mhrcck
127 şiiri ve 25 yazısı kayıtlı Takip Et

Kör ebe'diyatı



Aşağıda belirteceğim uyanıkların bizlere oynadıkları oyunu biteviye izlettiklerini düşünürken çocukluğumuzda oynadığımız saklambaç oyunu geldi aklıma. Bu oyun üç beş çocuğun içinden birinin tekerleme söyleyerek yahut belli bir sayı tutarak, saymaca sonucu kimde kalırsa o kişi ebe olmasıyla oynanırdı. Ebe olan gözlerini kapayıp sayı sayarken diğerleri ebenin göremeyeceği bir yerlere saklanırdı. Ebe olan kişi, saklananları arayıp bulduğunda bulduğu kişinin sırtına dokunarak ebeler, zafer kazanmış komutan edasıyla oyun başlangıç noktasına kadar sırtına binerdi. Yahut ebe olan kişi saklananları ararken, saklananlardan biri, ebeyi yakalarsa, arkasından dolanarak sırtına dokunur söbe söbe diye bağırır sırtına biner başlangıç yerine dönerdi. Bazılarımız hiç beceremezdi ebelikten kurtulmayı. Her seferinde söbelenir, devamlı ebe o olurdu. Ebe gözünü kapayıp sağım solum ebe söbe diye dursun, diğer uyanıklar çoktan köşeyi dönmüş olurlardı. Doğrusu onlarla oynamak uğruna KÖR EBE olmak çoğumuzun hoşuna giderdi hani. Yıllar çok çabuk geldiği gibi geçip gitti. O günlerin köşe dönücü uyanık söbecileri yıllar içinde bizimle beraber büyüdüler. Büyüdüler de köşe dönme alışkanlıklarını Kamusal alanlarının kaymaklı köşelerine taşıdılar. Bu günlerin politik uyanık köşe dönücüleri oldular. Önce oyunu adilane paylaştırıyorlar gibi, oyun kelimesini yarı yarıya ikiye böldüler. ’UN’ unu eli mecburlar alsın, biz ’OY’ la doyarız dediler. OY, UN gibi yavan değildi ballıydı. Tadı damaklarında kaldı tabi. Zavallı ebeciler onların oyununa geldiklerini piyon olduklarını hiç düşünmek istemediler. O günlerden bu günlere saklambaç oyununda sadece kural değişmişti. Söbeciler hiç boş durmadılar. Kimileri bürok(rant), kimileri fabrikatör, kimileri de sendika(rant)cı oldu. Garibanın sırtına binmek boynumuzun borcu dediler, istedikleri gibi ebelerin sırtından biri indi diğeri bindi. Çoğu ebeciler gururla, biz söbeleyicilerimize alıştık, onlara göbekten bağlıyız bozmayız alıştık söbelenmeye, sırtımızda taşırız dediler. Söbeciler binmekten, ebeciler sırtlarına bindirmekten hiç vaz geçmediler. Söbeciler yuvarlak masada bir araya gediklerinde bunlar kör biladerler, ebe olmaktan bıkmadılar, bizim bu oyuna neden KÖR-EBE’ler dediğimizi anladınızmı. Lütfen oyunu bozmayalım, kör ebeler yerinde saya dursunlar, biz ’sağım, solum demeye, söbelemeye devam edelim dediler.
Hani çocukluğumuzda oynadığımız bir oyunumuz daha vardı hatırladığım. ’Yağ satarım bal satarım,
Ustam ölmüş ben satarım’ Söbeciler bu oyunu da unutmamışlar. ’ SAĞ satalım SOL satalım’ kör ebeler uyuyor biz satalım.
Bizim mahallenin deli akıllısı, elinde teneke borazanla biz ebelere basbas bağırıyor. Sağ’ıp satanlara, sol’durup satanlara söbelenip, ebelenmeyin. Eyy mahallemizin akıllı delileri, bende olmayan aklınızı kullanın diye uyarıyor. mcicek 260818

Beğen

mhrcck
Kayıt Tarihi:19 Eylül 2018 Çarşamba 15:06:49

KÖR EBE'DIYATı YAZISI'NA YORUM YAP
"Kör Ebe'diyatı" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.