Aynur Engindeniz
8 şiiri ve 270 yazısı kayıtlı Takip Et

Ayan, pinhan, nişan



Birgün ölü bir kelebek buldum. Üzerinden ecel gibi ağır bir şey geçtiği halde kelebek hiç bozulmamıştı. Onu avuçlarıma aldığımda ilk defa ölümün korkulacak bir şey olmadığını hissettim. Ölüm bir kelebeğin narin ipeğini bile soldurmamışsa insana ne yapabilirdi ki? Onu gömüp mezarı unutulmasın diye etrafını ince taşlarla çevirdim. O yerden her geçişimde kelebeğe Fatiha okudum. Zamanla üzerinde otlar bitmiş, mezar taşları bozulmuştu. Günün birinde bir adamı kelebek mezarına eğilmiş bir şeyler toplarken gördüm. Taşları topladığını düşündüm. Yanına yaklaştım. Sırtı bana dönüktü. Eğilip ellerine baktım. Topladığı şeyler taş değil, salyangozdu. Salyangozları avcuna diziyor, küçükleri yere bırakıp irileri çantasına atıyordu. Etrafa bakındım. Başka hiçbir yerde salyangoz yoktu. Adam bana dönüp “Bak kızım, salyangoz gözü buldum” dedi. “Dere gözleri gibi. Pınar gibi.” Ağzındaki dişler bembeyazdı. Güzel sakalı, güzel kıyafetleri vardı. Deliye benzemiyordu. Bu salyangozlarla ne yapacağını merak ediyordum. Fakat sormaya korktum. Belki de o, kelebeği incitmeden öldürendi. Evet, onu incitmediğini düşünüyordum ama neticede ben küçük bir çocuktum. Bütün belirsizlikler beni korkutuyordu. Gıyabında fenalık görmediğim varlıkları karşı karşıya geldiğimde yadsımam şaşılacak iş değildi. Belki de herkesin ayrı bir öldürücüsü vardı. Bu ihtiyar, salyangozlar için gelmişti. Saçı sakalı düzgündü fakat en mühim uzuvları olan elleri zorbalıkta zedelenmiş gibi görünüyordu. Belki de Allah hilkati ipekten olanlara narin öldürücüler, kabuklu, sert yaratıklara ise kendilerine yaraşır katiller gönderiyordu. Ben ne narin, ne kabaydım. O halde en hayırlısı ondan uzak durmaktı. Zaten o da çok durmadı, bohçasını değneğine takıp, köy yolunda gözden kayboldu. Uzaklaşırken sırtındaki bohçada kımıldayan şeyleri görebiliyordum. Daha ölmemişlerdi. Belki de ben o gün bir şeyi bozmuştum. Bir olacağı.



www.youtube.com/watch?v=fEzpsVi1Qd0

Beğen

Aynur Engindeniz
Kayıt Tarihi:19 Ekim 2017 Perşembe 03:08:16

AYAN, PİNHAN, NİŞAN YAZISI'NA YORUM YAP
"AYAN, PİNHAN, NİŞAN" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Ayşegül AKDAĞ BARUTÇU
30 Ocak 2018 Salı 12:26:49
Vay be, ne etkileyici bir hikaye...

Cevap Yaz
kıyıdaki adam
11 Aralık 2017 Pazartesi 16:24:37
İnsanoğlunun herhangi bir olacağı bozabilecek kadar güçlü bir varlık olduğunu düşünmüyorum:) olsa olsa olacak olana hizmet etmiştir yazının kahramanı. Hepimiz buna hizmet ederiz zaten. Yazıda anlatılmak istenen de bu bence. İncelikli, derin cümleler.. Ellerinize sağlık Aynur hanım. Selamlar

kıyıdaki adam tarafından 12/11/2017 3:25:11 PM zamanında düzenlenmiştir.

kıyıdaki adam tarafından 12/11/2017 3:25:54 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Hicran Aydın Akçakaya
22 Ekim 2017 Pazar 17:04:48
Sevgili Aynur; ortaokul yıllarımda iken kocaman rengarenk bir kelebek ölüsü bulmuştum ben de bahçemizde. Kitaplığımdaki en kalın kitabın sayfaları arasına yerleştirmiştim peçete ile korumaya alarak. Kedim öldüğünde ona bir mezar yapmıştım ama kelebeği gömmek aklımın ucundan kıyısından geçmemişti. O kelebek hala duruyor aynı kitabın içinde. Çocukken de çok düşünmüştüm, şimdi yazını okuyunca da düşünmeden edemedim. Öldükten sonra bile güzelliğinden hiçbir şey kaybetmeyen tek canlı mı acaba kelebekler?

'İnsan insan derlerdi de, insan nedir şimdi bildim.'' Yazını okuduktan sonra daha bir anlamlı geldi bu sözler ve müzik. Tekrar dinledim sayende ve gidip ölü kelebeğimi yokladım, oradaydı, hala capcanlıydı renkleri.

Bir kitabın bölümlerinden birinin sonunu okudum da bir sonraki sayfada yeni bir bölüme başlayacakmışım gibi çevirecek sayfa aradı gözlerim.

Devamı var mutlaka ve bir gün Engindeniz imzalı bir kitaptan okuyacağımı biliyorum devamını ve daha bir çok öykünün tamamını.

Sevgiyle...


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Aynur Engindeniz 22 Ekim 2017 Pazar 18:04:56
Bazen yazılanların birilerinin hayatında bir şeye değmesi beni hep şaşırtıyor. ve tabiki çok mutlu ediyor. İşte yazmak bu üzden güzel diyorum kendi kendime. Yorumuna ayrı sevindim anlayacağın.

Kitap için sadece inşallah diyebiliyorum. biraz tuhafım bu konuda ben. bu roman bittiği halde bir türlü olmuş bu diyemiyorum. sanırım hiç bir zaman da diyemeyeceğim. sürekli ekleme çıkartma yapıp durmaktan ekseni yamuldu. hayırlısı diyeyim inşallah. hepimiz için.
Çok teşekkür ederim bu güzel hissettiren yorum için.
Çok sevgilerimle.
Beliz.
20 Ekim 2017 Cuma 16:25:41
"Sormaktan korkmak" Yazının en naif ruhunu özetler gibi.
Bir çocuk beyninin sorguladığı gibi keşke sorgulayabilsek yaşamı.
Sizi okumak aceleye gelmemeli, sonrasında uzun uzun düşüncelere dalıyor insan.

İçten kutlar, sevgiler sunarım.



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Aynur Engindeniz 21 Ekim 2017 Cumartesi 12:38:39
Okumanıza çok sevindim. Teşekkür ederim. Çok Sevgilerimle.
Kayzer Şose
20 Ekim 2017 Cuma 11:44:10
https://i.hizliresim.com/nJjv5B.png

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Aynur Engindeniz 20 Ekim 2017 Cuma 13:09:10
İşte bunu çok sevdim. Ağır ölüm, evet. Teşekkür ediyorum, kattığınız renk için.
Elif Gülce
19 Ekim 2017 Perşembe 21:21:32
Çocukluğumuzun hafızası bu.!
Ve siz bir çağrısımla bilinçaltına dalıyor kelebekler uçuruyorsunuz.

Selamlar sevgiler...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Aynur Engindeniz 20 Ekim 2017 Cuma 13:10:50
Merhaba,
İnsan bilinçaltı heybe gibi. Karmaşık ama büyüleyici bir dünya. Bazen bir ses, bir koku, bir vaka ile doğru o dünyaya geçiyoruz.
Okuduğunuz için teşekkür ediyorum. Sevgilerimle.
deniz-ce
19 Ekim 2017 Perşembe 19:13:58
Aynurum güzelim,
Okudum, Okudum.Sonra yorumları okudum, bir daha okudum.
Diyeceğim o ki çok sanatsal bir çalışma olmuş, bir öncekinde olduğu gibi ve kesinlikle bende sanatçı gözü yok, emin oldum:))

Yalnız kulak yerinde. şarkıyı defalarca dinledim.
Dinledim, paylaştım.

Aklımda bir kaç yan fikir oluştuysa da ayan edecek kadar güvenemediğimden burada saçmalıyorum.)

Seni seviyorum.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Aynur Engindeniz 20 Ekim 2017 Cuma 13:16:20
Sen ve saçmalamak. Yan yana gelince anlatım bozukluğu doğuyor. Senin kadar pozitif hayat dolu bir kadın şair/yazar ancak insanı mutlu eder. Ve bu sözler nezaket icabı değil, cuma vakti Rabbim kalbime şahit.
Evet bu şarkıyı sanırım 2010 'du ilk dinlediğimde, bir vakadan dönüyordum. Kadın ölmüştü. Ve darp edilerek öldürülmüştü. Tesadüf radyoda bu şarkıyı duydum. Hala her dinlediğimde o günkü konuşamayışım, dilimin tutuluşu gelir aklıma. İnsan işte, ölüyor böyle. Çok garip bir deneyim yaşamak.

Evet, ben de seni çok seviyorum.
Çok ama çok sevgilerimle.
Gülüm Çamlısoy
19 Ekim 2017 Perşembe 16:49:44
Uzağında durmak...çok net bir açılım belki de koruma içgüdüsü ya da sahip çıkılmak arzusu ile sahip çıkamadıklarımız...

Ölümden bir ömür boyu korkmak belli ki en bariz hata hele ki yaşamda binlerce kez ölümü telaffuz edip yine solumak öteyi lakin ötekileştirildiğimiz dünyanın cehaletinde asla da zor değil yaşama bilinci ile ölümü kucaklamak...

Çok küçüktüm çok hem de sanırım fi tarihinde: ve evet, yalnızlığın sesi idi ben yazlık evimizin bahçesinde kova kova salyangoz toplayıp onları karton kutuya koymuşluğum ama bir hata yapmıştım: üstlerini kapamamıştım ve ansızın uyandığım sabahın ilk saatlerinde gördüm ki; kutu boştu.

Ölmüştü hepsi evet, hepsi ve gözyaşlarına boğulmuştum ta ki annem avaz avaz bağırana değin.

Hepsi bir yerlere dağılmıştı ve tüm evi salyangoz basmıştı. yaşasın, dedim: ölmemişlerdi.

Ölüm çok da göreceli yeter ki içimizdeki umudu ve sevgiyi canlı tutalım.

Kutluyorum Aynur Hanım: sayenizde maziyi yad ettim ve gördüm ki; günüm nasıl da değerli ve mutlu olmaya değer.

Sevgilerimle her daim.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Aynur Engindeniz 20 Ekim 2017 Cuma 13:21:37
Sevgili Gülüm Hanım,
Çocukken tek arkadaşım hayvanlardı. Özellikle kurbağalar. Gece vakti bahçeye çıkar salça kutusuna bir kurbağa atar üzerini sıkıca kapatırdım. Bazı sabahlar kutu hala kapalı olduğu halde içinde kurbağa falan olmazdı. Annem o kutuya koyduğun cindi derdi. Bir cini yakalayıp salça kutusuna koyabildiğim için kendimi özel yetenekli bir çocuk sanırdım :)

Okuduğunuz için teşekkür ederim. sevgilerimle.

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Filiz Şahin.
19 Ekim 2017 Perşembe 12:28:41
çok ağır aslında basit gibi görünen ama hiç basit olmayan ve çok ağır olabildiğince sancılı

ben doğru düzgün konuşmayı unuttuğumu konuşamayıp derdimi anlatamadığımda fark ettim
sesler çıkarıyorum evet kelimeleri de yan yana dizip cümleler kuruyorum ama konuşamıyorum

başlık hatırlattı, yazıyı okuyunca da fark ettim

"muhyeddin eder hak kadir
görünür her şeyde hâzır
ayan nedir pinhan nedir
nişan nedir şimdi bildim"


bu dörtlükten sonra unutmuşum konuşmayı belki de hiç konuşamamışımdır. çok soru var ama yaşamak belası üstüme yapıştığı için cevaplar da korkutuyor. Ayrıca aciz ve zayıf olduğumu kabul etmekten başka çarem yokken neye niye direndiğimin de izahı yok.


sağlıkla kalın

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Aynur Engindeniz 19 Ekim 2017 Perşembe 17:37:41
Sizi o kadar iyi anlayabiliyorum ki...
Den(iz)
19 Ekim 2017 Perşembe 11:06:23
Bir çeşit geri dönüşüm gibi. O zaman ölünce de bir işe yarayabiliriz. Bazılarına ev ,bazılarına gıda olabiliriz. Bence güzel bir şey bu... Ölmenin nesi kötü ?

Sevgilerimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Aynur Engindeniz 20 Ekim 2017 Cuma 13:24:23
Ötesi kötü belki de. Cennet ve cehennem de kadere dahil düşünüyorum. Bu dünyada cennet hayatı yaşayanın ciddi bir sapmayla cehenneme gidemeyeceğini düşünüyorum. Cehennem hayatı yaşayanların da öyle. Yani orası bir devamsa benim hiç umudum yok...
Teşekkürler okuduğun için. Sevgilerimle.
grafspee
19 Ekim 2017 Perşembe 09:40:00
belki de her şeyin başı kelebeğin ölümüydü... kelebek etkisi...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Aynur Engindeniz 20 Ekim 2017 Cuma 13:28:09
O da olabilir. Kelebeğin ölümü de başka bir hikayenin sonuydu mutlaka. Emin olamıyorum. Gökte gördüğümüz pek çok yıldızın aslında uzun zaman önce ölmüş olabileceğini ve onu gördüğümüz dakikada aslında yerinde olmadığını söylüyorlar. böyle bir kaosun içinde her şey olabilir.

Sizi gördüğüme sevindim.
teşekkür ederim.
kul düşünce
19 Ekim 2017 Perşembe 06:47:55
düşündürücü anlam dolu kıssadan hisseydi

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Aynur Engindeniz 20 Ekim 2017 Cuma 13:29:08
Okuduğunuz için teşekkür ediyorum. Uzunca bir hikayenin tek paragrafı bu yazı.
Selamlar kul düşünce.
Onur BİLGE
19 Ekim 2017 Perşembe 05:41:15
Giritliler, salyangozları toplarlar, suda kaynatarak, çalıştıkları tarlalarda bulduklarını da açılmış tenekeler üzerinde kızartıp içlerini, kıvrıntılarından çöplerle çıkararak yerlerdi. Falezlerde, sürekli aynı kayalıklardan Akdeniz'e olta atan Nermin Hanım, bahçelerdeki salyangozları toplar, bir poşete doldurur, taşla parçalayarak mı yoksa canlı canlı mı bilmiyorum, avlandığı yerden aşağıya atardı. Böylece balıkları yemlediğini, oraya alıştırdığını söylerdi. İyi avcıydı ama gün geldi mide kanseri nedeniyle en usta avcı tarafından avlandı.

Aslında hayvan severdi. Çok istemesine rağmen anne olamamıştı. İki kocaman köpeği, on- on beş kedisi, bir o kadar tavuğu vardı. Salyangozlarla balıklar hayvan değil miydi!

Allah taksiratını affetsin, merhametiyle muamele etsin, cennetiyle Cemaliyle şereflendirsin! ÂMİN!


3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Onur BİLGE 19 Ekim 2017 Perşembe 06:06:16
Canlılar, birbirlerinin Azrail'i... Azrail'in amellere göre farklı geleceği söylenir. Kelebek kadar güzel ruhlular için ölüm de güzel olsa gerek. İğrenç olanları nasıl bir akıbetin beklediği meçhul! Taşlanacaklar mı, haşlanacaklar mı, yoksa kızartılacaklar mı? :)
Onur BİLGE 19 Ekim 2017 Perşembe 06:41:20
Bir Kadın Düşmanı'ndaki Homongolos'u da anımsattı bu yazı bana. Çirkin yaratılmış olduğu için ona kimse acımazdı da... Yeşil Yol'u da hatırlattı. Kelebek, salyangoz, balık, kedi köpek, tavuk... Hepsinin ardında Yaratan gizli... El, aynı el ama şekil farklı farklı... Her birine farklı bir nişanı var Yaratan'ın. Fakat ne yazık ki yaratılışlarına bakarak yapılan muameleler de farklı farklı...

Görünüşü taşa benzese de taşa yerleştirildiyse de taş değil ya salyangoz! O da kelebek gibi, insan gibi can taşıyor.

Bir söz vardır, halk arasında... "Köpeğin hatrı yoksa, sahibinin de mi hatrı yok!"

Mahlukat içinde en acımasızı da insan!

Yazdıklarını okumayı ve seni çok seviyorum. :)

Teşekkürler...

Aynur Engindeniz 20 Ekim 2017 Cuma 13:31:39
Sevgili Onur Bilge. Usta yazarım. Sizin Giritlilerle ilgili pek çok hikayenizi okudum. Hatta onları bir tek sizin hikayelerinizle tanıma fırsatım oldu. Yorumda da bir Giritli görünce içten bir gülümseme yayıldı yüzüme. Sizi okumayı her şartta çok seviyorum. 1001 gece hikayelerinin bir an evvel kitaplaşmasını çok istiyorum.

İyi ki sizi tanımışım.
Bedri Tokul
19 Ekim 2017 Perşembe 05:40:57
Al işte...
Oku Aynur'u;
Dal git derinlere.
Görünen ne?
Gizli olan ne?
Bu neyin işareti?
Kelebek sadece kelebek mi?
Adam sadece adam mı?
Ya bu salyangozlar ?
Düşün, düşün, düşün...

Selam Bacı.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Aynur Engindeniz 20 Ekim 2017 Cuma 13:37:42
Düşünmek kötüdür abi. Şiddetle kaçmalıyız bundan.
Okuduğun için çoklar çoku teşekkür ederim.
Çok sevgilerimle.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.