Şamil Gökcen Gri
1 şiiri ve 27 yazısı kayıtlı Takip Et

Küskün kırlangıç



Menzilinde dünya meşgalesi olan arabalar mermi gibi gelip geçerken uçurumlu yolların kenarından, biraz daha aşağıdaki sarp kayalıkların üzerinde bir kırlangıç, boynu bükük sahile vuran hırçın dalgalara dalmış düşünüyordu. İkindi vaktiydi, soluk sonbahar güneşi rüzgarla birlikte yazdan kalma son sıcak meltemleri vuruyordu tüylerine. Neyin nesiydi bu içindeki buruk acı? Milyarlarca kuş varken gökyüzünde, neyin yalnızlığıydı şimdi bu? Oysa neşeyle ötmüştü bütün bir yaz boyunca. Umarsızca sabahları çıkarmıştı geceden. Sahte olduğunu bildiği halde cilveleşmişti birisiyle. Onun içi boş bakan gözlerine kaldıramayacağı anlamlar yüklemişti. Yazık etti kendine kırlangıç. Şimdi herkes güneye uçmuştu çoktan. Bir başına uykusuz gözlerle uzaklara dalıp, zaman zaman kapatıp aynı gözleri zihninin en karanlık yerlerine uçmaya çalışıyordu. Ama nafile. Ruhu uçmadıktan sonra ne önemi vardı kanatları olmasının? İşte bu yüzden gitmemişti güney diyarlarına. Hayatında ilk defa kendini dinlemiş ve fıtrat alışkanlığı uçuşların yerine özüne dönüp şu kadim soruyu sormuştu : Hayatın anlamı ne?

Derdi buydu işte kırlangıcın. Yemeden içmeden kesildi. Kimseye tahammülü kalmamıştı. Ne yapsa da olmuyordu. Yüzü gülmüyordu. Unutamadı gitti o soruyu. Sahi! Neydi hayatın anlamı? O kadar bunaldı ki aylar sonra ilk defa kanatlarını açtı ve yönünü düşünmeden uçmaya başladı. Bulutların arasından belli belirsiz karınca gibi gözüken insanlara baktı. Koca yaşlı şehir, işleyen bir makina gibi içine gireni öğütüyordu adeta. Uzun süredir uçmuyor olmanın hamlığı ile nefesi kesildi. Mavili beyazlı apartmanın çatısına kondu. Soğuk Akdeniz lodosu okşarken yüzünü, yumdu gözlerini. Çatının görünmeyen tarafından tıkırtılar gelince irkildi. Sonrasında ağlama sesleri duydu. Genç kız hıçkıra hıçkıra yutkunuyordu. Saçları savrulup kokusu rüzgara karışıyordu. Gözleri iri iri açıldı kırlangıcın, şaşırmıştı. Bir insanın burda ne işi olabilirdi ki? Yanağına akan tuzlu yaşları, siyah örme kazağının kollarıyla sildi kız. Kulaklığında bir şarkı çalıyordu, Sezen Aksu’nun sesiydi. İlk adımını atarken boşluğa apartmanın tepesinden şu son sözleri duydu: ’o sahil, o ev, o ada, o kırlangıç da mı küs bana?’

Gördükleri karşısında donmuş vaziyette kalan küskün kırlangıç, yerde yatan cansız bedenden gözlerini alamıyordu. Ufak bir gölcük haline gelen kızın kanları, ince şeritler halinde kıvrıla kıvrıla sızıyordu asfalta. Ne tuhaf değil mi? Ruhu daraltan bu dünya hapishanesi bir insanı gökyüzüne yakınlaştırıp ölüm boşluğuna bırakırken, aynı dünya bir kırlangıcı gökyüzünden alıp yerdeki kayalıklara hapsedebiliyordu.

Aslında en doğrusu dünyaya dair herşeyi yeri ve zamanı geldiğinde yaşamak. O yüzden sanırım her yaşın ayrı bir güzelliği olması. O yüzdendir aşkın bir kez uğruyor olması. Yoksa daha çok görürüz, yanlış zamanda doğru insanları. Ve elde kalan karmaşık kirli bir geçmiş. Canın gerçekten istediğinde yemek yersen, daha önce alamadığın tadı ve lezzeti alırsın. Tıpkı bunun gibi herkes yapıyor diye bir şeyi yapmak zorunda değilsin, sadece yapmaktan zevk aldığın işlerle meşgul olursan özüne yaklaşırsın. Kendin olmadan başkasının olmaya çalışırsan, gittiğin yerde kalıcı olamazsın. Hem insanın gidecek bir yere ihtiyacı yok bence. Tek ihtiyacımız kalacak bir yer. Her daim doğrunun peşinden koşan ve şahsiyetlere değil fikirlere bağlı yaşantıya sahip olduğumuz gün parantez içinde huzura erişmiş olacağız.

Egoistliğin ve kendine güvenin arasındaki ince çizgiye dikkat ederek, kendinize şunu söyleyin: ’ben değerliyim.’ Ve vicdanınız rahat ise koyduğunuz hedeften ve o hedefe giderken izlediğiniz yoldan, asla durmayın. Ağırlık yapan ne varsa atın gitsin. Öyle bir koşun ki, ayaklarınızdan korksun prangalar. Toprak koksun hayalleriniz, koksun ki çiçekler açsın yarınlar.

Beğen

Şamil Gökcen Gri
Kayıt Tarihi:27 Eylül 2019 Cuma 00:35:38

KÜSKÜN KIRLANGIÇ YAZISI'NA YORUM YAP
"KÜSKÜN KIRLANGIÇ" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.