sami biberoğulları
524 şiiri ve 1500 yazısı kayıtlı Takip Et

S*ktir et !



S*KTİR ET !



John C. Parkin’in ‘’S*ktir et’’ Adlı kitabını okudunuz mu bilmem.

İşin doğrusu bana hitap eden bir kitap değildi ama yazdıklarında tamamen haksız da değildi John C. Parkin.

Ona göre mesela işe tam zamanında gitmeye ‘’S*ktir et!’’ Deyip geç gidebiliriz.

Mesela Temizlik yapmaya ‘’S*ktir et!’’ Deyip bir temizlikçi tutabiliriz.

Formda kalmak için bir şeyler yapmak yerine ‘’S*ktir et!’’Deyip televizyon seyredebiliriz

Yukarıdakilere daha pek çok ‘’S*ktir et!’’ Diyebileceğimiz eylem ilave edebiliriz

Dedim ya bana göre değil.

Hayatımda hiç bir zaman kasıtlı olarak işe geç gitmedim.

Hiç bir zaman eve temizlikçi, badanacı çağırmadığım gibi kendi yapabileceğim ufak tefek tamiratlar için de tamirci çağırmadım. Ama hiçbir zaman formda kalayım diye bir derdim de olmadı. Aynen yazarın dediği gibi ‘’S*ktir et!’’Deyip televizyon karşına geçtim ya da bilgisayarımın...

Yani bana göre öyle her şeye ‘’S*ktir et!’’ Denmez, denemez.

Mesela yine yazarın verdiği bir örnek.

‘’ Tanrıya ‘’S*ktir et!’’ Deyip şeytana tapabiliriz.’’

Evet bunu yapanlar yok mu? Var elbette. Hatta bazen farkında olarak ya da olmayarak en koyu dindarımız bile Tanrı’ya ‘’S*ktir et!’’Demiyor mu? Mesela zina eden biri...Mesela içki içen...Mesela kul hakkı yiyen...Faiz alıp veren...Cinayet işleyen...Yalan söyleyen...İftira atan...Gıybet eden...Örnekleri çoğaltabiliriz ama yine de Tanrıya ‘’S*ktir et!’’ Deyip açık açık bir isyanla şeytana tapmak apayrı bir şey olsa gerek.

Bu arada asıl değinmek istediğim konuya gelelim.

John C. Parkin diyor ki:

‘’Hoşlanmadığımız insanlara karşı nazik olmaya ‘’S*ktir et!’’Deriz ve onun yerine bu insanları önemsemeyiz.

İşte bu kısmen doğru.

Kısmen diyorum zira hoşlanmadığımız insanlara karşı da nazik olmak taraftarıyım her zaman. Ancak nezaketten anlamıyorlarsa, nato mermer nato kafa insanlarsa, hele bir de karşınıza fikirle gelecekleri yere ‘’ Asarım, keserim, aha da geliyorum, sıkıysa karşıma çık.’’ Gibi Mafyavari ağır abi pozlarıyla geliyorlarsa yapacağınız tek şey vardır ‘’ S*ktir et !’’ Deyip ilgiyi alakayı kesmek, bu tipleri önemsememektir.

Evet, onlar arkanızdan atarlar, tutarlar, kendileri çalıp kendileri oynarlar, aleyhinizde kamu oyu oluşturmaya çalışırlar, ağızlarını bozarlar vs... Yapılabilecek şey iki kelimeden ibarettir: ‘’ S*ktir et.

‘’S*ktir Et !’’ Çok kısa ama çok etkili bir rahatlatıcıdır.

Siz ‘’S*ktir et!’’ Deyip rahatlarken s*ktirettiğiniz insanlarda sinir, stres, saldırma içgüdüsü gibi duygular oluşturur ki onların bu hallare düşmesiyle daha da bir rahatlarsınız.

O halde?

O halde onlar sizi izleyedursunlar, hepsine birden ‘’ S*ktir et!’’

Yazıyı bir fıkra ile noktalayayım.

Üç kişi giyotinle idama mahkûm olur.Bunlardan biri papaz, biri hâkim, biri de fizikçi...İdam sehpasına ilk papaz çıkarılır. Başını giyotinin altına yerleştirir ve sorarlar:

– Son sözün nedir?

– Ben Allah’a inanıyorum, O beni kurtaracaktır. Allah... Allah... Allah...

Giyotini indirdiklerinde boynuna birkaç santim kala giyotin durur. Halk şaşırır ve hep bir ağızdan bağırır:

– Onu serbest bırakın; Allah sözünü söylemiş ve onu korumuştur.

Böylece papaz idam edilmekten kurtulur.

Sıra hâkime gelir, ona da sorarlar:

– Demek istediğin en son söz nedir?

– Ben papaz gibi Allah’a inanmıyorum. Ama adalete güveniyorum. Adalet... Adalet... Adalet...

Giyotini indirirler, giyotin hâkimin de boynuna birkaç santim kala durur...

Bunun üzerine insanlar tekrar şaşırır ve bağırırlar:

– Adalet sözünü söyledi, onu serbest bırakın.

Böylece hâkim de boynunun kesilmesinden kurtulur.

Sıra fizikçiye gelir. Ona da

– Son sözünü söyle !

– Ben ne Allah’a inanan bir papazım, ne de adalete güvenen bir hâkim.. Bildiğim tek şey şudur: Giyotinin ipinde bir düğüm var ve o düğüm giyotinin tam inmesine engel oluyor.

Görevliler giyotini kontrol edince gerçekten de bir düğüm olduğunu görürler. Düğümü açıp tekrar bırakırlar, böylece fizikçinin başı bedeninden kopar..
Toplumdaki "düğümler" ve sorunlara işaret edip gerçekleri söylemenin acı sonuçları olabilir!..

Gerçeğe talip olanlar, bedel ödemeyi göze almalıdır.

Kafamıza giyotin inecek diye doğru bildiklerimizi yazmayalım mı yani?

Bakın işte ona ‘’S*ktiret !’’ Diyemem. Kafamın kesileceğini bilsem yine de yazarım.

Beğen

sami biberoğulları
Kayıt Tarihi:23 Şubat 2020 Pazar 00:46:09

S*KTİR ET ! YAZISI'NA YORUM YAP
"S*KTİR ET !" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
neneh.
23 Şubat 2020 Pazar 20:15:18
Ben bir şeyi merak ettim şimdi...Madem ipin düğümü fark edilmiş papaz tekrardan idam edilmiş mi yoksa Papa 2nci jeanpool kurtarmış mı?..Hakim de birilerinden torpilli deme durumu havai fişeklere bırakırım :))
Saygıyla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 23 Şubat 2020 Pazar 22:47:40
Papaz için kim devreye girdi? Tanrı...Ona dokunulmaz artık.

Hakim için? Adalet...Ona da dokunulamaz.

Fizikçi için? Fizik kanunları...Yani sağlam bir şefaatçısıyokmuş garibin.)))

Selam ve saygılar.

Ethem_Namık
23 Şubat 2020 Pazar 10:51:59
Türk'ün "mutlu"yum demesi seni rahatsız mı ediyor?

Başka sorum yok!...

İhanet, sanata dönüşmüş.

Başka sözüm yok...

Biraz Türk, biraz müslüman olmayı deneyin.

Başka önerim yok...


Yazılarından bu sonuç çıkıyor.

Başka sonuç yok...



Ethem_Namık tarafından 2/23/2020 11:02:48 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 23 Şubat 2020 Pazar 13:33:16
''Evlatlarım aç'' Diye kendisini yakan bir Türk'ü mutlu bir Türk addediyorsanız böyle bir mutluluk evet beni rahatsız ediyor.

Sanatı ihaneti için bir araç olarak kullananlar beni rahatsız ediyor.

Mutlu olsam da olmasam da Türk'üm ve Elhamdulillah Müslümanım. Dolayısıyla Türk ve Müslüman olmayı denemek gibi bir ihtiyacım yok.

Beni anladıysan da anlamadıysan da benim açımdan bir sorun yok..

Sorun olmadığına göre sonuç da yok.

ishakaras
23 Şubat 2020 Pazar 08:00:09
akıcı çok güzeldi üstat, emeğinize sağlık saygılar ve selâmlar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 23 Şubat 2020 Pazar 13:34:02
Çok teşekkürler sevgili İshak kardeşim.

Selam ve sevgilerimle.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.