ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Nasıl tanındığınıza değil nasıl biri olduğunuza önem verin. Çünkü karakteriniz gerçekte kim olduğunuzla ilgilidir, oysa şanınız çoğunlukla başkalarının hakkınızda düşündükleridir. John Wooden Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Tımarhane dünlüğü(44)

olricx
45 Yazısı Kayıtlı






Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 12.2.2019 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Tımarhane dünlüğü(44)
Onurunu kaybetmiş bir takım insan içleri kadar pis, devasa bir alandaydı. Böğüren goriller, tüküren bitkiler, hücreye tek mahkûm sümküren böcekler, ejderha ağızlı geveze kuşlar, kendi pisliğini yiyen yaratıklar… Gittikçe çoğalan bir kalabalık etrafını sarıyordu. Ortasındaydı. Sanki her ne varsa her şeyin tam ortasında. Öylece duruyordu. Anne karnında bir cenin gibi… Toprağa vuruş sertlikleri giderek artarak, kalp ritminde kendisine yaklaşan adım seslerini duyuyor ve bu onu ürpertiyordu. Kapalı gözlerini açtı ve göğe baktı. Üstüne şıp şıp damlayan şeylerin, gökyüzünde birbirlerini boğazlayan köpek dişli bulutların kanı olduğunu anladı. Kızıla boyanmış ellerini burnuna götürdü. Demek beynini kemiren leş kokunun kaynağı da buydu. Bağdaş kurup oturduğunda kalabalığın artık onun surlarına dayanmış olduğunu gördü. Gözlerine kafasının etrafında bir tur attırdı. Ellerinde çekiçler ve kimisinin uçlarından kan damlayan kocaman çivilerle bekleyen iyi giyimli, gülümseyen yüzlerin çemberindeydi. Başına önce bir bir, sonra aynı an sayısını arttırarak, bazen tek, bazen birkaç, bazen biraz daha fazla vuruşta çakılan çiviler, bazen canını hiç acıtmadan görünmez olsalar da bazen bir hayli acı veriyorlardı. Çaresiz miydi? Mecbur muydu buna? Sanki sonsuza dek sürecekmişçesine devam eden bu merasim onu delirtmek üzereydi. Bağırmak istiyordu, “Kesin şunu!” Bağıramıyordu. Ve kendisine yaklaştıkça yüzleri sevimlileşmiş kalabalığın ağızlarından çıkan, “tak tak” seslerine acıklı gözlerle katlanıyordu. “Cesaret” diyordu, yanı başında beliren ve sadece kendisine görünen bir yaratık, “biraz cesaret!” Hayır, o çirkindi. “Kalk ayağa ve dağıt şu iskambil kâğıtlarını!” diyordu yumruğunu sıkarak. Hayır, baksana şu kılığa, üstelik çirkin, çirkin o. “Hadi, kalk ve salla şunlara tokatlarını ardı ardına!” Hayır, çirkin, pis, nefesi kötülük kokan yaratık, kim bilir ne peşinde! Gözlerine kafasının etrafında bir tur daha attırarak kalabalıkta gezdirdi. Çivisini çakanların yüzleri bir anda si


"Tımarhane Dünlüğü(44)" içeriğini
okumaya devam etmek için ücretsiz üye ol


Edebiyat Defteri'ne zaten üye misin? Üyelik Girişi Yap


En Çok Okunan Yazıları
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.