Necati Kavlak
223 şiiri ve 254 yazısı kayıtlı Takip Et

Buzlar çözüldü



Buzlar Çözüldü

Doruk, 5917 sayılı gayrimenkule tecavüzün defi infazında, yaşadığı tecrübesizliğinin hayal kırıklığını, masaya yatırıp, otopsisini yaparken: davul çalarak gelen kış; bir gecede dağı taşı beyaza bürüyüverdi.
Bundan sonra, Söylemez kar konuşacak, soğuk saz çalacak, -40 dereceye kadar düşen mevsim soğukları ata barı oynayacaktı.
Bingöl Dağlarının Erzurum il sınırları içinde dünyaya gözlerini açan Aras Nehri; Tekman yaylasından geçerken topladığı, çay ve derelerle Cem olup boz bulanık akarken; yine bir gecede kristalleşiverdi.
Kara kış kayıtsız şartsız egemenliğini ilan etmiş, ikinci bir emre kadar, sokağa çıkmayı, coşkun akmayı yasaklamıştı.
Toprak evlerin bacalarından, tezek dumanı, Sağlık ocağı ve Jandarma takım Komutanlığı binasından gökyüzüne, linyit dumanı savruluyordu.
Kara kışın en şiddetli olduğu, alınan nefesin bıyıklar üzerinde donduğu, tükürünce tükürüğün yere düşmeden donduğu bir dönemde, Erzurum Valisi Karaduman ile İl Jandarma Alay Komutanı Alpaslan’ın Hınıs’a gidesi gelmiş.
Karayazı İlçe Jandarma Bl. K.lığı geliş ve gidişte, yol emniyeti alınması için mesaj çekmiş. PTT Memuru Mesajı verdiğinde, sabah saat 10 00 sıralarıydı.
Doruk mesajı alır almaz, Bucağın giriş ve çıkışını kontrol altına almak için iki ayrı devriye hazırlarken, Vali Bey’in makam aracı, rüzgâr gibi geldi ve geçti.
Hazırlanan J. Devriyesi yola çıkmak için geç kalmıştı. Aslında mesajın geç gelmesi iyi olmuştu, yola devriye çıkartmamanın haklı mazereti olabilirdi.
Geri dönüşlerinde, Tekman’a bağlı Hacıömer J. Karakolundan geçerken, Karakol komutanı, telefon etti, haber verdi.
Doruk, dışarı çıktı, havanın vaziyetine baktı; bu havada devriye çıkartılmaz. Asker donar dedi kendi kendine ve dönüşte bilinçli olarak emniyet tedbiri almadı.
Alay komutanı, geliş ve gidişinde emniyet tedbiri alan, jandarma devriye görmeyince, küplere binmiş ve savunma alınması için talimat vermiş.
Kış kıyamet demeden, bir hafta geçmeden Bucak J.Tk. Komutanının yol emniyetini sağlamadığı iddiasıyla niçin yol emniyet devriyesi çıkartmadığı soruluyor, savunması isteniyordu.
Savunmayı alınca hiç şaşırmadı Doruk!
Zaten bekliyordu.
Karakolun Nuh Nebiden kalma A klavye daktilosunu aldı önüne, kısa ve öz olarak yazdı.
Erzurum Vali ve İl Jandarma Alay Komutanın Hınıs’a gidişi için çekilen mesaj Karakola, sabah saat 10 00 da intikal etmiştir.
Devriye hazırlanıncaya kadar, misafirler sür’atle geçiş yapmış, sırf bu yüzden, geçişte yol emniyeti sağlanamamıştır.
Dönüşte ise Hava sıcaklığı meteorolojik verilere göre -35 derecenin altında olması göz önüne alınmış, askerin görev başında donma riski dikkate alınarak, bilinçli olarak devriye çıkartılmamıştır.
Savunmamın bundan ibaret olduğunu arz ederim.
Askerlikte haklı olmak her zaman işe yaramaz.
Doruk yerden göğe kadar haklı olmasına rağmen, savunma isteyen irade ona üç gün oda hapsi cezasını uygun görmüş.
İlçe J. Bölük Komutanı J. Ütgm. Subaşı Telefonla aradı. Sen haklısın lakin cezanın infazını istemişler. Bölüğe gel, üç gün misafirimiz ol. Bizde ceza infaz edilmiştir diye yazalım dedi.
Doruk İlçe J. Bölük Komutanlığına gitti. Gündüzleri Bölükte, geceleri, hemşehrisi Herek Astsubayın evine misafir oldu.Ve cezası infaz edilmiş sayıldı.
Bu kış doruk için son kıştı. Karlar eriyince başka bir bölgeye, atanacaktı. Mayıs Ayı Jandarma Personeli için atanma aydır.
Atanma sırasında olanlar 15 Mayısı iple çeker. Kara kış çok çetin geçse de, günlerin gelip geçmesi su gibiydi.
Koca kışta, birkaç petrol tankeri ve kömür kamyonun mazotunun donması dışında hiçbir vukuat olmadı. Kış yağan karın rengi gibi tertemiz geçti.
Mayıs Ayı içinde atamalar belli oldu. Doruk Antakya Valiliği emrine atanmıştı. İlişiğini Haziran ayı içinde kesecek,
Temmuz ayı içinde de yeni görevine başlayacaktı. Bu arada karlar erimeye başlamış, Aras Nehrinin buzu çözülmüştü.
Doruk görevi devretmeye hazırlanırken, Çullu köyünde incir çekirdeğini doldurmayacak, basit bir tartışma yüzünden cinayet işlendi. Sanık kaçmak yerine gelip teslim olurken, sanık yakınları köyü terk etti. Bir hiç uğruna bir yuva yıkılmış, bir can toprak olurken, bir canda kendi kendini dört duvar arasına, parmaklıklar arkasına gömmüştü…
Aklınızdan geçenleri duyuyorum.
Başarısız infazdan ne haber diyorsunuz. Haziran ayı geldi hala bir kıpırtı yok! Belli ki Muhtar Ali suyu başından iyi bağlamış. Karakolda yediği o destekli tokattan sonra, bir daha karakola çevresinde görünmedi ve hiç uğramadı.

…/…


Beğen

Necati Kavlak
Kayıt Tarihi:28 Haziran 2020 Pazar 12:18:41

BUZLAR ÇÖZÜLDÜ YAZISI'NA YORUM YAP
"Buzlar Çözüldü" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Serap IRKÖRÜCÜ
28 Haziran 2020 Pazar 22:13:45

Her devlet görevlisi bir şekilde ast - üst emir komuta zinciri yaşar ama 'güvenlik görevlilerinin'ki bir başka gerçekten!..

Yazdıklarınızı okurken hep düşünüyorum. 'Ben böyle bir durumda ne yapardım?' diye... :((

O coğrafyanın kar yağışı gerçekten 'beyaz bir ölüm' gibi. Mart sonu gibiydi ve çok rahatsızlandığım için ilçedeki sağlık görevlileri Van'a götürülmem gerktiğine karar verdi. Yollar kapalı, kar da tipi halinden günlerdir durmadan yağıyor.

Askeriyeye haber verildi, belediyenin gönderdiği kar aracı önce arkadaki minibüste biz, yola çıktık. Zaten çok yavaş giden araçların arasında iki tekerlek payı ya var ya yok!..

İnanın, güçlü tipiden minibüs keç kez kara saplandı, kar aracı geri gelip yolu kürüdü de ancak yol alabildik. Çok da uzun olmayan yolu 3-4 katı zaman harcayarak alabilmiştik. Bu yolculuğum bende çok kalıcı bir anı olarak yer aldı.

Neyse, Doruk da bu zor bölgedeki görevini tamamlamış artık!... Yolu açık olsun... :))

Saygılarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak Yazının sahibi 2 Temmuz 2020 Perşembe 15:57:44
Merhaba Serap Hocam!

Yorumlarınızla, gerçekten çığır açıyor, yazı içeriği ile, yaşam hikayeleriniz-ide bütünleştirerek, farkınızı fark ettiriyorsunuz.
Sizinle aynı coğrafyanın atmosferin de yaşamış olmak, aynı havayı solumak,
Cumhuriyetin kazanımlarının bize bahşettiği en büyük imkan ya da fırsat diye
değerlendirmek geçti içimden.
Cemaat ve tarikat üniforması giyenlerin, çizdiği profil ve hanedanlık hayranlarının rüyaları gerçek olsaydı; Talibanlı Afganistanlılardan farkımız olur muydu sorusuyla karşı karşıya kaldım.
Biliyorum sizin içtenlikle yazdığınız, yorumla benim cevabım, arasında bağ kurmak, zor.
Türkiye'nin dolu dizgin koştuğu çim pist kötümserlik filizleri yeşermeye devam ediyor.
Yorumunuz için Çok teşekkür ederim Hocam.
Saygılarımla.


ersinbaşeğmez
28 Haziran 2020 Pazar 12:36:57
Komutanım;

Sahi, başarısız infaz ne oldu... Siz o kadar etkili anlatıyorsunuz ki hızlıca şimdi akşam detaylı okurum dediğim öykünün sonuna keyifle gelmiş; meslekte haklı/haksız aldığım savunma ve cezaları düşünür olmuştum. Kaleminiz doğa tasvirleri ve ondan öyküye o kadar başarılı ki okur nerede geçtiğini bile anlamıyor. Elbette bu tasvir için de güçlü bir gözlem ama daha mühimi bu güçlü gözlemi kaleme dökecek gönül gözü. Bunlar sizde hayliyle fazla olunca bir de bunların üzerine sevgi olunca ortaya böyle okuru hemen öykünün içine alan yazılar çıkıyor...

Ben yine aldığım haklı/haksız savunma ve cezalarda kaldım...

Bir de buna benzer bir olayı ben de yaşamıştım. Tabur komutanı’nı almak İÇİN normalde 30 dakikalık Dicle Ergani yolunu 7-8 saatte almış ve karşılığında keşke gelmeseydin sözü ile ödüllendirilmiştim. Tabii diyemiyorsun: Gel diye verdiğin emri akıllılık edip iptal etseydin zaten gelmez; bu kadar tankı ve askeri riske atmazdım.

Saygılarımla Komutanım

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak Yazının sahibi 2 Temmuz 2020 Perşembe 10:42:33
Ersin Bey Günaydın!

İnsanların, ortak mesleği olması, yaşam standartlarının aynı, ve de aynı hukuka bağlı iş edinmesi; birbirinin dilini daha iyi anlıyor diye değerlendirmek istiyorum. Birde coğrafyanın havasını koklayınca etle tırnak olmamak için hiç bir bahane yok.
Başarısız infazı merak edileceğini biliyordum ve yazı finalinde kısa bir iki cümleyle"Başarısız infazdan ne haber diyorsunuz. Haziran ayı geldi hala bir kıpırtı yok! Belli ki Muhtar Ali suyu başından iyi bağlamış. Karakolda yediği o destekli tokattan sonra, bir daha karakol çevresinde, hiç görünmedi. " diye cevaplamıştım.
Ne Yukarı söylemez köyünden infaz için talep geldi ne de İlçe kaymakamlığı verdiği kararın arkasında durup tekrar infaz edin diye göndermedi.
Haliyle karar gelmeyince Doruğun yapacağı bir işlem ve girişim olamazdı. Olmadı da. Yorum için çok teşekkür ederim.
Bu arada Dr. Dispenza'nın 8 haftalık online kurs öğrencisiyim. gecikmenin mazereti belgesi olarak dosyamda :) bulunsun istedim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.