ikiodabisalon
592 şiiri ve 22 yazısı kayıtlı Takip Et

İnsanın diyalektiği ve intihar



...

İnsani duygularla boğuşmak dalganın sahile vurduktan sonra geri çekilme haline benzer. Daha doğrusu sahili dövmeye çalışan dalgaya kayıtsız bir başvurma yöntemidir. Durulma sürecine kadar insan bu duygularla mücadele halindedir. Ta ki, açıklardan geçen bir geminin( planladığımızı sandıklarımız) ya da küçük bir hız motorunun (verdiğimiz ani kararlar) veyahut bir rüzgarın (üçüncü etkenler), denizi harlamasıyla beraber bu durum yaşam sürecinde oluşan sonsuz olasılıkların devamını sağlar. Ve insan kumu döverek denizden cevap alma
öğretisiyle tanışmış olur. Bu bir oyuna, yani kazanılması ve kaybedilmesi bir üçüncü ihtimal eğlenilmesi gereken bir oyuna dönüşmüştür. Nihayetinde hayat dediği felsefeye kılavuz aramaktadır.
İnsan üç tür öğrenme türüyle yaşamını idame etmektedir; sezgisel yolla, aktarım yoluyla ve acı sayesinde öğrendikleri..

İnsanın eylem sırasındaki samimiyetiyle, gerçek ve gerçek olmayanın nerede durduğu, öğretilenler ya da öğrenirken hangi pencerede durduğu veya durduğu pencereden bakıp bakmadığı, sonuç olarak sınırsız pencerelerin olduğu bir mekanda, yapmış olduğu pencere seçimlerine kadar, yanlış ve doğrudan beslenerek, daha doğrusu kendine yanlış ve doğrular üreterek çizdiği bir kölelik inşa etmektedir.

Gerçek ya da gerçek olmayan, yanlış ya da doğru; bir bebeğin ilk sevişme anından, dokuz aylık meraklı bekleyişten, uykusuz gecelerden, doğum sonrası hayallerden, verilen emeklerden(emzirmekten, giydirmekten,beslemekten) pek de farklı değildir. Kendi çocuğuna bağlılığını tescil etmek için verdiği bunca emek sonrası bütün hayatı ona adanmış bir kölelik olacaktır. Fikir de böyle bir şeydir; siz onu besleyip büyüttükçe, onunla ağlayıp güldükçe ondan vazgeçebilmek daha da zor olacaktır. Nasıl çocuğunuza bakmazsanız kötü bir ebeveyn olarak anılırsanız, fikirlerinizde köklü değişimler gerçekleşirse toplum size dönek diyecektir. Çünkü çocuk nasıl sizin genlerinize aitse fikirde aynı muameleyi görecektir. Her ikisi de emek yoğun bir süreçten geçerek büyüyecek, karşınıza birer yetişkin olarak çıkacaktır. Artık karnınızı ağrıtan ya da varoluşundan gurur duyduğunuz çocuklarınız olmuştur.

Bazen gerçeğe çok zaman ayırdığınızı düşünüp, gününüzü gerçek olmayanla geçirirsiniz; aslında pişmanlık geçirdiğiniz zamana ettiğiniz lanetin duygusal dışa vurumudur. Lakin,’ bozuk bir saat bile günde iki kez doğru gösterir.’ Ve bu çocuklar birbirlerini hiç kıskanmazlar.

Bu teori bireyin topluma karışmasıyla, başka bireylerin gerçek ve gerçek olmayanla tanışma süreci, gördüğü şeylerle, gördüğü sanılan şeylerin yanılma yarışına başlamasıdır. Bu duruma yarış dememin sebebi; kimin doğrusunun kimin yanlışının hangisinin hiçinden önde olduğudur. Çünkü gündemi o belirleyecektir. Bu gündem bir saat de sürebilir, bir ömür de.

içinizde büyüyen bu yetişkin çocuklar, karşınıza öfke, sevgi, ihtiras, mantık, yenilme, harcama, biriktirme vb. adlarla sıkça çıkacaktır. oysa siz teslim olma sürecinde retorik bir bilinç geliştirerek, görüntüler arasından menfi bir kabulle flört etmeye başlayacaksınız. Sıkıldığınızda ya da süreç aynılaştığında veya ayrıştığında, alışkanlığa dönüştüğünde çeşitli oyuncaklar bulup terketme-radikalleşme çizgisinde kendinizi başka zihinlerinde bulunduğu evrende sanal yarışların içinde birinci olarak bulacaksınız. Çünkü birinci olmayan bilinç köleleşemediğinden, gerçek ve gerçek olmayan öğretisinde sıkışıp kalacak, kendini yok etmeyi, intiharı deneyecektir.

İnsanın tüm iğrenç yanları da aslında tarih tekerrürdür öğretisinin dayatmasıdır. Bu iğrençlikler içinizde bir tür hapislik yaşamaktadır, özgür bırakmak için verilen telaş, insanın kendi duygularıyla tanışma sürecindeki oyunlarla beslendikçe yaşam dizgisi ya da intihar sürecinin hikayesi yazılacaktır.

İlginç olan kendini çemberin dışında gören ve intihar kararı alan birey, intihar ettiği gün yine kahvaltısını edecek, yine duşunu alacak, evden çıkarken o rahat ettiği ayakkabıyı giyecektir.

Beğen

ikiodabisalon
Kayıt Tarihi:16 Temmuz 2018 Pazartesi 20:00:38

İNSANıN DIYALEKTIĞI VE İNTIHAR YAZISI'NA YORUM YAP
"İnsanın Diyalektiği Ve İntihar" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.