Irmak Yosunkent
105 şiiri ve 54 yazısı kayıtlı Takip Et

Yeryüzünün neresinde benimseyecek kadar kaldım ki





Ben zaten alıştım ki konargöçer yaşama. Alışamadığım
sevdiklerimden uzak kalmak. Onları hep kendimle taşımaktan,
onlarla içten içe hasbihal etmekten yoruldum belki de.
Ve kimbilir en çok paylaşımın, birlikte düş’ülen yolların
ve demlerin yaşanılası en olağan yaşam olduğuna inanırken,
bunu içimden yaşamaktan yorulmuşumdur.

Bu alışması zor bir durum. Tüm hayatım böyle geçtiği halde
hâlâ buna alışamamak o kadar zor ki...
Uzak kalmak derken hani demiştin hep konargöçersin de
ruhun da konargöçer mi yoksa yerleşik mi, diye. Hayır canım. 
İşte bu dayanılmaz olurdu. Eğer ruhum her gittiğim yere
benimle gelmeseydi, hep kabuk değiştirse, başka başka olsaydı
en dayanılmazı bu olurdu ki
zaten ben diye bir gerçeklik de olamazdı.

Kabuk değiştirmeyi elbette değişim anlamında ele almıyorum.
Nihayetinde insan sürekli değişim dönüşüm halinde olan
ve bunu bilinciyle yapan bir varoluşun sahibi.
Değişimin olmadığı yerde yavaştan gelir ölüm. Hiç hissettirmeden,
herşey olup bittiğinde uyansa da
kalkamaz yerinden insan; tükenmiştir artık.

Doğrudur her gittiğim yerin dallarından, renginden,
güzel yürekli insanlarından hep bir parça içime doldura doldura
yaşadım. Beni ben yapan o kadar çok olay ve olgunun tanığı oldum ki ...
Belki bundandır bir dostum ( ışıklar içinde uyusun, canım benim )
bana her sohbetimiz sonunda takılmadan edemezdi.
Renkli kişilik, derdi hep. Sen nasıl renkli bir kişiliksin şaşıyorum bazen,
derdi. Neden derdim. O zamanlar gençtik.
Hayatın keşiflerinin henüz başlarındaydık.
Ardımızda bir sürü anının izi olmadan, ardımızda bıraktığımız
uzun yolculukların tozlarına bulanmadan; önümüzdeki günlerin
hayallerini nasıl da renk renk kurgulardık...
Gençtik canım benim ...

Işte düşün artık ben o sohbetlerde nasıl tezler, düşünceler
ileri sürüyordum ki dostum hep şaşar kalırdı.
Ama hiç de tezlerimi çürütmek için uğraşmaz daha da çoğaltırdı.
Birlikte ve diğer dostlarla nasıl da çoğalırdık.
Yaşam bizim ellerimizde biz onun kucağında dolu dizgin sür atını derler ya,
 tam da o misal gençlik coşkusu, sevecenliği, apaydın yüzler,
birbirine sıkı sıkıya dayalı omuzlar...

Tezer Özlü de diyor ya: " Ben zaten yeryüzünün neresini benimsedim ki..."
Benimsemek de değil de ben zaten şimdiye kadar
benimseyecek kadar nerede yerleşik kaldım ki...
O imkanım olsaydı; hani uzun uzun bir pencereden bakmanın,
gün boyu dönüp dolaştıktan sonra eteğimdeki birikmişliklerle
her akşam aynı köşeye, benim en özgür alanım diye düşünebileceğim
bir yere dönme imkanım olsaydı benimser miydim
yeryüzünün ufacık bir köşesini...

İnsan hiç bilmediği bir şeyi özler mi? Hiç tatmadığı,
dokunmadığı, yaşamadığı, nasıl olduğuna dair kendi izlenimlerinin,
hislerinin oluşmadığı bir şeyi özler mi? Ben özlüyorum işte.
Hiç tatmadığım bir yaşamı özlüyorum. Hiç olmadığım kadar
olmayı dilediğim bir yerleşikliği...

Yorulduğumdan da değil hani. Dedim ya; "ruhum yerleşik".
Hep yerleşikti zaten ki en azından neyi nasıl yaşamak istediğimin
hâlâ bilincindeyim... 

Yosun Kokusu / Yaşamkent
12 Temmuz


Beğen

Irmak Yosunkent
Kayıt Tarihi:12 Temmuz 2018 Perşembe 00:04:42

YERYÜZÜNÜN NERESINDE BENIMSEYECEK KADAR KALDıM KI YAZISI'NA YORUM YAP
"Yeryüzünün neresinde benimseyecek kadar kaldım ki " başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
levent taner
25 Eylül 2018 Salı 18:56:29
Madalyonun iki yüzü daima vardır

İnsan kendi benliğiyle kuşatılmış olduğu için başkalarının yaşantısının artı ya da öyle görünen yanlarına özenir bazı

"Uzaktan uzağa davulun sesi hoş gelir" hesabı

Çünkü başkalarının yaşadığı hayatın sorunlarını yaşamıyoruz, müspet yönlerini gözlüyor ve kendi sorunlarımıza bakarak gıpta ediyoruz kimi vakit

Ne büyük hata halbuki

Sizin konargöçerliğinde müspet ve menfi yanları vardır elbet

Kalıcılaşma problemleri, aidiyet sorunları aklıma geliyor da yaşam tecrübesini katlayacağı da aşikâr

Gökkuşağı misali zenginliğiniz, dopdolu paylaşımlarınız başka türlü ne mümkün ki

Nihayet

Yüreğinize, emeğinize, kaleminize, kelamınıza bereket

Saygılarımla...

Cevap Yaz
bulutsuzluk özlemi
12 Temmuz 2018 Perşembe 23:13:39
Sevdim yosun kokusunu...:)

Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği değerli bir paylaşımdı...

Yüreğinize sağlık..

Saygıyla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 12 Temmuz 2018 Perşembe 23:16:46

Teşekkür ederim Neslihan Hanım.
Sevgiyle gelişinize sevgiyle merhaba...

Irmak Yosunkent Yazının sahibi
12 Temmuz 2018 Perşembe 23:04:12





yosun kokusu tarafından 7/12/2018 11:12:16 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
KurşunKalem
12 Temmuz 2018 Perşembe 13:52:49
Çok güzel bir paylaşımdı, yüreğinize selamlar...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 12 Temmuz 2018 Perşembe 23:06:10
Çok teşekkür ederim.
Sevgimle.

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Gamzelimm
12 Temmuz 2018 Perşembe 13:05:12
Kendimi buldum desem yazıda hiç abartmış olmam sanırım. Ben de konargöçer yaşayanlardan biriyim çünkü. Senin yazdıklarını okumayı neden bu kadar seviyorum, bilmiyorum. Bir nedeni yok çünkü, bir dolu nedeni var.

...

gerçekleşmeyi bekleyen
düşlerim var benim
ne pembe ne mavi
hayat renginde
yaşam tadında
kalbimi ısıtan sıcacık
dün gibi
yarın gibi
ama en çok şu an

her gece yatmadan önce sevip
en güzel şarkımı söylerim
onlar uyuyana kadar
ay ışığı kirpiklerinde dans eder
yıldızlar mırıldanır benimle
denizler dalgalarıyla gülümser
çıplak ayaklarıyla
bir kadın
ayak izlerini bırakır sarı kumlara
geceye örterken bakışlarını
gözlerinde o tanıdık kederiyle


o güzel kadının şiirinde duydum
ruhumun şarkısını
onun da hüzünden dudakları var
benim gibi
ve kocaman bir kalbi
tıka basa yaşamak dolu
ama efkâr taşır içinin ırmak'ları
göğsünde yeşerir toprak kokusu
yağmurlar taşarken saçlarından


düşlerim var benim
sevda kelimeleriyle çoğalttığım
ve yaşamak istediğim bir yer
gözümden sakındığım
kimselere söylemediğim
uçurtmalarla gökyüzünde
özgürleşen maviliğimle
gideceğim bir gün düşlerime
hep olmak istediğim
sevgi ülkesine


Sevgilerimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 12 Temmuz 2018 Perşembe 23:04:56


o güzel kadının şiirinde duydum
ruhumun şarkısını
onun da hüzünden dudakları var
benim gibi
ve kocaman bir kalbi
tıka basa yaşamak dolu
ama efkâr taşır içinin ırmak'ları
göğsünde yeşerir toprak kokusu
yağmurlar taşarken saçlarından
......

Çok güzeldi Sevgili Gamzelim. Yüreğine sağlık.
Teşekkür ederim.

Sevgimle...

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.