemen yanındaki betonu yatağım edeceğim ve orada uyuyacağım; üstümüzde de gökyüzü? Olsun,,, gerekirse yatak taştan olsun da, sağıma döndüğüm her anda sen ol! Derin, sadelikli ve derin sadelikli...

’’Önce kurda kuşa sonra aşa’’ sonra da kalbe, Peri...

Beğen

Konsantre Karanlık Madde
Kayıt Tarihi:31 Temmuz 2020 Cuma 20:54:47

İNSEKTISID YAZISI'NA YORUM YAP
"İnsektisid" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Kimbilir
1 Ağustos 2020 Cumartesi 20:31:27
Glifisofatlar ağaç dostu gözükür, uzak amacı toprağı yok etmektir, bilsen nasıl şirin görünmek ve sevimli görünerek hizmet ederler bilinmeyenlere... Ne de olsa homo herbis türü.
Yine söylüyorum dostum muhteşem bir yazı, akıl zorlayan türden.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Konsantre Karanlık Madde Yazının sahibi 1 Ağustos 2020 Cumartesi 20:52:22
Vah vah, demek tarım ilacının da kriptosu var.

Abiler çalışıyor...

Şaşırmıyorum artık, yemiş yemiş tuvalete gidememiş kriptolardan sonra, masum kalır ''glisofatlar''

El değmemiş toprak... Bir de ''flush'' diyor gavurlar toprağın yıkama işlemine.

Tertemiz eder Abi. Tertemiz.
ressam12
1 Ağustos 2020 Cumartesi 01:30:41
https://www.youtube.com/watch?v=IlWLuchrMuQ

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Konsantre Karanlık Madde Yazının sahibi 1 Ağustos 2020 Cumartesi 01:53:52
Çok beğendim. Laf olsun diye söylemem, bilirsin. Balkan sound'unu gerçekten çok severim. Bizde de Nezih Abi vardı, 90'larda kaldı tabi... Şu kafa ile o yıllara dönmek için çükümden vazgeçebilirim mesela.


https://youtube.com/watch?v=3HSdRYd3poM
Bir Dünyevî
31 Temmuz 2020 Cuma 23:04:43
Zamane mecnunu diyesim geldi, bir de "aşk" okumak isterim dosttan.. Perin var olsun , eksilmesin diyesim geldi. keşke bir de ya hakk deyip ok gönderseydin bir satırda..

kendimi suçlu hissetmemek için uyuşmak istiyorum şu an.
kalemine sağlık..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Konsantre Karanlık Madde Yazının sahibi 31 Temmuz 2020 Cuma 23:24:56
Okun ucunda da batrakotoksin? İnatçıyımdır var etmek ya da yok etmek konusunda; garanticiyimdir.

Senin de huzurun daimi olsun Dostum.

Aşk mı? Yer bırakırlarsa sözüm olsun Dünyevi.

Peri'nin iyeliği varsa, sözüm olsun Kardeşim.
Kimbilir
31 Temmuz 2020 Cuma 22:20:23
Bir de "glifosat"çılar var...yani herbisitler. Lakin doğa tersine çevirmeyi çok iyi bilir.
Muhteşem az kalır bu yazı için, bir deha, bir birikim ürünü. Dostum yazının her harfinde yanındayım, mutlulukla.

Gelicem...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Konsantre Karanlık Madde Yazının sahibi 31 Temmuz 2020 Cuma 22:33:48
Bu akşamın gülümseme sebebi de gelmiş. Hoş gelmiş. Yine gelsin tabi, gözler yolda beklerim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.