Wost190388
0 şiiri ve 5 yazısı kayıtlı Takip Et

Yalnizlik manifestosu 1. bolum




Uzun bir ruyadan uyandim yine dun gece araliklarla uyuyorum sanki bir yere yetisme telasi gibi bir durum aslinda dusler kuruyorum bazen senin bazen kendi uzerime bir seyler eksik biliyorum tespit ya da teshis diyebilirsin aslinda bu duruma ama tedavisi olmayan bir hastalik gibisin kim bilir belki de hastaligini bilerek olen bir hasta gibiyim hic bir sey tat vermiyor artik kimi melankoli diyor buna kimi depresyon aslinda tam adi sensizlik varolusumun sebebiydin sanki cook sonra anladim bunu ve yine buna ragmen seninle olmak istedim bilirmisin sevgili? Senin adini yeryuzu tanricasi koymustum ama sen hicbir zaman bilemeyeceksin bunu bazen hayaller gerceklerin onunde gider oyle bir an gelir simdi ki yada once ki zamanlar sana hicbir sey vermez veremez aslinda sen onlari pesin almissindir kendine kalbinde uyumak isterdim hep en cook da hasta oldugum zamanlar da ellerinle yemek yedirmeliydin mesela dizlerinde uyutmali nerede oldugumuzun bir onemi yook bir dag basinda eski bir magara da ya da bir gocebe cadirinda zaman ya da mekan kavramlarinin da bir onemi yook aslinda bu dunya ya yeniden gelme firsati yakalamisiz sanki ve ilk isimiz de birbirimizi bulmak gibi gozlerimizi birbirimize acmisiz yalan yook iki kalbin bulusmasi gibi umarsizca bekleyisimizin sebebi dunya bizimle varolmus sanki bizden oncesi bos ve anlamsiz hic kimse yaratilmamis gibi bir havva ile adem masali sensizligin uzerinden cook zamanlar gecti elbet ama geceleri kalbimde ki bu ses hic gecmedi iki beden tek ruhtuk aslinda bu surgun dunyasinda sanki cook buyuk bir gunah ya da suc islemisiz bilmeden tanri da bize bu cezayi vermis gibi kavusmak sadece yeryuzunde mi olur peki? Gokyuzu de bizim degilmi? artik ruyalarima gelmiyorsun sadece bedenin degil ruhun da terk etmis gibi bu sonsuzluk sarmalinda bilirmisin evrende tek kaybolmayan sey sesdir bende evrene bir cok ses yani bir cook iz biraktim senden habersiz belki de bambaska boyutlardan goruyorsun ben bilmeden sesleniyorsun durmadan ben duymuyorum ilahi bir kudret bir guc var icimde farkindayim sana dair seyler animsiyorum bazi yerleri karanlik bazen cook net kedileri severdik ikimiz de her kedi yavrusu dogdugunda onlara avucumuzun icinde bakardik oyle cook severdik ki onlarla beraber uyurduk iste seni hatirlatan bir sey daha tum fotograflarini kaldirdim yalniz gozlerimi kapattigimda hatirlamak icin iste hep o anda bir seyler oluyor bembeyaz cikip geliyorsun sonsuzluktan bana yuzumu seviyorsun mutlu ol diye sesleniyorsun gozlerimi acmak istemiyorum biliyorum gidiceksin cunku acelen var bir yerlere yetismeye calisiyorsun gecerken bana ugramis gibisin sanki beni kontrol ediyorsun gulumseyerek uyaniyorum hep bu ani hatirliyorum beynimin tum hucrelerindesin seni oraya hapsettim senin beni gozlerine hapsettigin gibi bir zamanlar yesil ile mavi arasiydi gozlerin zumrut yesili ile okyanus mavisi arasinda gidip gelirdim halbu ki bunu bilerek yapardim ikisinde de ben olayim diye bir sigara daha ictim biraz once belki de beni terk etmeyen tek dost gibi her dumanin da yine sen vardin odayi boyamak istedim birden bire gerci sen aliskinsin bu gibi durumlara ne kadar sabirsiz ve aceleci oldugumu en iyi sen bilirdin son yaptigin resim hala duruyor insan kendine bakiyor gibi oluyor cercevesiz ayna misali bu arada dort cocugum daha oldu yani yavru kedim gozleri masmavi hepsinin gorsen oyle guzeller ki bunu soylerken agliyorum biliyormusun iyi ki kimse gormuyor su halimi sakallar yine uzadi sen ne cook severdin dimi bazen kendime degil de bir yabanciya bakar gibi oluyorum hep bir pesimistlik durumu kendi yazgini kendin yazmak gibi onu buyutmek emek vermek sonra da bile bile ona inanmak baglanmak bazen seni aldattigimi dusunuyorum kendimden kiskaniyorum sabah oldu gunes cook guzel saclarin gibi bulutlar bembeyaz yuzun gibi gokyuzu masmavi gozlerin gibi en cook yagmurun altinda dolasirdik seninle oyle semsiyesiz falan hasta olurduk bana kizardin cunku sen daha dayanikliydin bana gore iste yine agliyorum sessizce dort duvar icinde disari cikmak da istemiyorum aslinda biliyorum gittigim her yerde yine seni gorecegim bu sene de mezun olamayacagim anlasildi bu sevda okulundan simdi camdan disari bakinca gocmen kuslarin gectigini goruyorum bir efsane de okumustum anka kusunu cook da sevmistim sana da anlatmistim defalarca bikmadan dinlerdin bu 33 kus masalini ikimiz de hoslanirdik mitolojiden oyle alismistik ki kimi zaman dogum haritalarimiza bakardik ne kadar sansliyiz diye ellerimiz kenetlenirdi birbirimize uzun uzun sarilirdik zamani durdurmak icin opusurduk uzun uzun her seferinde yeniden dirilmek icin ben sana siirler yazardim mesela ama beceremezdim gulerdin yine de dinlerdin bikmadan usanmadan hep seni sevdigimi soylerdim gozlerin de kaybolurken sana ilk aldigim hediye mesela ilk dovme yaptirisimiz senin adin o gun bana cok uzun gelmisti insanoglu iste her seye alismaya programli yaratilis amaci gibi bir durum bazen suursuz bazen bilincalti yalnizca dunyayi degistirecektik mesela afrikaya yardim tiri goturecektik sen madam akici fransizcan ile bize tercumanlik edecektin off amma da sulu gozlu oldum hee neyse konu bu degildi zaten adimi soyleyisini hatirliyorum inadina da hic unutmuyorum biraz bekle okyanus kralicem kedilerin mama saati geldim iste yine beraberiz onu diyorum geceleri cook yildiz var burada hic biri de senin kadar guzel degil iste aldigin teleskopa bakiyorum gokyuzu oyle yalniz ki sanki birilerini bir seyleri bekliyor tipki benim gibi yine goz alerjim basladi alerjik reaksiyon falan saat oglen olmus yine kizacaksin bana bir seyler yemiyorsun diye yeni cicilerim geldi bu arada siparis etmistim gecen hafta spor ayakkabilar tam oldu ayagima kot pantolonlar da uzerime hep sen utulerdin kiyafetlerimi her yerde sana dair izler var bu evde kokun hic degismemis sanki hic gitmemis gibisin sen yokken dort kitap daha bitirdim ne kadar hizli okuyorsun derdin hep bak simdi yazmaya da basladim iste ikimize ait bir seyler kalsin diye su sacma ve gereksiz dunya da yine nezle olmusum kalp yangini guzel de corba yapardin hani gercekten yemek konusunda bir ustaydin sana her gun notlar birakirdim buzdolabinin uzerinde sende onlari alip bir bulmaca cozer gibi aksama ne istedigimi anlamis olarak yemekler yapardin bana yine sik sik belgesel izliyorum tarih agirlikli hep ayni seyler iste vakit gec olmus biraz uyumaliyim belki beni ziyarete gelirsin? Biliyordum gelecegini hic uyanmadim ki iste yine seninle beraberiz kahvaltilik bitmis kediler ust uste uyumus alisveris zamani siparisler verildi bir de sigara yaktim entersan bir durum tv de bizim sarkimiz on binlerce defa dinlemisizdir bazen beraber bazen de sensiz ama her seferin de ayni etkiyi yapiyor evet dogru bu grubun konserine de gitmistik ne cook eglenmisdik bugunler de hersey seninle ilgili sanki bir dk kapi calmakta su an evet kedilerimizin yemegini de verelim tamamdir hava da yine simsiyah bulutlar yagmuru izlerim ben de yok artik ben bunu unutmustum senin bana aldigin ilk hediye ama normal sevgili dolap agzina kadar kitaplarla dolu onlarin arasindan dustu iste senin yazdigin not da duruyor hayatimin anlamina sevdigime erkegime hem zeki hem de yakisikli sovalyeme yine gulumsuyorum iste son yazdigin satirlar harikaydi seninle yasadigim her an olaganustuydu zaten.bugun moralim cook iyi yataktan cikip biraz dolasmali yine yagmur altinda tipki eski gunlerde oldugu gibi ayaklarim beni mezarliga getirdi iste seni ugurlarken de yine boyle bir gunde sana yagmur eslik ediyordu o zaman hemen eve gitmeli demek ki beni orada bekliyorsun.Merdivenleri hizlica ciktim yine gokkusagi cikti ben gelirken topragin kokusu cook guzeldi ev daginik temizlemek gerek sen olsan boyle dagilmazdi buralar oysa seni hatirlamak icin bir sebeb daha ya da bahanesi isin renklerden en cook beyazi severdin cabuk kirlenir diye kizardin sirf bu yuzden en sevdigin sair ozdemir asafti belkide ben hep nazim hikmet okurdum sana da soylerdim bu siirleri once hosuna giderdi gulerdin sonra uzun uzun dalip giderdi gozlerin okyanusun en dibine neden sonra kendine gelirdin birden hafif bir titreme ile bana bakardin gozlerini ayirmadan saclarimi oksardin uzadikca kesmek isterdin yine de sana yakisiyor derdin son alti ayda daha az konusur oldun bazen hic konusmazdik bakislarla anlasir olmustuk kendime menemen yaptim yine lezzetli olmus sen olsan agzimi silerdin hemen bu kedilerden de hic rahat yok bogaz yine dalgali yine sensizdi fazla duramadim sikiliyorum hemen sana kosup geliyorum dunyanin merkezindesin kalbimden kalkan her ucak sana geliyor hani bir yeri cook seversin de defalarca gelirsin ama hic bikmazsin oradan sana iyi gelirya sende benim icin oyleydin sensizlik cehennemin gayya kuyularina atilmak gibi sensizlik sevdigin her seyden sirf icinde sen yoksun diye nefret etmek bunun bir tanimi yook aslinda bunu anlatabilecek bir sair bir buyuk soz bir cumle olamaz cook uzak ihtimal neyse yine hasta oluyorum iste burnum da akiyor hafif de bir bas agrisi basladi agri kesicileri nereye koymustum ki? Bugunlerde gecici bellek kaybi basladi vitamin eksikligi derdin hep elinle zorla icirirdin oyle alistirmistin ki beni artik hep ister olmustum aslinda aliskanligim sanaydi bazen dustan cikardin seni izlerdim bembeyaz tenini ellerini hani evin her yeri krem ile doluydu sende sikilmadan her tarafina surerdin bende yeter derdim gulerdin saclarin hep uzundu oyle bir yan bakisin vardi ki aklim giderdi oyle cook sebep vardi ki seni sevmek icin belki de benden bi turlu gidemeyesinin en buyuk sebebi de bu insan kendinden kacabilir mi? Okyanus kralicesi sence gitmek bir eylem midir yalnizca? Kalmak kalabilmek yalniz o kisiye ait olmak mumkun mu? Yine saat aksam uzeri yazmaya devam ediyorum ellerim cook uyusuyor sence neden olabilir sensizlik dengemi bozuyor yine yagmur basladi birden evet dogru tahmin ettin sicak cikolatam hazir yine iyi geliyor icmek kediler kucagimda cook sevimliler aslinda onlar bana en yalniz oldugum gunlerde geldiler oyle bir yalnizlik ki bazen gece mi oluyor gunduz mu? Saat duruyor zaman aman vermiyor beynim de muthis bir agri gibi de degil dunya ile ayin bulusmasi gibi sahi bu gece ay tutulmasi vardi hic halim yook enerjim sifir teleskopun senin olsun sen gelsen ya artik oscar wilde okuyorum bugunler de oysa diyor herkes oldurur sevdigini guluyorum istemsizce demek ki sen olumsuzsun gece gibi simsiyah bir elbise gibi her seyin bittigi an da sen cikip geliyorsun aklima merak ederim simdi ay tutulmasini izlicem bak iste yine yildiz kaydi yine seni diledim tum kalbimle milyarlarca beynimde ki noronlarla goge adini yazmak istedim bulutlar onu kapatti suya yazmak istedim birden silindi bende kalbime yazdim hic silinmesin diye hasret ozlem adini ne koyarsan koy kotu sey insan yokluguna alisamiyor hicbir seyin bir de sen olmayinca agir geliyor iste senin sevdigin tekiladan aldim kokusu bile beni uzaklara goturuyor hani ant daglara gitmistik seninle inka uygarliginda gezinmistik latin amerika turumuzu hatirla ilkelligin icinde kaybolmustuk bir labirent dunyasin da biz birbirimize benziyorduk sevgili nefretim de sevgim kadar gucludur bilirsin sana hic kizamazdim hala da oyleydi bu kadar erken gitmen sart miydi? Gercekten saat gece yarisini gecmis yine kedilerimiz uyumus yine de biraz daha icmeliyim bir oturusta dokuz bardak icerdin her bardakta seni iciyorum sanki cigerlerime sen doluyorsun uyumali rahatca seninle bulusmali isimsiz alemler de bugun ayin besi kasim ayina gelmisiz takvimden bir yaprak daha koptu usumeye basladim hastaliktan mi? Sensizlikten mi? Yaptigin pastanin fotografina baktim canim da cekti yaninda da yine kahve olmali ne guzel fal bakardik birbirimize sen pek inanmasan da kucuk sevgili sarkisini dinliyorum kahveyi yudumlarken sen boyle hitap ederdin bana dudaklarindan dokulen her soz sonbahardan bile guzeldi evet en sevdigim mevsim belki de seni bana getirdigi icin o ilk tanismamiz sen ikinci sinifa gidiyordun ben orada calisiyordum hani bir kavga cikmisti da sandalye falan firlatmistik nasil da ters bakiyordun bana oylece sonra birbirimizi tanidikca sevmis cook iyi anlasir olmustuk her yere beraber gidiyoruk sinemadan cook ses yaptigimiz icin kovmuslardi araban vardi ama biz her yere metro ile gidiyorduk butun hasret siirleri yalniz sana yazilmisti sanki icinden seni cikarsalar dunya gibi issiz ciplak kalacakti bugun 10 kasim buyuk onderimizin olum yil donumu yastayiz anitkabir ziyaretimizi hatirla ne guzeldi gecirdigimiz o zamanlar ne cok ani biriktirdik hicligin icinde debelenip durmak bile bile her gun olmek bazen yasayan oluler vardir sen gideli ne kadar oldu biliyormusun? Her gune ayri bir not dustum icinde seninle kalmak icin seni sordu alt katta ki komsu oldu diyemedim insan unutulunca olmez mi? Ben seni hic ama hic unutmadim ki gogsumun icinde bir agri var inanamazsin butun bedenim isyanda ruhum da bu isyana onculuk ediyor iste araba ile gezmelerimizi hatirla bende ehliyet yoktu anlamazdim araba kullanmaktan ama ne zevkliydi gezmesi seni her gorusumde ki heyecanlanmalar ortakoy de cektirdigimiz o yuzlerce fotograf martilara simit atisimiz kanlicada ki sekerli yogurt yiyislerimiz baliklara ozgurluk diye bagirislarimiz geceler boyu sevismelerimiz saatlerce ac kalislarimiz uykusuzluk yarisimiz en cook mutfakta sen bir seyler hazirlarken sana sarilmak cook hosuma giderdi seninle gece disari cikarken giydigin o elbise tanrim bir insan bu kadar guzel olabilir mi? Yine tanricalar gokyuzunden yeryuzune inmeye baslamis derdim ne cook hosuna giderdi bu laf gokyuzunu ayaklarinin altina getirmek seni sevmek yalniz sana ait olmak dunyada ki butun hazineleri verselerdi yine hep seni isterdim leydim ismin anlamini hatirla ben hic unutmadim mesela aylin ay parcasi demek hani hayaller kurardik bir kiz bir erkek cocugumuz olsun diye isimleri bile hazirdi senin kadar guzel bir kiz cocugu senden bir parca olmaliydi kendi yarattigimiz bu dusler ulkesin de kralicesi sen krali da ben annen beni ne cook severdi mangal yapardik baban ile rakilar icerdik bu boyle surup giderdi yine sise bitmis iste insan niye icer ki? Bu kadar yalnizken bu kadar sensizken bu kadar seninle doluyken bu kadar sana hasretken ben sevda isini beceremedim gecen zamana baktigim da sensizlige de alisamadim iste yalan yook yurudugumuz yollar biraktigimiz izler dokundugumuz somut olan her sey ama her sey dunya denen bu tiyatro sahnesinde insanlar da oyuncu iste sen sana verilen rolu begenmedin cekip gittin kartal ile ayinin hikayesini bilirmisin? Bir gun ayi nehirde balik tutmaya calismis ama penceleri yokmus kartal o heybetli kus ayinin yanina konmus ona pencelerini vermis o gunden sonra da ayi ile kartalin dostlugu baslamis bazen hayat insanlari yakinlastirir bazen de sonsuza dek uzaklastirir bir tesaduf bir bakis bir karsilasma ortak ozelligimiz cooktu seninle ayni tarz muzikleri dinler ayni filmleri severdik hatta ayni cizgi filmler ile buyumusuz farkli sokaklar da farkli evlerde ayni hayatlari yasamisdik cook sonra fark edecektik cocukken kimse bizi eve sokamazmis simdi bak tam bir asosyal oldu sevgilin sensizligin ilacini yaparlar mi dersin? Dinledigim her sarkida yedigimde ictigimde sen attigim her adimda sen teknolojiyi cook severim diye ne cook hediyeler alirdin hic sikilmiyorsun derdin simdi sikiliyorum sevgili sensizlik cook bos ve sikici enerjim bugunde cook dusuk yazmaya ara vermeli biraz.yeni bir gun daha iyi uyumusum aslinda hayret seni yine goremedim ruyalarda denizi cook goruyorum bu aralar yuzuyorum falan neyse ruya iste normalde hoslanmam yuzmekten falan cay icesim geldi bugun simit de varmis isitip yedim kedilerimize mama almistim bir kac hafta daha idare eder herhalde haberlerde de degisik bir sey yook bugunlerde can sikici seyler ayni duzlemde kalmacalar iste felsefeye merak sardim bu aralar aristonun mantigini okumaktayim kitap okumak iyi geliyor bos vakitlerde de makaleler okuyorum iste gerci bos vakitten bol ne var ki? Sensizlikten arta kalan seylerde sessizlik cook iyi geliyor basimi dinliyorum yalnizligimi seviyorum sensizligimi degil gozlerim yola takiliyor yine sanki merdivenlerden sen cikip gelecekmissin gibi topuklu ayakkabiyi ne cook severdin sevgili en cook da beyaz olanlarini hepsini ihtiyaci olanlara dagittim malum olunun akli kalirmis oyle derler iste kum saati calisiyor yine zaman amansiz bir dusman gibi biraz pencereleri acmali henuz daha kaloriferleri yakmadi kimse pastirma yazindayiz yine aksam oluyor bir seyler ariyor gibiyim bulamiyorum yine kayboldum sana gelen tum yollarda cikmaz bir sokaktayim bir yarisin son duzlugu gibi oraya varinca anlam kazanacakmis gibi her sey bir care bir bir bir iksir olmali yada panzehir unutmali her seyi seni senden kalan herseyi yakmali yoksa kendimi mi ikna etme cabasi bu hicligin ortasinda bir olum sessizligi cokuyor ustume daraliyor nefes bile alamiyorum ilaclari da ictim halbuki kalp agrisina lokman hekim bile care olamaz o ki olumsuzlugun ilacini bitkilerle bulmus o ki bir seyyah olmus o ki basaracagina inanmis yola cikmadan once peki ya ben neyim kimim? neden varim? Nereye varicak bu is boyle kendimdemiyim ruyada mi? İnsanin elinden oyuncagini almislar gibi odayi bugun boyayacaktim sozde siyahi cook severim beyaz uvey evlattir bende bilirsin ama maviye boyamak en iyisi mavinin onlarca tonu var gok mavisi ya da turkuvaz dusunuyorum belki gokyuzune cevirir evi belki biraz oyalanirim vakit gecer bazen saatler duruyor apansiz gozlerim kuruyor kasinti basliyor mevsimsel herhalde boyle durumlar da pamugu caya batirirdin da surerdin ellerinle ne de iyi gelir kesilirdi aniden bu rahatsizlik yoksa sen yoksun diye mi? Gozlerim de ki bu yagmur bulutlari simsek gibi bu hircinlik ozlemden mi? Hasret zor sey yine nazimdan o hasret siirini okudum yuzyildir bekler beni bir sehirde bir kadin diyor peki bekleyen hic vazgecmeyen bir erkek olamaz mi? Cook mu ters olurdu bu doganin dengesine peki ya mecnun bu yuzden aklini kaybetmemis mi? Odami bize anlatilan su sevda masallarindan di yoksa insan kendi hikayesini yine kendi yazmali bazen bilerek bazen bilmeden direkt ya da dolayli aman ne onemi var ki? Onemli olan kavusmakmi ki sanki onemli olan inanmak hic vazgecmemek inadina inadina ustune gitmek sinirlari zorlamak senin olani kimseye vermemek bu benim demek damarinla kaninla sahiplenmek asiri cook sevmek ona kavusmak icin okyanuslari yuzup gecmek bazen bir gemiye binmek sessizce denizin dalgalar ile olan dansini izlemek hic sebebsiz gulumsemek iyi ki seni tanidim iyi ki benim kadinimsin demek diyebilmek keskesiz bahanesiz kavgalarini bile icinde o var diye kalbinin odalarina saklamak onsuzlugun sende actigi o derin yaralara bakarken yeniden gelsen dunyaya onu yalniz onu isterdim yine duslerimi onun uzerine kurardim diyebilmek birden limana yanasinca aniden reaksiyon vermek peri masalinin sonuna gelmis gibi en guzel yerinde bitmis gibi istanbul sensiz hic guzel degil olumune ne kadar da cook aglamisti halbuki birbirimizi teselli etmek yine bize dusmustu sen cook sonralari unv okumak icin gelmistin bu sehire nerden bilirdim sana rastlayacagimi tum sorularimin cevabi gibiydin yanaklarinda ki gamzeye gomulmek isterdim ben senden once olursem beni icinde tasi beni yuzunde yasat diye sonra sen uyurken geceleri seni izlerdim saclarin cook uzundu ben istiyorum diye hep sariya boyatirdin saclarinin o kokusu hic aklimdan cikmiyor koku hafizasi diye bir sey var gercekten papatya calardim sana param olunca orkidelerin en guzelini alirdim lavantanin kokusunu da severdin temizlik oldugu gun aksama kadar sokmazdin beni eve her gittigimiz mekanda sicak cikolata icerdik sirf ben seviyorum diye biz farkliydik digerlerinden cunku katlanabiliyorduk birbirimize benimle hic sikilmazdin mesela hatta bir seferinde bungee jumping yapmisdik da senden baskasi bunu bana yaptiramazdi derdin cekirdegi oyle cook yerdik ki karnimiza agri girene kadar iyi gelirdik birbirimize susamis toprak gibi kelebegin omru gibiydi her animiz dilekler tutardik soylemezdik sir yapardik artik biliyorsun yalniz seni diledim su omrumde yakan top oynardik cocuklar gibi salincakta sallardim seni saatlerce bikmadan usanmadan sanki goge yukselirdin o zamanlar da yagan her kar tanesi gibiydin uzerime dusen maca giderdik mesela benim gibi severdin hasta olurdun ellerini tutarak yaninda uyurdum elin yuzumde gezerdi ya iste tam da o an biz herseyden bagimsiz her seyden uzak kendi gelecegimizi yazardik agaclara tirmanirdik seninle yesil elmayi cook severdik cekirdeksiz uzumu ellerinle hazirlardin meyve salatasini cilege bayilirdin pudra sekerine batirirdin beyaz sana yakisirdi yalniz sana bazen dusunuyorum da biz bir ucurumun kenarinda sessizce calan bir senfoniydik aslinda ben marsa gitmek isterdim sen kizardin su an oyle cook agliyorum ki bu beden beni tasimiyor artik mum gibi eriyorum gunden gune kimsenin lafi ile is yapmazdim hosuna giderdi asi ruhum bir senin yaninda huzur bulurdu cocuklukta ki gibi degil artik hicbir sey beynimiz o kimyasallari salgilamiyor zevk almiyoruz hayattan oylesine yasiyoruz iste kendi sorunsalimizi asamiyoruz duvarlar oruyoruz sonra gun geliyor o duvarlari yikmak gerekiyor elimizle tabi gucumuz yetmiyor herseyi birakip gitme istegini en cook da o an duyuyoruz kacis planlari yapiyoruz tek yon biletler aliyoruz biz seninle en cook trene binmeyi severdik sehir icinde metro sehir disinda tren yolculugu bizim ki de degisik bir ilgi tabi ki hep bir dagin tepesinde kendimize yetecek bir kulube tarzi bir ev hayal ederdik insanlar ile fazla ilgilenmeyecek kendi kendimize yetecektik yeni dunyalar yeni yerler kesfedecektik sinirsiz ozgur olacaktik belki bir ciftlik hayatiydi istedigimiz belkide kaybolma istegi kim bilir? Bazi seyler anlamini kaybetmis habersiz devrik cumleler kuruyoruz bir girdabin icindeyiz buyuk okyanusta parcalanmak uzere olan koca bir gemiyiz savrulmak dort bir yana hirpalanmak buyuk yaralar almak gecmeyen izler tasimak huzun gozlerimiz de basarmak ellerimiz de Anlam arayislarina girmek bir umut aramak varolmak icin bir sebep sakli hazineler gibi sonsuz yolculugumuz da burada bitmeyen derin bir gecmis hayat anlatisi bizim ki keskesiz icinde yalniz sana dair seylerle dolu tum benligimi kaplamis gibi sevdanin bin bir yolunu anlamak gibi sana ait olmak karanlikta gunesin ilk dogusun da sessiz ve hic kimsesizlikte olumde yasamin icinde bir agacin golgesinde kesik kesik uyku nobetlerin de ekmegin her dilimin de surup giden ruzgarlar da kimse nerede basladigini bilmez sadece durmaksizin yol alir bu cehennem de sabah oldu sen oldun ve yalniz ben gorebildim seni bu kacis oyununda son duraga geldik yagan sonbahar yagmurlarin da sokaklar caddeler issiz bence cook da manzaralik bir durum senin kadar yetenekli olsaydim eger su anin resmini yapar adini da kaybolmuslugun ortasinda ki yuzler koyardim yine uyku agir basiyor iste otuz alti saatin sonunda daliyorum sensizlige gozlerim agir agir ruhumda buyuk isyan saat cook gec olmus hayvanlara yemek vermemisiz onlarin sesi ile uyandim en iyisi uyumak yine ruyalar olmasaydi eger tam bir vakit kaybiydi uyku denen dusler sinemasi bu aralar fransiz romantik komedilerine sarmis durumdayim sanki bu filmler ikimizi anlatiyor perde aciliyor sahnedeyiz perde kapaniyor biz yine oradayiz bu senaryoyuyu ben yazmadim ama eger ben yazsaydim sonu inan mutlu biterdi senden once evlenmeyi cocuk sahibi olmayi dusunmezdim hep sacma gelirdi bana bir turlu aklima yatmazdi biliyorsun seninle basladi her sey acaba bir cocugumuz olsaydi yok yok iyi ki olmamis ben bu halimle ne kadar faydali olabilirdim ki kendime bile bir yararim yok senden sonrasin da sanki sen hic varolmadin geldin kalbimi aldin ve gittin senin ki bir gorevdi ve sen bu gorevi tamamladin puzzlenin eksik parcalarini birlestirdin her parcada senin yuzunden bir resim vardi simdi tum yeryuzu birlesse ve de dile gelse al seniniz iste ne istersen yap bize dese icimde ki inanci umudu kaybettim seninleyken en sacma seylerden bir anlam bir guzellik cikartirdim sen benim colde ki vaham gunesin o en sicak aninda son kalan bir damla suyumdun sen baslangicim dunyaya gelis sebebim duvarlara senin adini yazdigim o yazilardin bir daha geri donebilseydim eger yalniz ve yalniz seni hep seni severdim biliyorum kimseyi senin gibi sevmedim sevmicem de yastigim battaniyem bir daha sen kokmayacak sana sarilip uyuyamayacagim seni sevmek suc ise cezama da raziyim ne indirim isterim ne de erteleme yeter ki onu sevmekle yargilasinlar beni senin benim olmana sen bile engel olamazdin sen bile firtinada ki pusulam kutup yildizim cigerlerime dolan oksijen icdigim her damla suyum cocuklugum gencligim mavi gozlerin de yuzdugumsun gece bitti gun bitti saat bitti yine sen kaldin avuclarimda sevgililer gunu yaklasiyor leydim hayal et yemyesil bir elbise uzerinde saclarin acik yeni taranmis abartisiz bir makyaj tam istedigim gibi geceyi kiskandiracak gunduzu delirtecek olumu aglatacak kadar guzel soguk bir lodos esiyor ensem de senin bana gelislerin gibi ciplak ayaklarin ile bana attigin o ilk adimlar gibi sevdam gibi catirdayarak yanan o simsicak somine atesi gibi kisin ilk gunleri gibi yine yagmur ciseliyor gel de bak gozlerimin icine kirpiklerim bugulandi yine camlara yazdigin gibi adini yaz gozlerime kus bana mesela sonra da baris benimle rus edebiyatindan kitaplar okuyalim beraber dostoyevski severdin karamazov kardesleri uc defa okumustuk anna kareninayi hatirla o romanda da kendinden bir seyler bulup cikarmistin yine klasik muzik dinleyislerimiz beethoven dan dokuzuncu senfoni mozart dan turk marsi tarih sohbetlerimiz timuru sever buyuk imparator olarak gorurduk cengizhani ise hic sevmezdik fatih sultan mehmete adeta hayrandik o ilerici yapisina cagin onunde bir adam olmasina bilge kaan bir baskaydi elbet ronesanstan en cook da vinciyi begenirdik yuz yil savaslarini okurduk defalarca napolyonu mesela waterloo da nasil kaybettigini fransiz devrimini de incelerdik maria antounette ye uzulurduk evde ekmek kalmayinca ne yapalim ekmek yoksa pasta yeriz bizde der gulerdik prenses caroline ben cook severdim sende kiskanir gibi yapardin sonra da gonlumu alirdin pek kavga etmezdik aslinda bilmedigin bir sey var defalarca sen uyurken bir not ile seni terk etmeyi dusundum bu isin buyuklugu cok fazlaydi ben seni psikopatca sevdim yalan yok asiri bir tutkuydu bu saat aksam dokuz otuz yeni yila az kaldi biz baskalari gibi cam agaci suslemezdik plastikten bile olsa karsiydik dogayi severdik bir o kadar da saygiliydik sensiz ucuncu yilbasi bu bazen ayaklarimi hissetmiyorum inan bana yer altimdan kayip gidiyor cok merhametliydin insanlara yardim etmeyi severdin empati kurardin humanisttin sende benim gibi yokluktan gelmistin kapilara market posetlerini birakip kacardik kimse gormemeliydi bizi yoksa buyu bozulurdu dort dil konusurdun mesela sevgili ispanyolcan cok akiciydi saat on iki yirmi yeni bir yil daha basladi iste gokyuzunde havai fisekler kutlamalar her yer aydinlandi bir anda gorsen gorebilsen su an cikip gelsen istersen benimle hic konusma gunes dunya ya dunya aya ay yildizlara kavustu ben sana kavusamadim bebek gozlerinden opemedim gozyaslarini silemedim sana yetisemedim kalmak ya da gitmek bir tercih meselesi degildir insaniz bizi de asan gucumuzun yetmedigi seyler var sakli bir hazineydin sen bulunmayi kesfedilmeyi bekleyen bir sanat eseriydin gun yuzune cikmak isteyen sato da kurtarilmayi bekleyen prenses din sahneye en son cikan sanatci kumlara adini yazdigim dalgalarin kiyiya vuraniydin olumun giden ile bir isi yok aslinda tum zoru kalan ile cenazeyi kaldir mezarliga gotur gom ve git insanin icinde ne yanginlar ne firtinalar kopuyor kimse bilmez herkes yasadigini bilir ona odaklanir sadece olum kadar insanin canini acitan bir sey yok su dunya da cunku insan sevsin ya da sevmesin bir yakini kaybettigi zaman onu goremeyecegini anladigi an olumun farkina varir ona sabretme alisma dayanma gucu de bulur kendin de bence insan dan baskasi kaldiramazdi bu olumu ne yasarken ne de can verirken azrail ile asla saka olmaz kimin nerede ne zaman hangi sekil de olecegini kim bilir? Senden hemen sonraydi bir kriz anindan sonra evde ki ilaclari icmisim doktor yirmi yirmi bes kadar oldugunu soylemis midemi yikamislar falan filan arkadaslar bakmaya gelmisler yedek anahtar ile iceri girmisler once uyudugumu sanmislar sonrasinda ilaclari yere dusmus gorunce anlamis hemen ambulans cagirmislar tabi ben bunlari hastane de ogrenecektim simdi ki aklim olsa yapmazdim inan insan gec farkina variyor sanki yasamak da olmek de bizim elimizdeymis gibi insan bazen ne kadar aciz kalabiliyo su yalan dunya da seni benden aldigi icin kizginim ona bazen keske hic tanismasaydik diyorum bir nevi sucluluk hissi aslinda simdilerde hissettiklerimi yaziya dokerek hafifletiyorum İnsan dedigin icindekileri anlatmali dokulmeli bir toplayani olmali sen vardin alismistim sana hem de umdugumdan daha cook buydu beni bosluga surukleyen belki de duzenim bozuldu hic bir sey sonsuza dek surmez ki senden sonrasi icin hic plan yapmamisdim ki gerceklerle yuzlesmek bu olmali aci da olsa hayatin gerceklerini kabullenmek itiraz etmemek olan oldu diyebilmek ne zamana kadar surecek bu aci artik bilmiyorum kafami dagitsin diye oyalaniyorum iste yoksa dusunuyorum en cok seni hep seni neden boyle oldu diye kendime anlamsiz ve cevabi olmayan sorular soruyorum uzak sehirler kuruyorum aklimin odalarin da insan birini planlayarak sevemez ki sadece sever bizim ki ozgur bir surecin tamamlanmasi gibi bir sey isimsizdi buna ihtiyaci yoktu varligimizin temeliydi bu durum bir makine duzeniydi bir haykiris bir ic cekis olacagindan fazlasini istemekti en azindan benim icin oyleydi hesapsiz,sorgusuz kayboluslardi kendi izdusumlerimizde kimsenin yapamadiklarini yapicaktik buna gercekten inanmistik acaba seni de bu durumun icine cekmesemiydim? seni de suruklemesemiydim? Zaman makinesi icat etmek isterdim hep tarihi degistirmek en azindan yerinde izlemek icin bulsaydim oyle bir alet geriye gidip her seferinde tekrar mi kaybedecektim seni sacmalama hakkimi kullaniyorum ipek boceginin koza uzerinde ki halini bir dusun kelebegin ilk gununun son gunu olusunu yada arilari dusun nasil da kralice arinin etrafindalar isci arilar peteklerde cabaliyorlar biz belkide kolaya kaciyoruz bilerek ya da bilmeyerek hayvanlar bizden daha caliskan daha cok mucadele ediyorlar ama robot degiliz ozgur irademiz var duygularimiz var mantigimizi kullanmaliyiz dunyanin efendisiyiz yoneten bizleriz dunyayi yoneticez derken kendimizi yonetmeyi ihmal ediyoruz bazi seyleri basaramiyor hirs yapiyoruz ac gozlu oluyoruz yeterince vakit ayirmiyor ilgilenmiyoruz cevremiz ile modern zamanlarin en buyuk sorunu da bu iste zaman yok yetmiyor gun bize kisa geliyor yirmi dort saat oysa ki dunyanin nerelerin de baskalari icin yil gibi gecer insanin bir gunluk omuru herkes yalnizdir bu hayat tiyatrosun da herkes bir seyler arar durur ne aradigini bilmeden sonra da anlam karmasalari yaratir durur kendi kendine kimi buna ruh esi der kimi de hayat arkadasi aslinda evet yalnizligi maskeler kimseler gormesin diye kimse kimseyi kandiramaz aslinda insandir kanmak inanmak isteyen onda aciga cikan sey bir ihtiyac halidir bunu gidermeye calisir rutin hayatinda arayislari hep kendini birilerine kanitlama cabasidir sonra toplum da sanci baslar agrili olur kabugunu kirmaya calismak kolay olmaz bu gecis surecleri bu kadar felsefe yeter cok yorgunum uyumaliyim.Yine oglene kadar uyumusum postaci gelmis bir suru fatura ekstreler gelmistir yine eski sarkilar ile gune baslamali ihlamur varmis evde kaynatip icmeli insanin kendisine bakacak kimsesi yoksa eger kendi basinin caresine bakmali bugunde istahim yok gec aciliyor bagisiklik sistemi coktu yine bir insan bu kadar cabuk bu kadar sik hasta olur mu? Neyse iste yapi meselesi sonucta d vitamini takviyesi yetmedi ceye de baslamak lazim simdi biraz kitap okuyayim bari birden aklima monte kristo kontunu tekrardan okumak geldi hikayesinde her zaman kendime ait bir seyler bulmusumdur zaman yolculuguna cikmak gibi sakladigin bir sir gibi herkesten yalniz sana ait olan okyanusa atilmis bir sise gibi bulana supriz olmasi gibi yolda yururken buldugun kayip cuzdan gibi birinin hayatina kamikaze dalisi yapmak gibi nedensiz hesapsiz sonunu dusunmeden gecmisin geleceginde yasiyorum bazen retrospektif bazen de futurist ikisinin arasin da kalmak gibi iki seyi ayni anda sevmek gibi ikisinden de vazgecememek gibi hani seninle mottomuz vardi varsayimlar onlarin olsun gercekler bizim seninle mutlak gercege inanmistik kutuplara gitme hayalimiz eskimolarla birlikte yasama duslerimiz hepsi hepsi sona erdi belki ben seninle yapamadigimiz onca seyi gerceklestirebilirim bu uykusuzluk nobetlerim ne zaman bitecek acaba sana kavusunca mi? Asla ulasamayacagim birini seviyorum kalbimi ona verdim hic birsey beklemeden bir agacin altindayim su anda tipki newton gibi o leyli sarkisini dinliyorum acik hava istagimi acti bir yanda kuslar bir yanda karincalar dogayla ic iceyim coban kopekleride var burada hep beraber piknikteyiz iste kosup oynamak geliyor icimden atlatiyorum galiba bu durumu daha basit daha butuncul yasamaliyim sanirim Sarkida da soyledigi gibi sen sensizligin acisini nereden bileceksin ki sen hic sensiz kalmadin ki? Zor daha da zor olacak farkindayim basarmaliyim sensiz de yasamaliyim gunleri biriktirmeliyim uzunca bir gun donumunde tum ekinokslarin birlestigi o yerde varis noktamda baslangiclarim da orasi olmali aslinda bir dag evine yerlesmeli insanlardan uzakta sehirlerden uzakta kendi yetistirdiklerimin icinde agac dikmeli toprak ile ic ice olmali biz belkide modern hayatlari beceremedik insanin dogasina yapisina aykiri bir durum ozune karsi gelen arayislari kacislari hep bundan Bir yere ait olma istegi algisi bilgisi buna yonelik bu insana yaratilistan verilmis bir ezber dna dir aslinda yalnizca cok az kisinin adini koyabildigi bir durum tespitidir.


Beğen

Wost190388
Kayıt Tarihi:27 Kasım 2019 Çarşamba 04:47:00

YALNIZLIK MANIFESTOSU 1. BOLUM YAZISI'NA YORUM YAP
"Yalnizlik Manifestosu 1. Bolum" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Wost190388 Yazının sahibi
27 Kasım 2019 Çarşamba 22:48:47
Uzun olmasi normal zaten parca parca yayinlamak istemedim acikcasi ikinci bolumu de var yorum icin tsk ederim begenmenize sevindim

Cevap Yaz
Mavii KeLeBeK
27 Kasım 2019 Çarşamba 13:37:49
Çok uzun du ama yürekte tad bıraktı yürekten kutluyorum
evet ayrılıklar zor dur
değil bir sayfa bir ömür yazsan bitmez

bence şair sevgiyle uğurla ve aç pencerelerini bak gün doğuyor yeni gün yeni umutlar yeni bir hayat

yüreğine sağlık

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.