Bir Dünyevî
451 şiiri ve 242 yazısı kayıtlı Takip Et

Diyanet neden kapatılmasın?





Kitabın ortasından yazar isem, diyanetin kapatılması için daha erken.

Öncelikle hizmet sektörü olan din işlerinin, sadece dindarlara bırakılması gerekir. Bunun içinde sağlam bir meclis ve bütçe hazırlanması aşamasında gerekli bilgiler, araştırmalar yapılmalıdır.

Diyanetin kapatılmasından önce atılması gereken adımlar var daha. Bunlardan ilki ana dilde ibadettir. Ana dilde ibadet gerçekleşmeden, halk oylaması bile yapılsa diyanetin kapatılması istenmez diye bir sonuç çıkar diye düşünüyorum.

Bir de şu var, diyanetin veya dinin topluma katkısı nedir? İnsan doğal olarak manevi açlığının giderilmesi gerekiyor, ki bu da devlet içinde bir kurum olarak devletin elinde. Lakin devletin dini olmaz. İnsanın olur?

Daha kırsal bölgelerimizdeki eğitim ve öğretim seviyemiz istenilen ölçüde olmadığı için pat diye kapatmak, bir çok sorunu açığa çıkaracaktır. En kötüsü de toplumsal kargaşa..

Asırlardır, devletleri bile yönlendiren bir daldır, din hizmetleri. Ve insanoğlunun en yumuşak karnı..

Dini her konuda kullanabilirsiniz, ticarette, siyasette, hukukta, eğitim ve öğretimde...Ki şiirin ve edebiyatdan dini çıkarmak çok zor şimdilik..

Dünya sistemine bakarsak; Yaratıcadan kaynaklı olan yukarıdan buyurganlık var. Bu aileden, kültürel çevreden, devlet işlerine kadar böyle.. Yani, daha insanlık bilgi ve birikimini akli olarak kullanmaya hayli uzak sayılır..

Diyanetin kapatılmasını isteyenler;

1- Üretime herhangi bir katkısı olmadığı
2-Bireyselikten ziyade zümreleşme ve tekelleşmeye neden olduğu
3-Birleştirmekten ziyade çağ düşüncesinde ayrıştırıcı olduğu
4-Toplumsal konularda analitik düşünemediği ve devamlı modernite ve uygarlığın karşısında olduğu
5-İnsanları sürü gibi kullanılmasına ön ayak olduğu
6-Toplumsal adalette daima zenginlerin sözüne öncelik verdiği
7-Teknolojik ilerleme konusunda ön ayak olamadığı ve dahası tıkanıklığa sebep olduğu
8-Ruhani bir aracılığa gittikçe soyunmaya başladığı

Daha sayabiliriz ancak benim görebildiklerim bu kadar..

Diyaneti kapatırsın ancak yerine ne koyacaksın??? Yerini dolduramadığın bir kurumu pat diye kapatmak ne ilime ne de mantığa sığar..

Diyanetin kapatılmaması isteyenlerin nedenleri ne olabilir?? Empati yapalım..

1- Dinsiz toplumda her türlü ahlaksızlık daha çabuk yayılır düşüncesi
2- Kafirler olarak nitelendirilen diğer dinlerin islama üstünlük kurduğu düşüncesi.
3- Cennet veya iman yolunda bir cephe kaybedilmiş olunur, dindar kesim kendini kötü hisseder.
4-Toplumun kılcallarına kadar sızmış olan dinin birliği beraberliği sağladığı düşüncesiyle toplumsal bölünmenin hızlanacağı düşünülür.

Orta yolu nedir bunun??

Kapatılmasını veya kapatılmamasını isteyenlerden bir diğerini komple susturmak mı??

Yoruldu insanlar devamlı kargaşadan, çatışmadan, tartışmaktan...

Bu yorgunluğun en büyük nedenlerinden biri de din??

Geçen kurban bayramında, komşuma sordum?

Çocuklarının kurban keser mi diye??

İhtimal kesmezler dedi...

Buradan genele gidersem de, dinin toplumda azınlığa düşmesi için en az 25 en çok 50 yıl var daha..

Tarikat, tekke ve zaviyelerinde kapatılması aşamasında,

Bir nakşi şeyhine sormuşlar..

Şeyhim ne düşünüyorsunuz, kapattılar kurumlarımızı falan fişman gibisinden..

Verdiği cevap enterasandır..

Dini kapatmaya veya dini kurumları kapatmaya kimsenin gücü yetmez lakin tekke ve zaviyeler zaten kendini kapatmıştı.

Buradan yola çıkarsak da, benim görebildiğim, diyanet zaten kendisini kapattı.. Din hizmetleri köklü bir kurum olduğu için de gerçekten kapanması zaman alacaktır.

Elbette israftır. Diyanete ayrılan bütçenin her bir kuruşu. Çünkü artık, okumayan, yazamayan çok az insanımız var..

Din de Allah ile kul arasında ise sonuçta, kuruma veya aracıya gerek yok.. Bu işi aileye bırakacağız ve devlet sadece kontrolünü yapacak...

Hani derler ya, ateist-deist-dindar tartışmalarında geçer, Peygambere ne ihtiyaç vardır gibisindendir konu..

Dindarlar; gemi olmadan derya nasıl aşılamazsa, peygamber olmadan da din öğrenilemez, diye anlatırlar..

Ateistlerin veya deistlerin buna cevap vermesi gerekir mi? Ki zaten umrunda değildir ki peygamber..

Bu grup için,

Peygambere tabii olmak, kendini aradan soyutlamaya, Yaratıcının sana verdiğini akli melekelere ihanet etmek olarak görülebilir.İnsnaın kendine ihanet etmesi, aynı zamanda yaratıcıya da ihanet etmesidir. Ki Ateistler zaten yaratıcıyı da kabul etmez..

Buradaki en büyük sorun; Dindar düşüncenin diğer düşünceleri kendilerine tabii olaması gereken köle veya negatif bir adaletle azınlık olarak görmeleridir.

Bu yüzden deistlerin veya ateislerin; ya hu benim vergimle kendi imamının hocanın maaşını vermen haksızlık ve zorbalıktır demeleri de çare değildir ki; dinler baskıcı ve ganimetçidir. Devletin senden zorla aldığı vergiyi, senin istemediğin bir yerde kullanması zaten zorbalık.. Çağ düşüncesine aykırı.. Ortaçağdan veya daha öncesinden kalmış bir gelenek...

Allah için, insan öldüren bir düşünceden de başka bir şey beklenemez. zorla..

Dinde zorlama yoktur ise palavradır toplumumuzda..

7 veya 12 yaşında omuzlarındaki meleklerin günah sevap yazdığını düşünen bir düşünceden fazla bir şey beklememek gerekir ilmi açıdan??

Diyanetin kapatılması değil de insan hakları ve devlet bütçe işleri konusunda yeni düzenlemeler yapılarak, bir vakit daha ayakta kalması sağlanmalıdır.. Zamanı gelince kapatılacaktır muhakkak.

Hiç bir devlet; milletini yönlendirmek için elinde din varken bunu görmezden gelemez.. Dini öyle ya da böyle kullanır.. Tarihte böyledir, lakin devamlı kargaşaya neden olmuştur..

En önemli olan konu ise, çocukların ve gençlerin dini otoritelerin elinden alınarak modern çağ fikirlerine yönlendirilmesidir.

Velhasılı;

Diyanet zaten kendini çağa kapatmış, kurum olarak kapanması da yakındır ancak; milletin tüm işleri ve huzursuzlukları giderildi de sıra diyanete mi geldi?? Zamansız bir gündem..

İnsanların dine meyletmesi, zalim idarecilerin ve kültürün sayesinde olduysa; dindarların zalimliği ve çağdışı kültürleri de gençliği dinden ve diyanetten kendiliğinden koparacaktır..O yüzden işi, doğasına yani bireye bırakmalıdır.

Yeter ki milletin ne bilmesi ne bilmemesi, ne öğrenmesi ne de öğrenmemesi konusundaki özgürlüklerden taviz verilmesin..

İki yılda bir düşüncelerini çek etmeyen bir insan okumuyor, sorgulamıyordur.

Korkmayın efendiler, dini reddettiğinizi söylemekten yazmaktan korkmayın.. Bir insanı dinden kurtarmak kârdır..

Kormayın efendiler, bir dine tabii olduğunuzu söylemekten yazmaktan da, özgürlüğünüzü kimseye kurban etmeyin.
Uğraşın bir insanı kendinize benzetmek için..

Doğal olan bu...

Lakin, gereksiz kalp kırınganlıklarına neden olmayın yeter..

Dün herhangi bir dine tabii olabilirsin, lakin bugün olmayabilirsin, bu tamamen senin iradene kalmış, mahalle baskısına, devlet veya dünya sisteminin baskısına asla kendini kurban etme yeter..

Dün ateistken bugün hristiyanlığa ya da müslümanlığa geçebilirsin... Bölgemizdeki başat dinler ikisi...

Ya da hiç bu konulara girmeden insanca yaşamaya devam..

Sağlıcakla
Esen kalınız..


Beğen

Bir Dünyevî
Kayıt Tarihi:22 Ekim 2019 Salı 02:00:48

DIYANET NEDEN KAPATıLMASıN? YAZISI'NA YORUM YAP
"Diyanet Neden Kapatılmasın?" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Alibaba
22 Ekim 2019 Salı 19:45:33
Fevkalade güzel bir yazı, yetkin bir anlatım. Tebrikler.

Ben son on yıldır gündemi takip etmiyorum. Medyanın genel tavrı ve erklerin yapısı nedeniyle, hiç bir yerde gerçeğe ulaşabileceğime inancım olmadığıdır sebebim. Bu yüzden de diyanetin kapatılması hakkında bir gündem oluşturulduğunu yazınızdan anlıyorum.
Böyle bir teklifin ve ya görüşün ortaya atılmış olmasının, siyasi iktidarın dışında gerçekleşebileceğine ihtimal dahi vermiyorum.
Bu bağlamda, bu konuda tek bir sorum olacak herkese...
Acaba bu teklifi başka bir parti ortaya atmış olsaydı ortalık ne olurdu?...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Dünyevî 22 Ekim 2019 Salı 20:03:52
aslında bu gündem son 10 yıldır var muhafazakar kesimde alttan alta kaynıyor.... ekseri tarikat ve cemaatler diyanet görevlilerini pek sevmez, yine de diyanet içinde bir çok tarikat ve cemaatten görev yapan insan vardır.. şekillerinden anlaşılır ... çünkü ben 15 yıldır araştıyorum kendi halimde dinleri ve dinlerin yan dalları olaran tarikat ve cemaatleri...



dün gece olmalı tviter de gördüm böyle bir gündemi.. tviter kullanmıyorum ama takip ediyorum..

lakin değindiğim gibi gereksiz bir gündem ancak çok önemli..

makine gündemi diyelim veya internet gündemi..interneti sırf sosyal medyaya bağlarsak indirirsek..

internetin geçmişini az çok biiyor olmalısınız, 90 dan sonra ve 2000 in başlarında fazla ciddiye alınmamıştı.. şimdi internetsiz ev kalmamaya doğru gidiyor sosyalitede


makine veya internet gündemine de fazla aldanmamak lazım, 20 yıl içinde bu konu elbette siyasi partilerin de sahasına girer daha sıklıkla bence..

yanlış anlaşılmak istemem..

siyasi partilerin şimdilik böyle bir gündemi yok... veya ben de denk gelmedim..

ve seçim arafesinde de ister zamanında yapılsın, ister erken veya baskın, hiç bir siyasi parti bu diyanet topuna girmez..potansiyel oy deposu..

lakin eninde sonunda daha çok sorgulanacaktır.. muhafazakar veya mütedeyyin çevrelerde yetişen y ve z kuşağı tarafından..

saygılarımla efendim..
katkınız için teşekkür ederim..
Taylan KOÇ
22 Ekim 2019 Salı 17:27:02
Son gelen bütün dinleri eğale eden bir dinin mensuplarıyız
Çok şükür
Allah arkamızda kafir hırıstıyanların atayizzzlerin yanında olacak değil ya!
Allah bizimle bu sayede bizde İslamın hakim olduğu her ülke gibi huzur barış zenginlik adalet ve saadet içinde yaşıyoruz!!
Ve bu mutluluğumuzun Ahlakımızın sevgimizin kadına verdiğimiz değerin kaynağı da diyanette çalışan 200 000 bin personelden kaynaklı (her ne kadar bazı atayizzzler 200 bin personelin günde 15 kilo süt veren bir inek kadar ekonomiye katkısı olmadığını söylese de) bence en büyük bütçe payını almayı hakkediyorlar...

Rabbim inşallah kafir japonya'yı Norveçi İsveçi bi cümle Avrupa'da açlık içinde kıvranan insan haklarının yok sayıldığı bu ülkeleri de İslamla tez şereflendirir de tüm İslam coğrafyasının arkasında durduğu gibi İslamı kabulleriyle onların arkasında olur da onlarda dinlerine dayalı insan hakları ihlali açlık yokluk ve dini baskıdan dolayı akın akın İSLAM coğrafyasına iltica etmekten vazgeçerler kendi ülkelerinde İslamı dibine kadar yaşarlar...

Kapatılmasın!!!

Çok gerekli çok



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Dünyevî 22 Ekim 2019 Salı 18:24:56

Oluk oluk insanlar avruapdan abd de vikingleirn torunlarından çine afrikaya falan işte dine koşuyor..

İnsana saygı bizde, doğruluk dürüstlük bizde, hukuk bizde, kadına hürmet saygı bizde, çıkar için değil kalpten gelen ve ayrıştırmayan sevgi son dinde..

Kapatılmasın!
Daha erken!

Katkılarınız için teşekkür ederim Taylan hocam..
Saygılarımla..
BayBuhar
22 Ekim 2019 Salı 14:36:55
Bilimin,kullanılabilir eşyalar uretmedeki mahareti insan olmayı kolaylastirmamistir tam aksine insanı kendi olmaktan uzaklastirmistir.

Bilim yeni din olma yolunda ilerledikçe bu artacaktır.

Ateizm Rönesans sonrası pik seviyeye ulaştı oransal olarak sonuç dinin karşısında olanlar bile ellerinde haç ile öldüler. Freud,Dosto vs.

Her şeye pragmatist yaklaşamayiz.

Bu modern zihniyetin işidir. Modernizm dendiği zaman sevimli bir şeymiş gibi geliyor insana oysaki emperyalizmin paketlenmis halidir.

Yazılarınız bana enerji veriyor, kaleminiz susmasin.

Sevgimle....

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Dünyevî 22 Ekim 2019 Salı 18:27:22
Aslında modern din insanı nasıl olur?? Bu sorunun sizin tarafınızdan irdelenip anlatılması veya yazılması gerek diye düşünüyorum hocam..
Ancak şu var, dinin sınırları ile modernitenin sınırları nerede başlıyor nerede bitiyor.. Din bir bakıma engelleyici rol oynuyor diye düşünüyorum...

Modernite ve din..

okumak isterim kaleminizden..

saygı sevgi ve hütmetlerimle..
Serap IRKÖRÜCÜ
22 Ekim 2019 Salı 11:15:00

Herkes dinini ve inancını kendi seçer ama emin olduğum bir şey var, kimse bunu 'daha ahlaklı olmak' için yapmaz, dinin kurallarına olabildiğince uyarak 'sevap' kazanmak ilk sıradadır. Bu kurallar yerine getirildikten sonra ve öncesineki ahlaki boyut da bu arada hiç tartışılmaz.

Yani sadece din, ahlaklı olmayı getirmez. Yüzyıllardır yaşananları, ve günümüze yakın örnekleri aklımıza getirirsek din - ahlak ikilsinin mutlak beraberliğinden söz edemeyeceğimizi görürüz.

"Dinsiz toplumda her türlü ahlaksızlık daha çabuk yayılır düşüncesi." maddeniz nedeniyle bu düşüncelerimi yazdım. Japonların kişisel ahlak üstünlükleri dünyaya örnektir ve onların dini yoktur!...

Bir de burdan bakalım istedim.

Teşekkür ederim...

Saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Dünyevî 22 Ekim 2019 Salı 18:28:51
değerli hocam, toplumdan duyabildiğimi, görebildiğimi kendi süzgeçimden geçirerek yazmaya çalıştım..

Katkılarınız için çok teşekkür ederim..

saygılarımla..
muslumbayram
22 Ekim 2019 Salı 09:47:50
İnsanlık öğretisi gerek topluma
Dinden ÖNCE

Nice saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Dünyevî 22 Ekim 2019 Salı 18:30:02
kısa ve öz katkın için teşekkürler bai.
önce insan dedik mi din zaten ikinci plana düşüyor..

önce insan..


saygılarımla

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Erkan Cem Arslan
22 Ekim 2019 Salı 02:26:52
Kardeşim yine can alıcı bir konuyu her açıdan irdelenmiş. Tarafsızca ve boylu boyuna... Her biri de doğru ve yerli yerinde...

Ben bir bakış açısı daha ekleyeyim. Belki yazdın ama gözümden kaçmış olabilir.

Ülkemizde yönetime gelen her siyasi parti kendi ideolojisi doğrultusunda kadrolar kurmaktadır. Ayrıca yılllarca devam edecek ulusal programlarımız da yok maalesef. Böyle olunca da eğitimden sağlığa bütün kurumlar patron nasıl bakıp görüyorsa öyle işliyor.

Yani demek istediğim; senin yazdıklarının, önerilerinin hepsi doğru ama ülkenin yukarıda belirttiğim yaklaşımı nedeniyle çok zor şeyler.

Diğer taraftan dini değerleri öne alarak yönetime gelenler halkın eğitim seviyesinin yükselmesini istemez. Çünkü eğitim yükselir, insanlar aydınlanırsa onlar kaybeder.

Diyanetin var oluş sebebi dini doğru anlatmak ve bireylerin doğru ibadeti için yol gösterici olmak. Son zamanlarda denk geldiğimiz çağa ve dine uymayan abuk sabuk fetvalar vermek değil. Dini cehennem korkusu etrafında değil de sevgi ekseninde yaşatmak yani.

Sonuç olarak: Diyanet, ordu gibi politikanın dışında tutulması gereken özerk bir kurum olmalı. Personel atamasından bütçesine kadar işlevsel ve denetleme bilir yasaları olması lazım...

Ancak bunların olması için de eğitim sisteminde köklü bir değişim yapılması gerekmektedir. Bunu yapınca hemen özerklik de verilmemesi gerekir. Çünkü halı hazırda yetişmiş din adamlarının çoğu ve şu anki diyanet kadrosunun dine bakışı ve beklentisi belli. Eğitimde köklü, kalıcı ve olumlu değişiklikler olursa modern din adamlarının yetişmesi süreci tamamlanmadan yapılacak her girişim boşa çıkar


Selam ve saygılarımla esenlikler dilerim...



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Dünyevî 22 Ekim 2019 Salı 02:32:22
Teşekkürler abi,
Çok güzel bir katkıydı,

Zaten toplumun okuması, araştırması artıkça dinden uzaklaşıyor gerçeklikte benim görebildiğim şahsen kendimde de gördüğüm bu..

sağolun, eksik olmayın penceremden..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.