Necati Kavlak
199 şiiri ve 211 yazısı kayıtlı Takip Et

J. not defteri çıplaklar kampı



J. Not Defteri Çıplaklar Kampı


Asya kıtasının, Gurlular Ülkesi Hindistan’lı Shi Mataji Nirmala “Sahaja Yoga” öğretisinde; “Her İnsan kendi içinde, köklerinde yatan huzuru ve mutluluğu yaşama şansına sahiptir” demiş.
Doruk ve Erşan, geçirdikleri müzikli geceyle, yoga yapmış Hint Gurluları gibi, bir haftanın ağır yorgunluğu üstlerinden attı.
İzmir Enternasyonal Fuarında sahne alan Neşe Karaböçek ve diğer sanatçıları dinlemek ilaç gibi gelmişti. Gazinoya gitme fikri, deyim yerindeyse, resmen bir terapi etkisi yaratmıştı!
Gazinodan sonra, gece sabah kadar uyumadılar, zincirini kopartmış şamandıra gibi, sahilde dolaştılar, kordonda sabahçı mekânların gönüllü konukları oldular.
Foça’ya, yeni haftaya bedenen ve fikren hazırlanmış döndüler.
İkinci haftanın ilk günü ilk haftanın ilk gününün fotokopisi gibiydi.
Yapılan hareketler hep aynı. Tekrarlanan eğitimle, kazanılan gelişimin, bilinçaltına ezberletilmesi esasına dayalı çalışma esas alınmış.
Sabah sporu bir önceki haftaya göre, daha rahat, yakın boğuşma, uçarak vurma ve düşme; daha estetik ve pratik hale gelmiş.
Sadece alçak sürünmedeki acı, ağrı, kan revan şiddetinden pek bir şey kaybetmemişti. Eğitim programındaki renkli çalışmalar, ilk ayın bitiminden sonra başlayacakmış.
Tırmanma kayasına tırmanma, Küçük bir Ada’da barınma ve hayatı idame; hayatı idame içinde arazide ne yakalarsan (yılan çayan, böcek börtü, kaplumbağa- kurbağa vs) nasıl yenir talimi yapılacak ::)) mış.
Bunları duyunca insanın, iştahı kaçıyor midesi bulanıyor.
Doruk, akşamüzeri Nevşehir komando Taburunun tatbikat için hafta sonu Foça’da olacağı haberini alınca gözlerinin içi güldü.
Öğrenciyken, okuldan tanıdığı, teğmen ve astsubayların Komando Taburunda görev yaptığını biliyordu.
Hem onları görecek he de Komando olmanın artı ve eksilerin konuşma fırsatı bulacaktı.
Hem eğitim, hem de hayal jimnastiğiyle akan günler hızla geçti.
İkinci hafta sonunda vücut gelişiminde gözle görülen, farklılıklar vardı. Hafta sonu, öğleden sonra, Patlayıcı imha ve yerleştirme eğitimi ile Cuma günü ikinci hafta eğitimi sona erdi.
Yine gece eğitimi vardı.
Yine makilerle boğuşacaklar, yıldızlarla yön arayacaklardı.
Rutin şeyleri tekrarlamanın ne anlamı var? Yine Revani yine yoğurt, öyle demişlerdi kurs hocaları.
En iyi enerji kaynağıymış gece eğitiminin.
Bu hafta sonu İzmir yerine Foça yakınlarındaki, Günaydın Gazetesinin günlerce manşetinden düşmeyen, gazeteye göre “çıplaklar kampı” yöresel adı Fransız tatil köyüne gideceklerdi.
Pazar sabahını iple çektiler.
İkinci haftanın gece eğitimi, bir önceki hataya göre biraz daha zordu. Dönüş Cumartesi günü öğle vaktini bulmuştu. Bu yüzden günün nasıl geçtiğini fark bile edemediler.
Akşam erken yatıp ölü gibi uydular.
Pazar sabahına uyandıklarında, saat 10 00’a gelmişti. O zaman anladılar ki yattıkları yeri beğenmişler.
Kalkar kalkmaz, önce duş, sonra kahvaltı ve Fransız tatil köyüne gidiş için buluşma.
Bu sefer kalabalıktı gurup, 5 Teğmen’den 3’ü 8 Astsubay’dan 4’ü heyecanla hazırlandı.
Sohbet muhabbet, gırgır şamata, yürüye yürüye tatil köyüne gelindi.
Meğer bu kampa yerli yani Türk vatandaşı alınmıyormuş.
Kampa girmek için öncelikle Fransız, sonra yabancı uyruklu olmak gerekiyormuş. Hayaller kursakta kaldı.
Kapıdan geri döndüler.
Kamp yerini kuş bakışı gören yüksek bir tepeye çıkıp oradan seyredeceklerdi. Tepeye tırmandılar, taşların üstüne kuşlar gibi tüneyip, çıplaklar kampına, uzaktan kedinin ciğere baktığı gibi baktılar.
Doksan günlük kursun bir haftası daha geride kalmış, 15 gün göz açıp kapayıncaya kadar geçmişti.
…/…


Beğen

Necati Kavlak
Kayıt Tarihi:1 Aralık 2019 Pazar 16:02:44

J. NOT DEFTERI ÇıPLAKLAR KAMPı YAZISI'NA YORUM YAP
"J. Not Defteri Çıplaklar Kampı" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Serap IRKÖRÜCÜ
1 Aralık 2019 Pazar 23:30:52
Serinin ilki gibi bir yazı... gerisini merakla beklyorum.

'yerli alınmıyormuş' bölümünü okuyunca aklıma bir anım geldi. Muğla'nın bir ilçesinden yaşayan yakınlarımıza ailecek tatile davet edilmiştik. Eniştemizde de sarı basın kartı vardı ve birçok kapıyı sorgusuz sualsiz açabiliyordu...

Fethiye Sarıgerme'ye götürdü bizi, çok güzel yerlerdi, gün boyu gezdik, yedik, içtik. Öğleden sonra oğlumun deniz tutkusunu bildiği için oranın en güzel oteline götürmeye karar verdi bizi. Resepsiyondaki yetkili otele yerli alınmadığını söylediğinde dondum kaldım. Enişte mecbur kalınca yaptığı gibi basın kartını çıkardı, delikanlı bir telefon görüşmesi yaptı ve bizi böyle özel misafirlerini aldıklarını söyledikleri plajın bir bölümüne götürdü. Uzunca bir sahile sahip otelin küçük bir alanıydı ve diğer bölüm bambu benzeri bir paravanla ayrılmıştı. Diğer tarafın çıplaklar kampı olduğu söylendi. Oğlum o zaman sekiz yaşındaydı. Denize girdikten bir süre sonra o tarafa doğru yüzmeye başladı. Sahile bakınca bir süre yüzmekten vazgeçti, sonra bize doğru baktı, hemen denizden çıktı. Yanımıza geldiğinde neden çıktığını sordum... "hiiiiç!..." dedi sadece.
Neler gördüğünü de ne biz sorduk ne o anlattı.

Kaleminize sağlık Necati Bey.

Saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak 2 Aralık 2019 Pazartesi 10:46:31
Serap Öğretmenim Günaydın!

Ziyaretinizle onurlandırdınız.
Güzel ve içten yorumunuzla, yazdığım yazılarla; okura dokuna bildiğimi fark ettirdiniz.
Anılarımın anılarınızla bütünleşmesi, hala muhasır medeniyet yolunda ülkemizin çok
eksiğinin varlığını çağrıştırıyor.
Kısaca söylemek istediğim, Anadolu'da yaşıyoruz lakin Atatürk'ün gösterdiği hedeften
çok uzaktayız hocam.
Saygılarımla.
İBRAHİM YILMAZ
1 Aralık 2019 Pazar 17:51:51
Merhaba saygın kalem dost Necati Bey, şiir gibi akıcı anlatımla yazılmış güzel bir yazınızı daha okuma şansına sahip oldum. hakkınızı bir kez daha teslim etmeliyim. Çok hoş bir anlatımız var.
Kutlarım endin bilgi birikiminizi ve kaleminizin gücünü.
Askerlik, peygamber ocağı, kutsal bir meslek.
hele komandı eğitimi, komandolarımızın disiplini her türlü övgüye layık.
Askerlik konusuna vakif bir kalemden komando eğitiminin anlatımı daha bir doyurucu ve bilgilendirici.
Bu arada gençlik, enerji, geleceğe ümitle bakan insanımızın askerlik serüvenleri de elbette gençliğin verdiği coşku içinde olacak. yazıda bunuda hissedip kendi gençlik günlerimi, geleceğe olan ülkem adına beklentilerimi anımsıyorum. Ve hüzünleniyorum geldiğimiz durumdan...
Emeğe ve saygımla esen kalın...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak 2 Aralık 2019 Pazartesi 10:37:48
Yılmaz Öğretmenim Günaydın !


Güneşli bir pazartesi sabahı, umutla uyanmak ne güzel?
Çıplaklar kampına yazdığınız güzel yorumunuzla renk
kattınız.
Askerlikle ilgili düşüncelerinizle, milletimizin hasletlerini
bir kere daha yüceltiriz.
Çok çok teşekkür ederim.
Keşke yolunuz Manisa'ya düşse size bir kahve söylesem
diye geçti içimden.

Saygılarımla
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.