sami biberoğulları
519 şiiri ve 1452 yazısı kayıtlı Takip Et

İstanbul’u kim feth etti?



İSTANBUL’U  KİM  FETH  ETTİ?

Hani bilirsiniz kara yolarında dinlenme tesisleri vardır…İşte bu dinlenme tesislerinden birine giren Temel bir kahvaltı tabldotu ister ve tabldot gelince zeytini yemek için çatalı ile hamle yapar.Fakat bir türlü çatalı zeytine saplayamaz. Bunu gören bir garson kibarca yaklaşır Temel’e zeytini çatala takar ve ‘’Buyurun’’ diyerek uzatır…Temel Garsona bakar ‘’ Uyyy ula uşağum şimdi sen marifet yaptum mu sanaysun…Pen ha oni o kadar yormasaydum sen zor yakalardun.’’ Der.

İşte bu fıkra bende hep İstanbul’un Fethini çağrıştırır nedense. Sorarım kendi kendime İstanbul’un gerçek Fatihi kimdir diye? Tamam son noktayı koyan, Bu günkü İstanbul topraklarında artık Bizans bayrağının dalgalanmasına son veren Fatih Sultan Mehmet’tir de yine bu günkü İstanbul’un fatihi de o mudur?

Önce İstanbul’un Tarih boyunca geçirdiği kuşatmalara bakalım:

Sayıları 29 olan kuşatmalar sırayla şunlardır:

--M.Ö 340 Makedonya Kralı Phillippe ( Büyük İskender’in Babası )
--M.Ö 194 Roma İmparatoru Septim Severus (Başarılı olmuştur.Şehir artık Romalılara bağlanmıştır.)
--M.S 616 İran Hükümdarı Keyhüsrev
--M.S 626 İranlılar ve Avar Türkleri ortak
--M.S 672 Emevi Halifesi Muaviye ( Hz. Muhammed[ s.a.s.] zamanında gerçekleşen Hicret olayında Peygamberimizin, evinde misafir kaldığı Ebu Eyüb el Ensari’nin katıldığı sefer )
--M.S 712 Emevi Halifesi I.Velid
--M.S 722 Emevi Halifesi I.Velid (Yalnızca Galata Limanı alınmış, Arap Camii inşa edilmiştir.)
--M.S 782 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
--M.S 854 Abbasi Halifesi Mütevekkil
--M.S 864 Ruslar
--M.S 869 Abbasi
--M.S 936 Ruslar
--M.S 959 Macarlar
--M.S 970 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
--M.S 1203 Latinler (Latinler İstanbul’u 1261’e kadar ellerinde tuttular.)
--M.S 1302 Venedikliler
--M.S 1348 Cenovalılar
--M.S 1391-1396 Osmanlı Padişahı I.Beyazid (Şehir İstanbul’da bir Türk Mahallesi kurulması isteğine karşı çıkılması üzerine ablukaya alınmıştır.)
--M.S 1412 Osmanlı Şehzadesi Musa Çelebi
--M.S 1422 Osmanlı Padişahı II.Murat
--M.S 1437 Cenovalılar

Burada Fatih Sultan Mehmet’e kadar olan yirmi bir kuşatma zikredilmiştir. Arada Bulgarlar, Hunlar, Ruslar, Gotlar’ın yaptıkları istilalarla birlikte sayı yirmi dokuzu buluyor. Yani II. Mehmet’ten( Fatih Sultan Mehmet ) önce İstanbul yirmi sekiz kez sarsılmıştır.

Şimdi İstanbul’un Anadolu yakasında bulunan ilçelere bakalım.
Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy ,Kartal, Kadıköy, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar
Bu ilçeler kimin zamanında Osmanlı hakimiyetine girmiştir? Orhan Bey zamanında...İkinci Osmanlı Padişahı olan Orhan Bey Palekanon Savaşında(1329 ) Bizans İmparatoru III. Andronikos’u perişan edince bu topraklar artık Osmanlı toprağı olmuştur. Bu savaş pek çok tarihçi tarafından Maltepe Savaşı diye isimlendirilir. Maltepe ise Bu günkü İstanbul’un öyle kıyısında köşesinde bir ilçe değildir malum.

Orhan Bey zamanında Rumeli’ye geçen Türkler artık Bizans’ın Rumeli’deki hakimiyetine de son vermeye başlarlar ve Orhan Beyden sonraki Padişah olan oğlu I. Murat Çatalca’ya kadar olan toprakları Osmanlı hakimiyetine katar. Yani Bizans denilen devlet kala kala Rumeli topraklarındaki bir kaç ilçeden ibaret kalmıştır.

I.Murat’tan sonra tahta oturan Yıldırım Bayezıt İstanbul’u almayı kafasına koyar ve bunu gerçekleştirebilmek için İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasına Güzelce Hisar’ı yaptırır (1395 ) ( Anadolu Hisarı ) [ O toprakların bizim olduğunun en güzel kanıtı ] Sonra Bizans’a kalan son İstanbul topraklarını da almak için iki defa harekete geçer…Ama İlkinde Niğbolu Savaşı’nı yapmak zorunda kaldığı için, ikincisinde de Timur tehlikesinin belirmesi üzerine kuşatmadan vaz geçer.

1412de Yıldırım Bayezıt’ın Oğlu Musa Çelebi kuşatır bu Bizans’a kalan İstanbul’u ama başarılı olamaz.
II. Murat zamanında İstanbul bir kez daha kuşatılır 1422 yılında. Ancak o da alamaz Bizans’ın bu son kalesini

Nihayet sıra II. Mehmet’e gelir. İşte buraya dikkat etmek gerekiyor.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un Fethini kolaylaştırmak için Boğazkesen Hisarını ( Rumeli Hisarı ) Yaptırıyor. Bu Hisarın yapımına 15 Nisan 1452’de başlanmış, 31 Ağustos 1452’de tamamlanmıştır. Eğer Bu günkü Rumeli Hisarının bulunduğu yerde bir hisar yaptırabiliyorsa bu toprakların da Türk toprağı olması gerekmez mi? Evet…Demek ki Rumeli Hisarı ve onun kuzeyinde kalan ilçelerin bulunduğu alan da Türklerin elinde…Peki sadece bu kadar mı?

6 Nisan 1453te Fatih Sultan Mehmet genel saldırı emrini verir…Nereden peki? Bayrampaşa Deresi kenarında Maltepe sırtlarından..Yani bu günkü Topkapı- Bayrampaşa ve onun batısında kalan tüm topraklar da Türklerin elindedir.

Kısacası Fatih Sultan Mehmet’e gelinceye kadar İstanbul’un Fethi neredeyse tamamlanmıştır. II. Mehmet’e kala kala sadece bu günkü Fatih İlçesini ve yine bu günkü Eyüp ilçesinin küçük bir bölümünü almak kalmıştır.

Denizde 400 Parça donanması, Karada İki yüz bin kişilik bir ordusu, elinde zamanının en mükemmel silahları olan Şahi ve Balyemez gibi topları olan bir Osmanlı Padişahının, bir iki ilçeden ibaret kalmış minicik bir devlet bozuntusunu ortadan kaldırması bana hep yukarıda anlattığım fıkrayı hatırlatır.

Böyle büyük ve muhteşem bir güçle sadece bir iki ilçeden ibaret kalmış bir minyatür devlete son verilmiş olmasını ‘’Büyük bir zafer ‘’ olarak nitelendirmek…Bilmiyorum ama sanki bir kediyi parçalayan aslanın ‘’ Bakın ben ne kadar muhteşem bir iş yaptım ‘’ diye övünmesi gibi geliyor bana.

İstanbul’un Fethini küçümsüyor muyum peki? Asla…Peygamberimin hadisinin gerçekleşmiş olduğunu görmenin mutluluğu var en azından. Ama İstanbul’un bence bir tane Fatih’i yok. Orhan Bey, I. Murat, Yıldırım Bayezıt, Musa Çelebi, II. Murat gibi daha nice Fatihleri var İstanbul’un. Onların adını zikretmeden bu fethi sadece Fatih Sultan Mehmet’e atfetmek benim kanaatimce doğru değildir.

Not: Yukarıdaki haritada Fatih’in fethettiği İstanbul’u görmektesiniz.

Beğen

sami biberoğulları
Kayıt Tarihi:28 Mayıs 2012 Pazartesi 10:56:31

İSTANBUL’U KİM FETH ETTİ? YAZISI'NA YORUM YAP
"İSTANBUL’U KİM FETH ETTİ?" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Ahmet Zeytinci
7 Ekim 2018 Pazar 10:04:40
Çok değerli ve kayda değer bilgiler. Türk Tarihi fetihler ile ve Fatih gibi, Yıldırım Beyazıt gibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi komutanlar ile kayda değer olaylara imza atmıştır. Kutluyorum yürekten Sami Hocamı...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 7 Ekim 2018 Pazar 10:51:05
Çok teşekkürler sevgili Ahmet Kardeşim.

Selam ve sevgilerimle.
Aşkar...
7 Ekim 2018 Pazar 02:58:13
ve en az Fatih Sultan Mehmet kadar büyük bir komutan en son;

'Birinci Dünya Savaşı’nın galibi İtilaf devletleri, 22 İngiliz, 12 Fransız, 17 İtalyan, 4 Yunan gemisi ve 6 denizaltıdan oluşan tam 61 parçalık donanma ile İstanbul'u işgal etti
13 Kasım …'

Mustafa Kemal, Haydarpaşa’da…Boğaz’a demirleyen demir zırhlıların karşısında…
“Geldikleri gibi giderler” dedi…
İstanbul’un işgali ve üç kelime ve en son fetih:

“Geldikleri gibi giderler…”

saygılar emeğinize sağlık ve esenlikler dileğimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 7 Ekim 2018 Pazar 10:52:47
Biri İstanbul'u bir Türk yurdu yapmış, diğeri ebediyen Türk yurdu olarak kalacağını dosta düşmana göstermiştir. Her ikisine de Allah rahmet eylesin. Makamları cennet olsun.

Selam ve saygılar.
yağmurla gelen adam
6 Ekim 2018 Cumartesi 12:26:46
çok güzel bir yazı okudum hocam
tarih bilgim yok ama anlatmak istediginizi galiba anladım
bütünü göz önüne alarak bakalım tarihe

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 6 Ekim 2018 Cumartesi 14:52:20
Çok teşekkür ederim arkadaşım.

Selam ve saygılar.
İlhan Kemal
24 Kasım 2016 Perşembe 00:09:42
Daha önce yorum yapmışım ama peygamberin sözüne fazla odaklandığım için maddi bir hatayı kaçırmışım.

Septimius Severus'un Bizans'ı alışı Milattan Sonra ('Önce' değil) 196. Ama şehrin Romalılara bağlanması bu tarihten 270 yıl öncesine, Bitinya Kralının ülkesini Roma'ya miras bıraktığı Milattan Önce 74 yılında oluyor. Saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 24 Kasım 2016 Perşembe 01:01:36
Teşekkür ederim değerli kardeşim.

Selam ve sevgilerimle.
HakanKurtaran
29 Mayıs 2012 Salı 10:18:40
İstanbul ile bilgilerimiz bir daha yediledik,
Untmaya yüz tutan beynimizi üstat biledik.
HakanKURTARAN
Yüreğine sağlık Sami Hocam.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 29 Mayıs 2012 Salı 21:39:27
Çok teşekkürler değerli arkadaşım.

Selam ve saygılarımla.
Burçak tarlası
29 Mayıs 2012 Salı 08:42:01
Çok değerli hocam devletleri arazilerinin büyüklüğüne göre ölçmek coğrafi açıdan yapılabilir fakat siyasi ve dini açıdan baktığınızda o küçücük arazide Doğu roma imparatoru bütün siyasi gücü ile patrik ise ortodoksların lideri olarak yaşıyordu.Fatihin başarısını küçümsememelisiniz.Bu gün küçücük Vatikan bütün dünya hristiyanlarını idare ediyor.Kaldı ki Osmanlı devleti de Anadolu'da ki en küçük beylik idi.Bu gün İstanbul kadar nüfusu olmayan Yunanistanı ayakta tutmak için Avrupanın nasıl çırpındığına şahidiz ,boğazlarından kesip yunanistana aktarıyorlar.İsraili de hesaba katarsak bu örnekleri çoğaltabiliriz.Bu muhteşem zafere ve ecdadın emeğine gölge düşürmeyelim. Sizi ayrıca severek takib eden bir meslekdaşınızım.Saygılar...

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 29 Mayıs 2012 Salı 10:09:51
Değerli Meslektaşım.

Öncelikle sayfamda ilk kez karşılıklı münazara edebilmenin mutluluğunu yaşattığınız için size çok teşekkür ederim.

Beni severek takip ettiğinizi belirttiğinize göre daha önceki yazılarmda ceddimize kara çalmaya çalışanlara karşı nasıl bir mücadele içinde olduğumu da görmüşsünüzdür.

Yorumunuzda çok güzel örnekler vermişsiniz.( Vatikan, Yunanistan ve İsrail gibi ) Fatih'in feth ettiği İstanbul'a baktığımız zaman Bizansın bu saydığınız örneklerden hiç birine benzemediğini rahatlıkla söyleyebilirim.


1071 den hemen sonra 1095 te başlayan Haçlı seferlerinin hemen hemen hepsinde İstanbul'u Türk tehlikesinden koruma amacı vardır.Ama Fatih'e gelindiğinde artık Bizans bu siyasi güce sahip değildir. Çünkü büyük dedesi Yıldırm Bayezıt Niğbolu'da o haçlının belini kırmıştır. Siz de bilirsiniz ki Avrupa hristiyan dünyası Niğbolu Savaşından sonra ''Dünyada Türkleri yenebilecek bir ordu yoktur'' demeye başlamıştır.

Ankara Savaşında Osmanlıların Timur'a yenilmesi ise Avrupa için yeniden bir ümit olmuş ve ''Türkler de yenilebilyormuş '' demeye başlamışlar ama II. Murat Varna ve II. Kosova Savaşları olarak bildiğimiz bu haçlı seferinde yine Hristiyan Avrupa'nın belini kırmıştır.Yani artık Bizans'ın siyasi bir gücü kalmadığı gibi dini gücü de kalmamıştır. İstanbul'un fethi öncesinde Patrikhaneyi Vatikan'a bağlama düşüncesi de bundan doğmuştur.

Ben yazımla şunu anlatmaya çalışıyorum: Bu gün İstanbul'un fethinin büyüklüğünden ziyade Osmanlı'nın ulaşmış olduğu güç konuşulmalıdır.

İstanbul'un kalan son kalesinin de alınması elbette önemlidir. Bu bir dönemin sona ermesi ve muhteşem bir yeni dönemin başlamasıdır. Ancak böylesine muhteşem bir güçle böyle bir zaferin kazanılmış olmasını adeta bir mucize gibi ifade etmek...İşte o zafere gölge düşüren asıl budur bence...Bu muhteşem güçle İstanbul'un feth edilmesi değil feth edilememesi ancak mucize olurdu.

Ben işte bu hususa değinmek istiyorum...Bana göre Bizler İstanbul'un fethi kosunda '' Haa o mu? O bizim ceddimiz için çocuk oyuncağıydı.''Sen minicik İstanbul'un fethine bakacağına atam Fatih'in Osmanlı devletine kattığı 17 devlete bak '' diyebilirsek ecdadın emeğine saygıyı asıl o zaman göstermiş oluruz. Aksi taktirde Fatih'i sadece İstanbul'u feth eden Padişah olarak tanıyan bir millet olmaktan ileriye gidemeyiz ki işte asıl o zaman ceddimizin kemiklerini sızlatmış oluruz.


Selam ve saygılarımla.

Burçak tarlası 29 Mayıs 2012 Salı 11:56:21
Hocam bu zaferin mucize olmadığı Osmanlının ulaştığı gücün bir sonucu olduğu muhakkak fakat Osmanlı tarihini ,gücünü ve o dönemdeki diğer devletlerle olan ilişkilerini tahlil edemeyecek o kadar çok insan var ki ...Bu zaferi ,sadece Fatih ilçesinin alınması gibi algılayarak ,bu gün kü şartlar ve bakış açısı ile değerlendirdiklerinde yanlış yöne kayabilir düşüncesi ile yazdım yorumumu .Bu zafer asırlar süren bir sürecin, sonucudur.Bu gün'' Bir gün gelecek Beyaz sarayda ezan okunacak ,oval ofiste mevlid yapılacak Amerika Ku'ran ın hükmüyle yönetilecek ''deseler nasıl imkansız gibi gelse de bazı insanlara ki ben onlardan değilim bunu gerçekleştirenleri bedrin askerleri gibi görür ve biat edersiniz.Çünkü kıyamet gerçekleri ortadadır.Tabi bu düşüncelerim müslümanlar için geçerli.
Sultanımın yeri bende apayrıdır.Kendimi bildim bileli hep yanımda idi ve ben hep onun yanında idim .Tahmin edersiniz Fatihliyiz...Saygılar
sami biberoğulları 29 Mayıs 2012 Salı 21:38:24
Değerli Arkadaşım.

Ben de Fatihli sayılırım. Abim hâla Fatih-Küçük Mustafa paşa'da oturur. Hayatımız Fatih- Eyüpsultan- Bayezıt üçgeni içinde geçti.

Selam ve saygılar.
SEVİLAY DİLBER
28 Mayıs 2012 Pazartesi 19:27:49
bütün suç istanbulun..
hocam yazınızdan çok faydalandım...
teşekkür ederim..
selamlarımla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 29 Mayıs 2012 Salı 10:10:57
Çok teşekkürler değerli arkadaşım

Selam ve sevgilerimle.
bekir odaci
28 Mayıs 2012 Pazartesi 19:02:58
hocam neticeye ulaştıran fatih sultan mehmet tir ama önemli olan netice değilmi emeğinize sağlık saygılarımla selamlar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 29 Mayıs 2012 Salı 10:12:20
Sevgili Bekir.

Netice elbette önemli ama o neticeye ulaşmakta emeği geçen diğer insanları da anmak gerekir değil mi?


Selam ve sevgiler.
glenay
28 Mayıs 2012 Pazartesi 19:00:57
Gerçekten bilmiyordum, Fatih sultan Mehmet'ten önce İstanbul'un nerdeyse tamamının zaten alındığını. Tarihte Fatih'in fethettiği öğretildi bize. En iyi bildiğim tarihte budur. Artık nasıl kazındıysa
beynimize. Bilgilendiricitdi..

Çok teşekkürler,

selâmlarımla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 29 Mayıs 2012 Salı 10:13:54
Çok teşekkürler arkadaşım

Ne yazık ki bir tarih öğretmeni olmasaydım benim bilgilerim de sizden farklı olmayacaktı. Maalesef tarihimize karşı çok ilgisisiz.

Selam ve saygılar.
İlhan Kemal
28 Mayıs 2012 Pazartesi 18:30:22
"Peygamberimin hadisinin gerçekleşmiş olduğunu görmenin mutluluğu var en azından."

Söz konusu hadisin hep kelimesiyle yorumlanmış olduğunu, altında yatan anlamın gözardı edildiğini düşünürüm. Konstantiniye'nin fethinden bahsederken kendi döneminin dünya başkentinden söz etmektedir aslında. Çok değil, dört yüz yıl önce yaşamış olsa Roma diyecekti. Ama yedinci yüzyılın başının insanı olarak döneminin en güçlü devleti Roma'nın (Biz Bizans ya da Doğu Roma desek de aslında sadece Roma) başkentini, Konstantinopolis'i işaret etmesi doğal karşılanmalı. II.Mehmet'e gelindiğinde şehir 7. yüzyıldaki noktasında değildir. Mehmet'in ordusu bile şehrin nüfusunun iki katına yakındır. Şehrin gelirleri komşusu Galata'nın çok altındadır (Zaten yazınızda Konstantinopolis'in o dönemki durumuna güzel bir şekilde değiniyorsunuz). Her ne kadar 15. yüzyılda tek bir şehri Avrupa'nın başkenti olarak göstermek mümkün değilse de, ileri gelen kentlerden birinin fethedilen şehir olmadığı açıktır. Hadis bugün söylense belki New York'tan bahsedecekti. Yirmi yıl sonra ise başka bir kentten. Yine güzel bir analojiyle "sanki bir kediyi parçalayan aslanın" diyorsunuz. Bu konuda size tamamen hak veriyorum.

İlhan Kemal tarafından 5/28/2012 9:54:30 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 29 Mayıs 2012 Salı 10:14:40
Değerli yorumunuz için çok çok teşekkür ediyorum.

Selam ve saygılarımla.
AYSE 09
28 Mayıs 2012 Pazartesi 16:53:50
demek oluyor ki çok yorulmuş istanbul ve
Fatıh sultan mehmette alıvermiş
yine harika anltımdı
rabbim tüm fatihleri nurlar içinde yatırsın
saygımlasınız

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 29 Mayıs 2012 Salı 10:16:01
Çok teşekkür ederim değerli arkadaşım

>Evet Rabbim tüm Fatihleri nur içinde yatırsın.

Selam ve saygılarımla.
Halil Manuş
28 Mayıs 2012 Pazartesi 11:59:37
Bütün Zaferler buna benzer. Elbette bir kişi üzerine "Bu kazandı" denemez ama en son O kişinin komutasında alındığı için öyle anılır. Birde nasip meselesi bunlar. Bundan önceki en az 29 kuşatma yapanlara neden nasip olmadı da Fatih'e nasip oldu? Burasıda önemli değil mi? Öyle ya da böyle
Peygamber Hadisine uygun davranıp zaferle taçlanan fetih Fatih'in engin dehasıyla da ilişkilidir.
Selam olsun O şanlı zaferleri bize armağan eden Fatih'e, Fatihlere...

Selam ve saygımla....

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 28 Mayıs 2012 Pazartesi 12:56:41
Değerli arkadaşım

Söylediklerinize kim itiraz edebilir ki? Evet öyledir...Tüm dünya kabul etmiştir Fatih Sultan Mehmet'in bir çağı sona erdirip bir çağı başlattığını...Peygamberimizin Hadisi şerifine onun nail olduğunu...Ben bunun zıddı bir şey söylemiyorum ki.


Söylemeye çalıştığım şey şu: İstanbul'un Fethi derken eğer bu günkü İstanbul haritası içinde kalan 39 ilçeden bahsediyorsak bu fethin birden fazla fatihi vardır. Ama Fatih Sultan Mehmet döneminde ve de Surlarla çevrili hani o yedi tepe üzerinde kurulu ( Ki pek çok kişinin zannettiği gibi o tepelerden birisi Anadolu yakasındaki Çamlıca tepesi değildir ) İstanbul'dan bahsediyorsak evet onun Fatihi II. Mehmettir.


Türklerin Anadolu'nun kapılarını açtığı 1071 Malazgirt Savaşından Sadece 24 sene sonra başlatılan Haçlı seferlerine bakarsak İstanbul'un niçin Fatih'e kadar alınamadığını daha net anlayabiliriz. Mesela Yıldırım Bayezıt İstanbul'u kuşattığında da böyle bir haçlı seferi yapılmış ve bunun sonucu olarak Niğbolu savaşı yapılmak zorunda kalmıştır.

Yıldırım Bayezıt'ın kazandığı Niğbolu ve ondan sonra II. Murat'ın kazandığı Varna, II. Kosova gibi zaferler olmasaydı Fatih Sultan Mehmet'in karşısına da bir haçlı ordusu dikilebilirdi...

Kısacası kendinden önceki padişahlar Fatih için gerekli tüm ortamı sağlamışlardır ve elbette ki Fatih'in kendi üstün kabiliyetleri de buna eklenerek İstanbul'un Bizansta kalan son kalesi de feth edilmiştir.

Bütün fatihlere selam olsun...Makamları cennet olsun.

Selam ve sevgilerimle.
Halil Manuş 28 Mayıs 2012 Pazartesi 13:16:03
Zaten itiraz etmedim. Haddimde değil. Çünkü Tarih adına sadece yürek yangınlığı ve aşkla sevgim olsa da bilgim açık söyleyim ileri değildir.
Günümüzde de Cumhuriyetimizi kurmadan hangi komutanlarla ne savaşlar yapılmış ama en son Atatürk'ün adı anılır hep.

Her zaman söyledim yine söylüyorum; Engin tarih bilginizden çok faydalanıyorum. Bunun içinde özellikle teşekkürlerimi sunuyorum.

Bize bu vatanı bırakan tüm Fatihlerimize selam olsun. Allah onlardan Razı olsun. Bize düşen bu vatanda birlik beraberliğimizi koruyabilmek..

selam ve saygımla....
inci*
28 Mayıs 2012 Pazartesi 11:53:47
Hocam her zaman son noktayı koyanlar akılda kalır. Her olay farklı açılara sahiptir ve herkes kendi açısından görüp değerlendirir . Fikirlere ve düşüncelere saygılı olmayı öğrendik. Bu öğreti bize miras atalarımızdan ve düşüncenize saygım sonsuz. Ben yinede Fatihin bir çağ kapatıp bir başka çağın kapılarını açtığına inan ve o öğretilere sadık kalanlardanım. Saygılar.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 28 Mayıs 2012 Pazartesi 12:56:11
Değerli arkadaşım

Söylediklerinize kim itiraz edebilir ki? Evet öyledir...Tüm dünya kabul etmiştir Fatih Sultan Mehmet'in bir çağı sona erdirip bir çağı başlattığını...Peygamberimizin Hadisi şerifine onun nail olduğunu...Ben bunun zıddı bir şey söylemiyorum ki.


Söylemeye çalıştığım şey şu: İstanbul'un Fethi derken eğer bu günkü İstanbul haritası içinde kalan 39 ilçeden bahsediyorsak bu fethin birden fazla fatihi vardır. Ama Fatih Sultan Mehmet döneminde ve de Surlarla çevrili hani o yedi tepe üzerinde kurulu ( Ki pek çok kişinin zannettiği gibi o tepelerden birisi Anadolu yakasındaki Çamlıca tepesi değildir ) İstanbul'dan bahsediyorsak evet onun Fatihi II. Mehmettir.


Türklerin Anadolu'nun kapılarını açtığı 1071 Malazgirt Savaşından Sadece 24 sene sonra başlatılan Haçlı seferlerine bakarsak İstanbul'un niçin Fatih'e kadar alınamadığını daha net anlayabiliriz. Mesela Yıldırım Bayezıt İstanbul'u kuşattığında da böyle bir haçlı seferi yapılmış ve bunun sonucu olarak Niğbolu savaşı yapılmak zorunda kalmıştır.

Yıldırım Bayezıt'ın kazandığı Niğbolu ve ondan sonra II. Murat'ın kazandığı Varna, II. Kosova gibi zaferler olmasaydı Fatih Sultan Mehmet'in karşısına da bir haçlı ordusu dikilebilirdi...

Kısacası kendinden önceki padişahlar Fatih için gerekli tüm ortamı sağlamışlardır ve elbette ki Fatih'in kendi üstün kabiliyetleri de buna eklenerek İstanbul'un Bizansta kalan son kalesi de feth edilmiştir.

Bütün fatihlere selam olsun...Makamları cennet olsun.

Selam ve sevgilerimle.
inci* 28 Mayıs 2012 Pazartesi 13:28:34
Aminnn gelmiş geçmiş bütün Atalarımızın ruhu şad olsun.. Teşekkür ederim.
@DAĞÇİÇEĞİ@
28 Mayıs 2012 Pazartesi 11:46:59
Tebrikler Sami bey bu bilgilendiren güzel yazıya saygılar...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 28 Mayıs 2012 Pazartesi 11:48:20
Çok teşekkür ederim.

Selam ve sevgilerimle.
Hasan Özaydın
28 Mayıs 2012 Pazartesi 11:38:00
..Sene sonra,
İlk kez girdim şehre.
O kadar geç kalmışım ki,
Ulubatlı dedi -Neredeydin..


Burçlar alabildiğine yıkılmış.
Artık toplara lüzum yok.
..Sene sonra giriyorum şehre,
Bağırışmalar yok geride


Şiirime göre ben de fethettim kendimce ,tebrik ederim saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 28 Mayıs 2012 Pazartesi 11:41:52
Değerli hocam

Senin baktığın açıdan bakacak olursak İstanbul'un fethi tamamlanmadı ya da her gün yüzbinlerce insan tarafından Fethediliyor diyebiliriz..Sen de sayısız fatihlerden birisin.


Selam ve sevgilerimle.
ERAY ÖZGÖR SARIKAYA
28 Mayıs 2012 Pazartesi 11:34:26
Sevgili Hocam
Kışın İstanbul'a gidince Fetih filmi de çıkmıştı galiba İstanbul'u daha dikkatli incelemeye başladım. Baktım Anadolu Hisarı fetih den önce Rumeli hisarı fetih den önce yapılmış. Osmanlı Edirneyi aldıktan sonra her seferinde İstanbul'a sokulmuş Anadolu dan sonrada İstanbul'a sokulmuş kala kala dediğiniz yerler Ayasofya ve çevresi Sultan Ahmet kalmış bence İstanbul lu değilim yanlış da biliyor olabilirim. Fatih Sultan Mehmet Kostantin *oksörüne son yumruğu vurup nakavt etmiştir.

Aslında herkesin düşündüğünü siz dile getiriyorsunuz
sevgiler selamlar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 28 Mayıs 2012 Pazartesi 11:44:38
Sevgili Eray.

Geçenlerde İstanbul'un fethi üzerine konuşuyorduk okulda...Baktım öğretmenlerin bir kısmı bile Fatih'in bu günkü İstanbul'un tamamını aldığını zannediyorlar...Bu yazıyı biraz da bu sebeple yazdım.

Selam ve sevgiler.
erolabi
28 Mayıs 2012 Pazartesi 11:23:36
Değerli Hocam,Aslında bahsettiğiniz bütün kuşatmalar İstanbul'un savunmasının eksiklerinin giderilmesine sebep olmuş.
Yani zeytin antrenman yapmış.
Saygı ve selamlarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 28 Mayıs 2012 Pazartesi 11:45:58
Çok teşekkürler değerli kardeşim.

Selam ve sevgilerimle.
canandemirel
28 Mayıs 2012 Pazartesi 11:14:38
Tarihi bilgilere İstanbu'lun Fethi renk kattı. Paylaşımalrınıza teşekkürler, esen kalın...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 28 Mayıs 2012 Pazartesi 11:46:50
Çok teşekkürler değerli kardeşim.

Selam ve saygılarımla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.