BayBuhar
0 şiiri ve 57 yazısı kayıtlı Takip Et

Korku



Korku

İriydi heybetliydi taşı sıksa suyunu çıkartırdı. Her zaman öyle kalacağını zannederdi çünkü “an”ı yaşa demişti biri. Ve öyle yaşıyordu…

Birkaç basamak indi her zamanki demlenme yerine ulaşmak için boğucu geniz yakıcı alkol buharı kaplamıştı yine her yeri. Çevresine sert gözlerle baktı, zaten yaralı yüzü yeterince korkutucuydu. Her zamanki masasına yöneldi. Onun geliş zamanında masası boşaltılırdı. Şaşırmıştı sırtı dönük kapşonlu biri oturuyordu masasında, biraz daha yaklaşınca bunun bir kadın olduğunu anladı. Kaba bir balgamsı öksürük çıkartı. Cam kenarındaki sandalye oturdu kadını süzerek.

“ Yanlış yerde oturuyorsun bayan,”dedi. Kadının yüzü tam seçilemiyordu.
“ Yok, dedi asıl sen yanlış yerde oturuyorsun.” Elinde yetmişlikle yaklaşan Meyhaneciye döndü, kafa kıyak mı bunun dercesine eliyle işaret etti. Meyhaneci “idare et abi” der gibi karşılık verdi işaret diliyle. Şişeyi ve kadehi koyarken.
“ Seni buralarda hiç görmedim.” Suskundu kadın, karşılık vermedi.
“ Yolunu mu şaşırdın be kadın.” Kadın yine cevap vermedi.
“ Ne demeye masama oturdun, hadi zıpla tepemi attırma benim.” Kadın hafifçe başını kaldırdı, ama yüzü görünmüyordu.
“ Sakin ol Ymir.”
“Ymir de kim ulan. Bekle hele az boşaltayım depoyu, kadın madın dinlemem kapşonunu boynuna dolamasını iyi bilirim.”
Masaya döndüğünde kadın yoktu. Etrafına bakındı göremedi, meyhaneciye seslendi.
“ Nereye gitti serseri.” Kapıyı işaret etti meyhaneci.
“Çekti gitti.”
“ Lan bütün manyaklar da beni bulur.

Kalabalık caddede akşamın son saatlerinde yürüyordu adam. Sağa sola çarpmaktan çekinmeden ilerleyişine istemeden yol açıyordu çevresinde geçenler, karşısından geleni görmedi sataşan bulmak isteyen düşünceleri. Bir karaltı hissetti yarı dönük yüzünün göz feriyle. Bir omuz atılmıştı omzuna şaşırdı. Atan birkaç adım geçmişti bile onu, arkaya döndü adam.

“ Yavaş olsana lan deve!” Omuz atanda durdu arkası dönük, hafifçe başını çevirdi. Adamın yaralı yüzü hayli korkunçtu. Adam daha dikkatlice baktı, kapşonlu ufak tefek bir kadındı.
“Ulan bizim meyhanedeki haspanın ta kendisi.” Kadın adımlarını hızlandırdı arkasından adamın ayak seslerini duyuyordu. Sağ tarafa saptı bu sokak daha sakindi. Biraz daha hızlandı arkasından öfkeli homurtuları duyuyordu, biraz daha hızlandı dört sokak ayrımına gelmişti arkasına baktı, adam daha da hızlanmıştı. Solundaki sokağa baktı en karanlık en tenhası oydu hatta kimsecikler yoktu, o sokağa saptı ileri deki elektrik direğinin lambasının cılız ışığının tam altında durdu. Adam da sokak ayrımındaydı. Peşinden gitmekte ilk defa tereddüt etti.

“ Ulan bu ne ayak tongaya mı çekiyor bu karı beni.” Sokağı iyice kolaçan etti.
“ Bir değil beş olsalar ne olacak bastım mı tokatı indiririm yere.” Kadına baktı hala lambanın altında duruyordu, yan bakışla adamı süzüyordu. Adam direği yakınına kadar gitti, karanlıktaydı. Kadın kıpırdamıyordu ilk defa ürküntü hissetti.

“ Baksana bana dönsene yüzünü bir göreyim in misin cin misin?” Kadın birkaç adım attı, karanlığa sindi.
“ Ymir şimdi sen aydınlığa gel.” Adam tereddüt içindeydi, ne yapmak istiyor bu korkuyor herhalde diye düşündü, çevreyi bir kez daha kolaçan etti aydınlığa geçmeden.
“ Bana bak benim adım Ymir değil. Kimsin sen?” ses yoktu, ellerini siper etti gözlerinde ışıktan sakınmak için.
“ Hey orda mısın?” Kadın sessizce yaklaştı adama, yüzü hafif yere dönüktü.
“ Buradayım ne oldu korktun mu?”
“ Kimsin sen be kadın oyun mu oynuyorsun benimle.” Kadın elini adamın boynunda kirli iple asılı duran göğsündeki muskaya uzattı, hızla çekip aldı boynundan.
“ Bu, dedi “diriler kitabı”.”

“ Ne diyorsun be bildiğin muska işte.” Kadın avuçlarının içinde ovuşturdu muskayı.
“ Bu seni kimin kötülüğünden koruyacak?” Şaşırmıştı adam.. ne demek istiyordu. Cevap veremedi. Kadın ellerini açmıştı tam ortasında küçük bir kitap duruyordu muskanın yerine.
“ Bak bu da “ölüler kitabı” sana anlatayım ister misin.?” Korkmuştu adam içinden bildiği duaları okumaya başladı.
“ Eski Mısır’dan, Romalılara kadar tabutun içine konulurdu. Ölünün kendi yolculuğunun rahat geçmesi ve yargılanmasını önlemek için yanına konulur. Tanrı’yı yatıştırmak için.” Sonra tekrar avucunu ovuşturdu korkudan titreyen adama baktı.

“ Muskanı al Ymir.” Geriye doğru birkaç adım attı, karanlığa geçti yeniden. Adamın kısık sesi duyuluyordu. Muskayı alan elleri titriyordu.

“ Hey orda mısın?”

(Devam edecek… son bölümle)


Beğen

BayBuhar
Kayıt Tarihi:1 Şubat 2019 Cuma 22:28:37

KORKU YAZISI'NA YORUM YAP
"Korku" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.




"Korku" başlıklı yazıya
yapılan yorumları sadece site üyeleri görebilir.
(Bu seçenek yazı sahibi tarafından yapılmıştır.)
Bu yazıya yapılan yorumları görmek için üye girişi yapmalısınız...

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.