tu tugrulahmetpekel
1018 şiiri ve 666 yazısı kayıtlı Takip Et

Öyle bir hikaye/ bölüm – dört




ÖYLE BİR HİKAYE/ BÖLÜM – DÖRT

‘’ Ne yapıyorsun?’’ Diye sordu telefonda. Bende gıcıklık olsun diye, ‘’ Senin yaptığını yapıyorum’’ diye cevap verdim. Şaşkınlığını verdiği cevaptan anladım. ‘’ Sen demi banyo yaptın? Yarın bir programın var mı? Ne yapıyorsun?’’
‘’ Banyo yapmadım, her zamanki gibi boşum. ‘’
‘’ Öğlene kadar benden umudunu kes. Anneme yardım edeceğim. İşim bitince seni ararım. İyi geceler, rüyanda beni gör,’’ ( biraz durakladıktan sonra, ‘’ Ama yaramazlık yapma. İyi geceler tatlım.’’
Deli kız dedim, televizyonu kapatıp yatağa girerken onu düşündüğümü fark ettim. Öğlene doğru aradı, ‘’ Çıkalım mı?’’
‘’ Neden olmasın?’’ Öğleden sonra saat üçte buluşmak üzere sözleştik. Çay Bahçesine geldiğimde, 23 numaralı masama yerleştiğini gördüm. Uzaktan el salladı. Acele etmeden, karşısına geçip oturdum. Daha konuşmaya başlamadan, beni uyarma gereği gördü. ‘’ Hemen kitabına sarılma, masanda bir bayan var.’’ Bayan değil karşımda oturan güzel bir kadın var diye uyardım.
‘’ Seninle bir konuda anlaşalım, bayan kelimesi baymaktan gelir. Sen beni ne zamandan beri bayıyorsun? Aynı gerekçe hanım kelimesi içinde geçerlidir. Han kelimesinden türemiştir Han ise erkeğe hitap şeklidir. Bir örnekle anlatmak istersem, şöyle bir cümle kurabilirim. Hanlar hanı Yavuz Sultan Selim Han. Geriye sadece kadın kelimesi kalıyor. Bu dersten para istemem Buse.’’
‘’ Tamam, tamam, anladık. Dün senin buzdolabının kapısında bir genç kızın resmini gördüm. Neyin nesi kimin fesi?’’
‘’ ( Gülerek ) Galiba yapımızda biraz kıskançlık ta var. Sorduğun soruya gelince, kendileri torunum olur. Adı, senin adına bir harf ilavesi ile Busel. İlk göz ağrımız. Yağmur ve Zeynep isimli iki kız kardeşi daha var. Birbirimizle çok şakalaşırız.’’
‘’ Araba koleksiyonuna bayıldım.’’
‘’ Eğer istersen beğendiğin bir veya birkaçını satabilirim. Almaya paran yeter mi bilmiyorum? Her birinin hikâyesi de var. Geçen sene midemden ameliyat olduğum zaman beni ziyarete gen tanıdıklarım, maket araba tutkumu bildikleri için bana araba getirdiler. Arabaların altında getirenlerin isimleri yazılıdır. ‘’
‘’ Yine buzdolabının kapısında çok büyük subay kıyafeti giyinmiş bir kadının fotoğrafı daha vardı yakının mı?’’
‘’ İşte şimdi beni can evimden vurdun. O kadın benim rahmetli annem. İnşallah mezarı cennet mekan olmuştur?’’
‘’ Çok üzüldüm özür dilerim.’’
‘’ Bilemezdin ki?’’
‘’ Bana dağarcığından anlatacağın bir şeyler var mı? Şaşırmaya hazırım.’’
‘’ Mutlaka vardır. Belli yaş dönemleri arasında, siz kadınların regl olarak isimlendirdiğiniz, akıntının dışında buna benzer iki akıntı daha var. Bir kitapta okumuştum, birincisi sarımtırak yapışkan ve pis kokulu sıvı, ikincisi ise hoş kokulu bir akıntı. Aslında bunları benden daha iyi bilmen gerekir. Bunlar benim değil kitabı yazan jinekoloğun anlatısı. Bugünkü dersimiz bu kadar. Çayı nasıl içersin? Ben demli içiyorum’’
‘’ Benim çayım da demli olsun.’’
‘’ Burhan buraya baksana?’’
‘’ Buyur abi?’’
‘’ Bize iki çay getir ama içine biraz katran biraz da zift kat. Tamam, mı arkadaşım.’’
‘’Anladım tamamdır abi.’’
‘’ Anladığım kadarı ile kitaplarla aran iyi değil.’’
‘’ Yo hoşuma giden bir kitap olursa okurum.’’
‘’ Güzel, bundan sonra burada en az yarım saatimizi kitap okumaya ayıracağız. Sana okuman için getireceğim ilk kitap MARTI olacak. Okuyacaksın ve kitabın üzerinde tartışacağız. İkinci okuyacağın kitap ise SİMYACI olacak kendini buna hazırla.’’
‘’ Buradan çıkınca senin eve uğrarız kitabı alırım.’’
‘’ Sakın beni evde okudum falan diye atlatmaya kalkma kandıramazsın yutmam.’’
‘’ İzci sözü veriyorum.’’
‘’ Göreceğiz uzun boylu, uzun saçlı, güleç yüzlü kız.’

Aylarımız geldi hakikaten oldukça demliydi. Benim için problem yoktu ama Buse’ye acıdım doğrusu.
‘’ Kaç kardeşsiniz?’’
‘’ Bizde üç kardeşiz, küçüğüm Selma ağabeyim Engin. Bu arada anneme yeni bir arkadaşım olduğunu söyledim ama şimdilik o kadarını.’’
‘’ Ne yapalım biliyor musun? Önümüzdeki Pazar seninle Eminönü’ne gezmeye gidelim. İzin alabilir misin?’’
‘’ Neden Eminönü? ‘’
‘’ Gidince anlarsın.’’
‘’ Bir şey daha var, Oktay ama söylemekte zorlanıyorum.’’
‘’ Hiç düşünme söyle ve kurtul.’’
‘’ Hani burada beraber oturduğum arkadaşlarım vardı ya?’’
‘’ Evet, işte onlar seninle tanışmak istiyor. Kabul eder misin?’’ ‘’ Takıldığın şeye bak, tabi ki tanışmaktan mutluluk duyarım. Çay içer sohbet ederiz.’’
‘’ Ama bir şartım var. Sadece tanışacaksın o kadar.’’
‘’ Sen beni ne sanıyorsun Buse? Bu arada sana bir şey sormak istiyorum.’’
‘’ Seni dinliyorum?’’
‘’ Kadınlara yaşı sorulmaz ama sen kaç yaşındasın? Bir soru daha, niçin ben? Gençsin güzelsin istediğin delikanlıyla arkadaşlık yapabilirsin öyle değil mi?’’
‘’ Düşünmedim mi sanıyorsun? Elbette düşündüm cevabını kendime verdiğim zaman sana da söylerim. Hadi kalkalım artık daha senin şatoya uğrayacağız. Bugün hesaplar benden. Arkadaşının adı neydi? Burhan mı? ’’

Devamı var

Beğen

tugrulahmetpekel
Kayıt Tarihi:22 Eylül 2019 Pazar 12:13:30

ÖYLE BİR HİKAYE/ BÖLÜM – DÖRT YAZISI'NA YORUM YAP
"ÖYLE BİR HİKAYE/ BÖLÜM – DÖRT" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.