De Demircioğlu
54 şiiri ve 34 yazısı kayıtlı Takip Et

Psikoloji notlarım-1



Beni hükümranlığı altına almış, susturan, kısıtlayan, engelleyen, hayattan soğutan, gözlerimi kapatan, yolumu karartan, insanlar ve yaşananlar karşısında aciz bırakan, pozitif ve negatif kutuplar arasında, gerçekçilikten uzak bir şekilde yaşatan biri yahut birileri tarafından yönetildiğimi fark edişim sanırım yirmi sekiz yaşıma tekabül eder. Fark ettim, sonrası çorap söküğü gibi gelmeye başladı. Anladım ki çocukluğumda gördüklerim ve yaşadıklarım alışkanlıklara dönüşmüş, bilinçaltımda inanç kalıpları haline gelmiş de ta yirmi sekiz yaşıma kadar varlığını gizleyerek beni yönetmiş, kişiliğim haline gelmiş. Bunu anlamış olmam beraberinde yeni sıkıntıları getirdi tabii. Yirmi beş yaşımda ciddi bir özeleştiri sürecine girdim. Kendimi her fırsatta yerden yere vurdum. Zaten var olan kendimi küçük görme ve önemsememe hissim tavan yaptı. Gün geçtikçe özeleştiri sürecim öyle derin bir boyut kazandı ki her dalışımda boğulduğumu sanarak çıktım yüzeye. Fakat her defasında yeniden dalma arzusundan da alamadım kendimi. Kolay değil değişmek. Bir ömür bu kişilik yapısı ile yaşamak zorunda olduğumu düşünmek iyiden iyiye depresifleşmeme neden oldu. Fakat farkındalık fidanı bir defa filizlenmişti içimde. Farkındaydım; değişmeliydim ama bu esnada da kendim gibi olmayı öğrenmeliydim. Farkındalık ağacım son altı ayda öyle dallandı, budaklandı ki anlatamam. Kendime dair her an yeni bir şeyin farkına varıyorum. Keşfettiğim her yeni şey hayatı, yaşananları ve insanları daha gerçekçi bir boyutta yeniden değerlendirmeme, öngörü kapasitemin artmasına olanak sağlıyor.

Bu yazı dizisinde kendime dair yaşadığım farkındalıkların maddeler halinde listelerini paylaşmaya çalışacağım. Daha ziyade öfke duygusunun kontrolü üzerine notlarım fakat her duygunun kontrolü açısından ışık tutucu olabilir. Şimdilik dört madde ekledim. İlerleyen süreçte devamını paylaşacağım. Benim gibi kendini arayanlara, sorularına verilen/verilecek gündelik ve yüzeysel cevaplarla yetinemeyenlere yardımcı olması temennisi ile...

1. Anladığım kadarıyla öfkemin altında yatan temel sorun korku ve kaygı. Peki korkacak ve kaygılanacak bir durum ya da olayla karşılaştığımda nasıl düşünmeli, nasıl konuşmalı ve nasıl davranmalıyım? Ne yapsam korku ve kaygıyı giderebilirim?

2. Bana ne tavsiye edersiniz: Düşünmemeli miyim, yoksa daha mı çok düşünmeliyim? Mantıklı olan yeteri kadar düşünmek sanırım ama dozunu ayarlamakta sorun yaşıyor olmalıyım. Beni korku ve kaygıya sevk eden olaylar ve sorunlar üzerine düşünmezsem pisliği halının altına süpürmüş oluyorum. Çok fazla düşünürsem pireyi deve yapıyorum. Yapılması gereken mantıklı bir şekilde ve gerçekçi bir bakış açısı ile yeteri kadar düşünerek meselenin büyütülecek bir yanı olmadığına kendini inandırabilmek sanırım.

3. Yöntem problemi yaşıyorum. Korkmama ve kaygılanmama neden olan bir durumla yahut engelle karşılaştığımda nasıl tepki vermem gerektiğini kestirememem yahut alışkanlık haline getirdiğim tepki verme biçimimin engeli en az zararla aşmaya hizmet etmek yerine problemin daha da büyümesine neden oluşu beraberinde öfke duygusunu getiriyor. Verdiğim tepkinin hayatın akışına aykırı oluşu pişmanlık duygusunun tetiklenmesine neden oluyor. Engelleri mantıklı, olumlu ve yapıcı bir tepki ile aşamıyor olmam korku, kaygı, öfke ve pişmanlık duygularının bir kısır döngü halinde, sürekli birbirini tetiklemesine ortam hazırlıyor. Bu nedenle yerinde ve zamanında, doğru muhataba karşı olumlu, yapıcı ve akılcı tepki verme biçimini tespit alıştırması yapmam gerektiğini düşünüyorum.

4. Yerinde ve zamanında, doğru kişiye karşı yeterli dozda tepki veremeyişim; dozu ayarlayamayışım, tepkinin hiç olmaması, az olması ya da aşırıya kaçması gibi sebeplerle kendi içimde çatışma yaşamaya başlıyorum. Dolayısı ile hissettiğim korku ve kaygı, özellikle pişmanlık artıyor. Öfke kontrol oranımın düşmesine neden olan etkenlerden birinin de bu olduğunu düşünüyorum.

Beğen

Demircioğlu
Kayıt Tarihi:26 Mayıs 2019 Pazar 00:29:03

PSİKOLOJİ NOTLARIM-1 YAZISI'NA YORUM YAP
"PSİKOLOJİ NOTLARIM-1" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Gülüm Çamlısoy
27 Mayıs 2019 Pazartesi 19:57:23


:))

Psikoloji...

Eğitimin almak adına mesleğimi bıraktığım ve işimden istifa ettiğim.

En sevdiğim/di ama şimdi yerini edebiyat aldı.

Aslında edebiyat ve psikoloji bir bütün oldu gözümde.

Var olun hocam.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.