zübeyde yalçınkaya
39 şiiri ve 14 yazısı kayıtlı Takip Et

9 adam ve 1 kadın



9 ADAM VE 1 KADIN
Onlar kutsal kitabı arıyordular. Birbirine benzeyen ve hepsi birbirinden farklı yerde ve yönde olan dokuz adam. Bu adamların hepsi aynı olduğu gibi parmaklarındaki yüzüklerde aynıydı, kaderleri de. Kutsal kitap gibi bu adam ve yüzüklerde aynı yerden gelmekteydiler ve hepsi kayıptılar ta ki kitabı bulana kadar.
Adamların parmağındaki yüzük gümüş ve üzeri altın işlemeliydi. Ayrıca pembe bir taşı olan yüzüklerden her biri dokuz adamın parmağında kutsal kitap üzerinde birleşmeyi bekliyordu. Çünkü her adamın parmağındaki taş yarımdı ve diğer yarısı ise aradıkları o kutsal kitap üzerindeydi. Bu adamların yüzükleri ile kutsal kitap üzerindeki taşlar bir araya geldiğinde ancak kitap açılacak ve okunabilecek hale gelecekti. Peki kitapta ne yazıyordu. Kimine göre evrenin varoluş gerçeği, kimine göre ise evrenin sırları yazıyordu. Fakat bunlar tahminden öteye gitmiyordu. Çünkü içindekileri okuyacak kutsal insan daha bulunamamıştı. Ve bu kutsal insanın nerede yaşadığı ise hiç kimse tarafından bilinmiyordu. Bu nedenle yolda gördüğün herkes hatta sen bile kitabı okuyabilirsen kutsal insansındır. Tabi bu sana biraz abartı gelecek ama maalesef gerçek böyle ve bundan ibaretti. Pembe taşlı yüzük sahibi adamlar dokuz sihirbazını çiziyor gibiydiler. Her yer ve her şey dokuzun katı olup onu oluşturan sayıların toplamıysa yine dokuza ulaşıyordu. Bu da kimi zaman kitabın konumunu bulmayı kolaylaştırır gözükse de yine işin içinden çıkılmaz dokuz noktasına getiriyordu bu adamları. Hangi yönden başlayıp adamları saysan sonuç yine dokuz adasındaki dokuz kalesinde bulunan dokuzgen olan güneş evine götürüyordu. Ve adamlar neredeyse her yıl bu çözülmüş şifrenin bulunduğu noktada kendilerini buluyorlardı. Bu durumsa yüzyıllardır böyle sürüp gidiyordu. Ta ki bugüne kadar. Evet yanlış duymadınız bugün bir şey oldu. Adayı gezmeye bir gemi dolusu insan geldi ve içlerinde bir kız vardı. Kız kızıl saçlı, beyaz tenli, bal renkli gözleri olan biriydi. Baktığınızda sıradan insanlardan her hangi biri gibiydi. Ama gerçek böyle değildi. Kızın boynunda tılsımlı bir anahtar vardı ve bu ona büyükannesinin atalarından kalma olan bir şeydi. Ve bu şey sıradan bir anahtar gibi değildi. Fakat kız ne kendinin ne de bu anahtarın farkındaydı. Kız dokuz şeklindeki adada diğer insanlardan ayrılıp onlardan epeyce uzaklaştı ve bu adada kayboldu. İnsanlar onu her yerde aradılar. Onu bulamayınca da gemiye binip adadan uzaklaştılar. Kıza gelince dokuz adasında dokuz şeklinde olan göle gitti. Sonra gölün tam ortasında güneş ışıklarının yansımasıyla gölün yüzeyine çıkan tapınağı gördü. Önce bu durum onu biraz ürkütse de tapınağın içini görme merakı onun oraya yüzerek gitmesine yol açtı. Tapınağın içine girdiğinde etrafında ona hayretle bakan o dokuz adamı gördü. Adamlar kıza,
-Bunu nasıl yaptın, dediler. Kız,
-Neyi, dedi. Adamlar aynı anda,
-Bu tapınak sırdır ve buraya yabancılar giremez, dediler.Kız onlara,
-Siz de birer yabancısınız. Öyle olmasa bu tapınak size de kapısını açmazdı, dedi. Adamlar kıza rağmen onu görmezden gelip tapınağın ortasındaki ahite doğru ilerlediler. Ahit dokuzgen şeklindeydi. Ve ortasında bir kitap vardı. Kitabın üzerinde dokuz adet pembe yarım taş vardı ve taşların birleştiği noktanın ortasında da bir boşluk vardı. Adamların her biri kitabın üzerindeki taşlarla parmaklarındaki yüzüğü çıkartarak birleştirdiler. Fakat yine hiçbir kıpırtı kitapta olmadı. Tam bu esnada kızın boynundaki anahtar kıpırdayarak kızla hızı ahite doğru gitmesini sağladı. Kızın boynundaki anahtar ahitteki o boşluğa girdi. Bu sırada o dokuz adam tek tek birbiriyle birleşip sonunda tek bir adama dönüştü. Kızsa bu sırada kitabı eline aldı ve kitabın içinde yazanı okumak istedi. Fakat bunu kız tek başına yapamıyordu. Adam kızın elinden kitabı aldı fakat o da tek başına okuyamadı. Sonunda ikisi birlikte kitaba bakıp okumaya çalıştılar. Ta ki ikisi göz göze gelene kadar. Sonra kitapta beliren yazıyı okumaya birlikte başladılar. Kitapta şöyle yazıyordu: “ Evrenin sırrı aşktır” diye. Birbirine yabancı olan adam ve kız aslında yüzyıllardır bir büyü tarafından birbirinden ayırt edilen iki âşıktı. Ve adam bu büyü nedeniyle dokuz parçaya bölünmüştü. Kız ise bir sır gibi doğacağı zamanı bekleyip bir soyun kucağında bir zamanda dirilecekti. Ki o vakit bu zamandı ve dirilmişti öylece. Olanlarsa tesadüf değildi. Ki aşk istese sevenleri bir noktaya toplayabilecek güçteydi ve öylede oldu. Büyü bozuldu ve aşıklar bir ömür boyu aşklarını aşk içinde yaşadılar.


Beğen

zübeyde yalçınkaya
Kayıt Tarihi:21 Mart 2020 Cumartesi 18:15:28

9 ADAM VE 1 KADıN YAZISI'NA YORUM YAP
"9 Adam ve 1 Kadın" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.